Bir bebek babasını nasıl değiştirir?
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Kızım Yaz 13 aylık ve ben ikinci Babalar Günü’mü yaşayacağım. Geçen sene el kadardı, kutlama yapacak bir halimiz de yoktu. Bu sene de planımız yok (belki sürpriz hazırlıkları vardır, bilemiyorum). Zaten mesele kutlama da değil.
Ekip taze baba olarak bir yazı yazmamı isteyince ilk Babalar Günü’mde zihnime akın eden düşünceleri, hissettiğim ürpertiyi biraz daha tecrübeli bir baba olarak yeniden değerlendirme fırsatım oldu. Daha annesinin karnında 6 haftalıkken duyduğum o ilk kalp atışından ameliyathanenin kapısının açıldığı ana ve ta bugünlere... Bir bebek, annesi gibi onu içinde, hücrelerinde hissetmeyen babasını nasıl değiştirir? 40-50 yıllık babalar kusura bakmasın, bunu bugün ben anlatacağım naçizane.
Artık tek bir amacınız var
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Bir klişeyle başlayayım: Gerçekten ondan gayrı hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Tek o ve onun huzurlu, sağlıklı, mutlu geleceğini şekillendirecek şeyler... Böyle çerçeveleyince ‘dışarıda ne kalıyor’ diyebilirsiniz. Haklısınız. Geleceği buna bağlı olduğu için dünya ve memleketin ahval ve şeraitini de işinizi, cebinize giren geliri de yine aynı, belki de daha fazla düşüneceksiniz. Ama amaç aynı olmayacak. Çünkü artık tek bir amacınız var. Diğerleri sadece araç.
Duygusal boyutta da işler böyle. Sevgi ve ilgiyle özel bir yere koyduğumu düşündüğüm birçok şeye artık sadece pamuk ipliğiyle bağlı olduğumu görüyorum. En güçlü bağım kızım olduğu için dünyanın geri kalanından ne ilgi ne de sevgi beklentim kaldı. Bunun da tabii kâbusumsu bir etkisi var: Endişe. Anne-babalık çokça endişe işiymiş. Çünkü en değerli şeyiniz, yumuşacık karnınız sizden ayrı ve onu her an, her tehlikeden koruyamayacağınız hissiyle yaşamayı öğrenmeniz gerekiyor. Ben bunu zamanla öğreneceğimi umuyorum. Bugünden bakarak kendi anne-babamdan da özür dilemem gerekir sanırım: Haytalık yıllarımda sizi çok endişelendirdiysem özür dilerim!
Bunları kişisel bir hikâye gibi anlatıyorum ama çevremde de aynılarını gözlemliyorum. Yakın arkadaşlarım son üç yıl içinde baba oldu. Hepsi kız babası ve kızlarıyla ilişkilerinin ‘kutsanmasına’ ihtiyaçları yok gördüğüm kadarıyla. Bahsettiğim psikolojik kırılmaları yaşadılar, kafaları net. Muhabbetlerde evladı için dünyayı yerinden oynatmaktan bahseden adamların birkaç yıl içinde ‘nail art’ salonuna ortak olma ihtimali beni tatlı tatlı tebessüm ettiriyor.
Babalara milyon tavsiye verecek değilim. Zaten dört koldan maruz kalıyorlar buna. Ancak şunu söylemeden geçemeyeceğim: Ne kendi babanızın hayaletiyle yarışın ne de babalığınızı eşinizin hem sınırlarını belirleyip hem de denetlediği kurallar/beklentiler bütünüyle puanlayın. Sadece bebeğinize ihtiyacı olanı vermeye odaklanın.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:65
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Haziran 2026 08:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















