Biliriz ama işimize gelmez Yaşar Süngü
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Ekonomik ihtiyaçlar karşılanırken tek tek bireylere düşen payın miktarını belirleyen bir ölçü ya da kural yoksa toplumda sosyal denge olmaz.
Başkalarının haklarının başladığı yerde senin hakkının sınırı çizilir.
Kimi buna ahlak der kimi de hak.
İnsanlar için doğru bir sosyal model nasıl olmalıdır?
sorusunun cevabı her mesleğe ve meşrebe göre değişiyor.
Doğru modeli kapitalizm ve sosyalizmde arayanlar da var, farklı din ve inanç merkezinden bakarak çözüm üretenler de.
**
Hem kapitalizm hem de sosyalizm ve komünizmin önerilerini uçlarda iki farklı kutup olarak gören ve bireysel ve toplumsal her alanda orta yolu tercih eden bir anlayışın savunulduğu Sîret Ansiklopedisi’nin ikinci kitabında
‘Ekonomik problemlerimizin İslami çözümleri’
bölümünde şöyle bir öneri getirilmiş;
İslami anlayışa göre insan, dünyada hayat sürmek, onun kaynaklarından istifade etmek için çalışmak zorundadır; ancak sadece bu amaca yönelik yaşamamalıdır.
“İslam, insanlığın çabasını sadece yeryüzünün doğal kaynaklarını kullanmakla sınırlamamakta, aynı zamanda insanı denizlerin derinliğine dalmaya, balığı ve diğer deniz hayvanlarını yiyecek ve süs olarak kullanmaya sevk etmektedir.
İnsan üretmek, endüstri ve ticaret geliştirmek için çalışmaya davet edilmiştir.
(Hiçbir peygamberler geçimlerini karşılamak peygamberliği meslek olarak kullanmamıştır. Her birinin uzman olduğu bir mesleği vardır.)
Kur’an, Davut peygamberin yeteneğini ve zenaatini, demirden zırh yapmasını, Süleyman peygamberin yüksek kaleler yaptırmak için sanatkarlar tutmasını ve pek çok diğer peygamberlerin kabiliyet ve zenaatlerini övmüştür.
Bu hayat telakkisi bize yeni bir sosyal model çizecektir.
Bu modelde, Allah’a inanan ancak aylak (tembel) şekilde ibadethanenin dört duvarı arasında kalan, maddi refahı günah sayan başkalarına bağımlı ve ihtiyaçlarının temini için başkalarının eline bakan parazit kişiler bulamayız.
(
Bugün çalışmadan şatafatlı bir hayat süren parazit tipleri dindar olarak gören iki kesim var
; Bir kesim bunları hakiki dindar olarak görürken diğer kesim dini bu kişiler üzerinden eleştiriyor).
Oysa bu iki tarafın aksine İslam’ın önerdiği modelde zenginliği yoksulları istismar aracı olarak kullanan ve bu nevi araçların doğru ve yanlış, şahsi emelleri için kullanmasını haklı gören insanlar bulunmaz.
Bu sistemde ancak adil ve merhametli iş adamları, gayretli girişimciler, işine sıkı sıkı sarılan çalışanlar, harcamalarını yaparken israfa ve gösterişe kaçmayan tüketiciler buluruz.
Bu sistemde
iş adamları kazanırken haksız kazancı ya da gayrı meşru yolları tercih etmezler
, adaletsiz paylaşımdan uzak dururlar, çalışanları ortak olarak görürler, onların temel ihtiyaçlarını karşılayacak gelire sahip olmaları gerektiğine inanırlar.”
**
Böyle bir sistemde ekonomik olarak toplumun büyük bir kesimi orta gelir grubunda bir araya gelir.
Böyle bir sistemde ne çöplerden karnını doyurmak zorunda kalan insanlar ne sokaklarda yatan insanlar ne de servetini haksız kazançlarla büyütmek isteyen iş adamları yer almaz.
Böyle bir sistem için devletlerin ideoloji değiştirmesine de gerek yoktur.
Hukuk sisteminin herkesi kapsayacak biçimde uygulanması yeterlidir.
**
Doğruları biliriz yanlışları biliriz, eksiği biliriz fazlalığı biliriz ama bildiklerimiz bizi yönetecek kadar güçlü değilse, karar vermeyi “
İşimize gelen
” duygusuna bırakırız.
Herkesin kabul ettiği, inkar edemediği doğrular yanlışlar gibi bazı evrensel gerçekler, genelde yaşadığımız hayatın içinde yeteri kadar güçlü değildir.
Her şeyin doğrusunu yanlışını biliriz ama bildiklerimizle hareket etmeyiz.
Neden?
İşimize gelenler duygusu çok güçlüdür.
Bizi yönetir o duygu.
Yaşantımızı o belirler.
Ne yapıp ne yapmayacağımızı “işimize gelen olarak bildiğimiz içimizde var olduğunu hissettiğimiz o duyguya sorarız.
Onun adı
egodur
.
İnsanla ilişkisi binici ile at arasındaki ilişki gibidir.
Sen binici isen o at, sen at isen o binicidir.
**
İhtiyar kadın otobüste yanında oturan gözü yaşlı genç kızın elinden tuttu ve tam kitabın ortasında yer alan o cümleyi okudu;
“Burası dünya kızım, burada işine gelen peşine gelmez, peşine gelen de işine gelmez”.
Görüntülenme:30
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Şubat 2026 04:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















