Bakan Tekin: 2003 te ilk 30 a giremiyorduk, bugün 91 ülke içinde ilk 15 teyiz
Ankara24.com, Dha kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İmam Hatip Okullarının Yeniden Açılışının 75'inci Yıl Dönümü Programı ve Başarılı Örnekler Sergisi ödül törenine katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen program, müzik dinletisi ile başladı. Kur'an-ı Kerim ve 75'inci yıl duasının okunmasıyla devam eden etkinlikte, imam hatip okullarının tarihi sürecini anlatan belgesel film gösterimi yapıldı. Programda konuşan Bakan Tekin, "İstanbul ve civarındaki illerde insanlarımız, çocuklarımız yağmurla mücadele ediyor. Birçok ilimizde okullar yağmur sebebiyle tatil edildi. Ben inşallah herhangi bir sıkıntıya sebep olmadan, felakete dönüşmeden, sürecin sağlıklı bir şekilde yürüdüğü ve can kaybı başta olmak üzere hiçbir sorun yaşamadığımız bir şekilde normalleşmesini ümit ediyorum. Allah bizi felaketlerden korusun" diye konuştu.
'OKULLARIMIZDA AKADEMİK NİTELİĞİ VE KALİTEYİ ARTTIRDIK'
Tekin, 2000'li yılların başında imam hatip okullarının resmen değil ama fiilen kapatıldığını belirterek, "2014 yılından itibaren imam hatip okullarında bazı adımlar attık. Bunun neticesinde sadece imam hatip okullarında değil, Türkiye'deki bütün okullarımızda hem akademik niteliği ve kaliteyi arttırdık hem fiziki altyapıyı hem de insan kaynağını güçlendirdik. Bunun en bariz örneği şudur; 2002-2003 öğretim yılında Türkiye'de kaç derslik vardı, bir dersliğe ve bir öğretmene kaç öğrenci düşüyordu? Bu rakamları koyarsınız, bir de 2026'yı koyarsınız, Türkiye'nin nereye geldiğini görürsünüz. Bir başka örnek; 2003 yılında Türkiye, OECD'nin yaptığı PISA sınavına girmişti. Türkiye'nin akademik başarıda geldiği noktayı 3'er yıllık periyotlarla ölçüyorlar. En son yapılan sınav 8 Eylül'de açıklandı. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görmek için 2003'teki sınav ile 8 Eylül'de açıklanan sınava bakmak lazım. 2003'teki sınavda 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'a giremiyorduk. Bugün 8 Eylül'de açıklanan sınavda ise 91 ülke içerisinde ilk 15'in içindeyiz" dedi.
'EVLATLARIMIZIN İRADELERİNE EL KOYUYORLAR'
Ardından sanal mecraların gençler üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Bakan Tekin, "Biz çocuklarımızın ülkenin birliğine ve beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetişmesi için mücadele ederken, vesayetçi yapılar ve ülkemizdeki bu birliktelikten rahatsız olan odaklar kuşkusuz boş durmuyorlar. Çocuklarımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Sizlerin bizim çocuklarımız değil de sanal medyayı, dijital ortamları, dizi platformları inşa eden kurucu akılların çocukları olmanız için çaba sarf ediyorlar. Dikkatlerinizi ele geçirmeye çalışıyorlar; dikkatini ele geçirdikleri evlatlarımızın iradelerine el koyuyorlar. Giyinme tarzlarına, konuşma tarzlarına, düşünce biçimlerine müdahale ediyorlar. Ve mensubu bulunduğu milletle, ülkeyle gurur duymalarından rahatsız oluyorlar” diye konuştu.
'BU MÜCADELEDE ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ'
Bakan Tekin, okul güvenliği ve dijital mecralara yönelik tedbirlere ilişkin, "Gördüğü her bir görüntünün kurgulanabildiği, işittiği her sesin taklit edilebildiği bir çağda büyüttüğümüz evlatlarımızın neye inanacağını, kime güveneceğini bilemez hale geldiği bir dönemdeyiz. Şiddet bir oyun sahnesine, merhamet bir zaafa, mahrumiyet bir gösteriye dönüştürülüyor. Her şeyin olağanlaştığı bu iklimde en büyük kötülük bile maalesef sıradan bir manzara haline geldi. Son haftalarda milletçe yüreğimizi dağlayan menfur saldırılar, bu kuşatmanın ne kadar yakınımızda ve ne kadar vahşi olduğunu hepimize çok acı bir biçimde gösterdi. Bu acı hadiselerin ardından devlet olarak bütün kurumlarımızla birlikte harekete geçtik. Okullarımızın güvenliğini tahkim ettik. Evlatlarımızı dijital mecraların zararlarından koruyacak yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Yaz aylarında öğretmen arkadaşlarımızla birlikte adeta bir seferberlik ilan ettik. Devletimiz bu mücadelede asla geri adım atmayacak, bundan herkes emin olsun. Bununla birlikte, devletin aldığı her tedbirin kalıcı bir neticeye dönüşmesi; o tedbiri okulunda, evinde, sokağında sahiplenmiş bir milli bilincin varlığına bağlıdır. Bu sebeple karşı karşıya olduğumuz mesele hiçbir bakanlığın, hiçbir kamu kurumunun tek başına omuzlayabileceği bir yük değildir. Topyekun bir seferberliğe ihtiyacımız var" dedi.
'ÇOCUKLARIMIZIN HAKKINI HİÇBİR ŞİRKETİN KAR HANESİNE FEDA ETMEYECEĞİZ'
Devlet olarak, çocukların dikkatini sömürerek büyüyen yapılardan hesap sormaktan geri durmayacaklarını vurgulayan Tekin, "Çocuklarımızın hakkını hiçbir şirketin kar hanesine feda etmeyeceğiz. Bu kuşatma ancak her çocuğu kendi evladı bilen bir milletin topyekun uyanışı ile kırılabilir. Böyle bir dünyada evladımızı koruyacak en sağlam kale, onun gönlünde inşa ettiğimiz sevgi iklimi olacak. Pusulasını içinde taşıyan her bir genç, hangi ekranın karşısında oturursa otursun yolunu kaybetmeyecektir. Bilginin bu kadar bol, hikmetin bu kadar kıt olduğu bir çağda o pusulayı evlatlarımızın gönüllerine yerleştirmek, köy okullarından fen liselerine, meslek liselerinden imam hatip okullarımıza kadar bütün okullarımızın ve öğretmenlerimizin asli vazifesidir" ifadelerini kullandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:100
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Ekim 2026 14:44 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















