Bahar bir çiçekle gelir Serdar Tuncer
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
İnsanız. Yaşananların farkındayız. Yumruklarımızı sıkarak Gazze’ye tanıklık ettik, dişlerimizi sıkarak Epstein Dosyasına. Gezi ihanetini de yaşadık, 15 Temmuz kahpeliğini de. Yalanın, yanlışın, ahlaksızlığın, üçkağıtçılığın, arsızlığın, hırsızlığın, namussuzluğun binbir türüne bazen uzaktan bazen yakından ama hep şahitlik ediyoruz.
Bu böyle gitmez dediğimiz zamanlar oluyor. Dünyanın çivisi çıktı cümlesini daha sık ve daha bir anlayarak kuruyoruz şimdilerde. Bir şey yapmalı, diyoruz. Toy ama muzdarip gönüller her şeyi değiştirmek için bir şeyler yapma hayalinde. Biraz daha aklı yetenler ‘ben değişmeden hiçbir şey değişmeyecek’ şuuruyla önce kendisiyle meşgul. İkisi de câiz. Birisi şiir heceliyor diğeri şiir olma derdinde.
Ulvî kavgadan ve mukaddes gayeden behresiz tipler yolumuzu kesmeyi kendilerine vazife etmişler. Bir kişiyle bir şey olmaz diyorlar. Sen dürüst olunca dünya mı değişecek diyorlar. Bu zamanda bu işler olmaz diyorlar. Kimse yapamadı sen de yapamazsın diyorlar. Keyfine bak, mutlu ol, düşünme bu kadar diyorlar. Bir çiçekle bahar gelmez diyorlar.
Yola çıkmak bizim vazifemiz oysa ve yolda olmak. Menzil-i maksûda varılır varılmaz o bizim işimiz değil. Neticeyi öncelediği için doğrularından taviz vere vere yoldan çıkan nice bedbahtlar gördü gözlerimiz. Sen üstüne düşeni istikametten ayrılmadan yap gerisine karışma. Seferden sorumlusun zaferden değil!
Derdinin divanesi ol her şeyden önce. İşin bir ucundan tut. Kabiliyetin ve alakan neye ise oradan koy taşın altına yüreğini. Bir şeyi dert et, hep dert et. Geceyi gündüze kat. Uykuyu haram et gözlerine. Yorgun düşüp uyursan düşünde derdini gör yine. Vazgeçme! Kimse yapamadı ben de yapamam deme!
Önüne engeller çıkacak, yolundan dönme ve taviz verme duruşundan. Her engel bir çakıl taşı, ayağınla kenara it onu ve devam et yoluna. Sıkıntıyı sev, kaçma ondan, darlanma, bunalma hemen. Sıkıntıyı seversen sana her iş kolay gelecek.
İşin ne ise onu en iyi yapan sen ol. İnsanın işi amel-i salihidir. İşini ibadet gibi yap, ibadete yakışmayacak işle meşgul olma! Müslümanlık kaliteye mecbur olmaktır. Bunu unutma!
İyi olmak için her şeyin iyi olmasını bekleme. Çünkü o gün gelmeyecek. Ama sen iyi olursan bir şey kötü olmayacak. Bu yetmez mi? Bir çiçekle bahar gelmez diyenlere aldanma. Her çiçek böyle düşünse kış hiç bitmezdi. Sen açmana bak. Bahar gelmezse adını kardelen koyarlar. Bir kişiyle bir şey olmaz mı bilmem ama bir kişi olmadan hiçbir şey olmaz. Bunu da unutma!
Cumartesi sabahı oğlumla birlikte gittiğimiz belgeselin galasından dönerken yol boyunca ettiğimiz sohbet işte bu minvaldi. Yaşı küçük, büyüyünce bu yazıyı okur ve o günü hatırlar umuduyla biraz daha etraflıca yazmaya gayret ettim.
“Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” belgeselini gözümüzde yaş, yüzümüzde tebessüm, dudağımızda fâtihalarla izledik. Çok etkilendi bizimki. Pilot olmak istiyordu, bir büyüğümüzle yaptığı sohbetten sonra uçak yapmaya karar vermişti. Sanırım bu fikir o gün iyice perçinlendi. Nasip.
Azmi gördük belgeselde, kararlılığı ve derdinin divanesi olan bir insanın neleri başarabileceğini. Özdemir Amca merhuma Rabbim rahmet eylesin. Özdemir Bayraktar değil Özdemir Amca. Oğlum öyle diyor, tanıştılar sanki o gün.
Büyük işler büyük imkanlarla başarılır zannediliyor, yanlış! İnanmış, dertli bir insanı Mevla muvaffak ediyor. Doğrusu bu. İlim, akıl, gayret ve güç. Başarmak için bunlar lazım. Tecrübe ve istikrar olmadan elbette olmaz. Ama bir şeyi dert etmek, hep aynı dertle yaşamak; işte bu muvaffak olmanın olmazsa olmazı. Bunu Özdemir Amca merhumun hayat hikayesini seyrederken bir kez daha anladık.
Ben anlatmayayım belgeseli siz mutlaka ve lütfen ailece izleyin ama bir parantez daha açmalıyım sanırım. Anadolu’da güzel bir söz var: Erkek o ki kendisinden ağır kaldıra! İnsan kendisinden daha iyisini yetiştirmeli manasına böyle söylerler. Ustalığın da gerek şartı budur. Ustanı geçeceksin ama seni geçecek bir de çırak yetiştireceksin ki gerçek usta olabilesin. Babalarının ustalığının delili mesabesinde işlere imza atan Haluk ve Selçuk Beylerin yolları ve bahtları açık olsun.
Ecdadın anlayışında Kızıl elma asla varılamayacak ama mutlaka fethedilmesi gereken diyarın adıydı. Ufuk çizgisi gibi, yaklaştıkça uzaklaşan. İHA ve SİHA’larla başlayan yolculuk Kalkan’la Kemankeş’le Bayraktar’larla taçlandı, Akıncı ile güçlendi, Kızılelma ile zirveye ulaştı ama ufuk hâlâ ileride. Rabbim muvaffak etsin.
Görüntülenme:106
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Şubat 2026 04:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















