Aynı anda iki farklı plan: 4 gün süren gizli pazarlığın perde arkası! Şimdi neler olacak?
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında dört gün süren kritik müzakereler sonunda kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Ancak diplomasi masasında sağlanan uzlaşı, bölgede yeni bir istikrarın kapısını aralamaktan çok daha büyük bir krizin fitilini ateşleyebilir. Anlaşmanın perde arkasında İran, Hizbullah ve Washington arasında kurulan hassas denge dikkat çekerken, tarafların attığı adımlar yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Taraflar neden masaya oturdu? Amaç, İsrail-Lübnan sınırındaki gerilimi kalıcı olarak azaltmak, ateşkesi güçlendirmek ve Güney Lübnan’daki güvenlik düzenini yeniden şekillendirmek. Müzakerelerde İsrail’in bazı bölgelerden çekilmesi, bu alanlara Lübnan ordusunun konuşlandırılması ve Hizbullah’ın bölgedeki etkisinin sınırlandırılmasına yönelik kapsamlı bir yol haritası ele alındı.
Peki, kapalı kapılar ardında neler yaşandı? Hangi maddeler son anda değişti, kimler devreye girdi? Bundan sonra neler olacak? İşte Washington’daki kritik zirvenin perde arkası...
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
SON 40 YILIN EN KAPSAMLI SİYASİ UZLAŞISI
Yetkililere göre Trump yönetiminin girişimiyle hazırlanan anlaşmanın, İsrail ile Lübnan arasında son 40 yılın en kapsamlı siyasi uzlaşısı niteliğini taşıdığı belirtiliyor. Fakat anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri de bulunuyor. Özellikle diplomatik kaynaklara göre tüm taraflar, ortaya konulan barış vizyonunun başarıya ulaşmasının kolay olmayacağının farkında. Çünkü Hizbullah konusu tam olarak çözülmüş değil.
Anlaşmaya ilişkin en büyük kaygılardan biri Hizbullah’ın bundan sonrasında atacağı adım. Bunun yanı sıra Washington’da varılan mutabakatın, ABD ile İran arasında kısa süre önce İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda oluşan uzlaşılarla da çeliştiği değerlendiriliyor. Siyasi analistlere göre bu durum, bölgede halen kırılganlığını koruyan ateşkes sürecini daha karmaşık hale getirebilir.
ABD TAM OLARAK NE PLANLIYOR?
Taraflar arasında hazırlanan mutabakat zaptında Lübnan’daki ateşkesin korunması, ülkenin toprak bütünlüğünün güvence altına alınması ve tarafların çatışmadan kaçınması yönünde hükümler yer aldı.
Bu noktada ABD’ye önemli bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü ABD, aynı dönemde hem İsrail-Lübnan anlaşmasına arabuluculuk yapıyor hem de İran ile Lübnan konusunda ayrı bir mutabakat zemini oluşturuyor. Peki, bu durum Washington’un bölge politikasında bir çelişki mi yoksa çok taraflı bir denge stratejisi mi? Bu durum sahadaki güveni nasıl etkiler?
Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ, ABD’nin izlediği politikanın bir çelişki değil, “çok net bir denge arayışı” olduğunu söyledi. Lübnan yönetiminin Hizbullah’tan rahatsız olduğunu vurgulayan Başbuğ, “Lübnan geçtiğimiz günlerde İran’a ‘İç işlerimize bu kadar karışma’ mesajı vermişti. Lübnan, Hizbullah’ın silah bırakmasını ve bölgede resmî ordunun hâkim olmasını istiyor. İsrail’e de bir bakıma bunu kabul ettirdi. Çünkü perde arkasında Lübnan’ın siyasi iradesiyle İsrail arasında bir iş birliği var” ifadelerini kullandı.
Hizbullah’ın ise bu sürece karşı çıktığını belirten Başbuğ, “Hizbullah ‘Ben buradan çıkmam’ diyor. ABD şimdi bunu aşmaya çalışıyor. Eğer bunu başarır ve anlaşma işlerse Washington bölgede büyük bir prestij kazanır, ‘Biz orta yolu buluyoruz, yetki ve etki sahibiyiz’ mesajını verir” değerlendirmesinde bulundu. Ancak Başbuğ, sürecin başarıya ulaşıp ulaşmayacağının belirsiz olduğunu belirterek, “Bu çok muallak. Çünkü İsrail perde arkasında bölgenin tam anlamıyla huzura kavuşmasını istemez” diye konuştu.
ANLAŞMANIN PERDE ARKASINDA NELER OLDU?
Müzakereler askerî ve diplomatik olmak üzere iki farklı platform üzerinden gerçekleştirildi. Askerî platformda güvenlik konuları ele alınırken, siyasi platformda diplomatik başlıklar müzakere edildi. Sürece Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileri arabuluculuk etti.
Taraflar üç temel belge üzerinde çalıştı:
1- Genel çerçeve anlaşması.
2- Güvenlik uygulama eki.
3- İsrail’in iki pilot bölgeden aşamalı çekilmesini ve bu bölgelere Lübnan ordusunun konuşlandırılmasını öngören uygulama belgesi.
ÇARŞAMBA UMUT VERDİ, PERŞEMBE KRİZE DÖNÜŞTÜ
Axios’ta yer alan haberde çarşamba günü taraflar önemli ilerleme kaydetti. ABD’li yetkililer anlaşmanın ertesi gün imzalanabileceği değerlendirmesini yapmaya başladı. Ancak perşembe günü müzakerelerde yeniden kriz yaşandı. Taraflar özellikle İsrail’in hangi bölgelerden ve hangi şartlarla çekileceği konusunda anlaşmazlığa düştü. ABD heyeti üç farklı belgeyi tek bir anlaşma metninde birleştirmeye çalışsa da taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gideremedi.
Akşam saatlerinde Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun müzakerelerin geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Her iki tarafın müzakere heyeti de başkentleriyle yeniden istişare yapabilmek için ek süre talep etti. ABD arabulucuları ise görüşmeleri bir gün uzatma kararı aldı.
RUBIO DEVREYE GİRİNCE NELER OLDU?
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Körfez turunu tamamladıktan sonra Washington’a döndü ve doğrudan müzakerelere dahil oldu. Rubio’nun Netanyahu ve Aoun ile toplam sekiz kez telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in de süreç boyunca iki liderle temas kurduğu aktarıldı.
Rubio’nun her iki lidere de Başkan Donald Trump açısından anlaşmanın hafta sonuna kadar tamamlanmasının büyük önem taşıdığını ilettiği öğrenildi. Konuya yakın bir kaynak, Washington’dan gelen yoğun siyasi ilginin her iki tarafa da sürecin ne kadar kritik olduğunu açık şekilde gösterdiğini söyledi.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Ad
Soyadı
E-Posta Adresi
Bülten SeçimleriGün Başlıyor
Gün Sonu
ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.
Abone Ol
Yine Axios’ta yer alan habere göre Rubio, kalan pürüzleri gidermek amacıyla tekrardan kontrolü eline aldı müzakere masasına katıldı. ABD, anlaşmanın tamamlanabilmesi için İsrail’den iki önemli değişiklik yapmasını istedi. Bunlardan ilki İsrail’in işgal altında tuttuğu Güney Lübnan’daki bir köyden çekilmesi olurken, ikinci talep bunun daha geniş kapsamlı çekilme sürecinin başlangıcı olduğunun açık şekilde anlaşma metnine yazılmasıydı.
Müzakereler sırasında İsrail Büyükelçisi Yechiel Leiter’in Netanyahu ve üst düzey İsrailli yetkililerle yaptığı telefon görüşmesinde tansiyon yükseldi. Kaynaklara göre Leiter, anlaşmanın İsrail açısından önemli diplomatik kazanımlar içerdiğini savunarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
‘İSRAİL’İN TEMEL AMACI MASAYI KORUMAK DEĞİL, DAĞITMAK’
Coşkun Başbuğ, İsrail’in çekilme şartlarına ilişkin değerlendirmesinde, “İsrail Lübnan’dan çekilirim diyor ancak bunun Hizbullah’ın silah bırakmasına bağlanması bu ihtimali oldukça zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.
Başbuğ, bu durumun sahada karşılığının zayıf olduğunu belirterek, “İsrail aslında bunun gerçekleşmeyeceğini biliyor. Görünürde bir anlaşma varmış gibi dursa da İsrail’in temel amacı masayı korumak değil, gerektiğinde dağıtabilmek” değerlendirmesinde bulundu.
Coşkun Başbuğ, Hizbullah’ın tutumuna ilişkin değerlendirmesinde ise “Hizbullah bu süreci zaten kabul etmedi ve mevcut koşullarda kabul edecek gibi de görünmüyor. Asıl açmaz tam olarak burada. Hizbullah’ın kolay silah bırakacağını ve sürece teslim olacağını düşünmüyorum. İsrail de bunun farkında olduğu için bu noktadan baskıyı artırıyor. Bu tablo aslında İsrail’in işine geliyor. Çünkü bunu bir gerekçe olarak kullanıp masayı dağıtma zemini oluşturabilir” şeklinde konuştu.
‘İSRAİL İŞGALİNE KARŞI DİRENİŞİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Anlaşmanın duyurulmasının ardından Lübnan’da siyasi tansiyon da yükseldi. Hizbullah destekçileri Beyrut’ta protesto gösterileri düzenlemeye çalıştı ancak büyük kalabalık oluşmadı, gösteriler kısa sürede dağıldı. Hafta sonu Lübnan güvenlik güçleri, Hizbullah’ın Beyrut Uluslararası Havalimanı’na giden ana güzergâha astığı ve İran’ın dini liderine ateşkes dolayısıyla teşekkür eden çok sayıdaki afişi kaldırdı. Lübnan hükümeti bunların yerine ‘Önce Lübnan’ sloganının yer aldığı resmî afişleri astı. Ancak bu afişlerin bir kısmı cumartesi gecesi Hizbullah yanlıları tarafından yakıldı.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım yaptığı açıklamada İsrail ile varılan anlaşmayı tanımadıklarını açıkladı. Kasım, anlaşmayı “geçersiz”, “utanç verici”, “aşağılayıcı” ve “Lübnan egemenliğinin teslim edilmesi” olarak nitelendirdi. Hizbullah’ın İsrail işgaline karşı direnişini sürdüreceğini belirten Kasım, örgütün mevcut pozisyonundan geri adım atmayacağını ifade etti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:42
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Haziran 2026 15:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















