Avustralyalı gazeteci: İtilaf kuvvetlerinin talihsizliği, dahi bir Türk subayının Çanakkale’de bulunmasıydı
Dha kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Çanakkale Kara Savaşları sırasında 25 Nisan 1915'te 19'uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey'in ölmeyi emrettiği 57'nci Alay ile Anzaklara karşı elde ettiği başarı, Avustralyalı gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından 1956 yılında kaleme alındı. 57'nci Alay'ın 25 Nisan 1915'te Anzaklara karşı verdiği mücadeleyi anlatan ÇOMÜ'den Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Sabah, "57'nci Alay 25 Nisan 1915 tarihinde Bigalı köyünde 19'uncu Tümen'e bağlı olarak bulunmaktayken Anzak Kolordusu'nun Arıburnu'na çıkmasıyla Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'in inisiyatifiyle harekete geçer. 25 Nisan sabahı saat 10.00 civarında Conkbayırı'na yetişir" ifadelerini kullandı.

'MUHAREBELERİN EN KRİTİK NOKTALARINDAN BİRİ'
Dr. Öğretim Görevlisi Sabah, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mustafa Kemal Bey o esnada sahili korumakla görevli olan 27'nci Alay'a bağlı ve o esnada da Conkbayırı'na doğru çekilmekte olan bir grup askerle karşılaşır. Aralarında o meşhur tarihi konuşma yaşanır. Nereye gidiyorsunuz? 'Efendim düşman' diyerek 261 rakımlı tepeyi gösterirler. Atatürk devamında şöyle anlatır. 'Hakikaten baktım ki düşmanın bir avcı bölüğü büyük bir serbestlik içerisinde bulunduğum noktaya doğru gelmekteydi. O zaman anladım ki düşman askeri benim askerimden bana daha yakındı'. Çünkü Atatürk 57'nci Alay askerleri zorlu muharebe sahasını aştıkları için yorulduğundan onlara 10 dakikalık bir istirahat vermişti.

Atatürk o zaman bu askerin önüne geçerek düşmandan kaçılmaz. 'Efendim cephanemiz bitti'. 'Cephaneniz bittiyse süngünüz var' diyerek bu askerlere süngü taktırıp yere yatırır. Hemen geriye haber salar ve 57'nci Alay'ın marş marşta bulunduğu yere gelmesini emreder. 57'nci Alay birlikleri yetiştiğinde Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale Muharebeleri tarihine geçen o meşhur emrini verir. 'Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir' diyerek 57'nci Alay'ı taarruza kaldırır. 57'nci Alay'ın Atatürk İdaresi'nde 25 Nisan sabahında gerçekleştirdiği bu kritik müdahale, Çanakkale savunmasının erken çökmesini de engelleyerek muharebelerin en kritik noktalarından birini teşkil eder."

'ZAFERİN KAZANILMASINDA ÇOK BÜYÜK BİR PAY SAHİBİ OLMUŞTUR'
Atatürk'ün bu inisiyatifle daha fazla asker kaybedilmesinin önüne geçtiğini söyleyen Dr. Öğretim Görevlisi Sabah, "Çünkü 25 Nisan sabahında 57'nci Alay'la birlikte Atatürk eğer Conkbayırı'na yetişmemiş olsaydı yarımadanın hakim noktaları olan Conkbayırı ve Kocaçimantepe sabahın erken saatlerinde Anzaklar'ın eline geçebilir ve bu tepeyi geri almak için çok daha fazla asker kaybetmek durumunda kalabilirdik. Yani Atatürk ve 57'nci Alay 25 Nisan sabahında aslında birçok askerin de kaybedilmesinin önüne geçmiştir. 57'nci Alay'ın hikayesi de Atatürk'ün ölmeyi emretmesiyle başlar. Çünkü 57'nci Alay, 25 Nisan'da dahil olduğu Çanakkale Muharebelerinden bu cepheden ayrıldığı 20 Ocak 1916 tarihine kadar 1 haftalık istirahat haricinde daima ön hatta bulunmuş ve bu zaferin kazanılmasında çok büyük bir pay sahibi olmuştur."

'ÇALILAR ARASINDA 20 METRE MESAFEDE HARP'
27'nci Alay'da görevli Mucib Kemal Yeri'nin sözlerine de değinen Dr. Öğretim Görevlisi Sabah, "57'nci Alay'ın bu emirden sonraki ceridelerine baktığımız zaman ilk günkü tesadüf muharebelerinde yani henüz daha siper hatlara kazılmadığı için her iki tarafın karşılıklı denk gelmesiyle başlayan tesadüf muharebelerinde çalılar arasında 20 metre mesafede harp ettiğini görmekteyiz. O gün bu taarruzun şahitlerinden biri olan 27'nci Alay'da görevli Mucib Kemal Yeri isimli bir subayımız daha sonra bu tarz için 'İhtiyar tarihin ölmez sayfalarına Türk zaferini kanlarıyla yazarak ilerleyenler büyük bir sabırsızlıkla beklediğimiz 57'nci Alay ve bu mucizeyi gerçekleştiren de 19'uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'den başkası değildi' diyecektir."

'KRİTİK BİR MÜDAHALE OLDUĞUNU İFADE EDER'
Dr. Sabah, şu ifadeleri kullandı:
"Bu konuda yabancı literatüre baktığımızda en önemli yorumlardan birinin Avustralyalı gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından yapıldığını görmekteyiz. Kendisi 57'nci Alay'ın Atatürk idaresinde Conkbayırı'na gerçekleştirdiği bu kritik müdahaleyi, 'İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı. Çünkü Atatürk o tarihte erken bir saatte oraya yetişmemiş olsaydı Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar pekala bu hakim tepeleri ele geçirebilir ve harekat bu noktadan sonra daha rahat ilerleyebilirdi. İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı. Çünkü Atatürk, o tarihte erken bir saatte oraya yetişmemiş olsaydı Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar pekala bu hakim tepeleri ele geçirebilir ve harekat bu noktadan sonra daha rahat ilerleyebilirdi' diyerek aslında bu müdahalenin ne kadar kritik bir müdahale olduğunu da anlamlı sözlerle ifade eder."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:22
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Nisan 2026 11:32 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















