Avukat Hüseyin Ersöz: Murat Övüç, cezaevinde yatmasını gerektirmeyecek bir suçtan 2 aydır cezaevinde
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
T24 Haber Merkezi
Avukat Hüseyin Ersöz, başörtülü videosunun ardından tutuklanan sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında yaptığı paylaşımda, "Hukukçular için önemli olan kişilerin yaşam şekli değil, Kanunda yazan suçun unsurlarının oluşup-oluşmadığına bakmaktır" ifadelerini kullandı. Ayrıca Ersöz, "İddianamede yöneltilen suçun (TCK'nın 216. maddesi) cezasının alt sınırı 1. fıkrada '1 yıl' olarak düzenlenmiş. 2 ve 3. fıkralarda ise alt sınır '6 ay'. Bunun önemi Hakim suçun oluştuğuna kanaat getirse bile çok ayrıksı bir durum yoksa alt sınırdan ayrılmadan ceza verecek demektir. Yapılacak indirimle Murat Övüç'e verilecek en yüksek ceza sadece '10 ay.' Bu cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ise çok yüksek ihtimal. Özetle, Murat Övüç, cezaevinde yatmasını gerektirmeyecek bir suçtan 2 aydır cezaevinde" diye yazdı.
Ersöz'ün paylaşımının tamamı şöyle:
"Kişilerin 'cinsel tercihleri' sadece onları ilgilendiren bir konu""Hukukçular, bir kişinin kendisini nasıl tanımladığı, 'kadınsı' yada 'erkeksi' hareketler sergileyip-sergilemediği, bunu 'bir gösteri şeklinde' yada 'kendini ifade şekli olarak' topluma aktarıp-aktarmadığıyla ilgilenmez. Kişilerin 'cinsel tercihleri' sadece onları ilgilendiren bir konudur. Bireyler, toplumun genelinden farklı, kışkırtıcı veya rahatsız edici davranışlar sergileyebilir. Hukukçular için önemli olan ise kişilerin yaşam şekli değil, Kanunda yazan suçun unsurlarının oluşup-oluşmadığına bakmaktır.
Murat Övüç'e, iddianamede 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik' etmek suçu isnat edilmiş. Murat Övüç'ün savunmasında ise suçlamaya konu videoyu 'yaklaşık 2 sene önce çektiği' ve 'bayan elbiseleri giyerek şov yaptığı' ifade edilmiş.
"Yapılacak indirimle Murat Övüç'e verilecek en yüksek ceza sadece 10 ay"İddianamede yöneltilen suçun (TCK'nın 216. maddesi) cezasının alt sınırı 1. fıkrada '1 yıl' olarak düzenlenmiş. 2 ve 3. fıkralarda ise alt sınır '6 ay'. Bunun önemi Hakim suçun oluştuğuna kanaat getirse bile çok ayrıksı bir durum yoksa alt sınırdan ayrılmadan ceza verecek demektir. Yapılacak indirimle Murat Övüç'e verilecek en yüksek ceza sadece '10 ay'. Bu cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ise çok yüksek ihtimal. Özetle, Murat Övüç, cezaevinde yatmasını gerektirmeyecek bir suçtan 2 aydır cezaevinde.
"Video 2 yıl önce 'açık ve yakın bir tehlike' oluşturmamışsa bugün suçtan bahsetmek mümkün değil"Suçlamalara konu videonun suç oluşturması için 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması' gerektiği de bir başka ayrıntı. Savunmalarda 2 sene önce yayınlandığı söylenen bir video, yayınlandığı tarihte 'açık ve yakın bir tehlike' oluşturmamışsa' günümüzde bu suçun oluştuğundan bahsetmek bu yönüyle de mümkün değil.
Bu gerçekler karşısında 'vicdan sahibi' her hukukçu tutuklama tedbirinin bir 'cezalandırma aracına' dönüştüğünü ve Murat Övüç'ün Mahkeme tarafından duruşma günü beklenmeksizin tahliye edilmesi gerektiğini söyleyecektir. Son tahlilde, meselenin kişiler değil, toplumun Hukuk Güvenliği olduğunu da söylemek gerekiyor.
#HukukGüvenliği #ÖzgürlükHakkı"
Ne olmuştu?Başörtülü videosunun ardından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutuklan sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında iddianame hazırlanmış, 20 Aralık 2025’te tutuklanarak Metris Cezaevi’ne gönderilen Övüç, Tekirdağ’daki Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilmişti.
Savcılık, Övüç’ün halkın diğer kesimini alenen tahrik etmek sureti ile üzerine atılı suçu işlediğini iddia ederek “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsini talep etti. Savcılık, Övüç ifade özgürlüğünü kullandığından söz edilemeyeceğini belirtti.
İddianamede Övüç hakkında şu ifadeler yer aldı:
"İslam dinine göre başörtüsünün bir "sembol" olarak görülmediği, bir ibadet ve tesettür yükümlülüğünün parçası olarak görüldüğü, yani dini açıdan anlamının simgesel değil emir olduğu; dini açıdan İslam'da başörtüsünün, Allah'ın emrine uymak, mahremiyeti korumak, iffet ve haya ilkesi, dikkat çekici teşhirden kaçınmak amacı ile ilişkilendirildiği, Kur'an'da ve fıkıhta başörtüsünün bir rozet olarak tanımlanmadığı, aksine tesettürün dini bir vecibe olarak kabul edilmesi nedeni ile Allah'a kulluk için örtünüldüğü, yasaklar, kamusal alan tartışmaları, siyasal kamplaşmaların başörtüsünün bir kesim tarafından kimlik sembolü olarak görüldüğü, kısacası İslam inancına göre tesettürün bir sembol değil dini yükümlülük olduğu,
Şüphelinin programcı Armağan Çağlayan'ın sunmuş olduğu ve youtube.com isimli sosyal medya platformunda yayınlanan programda "Ben gay'im" ifadelerini kullandığının görüldüğü, şüphelinin herkese açık şekilde yapmış olduğu paylaşımlarında sergilediği beden dili, mimik, jest, giyim, hareketler, konuşma şekli ve sesini kullanma ve hitap tarzının toplumda yaygın olarak kabul gören erkek davranış kalıbının dışında kadınsı davranış biçimlerinde hareket ettiğinin de gözlemlendiği, kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu anlaşılmıştır."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:20
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Şubat 2026 13:37 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















