Aralık Enflasyonu Açıklandı: En Düşük Emekli Aylığı Ne Kadar Olacak?
Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Aralık ayı enflasyon oranı TÜİK tarafından %0,89 olarak açıklandı. Böylece 2024’ün ikinci yarısına ilişkin 6 aylık enflasyon farkı da kesinleşmiş oldu.
Buna göre;
SSK ve Bağ-Kur emeklileri %12,19,
Memur emeklileri ise %18,61 oranında enflasyon farkı alacak.
En düşük emekli aylığına yalnızca enflasyon oranında bir artış yapılması hâlinde, rakam 18.940 TL seviyesine yükselecek.
Kâğıt üzerinde bakıldığında tablo “artış var” diyor.
Ancak emeklinin yaşadığı hayat bu tabloyu doğrulamıyor.
Çünkü bugün açıklanan enflasyon rakamları ile emeklinin mutfağındaki gerçeklik arasında derin bir uçurum var. TÜİK’in yüzdeyle anlattığı enflasyon, pazarda kilo ile ölçülüyor; markette etiketle, kirada sözleşmeyle, faturada sayaçla karşımıza çıkıyor.
Sorulması gereken soru şudur:
Gerçekten bir emeklinin harcama sepetinde enflasyon %0,89 mu arttı?
Markete giden her emekli biliyor ki; süt, peynir, et, sebze, ekmek… Hiçbiri bu oranlarda artmadı. Kira artışları, ulaşım giderleri, ilaç katkı payları, elektrik ve doğalgaz faturaları, TÜİK’in açıkladığı oranları çoktan geride bıraktı.
Bu nedenle açıklanan enflasyon farkı, gerçek enflasyonun telafisi değil, sadece istatistiksel bir düzeltmedir.
18.940 TL’lik en düşük emekli aylığı;
Büyükşehirlerde tek başına bir kiraya yetmez,
Dört kişilik bir hanede mutfağı döndüremez,
Sağlık harcamaları karşısında ilk ayda erir.
Bu tablo, emekliyi yaşatmaya değil, idare etmeye yöneliktir.
Asıl sorun rakamlardan da büyüktür.
Sorun, emekliye bakıştadır. Emekli bu ülkede uzun süredir bir hak sahibi değil; bütçede “sınırlandırılması gereken bir kalem” olarak görülüyor. Oysa emekli bu devletin yükü değil, hafızasıdır, emeğidir, temelidir.
Yıllarca prim ödeyen, vergisini veren, ülkenin çarkını döndüren milyonlarca insan bugün “en düşük aylık”, “enflasyon farkı”, “kök maaş” gibi teknik başlıkların arasına sıkıştırılıyor. Hayat pahalılığı konuşulurken emekliye hep “biraz daha sabır” öneriliyor.
Ama gerçek şudur:
Emekli sadaka istemiyor.
Geçici pansumanlar istemiyor.
Gerçeği yansıtmayan enflasyon oranlarıyla avutulmak istemiyor.
Emekli, insanca yaşamaya yetecek bir maaş istiyor.
Kira korkusu olmadan, pazar hesabı yapmadan, ilacını böle böle kullanmadan yaşamak istiyor.
Eğer bu maaşlara enflasyonun ötesinde, kalıcı ve adil bir düzenleme yapılmazsa; bugün açıklanan oranlar sadece resmî bültenlerde kalır. Hayata dokunmaz, yarayı iyileştirmez.
Emekli, kendisini yok sayan bu düzeni unutmaz.
Hakkını alamayan emekli, günü geldiğinde cevabını sandıkta verir.
Çünkü bu ülkede adalet gecikebilir; ama emeklinin hafızası güçlüdür.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:65
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 05:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















