Antik dünyanın incisi: Perge
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Antalya’nın Aksu İlçesi sınırlarında kalan Perge, Pamfilya Bölgesi’nin başkentliğini yapmış önemli antik kentler arasında yer alırken, Anadolu’nun en düzenli Roma kenti olma özelliğini taşıyor. Roma İmparatorluğu döneminde gelişen kentle ilgili en erken veriler, milattan önce 5 bin 500’e tarihleniyor. Milattan sonra 10’uncu yüzyıla kadar da aralıksız yerleşme devam ediyor. Büyük İskender’in direnç görmeden ele geçirdiği, Hıristiyan misyonerlerinin en etkili ismi Aziz Pavlus’un yürüyüş güzergâhının başlangıcı olarak belirlediği, arenasında kanlı dövüşlerin yapıldığı antik kenti, geçtiğimiz günlerde Perge Kazı Başkanlığı görevinden ayrılan İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe ile ziyaret ettik. Perge’deki kazıların 1946’da başladığını ve ülkenin aralıksız devam eden en eski kazısı olduğunu vurgulayan Kepçe, şunları aktardı:
ÖLÜLER ŞEHRİNDEN STADYUMA
“En büyük avantajımız millattan sonra 10’uncu yüzyıldan sonra kentte yerleşmenin olmaması. Dolayısıyla bu birçok noktada son haliyle bulgulara ulaşmanızı sağlıyor. Sur dışında iki büyük yapımız tiyatromuz ve stadyumumuz var. Sütunlu Cadde’nin sonunda da Akropolis’ten yukarıdan gelen suyun aktığı bir çeşmemiz var. Nekropolis sahamız, yani ölüler şehri sahamız var. Güneybatı’da ‘Güney Hamam’ olarak tanımladığımız Roma İmparatorluk dönemine tarihlenen bir yapı var. Macellum olarak tanımlanan, et balık pazarı olarak işlev görmüş olan kare planlı bir yapımız var. Bütün caddeler boyunca da dükkânlar sıralanmış durumda. Sasani ve Arap akınları nedeniyle yavaş yavaş kent ortadan kalkıyor.
PERGE’Yİ DEĞİŞTİREN KADINLAR
Perge’de üç önemli tarihsel dönem yaşanıyor. Bunlardan bir tanesi Helenistik dönem. Millattan önce 3’üncü yüzyıl civarı. İkinci önemli dönemi milattan sonra ikinci yüzyıl İmparator Hadrianus dönemi. Hadrianus, Yunan seven bir İmparator. Kentliler, Hadrianus’a kendilerini beğendirmek için kökenlerini Troya Savaşı’na bağlıyorlar. Ya da ne kadar eski kadim bir şehir olduklarını gösterebilmek için böyle bir çabanın içerisine giriyorlar. Perge’de de Plancia Magna isimli hayırsever bir kadın, aynı duygularla buradaki kulelerin arkasındaki avlunun şeklini biraz değiştirerek, içerisine Troya Savaşı’ndan dönen kahramanların heykellerini yerleştirtiyor. Perge’ye gelen ziyaretçi, bu avludan geçtiğinde, Perge’nin ne kadar eski bir kent olduğunu o heykelleri görerek anlamış oluyor. Plancia Magna, bu anlamda önemli bir kadın karakter. Kendi kesesinden para vererek, bu kentin başka noktalarında da imar faaliyetlerini desteklemiş olması açısından önemli. Kısa bir süre sonra da Güney Hamamı’nın hemen önüne iki anıtsal çeşme ekleniyor. Bu anıtsal çeşmelerde de başka bir hayırsever kadın Aurelia Paulina’nun portre heykelini görüyoruz.
PAVLUS’UN İZİNE HALEN ULAŞILAMADI
Üçüncü dönem ise beşinci yüzyıl yıl sonrası, Perge bir metropolitik haline geliyor. Hristiyanlıkta da önemli bir merkez oluyor. Perge Metropoliti zaten halen var. Aziz Pavlus’un Perge’ye geldiği, burada vaaz verdiği biliniyor. Aksu Nehri’nden geliyor. Perge’den Joseph Barnabas’la beraber Yalvaç’a gidiyor. Dönüşte de tekrar Perge’ye gelip vaaz verip buradan Kıbrıs’a geçiyor. Pavlus’un buradaki izlerini maalesef bilmiyoruz. Öyle saptanmış bir mimari öğe maalesef yok. Perge’de yedi kilise, bir psikoposluk sarayı var ama Aziz Pavlus’a, dönemine doğrudan doğruya ona işaret edebileceğiniz bir alan henüz görmedik.
DÜNYADA ÖRNEĞİ OLMAYAN CAM ÜRETİMİ
Cam üretimiyle ilgili çok önemli verilere ulaştık ki dünyada örneği yok. Çünkü antik çağda bir yapının içerisinde hem camın eritildiği, hem biçimlendirildiği, tavlamanın yapıldığı, birbirinden farklı fırınların olduğu sağlam örnekler yok. Bunları saptadık. Şişe Cam destek verdi.
Bu kentin gördüğünüz bütün kaldırımları mozaik. Burada küçük bir meteoroloji istasyonu kurduk. Üst örtüsü hangisi daha iyi olacak bakmaya çalışıyoruz. Yerin altına tarımda kullanılan sensörler yerleştirdik. Mozaiklerin altına. Oradan aldığımız verilerle hangi örtü sistemi daha iyi olacaktır onu araştırdık. Bulduk ama taş çok pahalı. Bütün antik kenti kaplamayı düşünüyoruz. Bu kentin gördüğünüz bütün kaldırımları mozaik.”
190 HEYKEL BULUNDU
- Perge’de çok sayıda heykelin bulunmasının sebebini 10’uncu yüzyıldan sonra hiç yerleşim görmemiş olması olarak aktaran Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, “Sağlam kalmış. Mesela Plancia Magna’nın heykeli nişlerde bulundu. Kentin içinde kalabilmiş. 190 civarında heykel bulundu. İyi bir rakam. Çok iyi bir koleksiyon. Halen çıkıyor. En son haliyle yıkılmış ve kalmış olduğu için yeniden tamamlamaya ihtiyaç yoktur” dedi.
ANTİK GRAFİTİLER
- Caddedeki yazıtların birinde ‘Var ol sen Perge, dokunulmaz yurt sensin’ diye başlayan bir şiir olduğunu belirten Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, “Pergeli vatandaşlar bu yazıtta Perge’yi övüyorlar. İkinci yazıtta ise Perge kenti, ‘Pamfilya’nın en büyük kentiyim’ diyerek kendisini anlatıyor. Ayrıca bu iki yazıt dışında, sütunların üzerinde de İmparator Tacitus döneminde yapılmış olan bazı pankreas, güreş türü müsabakaların gerçekleştirildiği grafiti kazımalar var. Bir Zafer Tanrıçası Nike kazıması var. Başının üzerinde kocaman bir yazıt tutuyor. Tacitus adına verilen ödül tacı. Hepsi Tacitus onuruna yapılan faaliyetler” diye konuştu.
MÜHENDİSLİK HARİKASI HAVUZ SİSTEMİ
- Kentin doğusundan Aksu Nehri aktığını belirten Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, “Antik adı Kestros. Çeşmenin heykeli, Aksu Nehrini simgeleyen bir yatan erkek heykeli. Antik çağda nehir tanrılarının bu şekilde yatar heykelleri yapılırdı. Uzanıyor, altından da sular akıyor. Onun arkasındaki hazneyi dolduruyor. Ardından onun altından, hemen önündeki havuzdan sonra da kompartımanlar şeklinde ayrılmış kanal boyunca, kenti cadde boyunca takip ediyor. Aksu’nun bir kolu kentin sur dışından geçiyor. Tarım sulama kanalı. Onu buraya aldık. Akıyor burada ve tekrar kanala geri dönüyor. Yani vatandaşın tarla sulama suyunu da hele bu iklim krizlerin olduğu zaman da asla zarar gelsin istemiyoruz.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Ad
Soyadı
E-Posta Adresi
Bülten SeçimleriGün Başlıyor
Gün Sonu
ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.
Abone Ol
Ama böyle de bir heyecan kattı kente. Atmosferi değiştirdi. Su gelir gelmez bitkiler, böcekler, kuşlar inanılmaz arttı. Kompartımanlar halinde olmasının iki sebebi var: Birincisi suyun debisini ayarlayıp, çok şiddetli akmasını kontrol edebilmek. İkincisi de iki kompartımanda da gider delikleri ve taş tıpa var. Kompartıman kirlendiğinde o tıpa çıkartılıyor. Bunun içindeki su olduğu gibi alt kottaki kirli su kanalizasyonuna doluyor. Tekrar tıpayı temizledikten sonra yeniden işlevine devam ediyor. Yani harika bir sistem. İnsanların karşıya geçebilmesi için de köprüler yapılmış” ifadelerini kullandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:81
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ağustos 2026 07:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















