Ankara24.com
close
up
Anlaşmadaki 5 madde kafaları karıştırdı: İran’a büyük oyun mu kuruldu? İlk tankerler yola çıktı, neler oluyor?

Anlaşmadaki 5 madde kafaları karıştırdı: İran’a büyük oyun mu kuruldu? İlk tankerler yola çıktı, neler oluyor?

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasında imzalanan yeni mutabakat zaptı hem Washington’da hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aylar önce İran’a yönelik sert açıklamalar yapan ve “koşulsuz teslimiyet dışında hiçbir anlaşma olmayacak” ifadelerini kullanan Trump’ın, şimdi diplomatik bir mutabakata imza atması doğal olarak siyasi çevrelerde farklı yorumlara neden oldu.
Dün açıklanan ve çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan anlaşma metni, bazı uzmanlara göre bir ‘teslimiyet belgesi’ olmaktan uzak görünüyor. Anlaşmanın detayları incelendiğinde İran’ın ekonomik ve diplomatik açıdan önemli kazanımlar elde ettiği değerlendirmeleri öne çıkıyor. Detaylara yakından bakalım…
14 maddelik ABD-İran anlaşmasının neler olduğuna aşağıdaki haberimizden ulaşabilirsiniz.

İRAN’A EKONOMİK RAHATLAMA KAPISI MI AÇILDI?
New York Times’ta yer alan haberde mutabakatın en dikkat çekici unsurlarından biri, İran’ın uzun süredir yaptırımlar nedeniyle kısıtlanan petrol ihracatından yeniden gelir elde etmesinin önünü açması oldu. Uzmanlara göre bu gelişme, ekonomik baskı altında bulunan Tahran yönetimine önemli bir nefes alma alanı sağlayabilir.
Anlaşma ayrıca İran’ın yıllardır çeşitli uluslararası yaptırımlar nedeniyle erişemediği milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlıklarının belirli şartlar altında serbest bırakılabilmesine yönelik bir yol haritası da içeriyor. Trump yönetimi, söz konusu fonların yalnızca İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ‘iyi davranış göstermesi’ durumunda kullanılabileceğini savunuyor. Ancak uzmanlar bunun, eski Başkan Barack Obama döneminde uygulanan politikalarla benzerlik taşıdığı görüşünde.
İran’ın dondurulmuş varlıklarının ne kadar olduğuna ve hangi ülkede bulunduğuna ise aşağıdaki haberimizden ulaşabilirsiniz.

Yine pek çok uzmana göre İran, savaş öncesi üretim seviyelerine dönmesi ve mevcut petrol fiyatlarının korunması halinde yalnızca bir yıl içerisinde 60 milyar doların üzerinde petrol geliri elde edebilir. Bu gelişme, son 10 yıldan fazla süredir İran’a uygulanan yaptırımların temel dayanaklarından biri olan enerji kısıtlamalarının fiilen gevşetilmesi anlamına da geliyor.


‘İFADE BİÇİMİYLE İRAN’IN, SANKİ İÇERİĞİ İTİBARİYLE DE ABD’NİN İSTEDİKLERİ OLUYOR’

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Dr. Serhan Afacan’a danıştığımda, “Şu anki süreç İran’a ekonomik olarak bir nebze rahatlama kapısı açmış olabilir. Bu mutabakat zaptını şöyle yorumladım: İfade biçimiyle İran’ın, sanki içeriği itibariyle de ABD’nin istedikleri oluyor gibi geliyor bana” dedi ve şöyle devam etti:
-- Maddeleri ilk okuduğunuzda ‘İran’a daha ne verilecek?’ gibi bir algı oluşuyor; ancak içeriği doğru analiz ettiğimizde, özellikle son maddeye baktığımızda, nihai anlaşmanın bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacağı görülüyor. Bu da İran’ın taleplerini bütünüyle karşılayan bir sonuç çıkmasını oldukça zorlaştırıyor. Çünkü BM Güvenlik Konseyi dediğimiz yapı içinde Fransa, İngiltere, Almanya, Çin ve Rusya gibi farklı çıkarları olan aktörler de sürece dahil. Dolayısıyla bu koşullarda, İran’ın Trump’la ikili düzeyde istediği her şeyi alıp bunun doğrudan nihai metne dönüşmesi pek mümkün görünmüyor.
-- Kaldı ki yaptırımların önemli bir bölümü BM yaptırımlarıdır ve bunları tek başına Trump’ın kaldırma yetkisi yoktur. ABD ancak kendi tek taraflı yaptırımlarını kaldırabilir. Öte yandan İran’ın nükleer programına ilişkin de bazı değerlendirmeler yapılıyor. Ben özellikle ABD’nin bu alanı muğlak bıraktığını düşünüyorum. Çünkü müzakerelere açık olduğu söyleniyor, ancak İran’ın bu konudaki temel hassasiyetlerinin güvence altına alındığına dair net bir ifade yok. İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik ciddi kısıtlamalar getirilmesinin oldukça olası olduğu görülüyor.

İLK TANKERLER YOLA ÇIKTI

Wall Street Journal’da yer alan haberde anlaşmanın etkileri sahada görülmeye başladı. Bu hafta içerisinde petrol yüklü birkaç İran tankerinin limanlardan ayrılarak ABD deniz ablukasını aşması, ihracatın yeniden canlanacağının ilk somut işaretleri olarak değerlendiriliyor.
Haberde yer alan bilgilerde denizcilik takip verilerine göre, toplamda 5 milyon varilden fazla İran ham petrolü taşıyan Sonia I, Diona ve Hero II isimli tankerler Çabahar Limanı’ndan ayrılarak Umman Körfezi üzerinden uluslararası sulara açıldı. Bu hareketlilik olası yaptırım gevşemesine yönelik piyasa beklentilerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Aynı haberde Vortexa Denizcilik Risk ve İstihbarat Direktörü Claire Jungman, tanker hareketlerinin zamanlamasına dikkat çekerek, gemilerin potansiyel anlaşma beklentisi doğrultusunda konumlandırılmış göründüğünü ifade etti.
Dr. Serhan Afacan da bu durumu ihracatın yeniden canlanacağının ilk somut işaretleri olarak yorumlayarak, “Aslında bir süredir durum zaten bu yöndeydi. Son birkaç gündür fiilen ABD ve İran, bu geçişleri karşılıklı olarak bir miktar esnetmişti. Bir anlamda taraflar, kontrollü bir ‘iyi niyet adımı’ göstererek süreci yumuşatmışlardı. Aksi halde bu noktaya gelinmesi pek mümkün görünmezdi. Bu gelişme de ihracatın yeniden canlanabileceğine dair ilk somut işaretler olarak değerlendirilebilir” dedi.


YENİ ANLAŞMA İRAN EKONOMİSİNDEKİ DÖVİZ SIKIŞIKLIĞINI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE HAFİFLETEBİLİR
ABD’nin İran’ın petrol ihracatına izin verme kararı, yıllardır uygulanan yaptırım politikasında önemli bir değişiklik anlamına geliyor. Washington, uzun süre boyunca İran’ın nükleer programını sınırlandırmak amacıyla petrol satışlarını hedef alan kapsamlı ekonomik yaptırımlar uygulamıştı.
Yeni düzenleme sayesinde İran artık petrolünü yalnızca sınırlı sayıdaki alıcıya değil, küresel pazardaki çok daha geniş bir müşteri kitlesine satabilecek. En azından şimdilik görünen bu… Bugüne kadar İran petrolünün büyük bölümü, uluslararası fiyatların altında indirimli şekilde ve karmaşık lojistik ağlar kullanılarak ihraç ediliyordu. Satışların önemli kısmı Çin’deki bağımsız rafinerilere gerçekleştiriliyordu.
Yaptırımlar nedeniyle İran, gelirlerinin büyük bölümünü de ülkeye getiremiyordu. Petrol satışlarından elde edilen milyarlarca dolar, çeşitli ülkelerdeki hesaplarda tutulurken Tahran bu fonlara ancak karmaşık finansal mekanizmalar, Körfez ülkeleri üzerinden yürütülen bankacılık işlemleri veya kripto para transferleri aracılığıyla erişebiliyordu.
Yeni anlaşma ise İran’ın petrol gelirlerini ülkeye aktarabilmesini sağlayacak bankacılık bağlantılarının kurulmasını öngörüyor. Bu durumun, İran ekonomisindeki döviz sıkışıklığını önemli ölçüde hafifletmesi bekleniyor.
Yine Wall Street Journal’da yer alan haberde Eski ABD yaptırım yetkililerinden ve Columbia Üniversitesi öğretim görevlisi Richard Nephew, anlaşmanın İran ekonomisinde tam anlamıyla serbest piyasa yaratmayacağını ancak ülkeye ciddi miktarda kaynak sağlayacağını belirtti. Nephew, petrol gelirlerinin yeniden artmasının İran’ın kamu harcamalarını destekleyebileceğini, döviz rezervlerini güçlendirebileceğini ve uzun süredir baskı altında bulunan ekonomik faaliyetlere ivme kazandırabileceğini ifade etti.

İŞTE WASHINGTON YÖNETİMİNİN BÜYÜK BAHİSİ

Asıl mesele çok daha başka çünkü anlaşma yalnızca petrol ihracatının önünü açmakla kalmıyor. Taraflar arasında gündemde bulunan yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırım planı da dikkat çekiyor. ABD yönetimi, ekonomik entegrasyon ve gelir artışının İran’ın daha istikrarlı bir çizgiye yönelmesine katkı sağlayabileceği görüşünde. Ancak bu yaklaşım Washington’da ve bölgedeki bazı müttefik ülkelerde tartışmalara neden oluyor.
George W. Bush döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi’nin Orta Doğu Direktörü olarak görev yapan Michael Singh, anlaşmanın önemli riskler içerdiğini savunuyor. Singh’e göre İran’a sağlanacak yeni finansal kaynaklar, rejimin ekonomik olarak güçlenmesine ve askerî kapasitesini yeniden inşa etmesine yardımcı olabilir. Singh özellikle İran’ın bölgedeki vekil güçleri destekleme kapasitesinin artabileceği konusunda uyarılarda da bulundu.

MEVCUT DURUM YENİ ANLAŞMAZLIKLARA ZEMİN HAZIRLAYABİLİR Mİ?

New York Post’ta yer alan haberde Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü İran Araştırmaları Uzmanı Beni Sabti, söz konusu sorudan hareketle önemli değerlendirmelerde bulundu. Beni Sabti, anlaşmanın içerdiği muğlak ifadelerin ilerleyen süreçte taraflar arasında ciddi görüş ayrılıklarına neden olabileceğini söyledi.
Sabti, yaptığı değerlendirmede, “Bu metin farklı yorumlara açık. Taraflar aynı ifadeleri farklı şekillerde okuyabilir. Bu da yeni yanlış anlaşılmaların ve hatta yeni çatışmaların önünü açabilir” ifadelerini kullandı. İran yönetiminin geçmişte uluslararası anlaşmalarda metinlerde yer almayan ek kazanımlar elde etmeye çalıştığını söyleyen Sabti, “İran rejimi her zaman yazılı olanın ötesinde avantaj elde etmeye çalışır” değerlendirmesinde bulundu.


ANLAŞMANIN EN ÇOK ELEŞTİRİLEN VE ENDİŞELENDİREN 5 MADDESİ
1- Lübnan maddesi İsrail'in hareket alanını kısıtlayabilir
Beni Sabti’ye göre anlaşmanın en tartışmalı bölümlerinden biri, Lübnan dahil tüm cephelerde askerî operasyonların kalıcı olarak sona erdirilmesini öngören madde oldu. Sabti’ye göre bu ifade özellikle İsrail açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor. Çünkü İsrail, uzun yıllardır Lübnan’daki İran destekli Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlar düzenliyor. Sabti, “İsrail kendi güvenliği söz konusu olduğunda gerekli gördüğü adımları atmaya devam edecektir. Bu konuda her zaman Washington’un çizdiği sınırlar içinde hareket etmeyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

DR. SERHAN AFACAN: ‘İRAN'IN EN SOMUT KAZANIMI LÜBNAN’
“Benim gördüğüm kadarıyla İran’ın en somut kazanımı, hatta beni şaşırtan kısmı Lübnan meselesi” diyen Dr. Serhan Afacan, “Lübnan üzerinden ABD, sanki İran’ın hamiliğini kabul etmiş gibi bir görüntü veriyor. Bir taraftan ABD ve müttefikleri, Lübnan’da tüm cephelerde saldırıların durdurulmasından söz ediyor; ardından da kalıcı olarak Lübnan’da saldırıların sona erdirilmesi için müzakereler yapılacağına dair ifadeler yer alıyor” dedi ve şöyle devam etti:
-- Burada ilk akla gelen anlam şu: Hatırlayalım, İran 7 Haziran’da İsrail’i vurmuştu. İsrail İran’ı doğrudan vurmasa da Lübnan’ı hedef aldığı için İran da İsrail’i vurdu. Dolayısıyla İran açısından mesaj netleşti: ‘Ya Lübnan ya hiç.’ Aslında İranlı yetkililer de bunu açıkça ifade ediyordu; İran bu kazanımı elde etmiş gibi görünüyor. ABD, bir başka egemen devlet olan Lübnan üzerinde İran’a dolaylı bir söz hakkı vermiş gibi duruyor; bu oldukça dikkat çekici.
-- Öte yandan, mutabakatta ne İsrail ne de Lübnan masada yer alıyor. Ancak diğer taraftan tüm taraflara ‘saldırıları durdurma’ çağrısı yapılıyor. Bu durumda Hizbullah’ın pozisyonunun da yeniden tanımlanması gerekiyor. Benim anladığım kadarıyla ABD, burada Oslo sürecine giden bir mekanizma işletmek istiyor. Yani Hizbullah ile İsrail arasında dolaylı bir normalleşme sürecinin zeminini oluşturmaya çalışıyor.


2- ABD’nin İran muhalefetine desteği tehlikeye girebilir

Mutabakat zaptında tarafların birbirlerinin iç işlerine müdahale etmeme taahhüdünde bulunması da eleştirilerin odağında yer aldı. Yine Sabti’ye göre bu madde, ABD’nin gelecekte İran’daki demokrasi yanlısı hareketlere, insan hakları aktivistlerine ve rejim karşıtı protestolara verdiği desteği sınırlandırabilecek bir zemin oluşturabilir.
3- Hürmüz Boğazı’nda yeni ücretlendirme endişesi

Sabti’nin dikkat çektiği üçüncü başlık ise küresel enerji ticaretinin can damarı olarak görülen Hürmüz Boğazı oldu. Mutabakat zaptında İran’ın Umman ile birlikte boğazın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetlerine ilişkin görüşmeler yürütmesi öngörülüyor. Sabti, bu belirsizliğin İran ve Umman’ın Hürmüz’den geçen gemilere çeşitli hizmetler karşılığında ücret uygulamasının önünü açabileceğini belirtiyor. Böyle bir uygulamanın ise küresel ticaret ve enerji piyasaları üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
4- İran’a verilmesi planlanan 300 milyar doların kaynağı belirsiz

Mutabakat zaptında İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir yatırım planı oluşturulması öngörülüyor. Ancak Sabti’ye göre bu fonun nereden sağlanacağı ve nasıl kullanılacağı konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Belgede finansmanın Körfez ülkelerinden mi, özel yatırımcılardan mı yoksa uluslararası kuruluşlardan mı geleceğine dair herhangi bir açıklama yer almıyor.
5- Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması en büyük endişelerden biri
Bu madde haber girişinde de bahsettiğimiz gibi en çok sorgulanan konuların başında geliyor. Zaten Sabti’nin en sert eleştirilerinden biri de bu maddeye oldu. Sabti, serbest bırakılacak milyarlarca doların İran halkına ulaşmayacağını savunarak, kaynakların rejimin askerî programlarına veya bölgesel vekil güçlerine aktarılacağını düşünüyor.
TRUMP’TAN AYNI TEHDİT

Trump ise anlaşmanın başarısız olması durumunda askerî seçeneğin masada kalmaya devam edeceğini açıkladı. ABD Başkanı, diplomatik sürecin sonuç vermemesi halinde İran’a yönelik operasyonların yeniden gündeme gelebileceğini belirterek, “Ne gerekiyorsa yapacağız” mesajı verdi.
Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:53
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Haziran 2026 21:38 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

6 gollü düelloda kazanan İngiltere

18 Haziran 2026 02:57see184

45 yıl süreli dev ihale yapıldı: NATO limanına 194 milyon dolar

18 Haziran 2026 00:14see177

New York borsası Fed toplantısının ardından düşüşle kapandı

18 Haziran 2026 00:40see177

İsrail ülke olarak tanımıştı! Askeri üs sözü verdiler

18 Haziran 2026 01:15see176

Gaziosmanpaşa’da gecekondu alev alev yandı

18 Haziran 2026 01:26see176

Otomotiv devleri rotasını savunma sanayisine çevirdi

18 Haziran 2026 00:35see175

Kazada Hayatını Kaybeden 3 Kardeş Defnedildi

18 Haziran 2026 01:45see172

6 gollü çılgın düello! İngiltere, Hırvatistan ı fena dağıttı

18 Haziran 2026 01:03see172

Şırnak’ta odunlukta bulunan çöl varanı, doğal yaşam alanına bırakıldı

18 Haziran 2026 00:40see171

13 ilde dolandırıcılık operasyonu: 19 şüpheli tutuklandı

18 Haziran 2026 00:02see170

L Grubu nda 2. mücadele! Gana Panama İlk 11 ler belli oldu

18 Haziran 2026 00:53see163

Fenerbahçe efsanesinden İbrahim Hacıosmanoğlu na sert sözler! Fatih Terim e destek verdi

18 Haziran 2026 01:18see162

Dünya bu sevinci konuşuyor: Bir avuç insan 52 yıllık hasreti böyle kutladı Sözcü Gazetesi

18 Haziran 2026 03:43see162

T.C. İSTANBUL GAYRİMENKUL SATIŞ İCRA DAİRESİ

18 Haziran 2026 00:08see161

430 mülki idare amirinin görev yeri değişti

17 Haziran 2026 00:46see160

ABD ve İran, 14 maddelik mutabakat metnini elektronik olarak imzaladı

18 Haziran 2026 00:42see159

Bayraktar AKINCI TİHA, BOZOK mühimmatı ile harekat halindeki hedefi imha etti

18 Haziran 2026 01:09see157

Kadıköy’de helikopter destekli denetim: Aranan şüpheli yakalandı İstanbul Haberleri

17 Haziran 2026 00:59see157

Öğretmenlerin haziran ayı seminer programı belli oldu Eğitim Haberleri

18 Haziran 2026 00:55see156

Habertürk Manşet 17 Haziran 2026 (Plaza Önünde Şekerleme Dönemi! Çözüm mü, Mecburiyet mi?)

18 Haziran 2026 02:09see156
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları