Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlu güreşte kaybeden bakan yardımcısı sahaya atladı: Hakeme küfredip üzerine yürüdü! Sözcü Gazetesi

Meteoroloji uyarmıştı! İstanbul da sağanak yağış etkili oluyor

Avrupa’nın en büyük 50 bankası belli oldu: Dev listede Türkiye’den tek banka var Sözcü Gazetesi

Başarı ve Motivasyon Sözleri: Sizi Başarıya Ulaştıracak Motive Edici Sözler, Motivasyon Mesajları ve Motivasyon Dolu Kelimeler

Beyni sessizce yaşlandıran nedenler Sözcü Gazetesi

Herhangi bir nasıl yazılır? Herhangi bir birleşik mi, ayrı mı yazılır?

Komşuyu paniğe sürükleyen gelişme! Türkiye den KAAN ve İHA almak istiyorlar

İzmir’de orman yangını

Türk siyasetine soluk: YENİ Parti Sözcü Gazetesi

İstanbul Havalimanı’nın 6’ncı pist hazır! Aynı anda 4 uçak kalkış yapabilecek

Fenerbahçe’den resmi açıklama: Leao ve Demirovic gündemde mi?

CHP li Barış Yarkadaş Özel in ikiyüzlülüğünü ifşa etti: Beraber üç yıl görev yaptım bir kere camiye gittiğini görmedim

Gençlik ve Spor Bakanı Bak, İkizdere İlçe Stadı nda incelemelerde bulundu

CANLI Çin Türkiye: Filenin Sultanları final için parkede!

Netanyahu, ABD ye gitmeden kabineyi toplayacak Dış Haberler

Yaz sıcağında araçta bırakılan ilaçlara dikkat!

Kemal Kılıçdaroğlu: İç tartışmalardan olabildiğince kaçınmamız lazım

Kılıçdaroğlu rozet takarken sahneye çıkıp önüne gelene fırça attı: Lan, tövbe Ya Rabbi...

Bir skandal daha ortaya çıktı! Kilolu çıktım kaprisi 800 bin liraya patladı

Sağlık Bakanı Memişoğlu Rize Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu

An’dan önce zaman’dan sonra… Ömer Lekesiz

An’dan önce zaman’dan sonra… Ömer Lekesiz

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Önceki birkaç yazımda “İnsan nedir?” sorusu ekseninde, idrakin ve güçlerinin varlık mertebelerini, İslamî tasavvur planı içinde edebiyatla irtibatlandırarak ele almaya çalışmıştım. Bu bahsi, son bir “felsefî hikâye” denemesiyle kapatmak istiyorum. Üstelik Yalçın Koç’un “Zihin ve Nazariyat” adlı kıymetli eserindeki, “2. Zihn’in Nazariyat’a Mahsus Esasları” başlıklı -anlaşılması güç fakat kurucu mahiyetteki- ilk cümlelerinden hareketle… (Bkz.: Zihin ve Nazariyat  - Zihn’in Kaynağı ve Esasları Üzerine

Önceki birkaç yazımda “İnsan nedir?” sorusu ekseninde, idrakin ve güçlerinin varlık mertebelerini, İslamî tasavvur planı içinde edebiyatla irtibatlandırarak ele almaya çalışmıştım.

Bu bahsi, son bir “felsefî hikâye” denemesiyle kapatmak istiyorum. Üstelik Yalçın Koç’un “Zihin ve Nazariyat” adlı kıymetli eserindeki, “2. Zihn’in Nazariyat’a Mahsus Esasları” başlıklı -anlaşılması güç fakat kurucu mahiyetteki- ilk cümlelerinden hareketle… (Bkz.: Zihin ve Nazariyat  - Zihn’in Kaynağı ve Esasları Üzerine Bir İnceleme, Cedit, Ankara 2017, s. 49-53)

İşte o felsefî hikâye:

O, henüz yokken de bir şey vardı. Ama o şey “var” değildi. Ne adı vardı ne sınırı; ne başlangıcı vardı ne sonu. Bu, yokluk da değildi. Çünkü yokluk bile bir karşıtlık gerektirir; oysa burada karşıtlık yoktu. Birine nisbet yoktu, dolayısıyla ötekine de… Bu yüzden sonradan ona “yer” dediler. Fakat bu, bildiğimiz yerlerden değildi: Gayr-ı nisbetli yerdi.

Orada şeyler bulunuyordu, fakat birbirlerine değmeden; aynı manzara içinde, fakat farklı katmanlarda durur gibiydiler. Bir taşın içindeki damarlar gibi: iç içe, fakat temassız… Bu yüzden o manzaraya “basit” dendi. Basit; çünkü henüz çoğalmamış, henüz bağlanmamış, henüz bir “birlik” kazanmamıştı. Ama yine de bir doluluk taşıyordu: kendi içine kapanmış bir imkân gibi…

Bu doluluğun içinden belli belirsiz bir titreşim geçti. Ne hareketti bu ne de değişim. Daha çok bir “olma ihtimali”, bir açılıp kapanma, bir belirme ve geri çekilme hâli… İşte buna “an” dediler. Ama bu, zamanın parçası değildi. Çünkü zaman henüz yoktu. “An”, zamanın kurulmasına imkân veren bir eşikti—bir kapı gibi: açılan, fakat henüz hiçbir yere çıkmayan.

O eşik açıldığında bir “iz” belirdi. Kaybolmadı; saklandı. Taşınmadı, çünkü taşıyacak yer yoktu; yer değiştirmedi, çünkü yer yoktu. Ama yine de silinmedi. Bu saklanışa “psukhe” dendi. Psukhe, basit manzarayı içinde taşıyan, fakat onu açmayan bir cevherdi; bir tutuş, bir iç muhafazaydı.

Zaman geçti gibiydi ama geçmemişti. Çünkü zaman yoktu. Yine de bir şey değişti. İzler, içte, kendilerine doğru kıvrılmaya başladı; kapanıyor, sonra yeniden açılıyorlardı. Her kapanış bir saklanma, her açılış bir görünme ihtimaliydi. Bu ihtimaller çoğaldıkça, saklı olan kendi içinde bir gerilim kurdu. Ve işte o anda “hafıza” ortaya çıktı.

Hafıza, saklı olanı çağırdı. Ama çağırmak, getirmek değildi; bağ kurmaktı. Kapalı olan açıldı ve bir başkasıyla ilişkilendi. Bir iz, başka bir izle yöneldi. Henüz doğrudan değil; fakat bir çağrışım, bir yakınlık, bir yönelme hâlinde… Bu yönelme, “ilk bağ”ın habercisiydi.

Ancak bağ için bir şey daha gerekiyordu: “Görünüş”. İşte o anda sahneye “muhayyile” çıktı. Muhayyile, hafızanın çağırdığını aldı ve ona bir suret verdi; kapalıyı açtı, sessizi konuşturdu, dağınık olanı bir görünüşte topladı. Artık şeyler yalnızca saklı değildi; görünür hâle geliyordu. Fakat bu görünüş, onların kendisi değil; tahayyül suretiydi.

İşte tam bu noktada zihin işlemeye başladı. Bir varlık olarak değil, bir işleyiş olarak… İlk yaptığı şey bakmaktı. Ama bu bakış, görme değil; “ayırma ve birleştirme”ydi. Zihin dedi ki: “Bu, odur.” Bu söz, özdeşlik tayiniydi. Ve bu tayinle birlikte şeyler ilk defa birbirine değdi.

Bir iz, başka bir izle birleşti; bir suret, başka bir suretle örtüştü. Bu örtüşmeye “iştirak” dendi. İştirak, birliği doğurdu; fakat bu birlik mutlak değildi. Bu, nisbetli bir birlikti. Şeyler kendiliklerinden değil; birbirlerine bağlanarak “bir” oluyorlardı.

İşte o anda “zaman” doğdu. Ama akmadı; kuruldu. Bağların ardışıklığı “önce” ve “sonra”yı verdi. Ardından “mekân” teşekkül etti yani bağların yerleştiği düzen! Bu, dış dünyanın mekânı değil; zihnin kurduğu bir topo-graphia idi.

Zihin artık faaldi: hatırlıyor, tahayyül ediyor, bağlıyor ve birlik kuruyordu. Ancak bir şeyi yapamadı: geri dönemedi. O ilk basit manzaraya… Çünkü o manzara gayr-ı nisbetliydi; zihin ise yalnızca nisbetli olanla çalışırdı. Bu yüzden hakikatin kendisine değil, onun yansımalarına dokundu: tahayyül suretlerine, hatırladıklarına, kurduklarına…

Bir gün zihin kendi üzerine eğildi. Kendi yaptığı şeye baktı ve şöyle dedi: “Ben, bağdan ibaretim. Hatırlama olmadan yokum. Tahayyül olmadan körüm. Şuur olmadan görünmem.”

Ve o anda “şuur” doğdu.

Şuur, zihnin kurduğu bağların fark edilmesiydi. Zihin, ilk defa kendini görür gibi oldu; fakat bu da dolaylıydı. Çünkü zihin, kendine bile doğrudan bakamazdı. Yine bir suret, yine bir bağ, yine bir nisbet gerekiyordu.

Hikâye burada başlamadı. Ama burada “anlatılabilir” hâle geldi.

Ve belki edebiyat da tam burada köklenmişti:

Doğrudan söylenemeyenin, ancak bağ kurularak anlatılabildiği yerde…

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:93
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Nisan 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlu güreşte kaybeden bakan yardımcısı sahaya atladı: Hakeme küfredip üzerine yürüdü! Sözcü Gazetesi

26 Temmuz 2026 00:59see181

Meteoroloji uyarmıştı! İstanbul da sağanak yağış etkili oluyor

25 Temmuz 2026 03:35see175

Avrupa’nın en büyük 50 bankası belli oldu: Dev listede Türkiye’den tek banka var Sözcü Gazetesi

25 Temmuz 2026 10:22see173

Başarı ve Motivasyon Sözleri: Sizi Başarıya Ulaştıracak Motive Edici Sözler, Motivasyon Mesajları ve Motivasyon Dolu Kelimeler

25 Temmuz 2026 02:50see171

Beyni sessizce yaşlandıran nedenler Sözcü Gazetesi

25 Temmuz 2026 02:33see171

Herhangi bir nasıl yazılır? Herhangi bir birleşik mi, ayrı mı yazılır?

25 Temmuz 2026 02:49see168

Komşuyu paniğe sürükleyen gelişme! Türkiye den KAAN ve İHA almak istiyorlar

25 Temmuz 2026 04:04see167

İzmir’de orman yangını

25 Temmuz 2026 20:07see167

Türk siyasetine soluk: YENİ Parti Sözcü Gazetesi

25 Temmuz 2026 04:05see165

İstanbul Havalimanı’nın 6’ncı pist hazır! Aynı anda 4 uçak kalkış yapabilecek

25 Temmuz 2026 12:17see165

Fenerbahçe’den resmi açıklama: Leao ve Demirovic gündemde mi?

25 Temmuz 2026 12:32see163

CHP li Barış Yarkadaş Özel in ikiyüzlülüğünü ifşa etti: Beraber üç yıl görev yaptım bir kere camiye gittiğini görmedim

25 Temmuz 2026 11:55see162

Gençlik ve Spor Bakanı Bak, İkizdere İlçe Stadı nda incelemelerde bulundu

25 Temmuz 2026 17:03see161

CANLI Çin Türkiye: Filenin Sultanları final için parkede!

25 Temmuz 2026 14:31see158

Netanyahu, ABD ye gitmeden kabineyi toplayacak Dış Haberler

26 Temmuz 2026 04:09see153

Yaz sıcağında araçta bırakılan ilaçlara dikkat!

25 Temmuz 2026 14:55see152

Kemal Kılıçdaroğlu: İç tartışmalardan olabildiğince kaçınmamız lazım

25 Temmuz 2026 16:44see147

Kılıçdaroğlu rozet takarken sahneye çıkıp önüne gelene fırça attı: Lan, tövbe Ya Rabbi...

25 Temmuz 2026 21:52see146

Bir skandal daha ortaya çıktı! Kilolu çıktım kaprisi 800 bin liraya patladı

26 Temmuz 2026 08:40see145

Sağlık Bakanı Memişoğlu Rize Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu

26 Temmuz 2026 03:45see145
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları