Ankara24.com
close
up
AKP den von der Layen ın Türkiye açıklamasına yanıt: Çok talihsiz

AKP den von der Layen ın Türkiye açıklamasına yanıt: Çok talihsiz

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AKP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MYK toplantısı ilişkin basın açıklaması düzenledi.

DİPLOMATİK KRİZE KAPI ARALAMIŞTI

Ömer Çelik, açıklamasında, geçtiğimiz hafta Almanya’nın Hamburg kentinde Die Zeit gazetesinin 80’inci yıl etkinliğinde konuşan Ursula von der Leyen'in "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz." şeklindeki tepki çeken sözlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Von der Leyen’den Avrupa için 'Türk etkisi' uyarısı

"ÇOK TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA"

Çelik, "AB Komisyon Başkanı Von der Leyen’in çok talihsiz bir açıklaması oldu. Türkiye’yi de içine katarak bazı ülkeleri zikrederek bunların Avrupa’ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti ve Avrupa bütünleşmesinin bu şekilde sağlanması gerektiğini söyledi. Tabii bu, Avrupa Birliği’nin şu anda niçin bu hâlde olduğunu gösteren çok temel bir açıklamadır. Yani Türkiye gibi AB’ye aday bir ülkeyi karşıt konumda değerlendirmek, göç ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların zihniyetini göstermesi bakımından çok önemlidir." ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Tabii yine siyasi olarak bir değerlendirme yaptık. Dış politikadaki gelişmeleri yakinen takip ediyoruz. Biliyorsunuz, gerek Rusya-Ukrayna savaşı, gerek Gazze konusu, gerek diğer kriz alanları ve şu anda İran konusu olmak üzere pek çok ittifak sistemi arasında ülkeler arasındaki ittifaklar çatlar, NATO ile ilgili tartışmalar yaşanırken Avrupa Birliği kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. Avrupa Birliği bu krizlerde bir bütün olarak hareket edemiyor.

Tabii AB Komisyon Başkanı Von der Leyen’in çok talihsiz bir açıklaması oldu. Türkiye’yi de içine katarak bazı ülkeleri zikrederek bunların Avrupa’ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti ve Avrupa bütünleşmesinin bu şekilde sağlanması gerektiğini söyledi. Tabii bu, Avrupa Birliği’nin şu anda niçin bu hâlde olduğunu gösteren çok temel bir açıklamadır. Yani Türkiye gibi AB’ye aday bir ülkeyi karşıt konumda değerlendirmek, göç ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların zihniyetini göstermesi bakımından çok önemlidir.

Tabii bu bir sır değildi ancak gerek fasılların müzakere edilmesine dönük fanatik uygulamalar, kurala dayanmayan yaklaşımlar, gerek diğer konulardaki ilerlemelere dönük tıkanmalar aslında bir Aydınlanma Avrupası yaklaşımına değil, bir Hristiyan kulübü Avrupası anlayışına işaret ediyordu. Biz de bu konuda uyarılarımızı yapıyorduk. Şimdi bunun sonuçlarıyla sadece Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri karşı karşıya gelmiyor. Avrupa Birliği bunu Rusya-Ukrayna Savaşı’nda yaşıyor, kendi çelişkilerinin doğurduğu sonuçları görüyoruz. Gazze konusundaki savrulmalarını görüyoruz. İran savaşı konusundaki etkisizliklerini ve işlevsizliklerini görüyoruz.

"MADEM TÜRKİYE BÜTÜN BALKANLARI VE AVRUPA’YI DOMİNE EDECEK KADAR BÜYÜK BİR GÜÇ..."

Tabii burada sorulması gereken şey Ursula Von Der Leyen’e yöneliktir. Bir AB Komisyon Başkanı olarak bir aday ülkeye dönük bu çifte standardın ideolojik temelleri nedir diye sormak gerekir. İkincisi de her zaman söylenir, Avrupa Birliği bir ekonomik güç oldu ama hiçbir zaman bir siyasi güç olamadı. Bir stratejik güç haline gelemedi. Bugün de görüldüğü gibi NATO meselesinde kendi güvenliğini bile sağlayamayan bir birlik durumundadır. Bütün bunlar tartışılırken onların aday ülke olan Türkiye’nin etkisini engellemeye dönük bir tutum içine girmesi Avrupa Birliği’nin neden bu halde olduğunu açıkça göstermektedir.

Bir diğer konu da şudur. Madem Türkiye bütün Balkanları ve Avrupa’yı domine edecek kadar büyük bir güçtür, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir. Bu kadar büyük bir güç olduğunu aslında Ursula Von Der Leyen söylediklerinin satır aralarında itiraf etmektedir. Bu itirafıyla aslında büyüyen ve ilkelere dayanan bir Avrupa’dan değil, küçülen ve kendi bürokrasisine gömülmüş bir Avrupa’dan bahsetmektedir. Ancak Türkiye’nin diğer ülkelerden farkı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne aday bir ülke olmasıdır. Onu bu kadar güçlü görüyorsanız, Balkanları domine edecek kadar etkili kabul ediyorsanız, o zaman doğru olan bu aday ülkeyle iş birliği yapmaktır. Bu vizyondan çok uzaklar ama bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz."

İSRAİL'İN SALDIRILARI VE PAPA LEO'NUN AÇIKLAMALARI

"Yine diğer bir konu, biz Netanyahu ve onun katliam şebekesinin fanatizminin sadece Müslümanlarla sınırlı olmadığını, insanlığın tüm unsurlarına karşı yöneldiğini ifade ediyorduk. Önceki basın toplantılarımda kıyamet kilisesinde yapılacak ayinin nasıl engellendiğini dile getirmiştim. Şimdi de Lübnan’da İsrail askerinin Hz. İsa’ya ait bir heykeli parçalamasındaki nefret doğal olarak Hristiyan âleminin tepkisini çekmiştir.

Burada görülmesi gereken şey, tamamen ideolojik bir motivasyonla ve fanatik bir dini yaklaşımla hareket eden bir yapıyla karşı karşıya olduğumuzdur. Bunların ne Müslümanların değerlerine ne de Hristiyanların değerlerine saygısı vardır. Bu yüzden insanlık ittifakı diyoruz. İnsanlık ittifakının topyekûn bu fanatizmi durdurması gerektiğini ifade ediyoruz.

Bu arada Papa Franciscus’un savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirtmek isterim. Kayıtlara geçsin diye söylüyorum. Bir Katolik din adamı olarak bu savaşa karşı olduklarını ifade ederken dört ölçüden bahsetmektedir. Birincisi, bir savaş için adil bir neden olmalıdır. İkincisi, doğru bir niyet olmalıdır. Üçüncüsü, savaş son çare olmalıdır. Dördüncüsü ise orantılı araçlar söz konusu olmalıdır. Anlaşıldığı üzere burada yürütülen savaşların Gazze’de, Lübnan’da ve İran’da gayrimeşru olduğu ifade edilmektedir. Bunun Hristiyan din adamları tarafından dile getirilmesinin son derece kıymetli olduğunu belirtmek isterim.

Aynı şekilde Kudüs’ün statüsünün korunması konusunda da insanlık cephesinin, insanlık ittifakının ortak hareket etmesi gerektiği her olayla birlikte bir kez daha görülmektedir. Tabii İran savaşıyla ortaya çıkan tabloyu, ABD ve İsrail’in haksız ve hukuksuz bir şekilde İran’a yaptığı saldırının ardından oluşan durumu yakından takip ediyoruz.

Ateşkes sağlandı ancak İslamabad’daki müzakereler henüz istenilen şekilde ilerlemiyor. İslamabad’daki müzakerelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerektiğini ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir. Bu savaş haksız ve hukuksuzdur. Hiçbir şekilde daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır. Uluslararası toplum da ateşkesin tamamen barışa dönüşmesine güçlü bir destek vermelidir."

ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM MESELESİ

"Burada tabii birçok konu bulunmaktadır. Zenginleştirilmiş uranyum meselesi vardır. Hürmüz konusu vardır. İran’ın talep ettiği tazminatlar vardır. Bu haksız saldırganlığın sona ermesi için atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Güvenlik garantileri söz konusudur. İsrail saldırganlığının bundan sonra devam etmeyeceğine dair garantilerin nasıl oluşturulacağı çok önemlidir. Ancak tüm bunlar masada çözülebilir konulardır. Bu nedenle İslamabad’daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönülmemesi ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun tam destek vermesi gerekmektedir.

Tabii tüm bu gündemler içerisinde asla unutmamamız gereken konu Gazze’dir. İsrail, Lübnan’a saldırarak, başka yerlerde krizler çıkararak ve İran’a saldırarak Gazze’yi unutturmaya çalışmaktadır. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının yakından takip edilmesi gerekmektedir. Litani Nehri’ne kadar olan bölgede bir milyondan fazla kişi yerinden edilmiştir. Bu bölge hem hava hem de kara harekâtlarıyla işgal edilmektedir. İsrail işgalciliğine devam etmekte ve Lübnan’da hem insanları öldürmekte hem de tarihi değerleri tahrip etmektedir ve savaşın büyümesi için her türlü kışkırtıcılığı yapmaktadır. Burada insani felaket giderek büyümektedir. Ateşkes çağrılarına ve masa zemininin varlığına rağmen İsrail bunları dikkate almadan saldırganlığını sürdürmektedir. Bu nedenle Lübnan konusunda uluslararası toplumun yüksek bir hassasiyet göstermesi gerekmektedir.

Gazze’deki durumu da yakından takip ediyoruz. Aslında Gazze’de ikinci aşamaya geçilmesi gerekirdi ancak İsrail ilk aşamadaki yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmemekte ve ilk aşamayı da tahrip etmeye çalışmaktadır. Bu çerçevede tek taraflı dayatmalar ve şartlar öne sürmektedir. İsrail’in Gazze’de suikastlara ve kadınlar ile çocuklar dahil sivillerin öldürülmesine son vermesi gerekmektedir. Bu, ilk aşamanın sürdürülebilmesi için gerekli en temel insani zemindir. Yine ilk aşama için mutabık kalınan yardımların Gazze’ye tam olarak ulaşması ve Refah Kapısı’nın açılması gibi hususların yerine getirilmesi gerekmektedir. Ancak İsrail bunlardan da uzak durmaktadır. Bu nedenle ikinci aşamaya geçilmesini engelleyen taraf İsrail’dir. Ayrıca Batı Şeria’ya yönelik saldırılar devam etmekte ve Batı Şeria’nın Gazze’ye benzer bir duruma sürüklenmesi için yoğun çaba sarf edilmektedir. Bunun mutlaka önlenmesi gerekmektedir.

Tüm bu çerçevede değerlendirildiğinde dış politika gündeminde Sayın Cumhurbaşkanımızın mesaisi en yoğun şekilde barışın sağlanması ve diplomasi masalarının güçlendirilmesi ekseninde devam etmektedir. Bütün bu gelişmeleri değerlendiriyor ve yakından takip ediyoruz. Ülkemizin herhangi bir yerde kurulacak bir barış masası için en güvenilir liman olduğu tüm dünyanın gözü önünde açıkça görülmektedir. Bu dönemler insanlık ittifakı adına doğru ittifaklar kurmanın, doğru ilkeleri hayata geçirmenin ve kurallara dayalı uluslararası düzeni daha işler hale getirmenin zamanlarıdır. Bunun aksine hareket edenler ise daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaktır."

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:61
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Nisan 2026 18:53 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see149

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see145

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see144

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see144

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see144

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see142

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see141

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see138

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see138

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see138

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see138

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see138

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see137

Samsunspor Çorum FK MAÇ SONUCU İşte Samsun Çorum maçı özeti ve golleri (Süper Lig 5. hafta)

12 Eylül 2026 18:59see134

AK Partili Şen: Anayasa çalışmalarına hız verilecek

12 Eylül 2026 17:30see132

Frank Bowling’in eserleri Pera Müzesi nde

12 Eylül 2026 19:30see132

Dışişleri nden, ABD nin GKRY ye silah ambargosunu kaldırma kararını uzatmasına ilişkin açıklama

12 Eylül 2026 20:26see132

Bülent Arınç a Melih Gökçek ten sert yanıt: Herkes, kimin kimlerle yan yana geldiğini iyi görsün

12 Eylül 2026 20:15see132

Zeydi, Sincar da PKK bağlantılı grupların silahlarını devlete teslim edeceğini açıkladı

12 Eylül 2026 18:26see131

Google, İsrail için harekete geçti! Tüm dünyaya Tel Aviv den gidecek

12 Eylül 2026 21:10see131
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları