Ankara24.com
close
up
AKP Dedelere maaş vererek Alevilere darbe vurmak istiyor!

AKP Dedelere maaş vererek Alevilere darbe vurmak istiyor!

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Türkiye'de Alevilik, uzun yıllardır süregelen kimlik mücadelesinin ve devlet-toplum ilişkilerinin en kritik düğüm noktalarından birini oluşturmaktadır. Özellikle AKP-MHP iktidarının son dönemde Alevilere yönelik attığı adımlar, samimiyetten uzak, hem iç kamuoyunu hem de uluslararası otoriteleri oyalamaya yönelik kurnazca düşünülmüş entrikalardır.

Başta Avrupa Birliği (AB) İlerleme Raporları olmak üzere uluslararası raporlarda defalarca dile getirilen, Alevi yurttaşlara inançlarından dolayı yapılan sistematik ayrımcılık gerçeğinin bizatihi devlet eliyle yapılmasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. AB, zorunlu din derslerinden Cemevlerinin statüsüzlüğüne kadar pek çok alanda Türkiye’yi eleştirirken, devlet, en temel eşitlik taleplerini karşılama yönünde somut ve hukuki bir adım atmaktan imtina etmektedir. Hatta adım yerine, çok daha sinsi ve derin bir hamle geliştirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapısna baktığımızda açıkça toplumun arasına nifak sokmaktan başka bir işleve sahip olmadığı görülüyor.

Bu Başkanlık, görünüşte Alevi inancına hizmet etme amacı taşısa da, Alevi toplumu ve kanaat önderleri tarafından açıkça bir asimilasyon merkezi ve nifak sokma aracı olarak görmektedir. AKP-MHP İktidarı, bu yapıyı kullanarak Cemevlerini devlet kontrolü altına almayı ve en önemlisi, inanç önderleri olan Dedelere maaş bağlama konusunu gündeme getirerek, Alevi Yolu’nun kadim kurumu olan batıni felsefi Anadolu Alevi Ocak Sistemi’ni içeriden dönüştürmeyi hedeflemektedir. Bu, Alevi kimliğini kültürel bir ögeye indirgeme ve inançsal özerkliğini ortadan kaldırma yönelik bir girişimidir.

Devletin Alevi Dedelerine maaşa vaadi meşru değildir!

AB ve AİHM kararları, Türkiye’deki Alevi sorununun uluslararası alanda tescillendiğinin en somut kanıtlarıdır. AİHM, Cemevlerinin ibadethane olduğunu defalarca hükme bağlamış, zorunlu din derslerinin hak ihlali yarattığını tespit etmiştir.

AKP-MHP iktidarı, bu hukuki ve siyasi baskıyı ortadan kaldırmak yerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla bir tür "siyasi manikür" yapmaktadır. Bu manikür, eldeki kirli görünümü gizlemeye yöneliktir. Eğer niyet gerçekten eşitlik yurttaşlık olsaydı, atılacak ilk adım Diyanet İşleri Başkanlığı'nın (DİB) bütçesini tüm inançlara eşit dağıtmak veya DİB'i tümden kaldırarak laik bir devlet yapısına geçmek olurdu.

AKP-MHP iktidarının politikası, DİB'in devasa bütçesini korurken, Aleviliği merkeze, yani Kültür ve Turizm alanına çekerek, Cemevine Cami, Sinagog, Kilise ile aynı statüyü vererek değil, müzenin veya kültür merkezinin yanına konumlandırmaktır. Bu, Alevi kimliğinin inançsal bir hak olmaktan çıkarılıp, folklorik bir düzeye indirgenmesidir. Bu durum, AB'ye "bakın, Alevilerle ilgileniyoruz" mesajı vermek için tasarlanmış bir oyalama ve aldatma taktiğidir, gerçek bir çözüm iradesini yansıtmamaktadır.

AB'nin Türkiye raporları, Alevi yurttaşlara yönelik ayrımcılığın uluslararası düzeyde tescil edilen açık bir kayıttır. Raporlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin laiklik ilkesini çarpıtarak yalnızca Sünni-Hanefi inancına hizmet eden DİB’in desteklemesini ve Cemevlerini ibadethane statüsünde görmemesini sürekli eleştirerek siyasi iktidara hatırlatmaktadır.

AKP-MHP iktidarı, bu uluslararası baskıyı ve iç talepleri bertaraf etmek için samimi bir çözüm üretmek yerine, ABKCB'nı kurarak AB'ye "Bakın, bir adım attık" mesajı vermeyi amaçlamıştır. Bu, ayrımcılığı sonlandırmak değil, uluslararası eleştirileri savuşturmak için tasarlanmış bir siyasi manevradır.

***

İktidarın mevcut Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Dedelere maaş verme girişimi, Alevi toplumu içindeki en kritik tartışma konularından biridir. Bu sinsi hamle, Alevi kurumlarının özerkliğini yok etmeyi ve toplumu bölmeyi amaçlamaktadır. İktidar bu girişimiyle Alevilerin belini kırmak istiyor.

Kadim Alevi inancında, Dedelik Kurumu yüzyıllardır devletten bağımsız, Talipler’in gönüllü desteği ve inanç önderlerinin kendi öz gayretleriyle ayakta kalmayı başarmıştır. Bu yapı, hem inancın özgürlüğünü hem de Dedeler ile Talipler arasındaki ‘El ele el Hakk’a’ düsturuyla manevi eşitliği sağlamıştır.

***

Hacı Bektaş Veli evlatlarından Veliyettin H. Ulusoy Dede'nin kaleme aldığı eleştiri, sorunun inançsal boyutunu ve devletin tutumunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Onun görüşleri, devletin bu hamlesinin Alevi inancının özüne aykırı olduğunu gösteren bir manifesto niteliğindedir:

"Alevilik’te ve Aleviler’de Yol hizmetini yürütenler Talipleri gibi işinde, gücünde, tarlasında, bağında, bahçesinde, özel sektörde, devlet dairesinde (son dönemlerde bu daire Aleviler için hayli daraldı) çalışır ve üretirler.

Devlet eli ile Dedelik Kurumu’na müdahale edilmesi halinde ise Alevi toplumu içindeki bu eşitlik olgusunu zedeler ve aynı zamanda Aleviler içerisinde bir “fetva takımının” oluşmasına neden olur.

Alevilik’te ve Aleviler’de hiç kimse veya hiçbir organ “fetva makamı” değildir. Devlet eli ile yapılmak istenen ise Alevileri “terbiye etme” adına bir “fetva” makamı oluşturmaktır Oysa Alevi öğretisinin düsturları net ve açıktır. Örneğin, ‘eline, beline, diline sahip olmak.’ Bunun için herhangi bir “fetva” makamına gerek var mı? Kesinlikle hayır. "

Uzunca bir süredir Alevi toplumu tarafından dile getirilen taleplerin hiçbir yerinde 'Dedelerimizi maaşa bağlayın', 'Dedelerimize kadro tahsis edilsin', 'Dedelerimizi yetiştirin' vb. ifadeler yer almamıştır.

Devlet, Dedelerin Cem ibadeti yaptığı yeri ibadethane olarak tanımıyorsa, Dede’nin yürütmüş olduğu cemi ibadet olarak kabul etmiyorsa, mantıksal olarak Dede’nin kendisini de bizzat inkar ettiği sonucuna varılmaz mı?

Maaş, bağımlılık demektir. Maaşa bağlanan Dedeler, inançsal ve vicdani sorumluluklarını yerine getirirken, aynı zamanda maaşlarını ödeyen siyasi iktidarın iradesine de tabi olmak zorunda kalacaklardır. Bu, Alevi Yol'unda bir "biat" kültürünün oluşmasına zemin hazırlayarak, Alevi toplumunun siyasallaşmış ve bölünmüş bir yapıya dönüşmesine yol açacaktır. Maaş kabul eden ve etmeyen Dedeler arasında açılacak ayrılık, iktidarın Aleviler arasına nifak sokma amacına hizmet edecektir.”

Ulusoy Dede, Hakk Muhammet Ali Yolu’nun çarpıtarak devlet eliyle dönüştürülmeye çalışılmasını da şu sözlerle eleştirmektedir:

Alevi inancının temelini oluşturan Hakk-Muhammed-Ali Yolu, ne Diyanet'in, ne ilahiyat fakültelerinin ne de devletin asimilasyon amaçlı yetiştirdiği kadroların müdahalesine açıktır. Bu Yol, gönüllülük ve hizmet esasına dayalıdır.

Devletin mevcut Anayasası, kanun ve kaidelerinde dahi böyle bir uygulama yer almamaktadır.”

***

AKP-MHP iktidarının entrika ve oyalama üzerine kurulu mevcut politikası, Alevi inancını Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bir halk bilimi ögesi olarak görme çabasından başka bir şey değildir. Bu, Aleviliğin tarihsel, inançsal ve hukuki kimliğine yapılan en büyük saygısızlıktır.

Gerçek çözüm, AİHM kararlarının uygulanması, Cemevlerinin yasal ibadethane statüsü kazanması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Alevi ulularının işgal altındaki topraklarının iade edilmesi ve Diyanet'in tekelci fetva kurumu olma yapısının sonlandırılmasıdır. Alevi kurumlarının ve inanç önderlerinin bu maaş tuzağına karşı sergilediği kararlılık, kadim Alevi ruhunun özerkliğini ve Hakk Muhammed Ali Yolu’nun saflığını koruma mücadelesinin en güçlü göstergesidir.

Asıl sorun Alevilerden kaynaklanmıyor. Devletin Alevi varlığını eşit, özerk ve saygın bir inanç olarak kabul etme iradesini göstermemesinden kaynaklanıyor. Devletin artık bu iradeyi gösterme zamanı gelmiştir. Aksi takdirde, devletin ve AKP-MHP iktidarının attığı her adım, entrika ve asimilasyon çabasından öteye geçmeyecektir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:88
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Aralık 2025 06:24 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail den beklenmedik Türkiye açıklaması! Netanyahu kafayı yiyecek: Türkler bölgeyi...

31 Temmuz 2026 19:09see161

TCMB den Döviz Dönüşüm Desteğine Yeni Düzenleme

01 Ağustos 2026 01:48see157

Kalp moda yı değil bilim i seviyor Haberler

31 Temmuz 2026 17:42see153

Markette kan donduran anlar: Gözü dönmüş cani çocuğu defalarca yere fırlattı

31 Temmuz 2026 19:45see152

Üç CHP li Başkan AKP ye katılıyor: Rozeti Erdoğan takacak Sözcü Gazetesi

01 Ağustos 2026 00:09see151

Türkiye deki STK lerden Lübnan a 1,2 milyar lira değerinde insani yardım

31 Temmuz 2026 21:25see149

Portekiz Süper Kupası’nda şampiyon Porto!

02 Ağustos 2026 01:36see148

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman dan BM ziyareti değerlendirmesi: Atraksiyon çok, ciddiyet eksik

01 Ağustos 2026 17:56see148

850 milyonluk foreks vurgunu

01 Ağustos 2026 07:05see148

Ağaçları kökünden söktü, çatıları uçurdu, tekneleri kıyıya attı Sözcü Gazetesi

01 Ağustos 2026 02:34see148

Yıldızların altında tiyatro zamanı

01 Ağustos 2026 00:32see147

AB: Schengen Bölgesi nin İspanya ya kapatılmasına ilişkin süreç mevcut durumda başlatılamaz

31 Temmuz 2026 21:41see146

Madrid’in dış politikasına “göçmen freni” mi… İspanya’daki göç krizi Avrupa’yı ayağa kaldırdı

01 Ağustos 2026 07:08see146

Erdoğan: Gençlik bu milletin atardamarıdır

01 Ağustos 2026 07:18see145

Sanipak’ın Arch Peninsula bünyesine katılma süreci tamamlandı

31 Temmuz 2026 21:24see144

Uşak Belediyesi soruşturmasında 9 tutuklama Son dakika haberleri

01 Ağustos 2026 00:41see144

Ava Yaman’dan Spiderman li paylaşım: Eklediği etiketler sosyal medyayı karıştırdı

31 Temmuz 2026 18:17see143

Apar topar bitirildi! Sevilen program yayından kaldırıldı

31 Temmuz 2026 17:29see141

Valilik açıkladı: Üsküdar Belediyesi nde seçim tarihi belli oldu

01 Ağustos 2026 19:39see141

ABD de F 35B hayalet savaş uçağı düştü

01 Ağustos 2026 01:05see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları