Ankara24.com
close
up
Menu

Sakarya da nakliye aracı şarampole devrildi: 1 ölü Son dakika haberleri

Gökbilimciler Dünya dan 23 kat daha ağır dev bir kayalık gezegen keşfetti

BİNA İŞLERİ YAPTIRILACAKTIR

Adana Çukurova’da baba ve oğul öldü, anne ağır yaralandı

Tokat ta okul bahçesinde kavga: 2 yaralı

Atletico Madrid sezona galibiyetle başladı Sözcü Gazetesi

İstanbul Valiliği nden açıklama: Zeytinburnu açıklarındaki gemiden yardım çağrısı

İSTANBUL ANADOLU 38. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tan Akdeniz Oyunları öncesi milli sporculara destek mesajı!

Donald Trump ile asistanı arasındaki ilişki iddiası First Lady Melania Trump ı rahatsız etti! Beyaz Saray dan tepki

Şampiyonlar Ligi nde play off turu ilk maçları sona erdi Sözcü Gazetesi

ABD Başkanı Trump tan İran a benzeri görülmemiş ekonomik operasyon ilanı Dış Haberler

Türkiye’de bu gidişle sadece 2 meslek kalacak Sözcü Gazetesi

Hanka Paldum, Saraybosna Film Festivali’ne, sırtında Filistin haritası bulunan elbisesiyle katıldı

Talihsizliğin de böylesi! Önce elektrik çarptı sonra çatıdan düştü Sözcü Gazetesi

DMM den Gazi Uyum Evi iddialarına yalanlama

Her 2 kişiden 1’i borç batağında Sözcü Gazetesi

Kafatası kemiğinde beyni koruyan yeni bir bağışıklık organı keşfedildi

Trump, İran a yönelik eşi benzeri görülmemiş ekonomik savaş ilan etti

Otomobildeki gizli bölmede uyuşturucu ele geçirildi: 1 şüpheli tutuklandı

Aileyi nasıl kurtaracağız? Yusuf Dinç

Aileyi nasıl kurtaracağız? Yusuf Dinç

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Ekonominin en başat tartışma alanlarından birisi nüfustur. Klasik yaklaşımlar karanlık taraftan okunur. Bunlara göre nüfus artış hızı problemdir ve baskılanmalıdır. Bazı yaklaşımlar her toplulukta %2,5 süper zekâ ürediğini ve sistemin sürdürülebilirliği için mümkün mertebe bu profillere sahip olunmasını vazeder. Diğer yaklaşımlar bu ikisi arasında konumlanır. Ama hepsi nüfusun sayısıyla ilgilidir. Bugünse nüfusu sayısıyla değil yaşıyla tartışıyoruz. Üretici insandan tüketici insana geçtiğimiz için…

Ekonominin en başat tartışma alanlarından birisi nüfustur. Klasik yaklaşımlar karanlık taraftan okunur. Bunlara göre nüfus artış hızı problemdir ve baskılanmalıdır. Bazı yaklaşımlar her toplulukta %2,5 süper zekâ ürediğini ve sistemin sürdürülebilirliği için mümkün mertebe bu profillere sahip olunmasını vazeder. Diğer yaklaşımlar bu ikisi arasında konumlanır. Ama hepsi nüfusun sayısıyla ilgilidir.

Bugünse nüfusu sayısıyla değil yaşıyla tartışıyoruz. Üretici insandan tüketici insana geçtiğimiz için…

Dünyanın kapitalist parçasında gerçekten bir yaşlanan nüfus problemi var. Ve biz de gençliğimizle övündüğümüz günleri çok çabuk geçtik. Artık tartışmanın büyük bir parçasıyız. Globalleşmemizin ne denli şiddetli olduğunu göstermeye daha iyi bir örnek bulunamaz herhalde. Biz de kapitalist yarı kürenin içindeyiz. Kapitalizmin birey odaklılığının bir sonucu olarak bedel ödüyoruz. Doğrusu fert+toplum odaklı olmalı idik. Diğer taraftan kapitalist düzenlemelerin ve kapitalist ekonominin bir sonucu olarak bedel ödüyoruz. Ve en üstte kapitalist düşüncenin toptan bedelini ödüyoruz.

Tüketim toplumlarının makus kaderine tutulduk. Hem de tüketmeye takati olmayan bir tüketim toplumunun…

Bu yazıya madem kapitalistik bir problemle başladım. Durun şu kapitalizmi de bir anlatayım. Çünkü kapitalizmi anlamadan farkındalıklı bir hayat yaşanamaz. O kadar içindeyiz ki ne kadar kapitalist olduğumuzun bile farkında değiliz.

İnsanın nefsini en iyi anlamış düşüncedir, kapitalist düşünce. Nefis fıtratın bir bileşenidir ve kapitalizm nefsi doğru ele alırsa fıtratın tamamını esir alabileceğini bilir. Ve bunu yapar. İyi de yapar. İnsanı böylece nefsinin kontrolüne verir. Kendi kendini prangalayan insanın kendine başkaldırması absürt olacağından sistemini işletir.

Kapitalizm, nefis ne kadarını kuşatmış olursa olsun fıtratla çelişmemeyi benimser, çelişmez. Amma eğer fıtratla çelişmek de fıtratsa bununla da çelişmez. Kendine göre yeterince fıtrat bulur zaten. Bir tane bile tam kapitalist olsa yeter. Geri kalanı zaten buna sunduklarını gösterip çatıştırarak yönetebilir.

Kapitalizm bir anlamda gücünü fıtratların fıtratlarla çekişmesinden (rekabet) alır. Bir insan standardı falan istemez. Her insanı kendine yazar. Dervişler ve kapitalizmi tanıyıp kapitalist olmamayı seçen normal insanoğlu hariç… Bir de kapitalizmi tanımayıp tanıma durumunda da olmayanlar hariç…

Peki neden razıyız kapitalizmin bizi elleşlemesine? Çünkü “hızlı” gelen menfaatlerimiz var.

Kapitalizmin şekillendirdiği tersine fıtrat rekabetinden doğan kaotik düzen sayesinde bugün bu yazıyı ileri teknoloji cihazınızdan okuyabiliyorsunuz. Rahat bir koltukta oturuyorsunuz. Bir cam bardaktan çay içiyorsunuz. O kirlenince yeni bardağa çayınızı dolduruyorsunuz. Şehirlerde yaşıyorsunuz. Hiçbir temel ihtiyaç sorununuz yok. Kapıdan 20 metre ileride canınızın çektiği yahut çekmediği her şey hazır. Artık mıntıkanız camiye mesafesini değil, AVM’ye mesafesini ölçüyorsunuz. Buzdolabınızda kış günü tüm yaz meyveleri ve sebzeleri var. Kadınlar tarih boyunca ilk defa çalışmadan evinde oturuyor. Mal bakmıyor, tavuk kişelemiyor, tarla sürmüyor, bağ bozmuyor. Kızlar okula gidiyor. Kimse oğlanlara sırtını yaslamak derdinde değil. Kışın üşümüyor, yazın terlemiyorsunuz. Bir yerden bir diğerine kısa sürede gidiyorsunuz. Çeşmelerinizin yerini yolüstü marketleri almış. Yerin derinliklerinde, denizin diplerinde, uzayın enginliklerinde faaliyetler yapılıyor. İstediğiniz her yerde rahat bir yatak bulabilirsiniz. Yağ var, bal var, tuz var, şeker var… Bulduğunu değil, istediğini yemek var. Eski beylerin, ağaların, sultanların, kralların hayatını yaşıyorsunuz… En basitinden herkesin beyaz gelinlikli bir düğünü oldu. Bu ancak saraylarda olurdu. Temel ihtiyaçlarını karşılamak peşinde bir ömür tüketmek yerine insanı hayvanlardan farklı kılan kabiliyetlerinizi kullanabiliyorsunuz.

Aslında sağlıklı bir aile, bir toplum, bir medeniyet inşa etmek için her şey hazır. Gel gör ki sonuç tam aksine. Medeniyet darmaduman, toplum yozlaşmış, aile kaçınılası bir kabusa dönmüş…

Evet saydıklarımın hepsini ve çok daha fazlasını veriyor kapitalizm. Tabi bir bedel karşılığı… O bedel de değerlerimiz. Bunlara sahip olabilmek veya elimizdekilerden vazgeçmemek için herkes de razı bu takasa. Al değerleri ver her neyi vereceksen… Bunlar gene olurdu ama kapitalizm hızlandırdı. Üstümüze resmen boca etti vaatlerini. Hatta artık olağanüstü keşifler, icatlar, teknolojiler bizi şaşırtmıyor.

Fıtrat çatışmasının değil, yaratılmış dengesizliğin bir sistem ve düzen doğurduğuna, Allah’ın adaleti dağıtan el olarak insana anlam yüklediğine herkes kayıtsız artık.

Bu şartlarda aileyi nasıl kurtaracağız sorusunun cevapları da tüketime dönük geliyor. Yahut sorumluluğu toplumdan alıp devlete yüklüyor.

Şimdiye kadar bu konuda en beğenilen öneri üç çocuğu olana araç ÖTV’si istisnası getirilmesi oldu. Bu bir öneri değil aslında. ÖTV’nin ne büyük bir zulüm olduğunu anlatan bir çığlık…

Bugünlerde gençlerin belli yaştan önce çocuk sahibi olan erkeklere askerlik indirimleri gibi önerilerini işitiyorum. Hatta 30 yaşına kadar üç çocuğu olan askerlikten muaf olsun gibi yaklaşımlar gelişmiş. Olabilir. Bedelli askerlikten daha iyi fikir.

Ama mesele bu değil. Çözüm de bunlar değil bence. Kendi kuşağımın deneyimine bakıyorum. Sosyal denetimin önemli bir rol oynadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Yani kaybettiğimiz hatta hep beraber mezarını kazıp hep beraber gömdüğümüz çevre baskısı etkiliydi. Bir dönüşüm kuşağı olan 80’lilere bakın sosyal denetim altındakiler evli gerisi bekar…

O zaman bekarları dürterdi aile, akraba, eş-dost, mahalle… Evliliği ve aile kurmayı gündemden indirmezdi. Sinir bozucu şiddette bir baskı kurardı ama şimdi geri dönüp bakınca ne iyi yapmışlar diyorum.

Ev alma baskısı, çocuk yapma baskısı peşi sıra gelirdi. Hepsi de sonuç verirdi. Çünkü öyle salt baskı değildi, destekle beraber gelirdi.

Ama vazgeçtik. Huzurlu bir savaşı, huzursuz bir barışla değiştirdik.

Şimdi bu baskı olmadan herkes büyük ve sonsuz bir konfor içindeyken kim kalkıp da aile kuracak? Çocuk yapacak, ev alacak?

Evet, bunun doğru yol olmadığını düşünüyorsanız haklısınız. Ama biz yeni düşüncemizi, yani kapitalizmi, olgunlaştıramadan sosyal denetimi kaldırdık. Yerine sosyal demokrat denetçi teyzeler geldi, sokakta başörtülü kadınları taciz eden…

Eğer kapitalizmden bir geri dönüş öngörmüyorsanız; deneyimlediğimiz bu en ilkel tür kapitalizme sosyal denetimi de geri getiremiyorsanız; keten helva yanar. Makro demografik çözümlere dönüp Orta Asya gözünüzü dikersiniz.

Aileyi kurtarmak istiyorsak önce değerlerimizi kapitalizme rehin vermeyi bırakacağız.

Sosyal denetimi yeniden toplumun koduna yazamazsak bugünkü Türkiye’de hiçbir teşvik, hiçbir muafiyet, hiçbir ekonomik düzenleme tek başına nüfusu da aileyi de kurtaramaz. Bu mesele devletin değil, milletin iradesiyle çözülebilir.

Aile yılı da ancak böyle bir yüzleşmeyle anlam kazanır. İşte benim sözüm budur.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:159
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Kasım 2025 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sakarya da nakliye aracı şarampole devrildi: 1 ölü Son dakika haberleri

20 Ağustos 2026 00:46see198

Gökbilimciler Dünya dan 23 kat daha ağır dev bir kayalık gezegen keşfetti

20 Ağustos 2026 00:14see193

BİNA İŞLERİ YAPTIRILACAKTIR

20 Ağustos 2026 00:09see190

Adana Çukurova’da baba ve oğul öldü, anne ağır yaralandı

20 Ağustos 2026 00:34see190

Tokat ta okul bahçesinde kavga: 2 yaralı

20 Ağustos 2026 00:49see190

Atletico Madrid sezona galibiyetle başladı Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 00:33see189

İstanbul Valiliği nden açıklama: Zeytinburnu açıklarındaki gemiden yardım çağrısı

20 Ağustos 2026 00:43see186

İSTANBUL ANADOLU 38. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

20 Ağustos 2026 00:02see182

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tan Akdeniz Oyunları öncesi milli sporculara destek mesajı!

20 Ağustos 2026 02:28see181

Donald Trump ile asistanı arasındaki ilişki iddiası First Lady Melania Trump ı rahatsız etti! Beyaz Saray dan tepki

20 Ağustos 2026 00:06see181

Şampiyonlar Ligi nde play off turu ilk maçları sona erdi Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 00:29see176

ABD Başkanı Trump tan İran a benzeri görülmemiş ekonomik operasyon ilanı Dış Haberler

20 Ağustos 2026 04:04see175

Türkiye’de bu gidişle sadece 2 meslek kalacak Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 05:31see174

Hanka Paldum, Saraybosna Film Festivali’ne, sırtında Filistin haritası bulunan elbisesiyle katıldı

20 Ağustos 2026 04:17see173

Talihsizliğin de böylesi! Önce elektrik çarptı sonra çatıdan düştü Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 00:01see173

DMM den Gazi Uyum Evi iddialarına yalanlama

20 Ağustos 2026 03:03see173

Her 2 kişiden 1’i borç batağında Sözcü Gazetesi

20 Ağustos 2026 05:31see169

Kafatası kemiğinde beyni koruyan yeni bir bağışıklık organı keşfedildi

20 Ağustos 2026 00:22see168

Trump, İran a yönelik eşi benzeri görülmemiş ekonomik savaş ilan etti

20 Ağustos 2026 04:36see167

Otomobildeki gizli bölmede uyuşturucu ele geçirildi: 1 şüpheli tutuklandı

20 Ağustos 2026 01:59see166
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları