Ailelerin görünmeyen yükü RSV: Bebeklerde Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) nedir? Sağlık Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
SALİHA ENGİN/İSTANBUL
Bebeklik döneminin en yaygın ancak en az bilinen solunum yolu enfeksiyonlarından biri olan Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV), yalnızca çocukların sağlığını değil, ailelerin tüm yaşam düzenini derinden sarsıyor. El Bebek Gül Bebek Derneği'nin 1061 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği 59 sorudan oluşan kapsamlı araştırma, RSV’nin aileler üzerindeki ekonomik, sosyal ve duygusal yükünü çarpıcı verilerle ortaya koydu.
"RSV’yi Tanı” başlığıyla paylaşılan bulgular, virüsle ilgili toplumsal bilgi eksikliğini ortaya koydu.
YÜZDE 93 ÖNERİLMEDİ DEDİ
Türkiye’de bebeklerin büyük çoğunluğu, yaşamlarının ilk iki yılında RSV’ye bağlı bronşiolit ve zatürre gibi ciddi solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşı karşıya kalıyor. RSV yalnızca risk grubundaki bebekleri değil, sağlıklı ve zamanında doğmuş bebekleri de etkiliyor. Araştırma, RSV’ye yönelik toplumsal farkındalığın hâlen istenilen düzeyde olmamasının, ailelerin bu zorlu süreçte kendilerini çoğu zaman yalnız ve desteksiz hissetmelerine, ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor.
Araştırma bulgularına göre, Ebeveynlerin yüzde 93,92u çocukluk çağı aşılarını düzenli yaptırıyor. RSV bağışıklanmasındaki nedeni aşı karşıtlığı değil, virüsün ve korunma yöntemlerinin tanınmaması. RSV bağışıklaması yaptırmama nedenleri ise yüzde 55 bilmediğim bir bağışıklama yöntemi derken yüzde 19 yan etkilerinde korkarım dedi. Ebeveynlerin yüzde 64’ü güvenilir kaynak olarak hekim ve hemşireleri gördüğünü söyledi. Ebeveynlerin sadece yüzde 7,4’ü hekimlerden RSV bağışıklaması hakkında bilgi aldığını söyledi. Katılımcılara RSV bağışıklamasının doktor tarafından önerilme durumu sorulduğunda ise yüzde 93 önerilmedi yüzde 7 önerildi dedi.

AİLELER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ FAZLA
Beşiktaş’ta düzenlenen “RSV’yi Tanı” başlığıyla düzenlenen toplantıya ilişkin bulgular paylaşan El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı, Uzman Psikolog İlknur Okay,
“RSV 0-2 yaş bebeklerde çok sık görülmesine, ayaktan tedavi ve hastane yatışına kadar giden bir süreç olmasına rağmen, 1061 anne-baba ve hamilelerle Türkiye genelinde yaptığımız araştırmaya göre, ebeveynlerin yüzde 87’sinin bu virüsü daha önce hiç duymadığını tespit ettik. Ayrıca, çocuğu olan ailelerin yüzde 90’ı doğum sonrası hastaneden taburcu olurken veya rutin kontroller sırasında, doktor veya hemşirelerinden RSV konusunda bilgi alamadıklarını belirttiler. Bu sonuç, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir”
dedi.
RSV konusunda bilgiye zamanında ulaşamamanın süreci daha yıpratıcı hale getirdiğini ifade eden Okay, “
Araştırma bulgularına göre yoğun kaygı, iş gücü kaybı ve ekonomik yük, RSV sürecini aileler açısından daha ağır bir tabloya dönüştürüyor. RSV sürecinde bebeğin nefes almakta zorlandığı her anın ebeveynler için hayatın durduğu bir döneme dönüşüyor. Bu süreçte ailelerin sosyal yaşamdan uzaklaşıyor, günlük rutinlerin yerini belirsizlik ve sürekli endişe alıyor”
ifadelerini kullandı.

TÜM BEBEKLERİN HASTALIĞI
RSV hakkında bilgi veren Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca “RSV, çoğu zaman basit bir nezle gibi başlıyor ancak, özellikle ilk iki günden sonra hızla bronşit ve zatürreye ilerleyerek küçük bebeklerde ciddi solunum sıkıntısına yol açabiliyor. En çarpıcı gerçek ise, RSV sebebiyle hastaneye yatırılan bebeklerin büyük bölümünün zamanında doğmuş ve daha önce tamamen sağlıklı çocuklar olmasıdır. Bu nedenle RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebekleri etkileyebilen bir virüs olarak ele alınmalıdır.”
İYİ YÖNETİLEBİLİRSE ÖNLENEBİLİR
RSV’nin sağlık sistemine etkisini değerlendiren Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise şöyle konuştu:
“RSV, sadece bir virüs değil, aynı zamanda sağlık sistemleri açısından iyi yönetilmesi gereken hastalık yükü olarak değerlendirilmeli. Her yıl 100 binin üzerinde hastane yatışına ve giderek artan yoğun bakım ihtiyacına yol açan bu yük, doğru ve zamanında önleyici yaklaşımlarla büyük ölçüde azaltılabilir. Ancak gerekli adımlar atılmadığı sürece, bu tablo ne yazık ki her yıl tekrar etmektedir.”
dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:22
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Şubat 2026 19:38 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















