ABD İran anlaşma taslağından sızan detaylar Yahya Bostan
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
İran’da dananın kuyruğu kopmak üzere. İlan edilen takvime göre, yarın ateşkes sona eriyor. Masa kurulacak mı, ateşkes uzayacak mı yoksa bir anlaşma mı çıkacak? Hafta sonu,
Antalya Diplomasi Forumu
kulislerine yansıyan bilgiler iki tarafın anlaşmaya çok yakın olduğunu söylüyordu. Taslakla ilgili perde arkası notlarımız var. Aktaracağız. Ama önce mevcut tabloyu ortaya koyalım.
“BAVULLAR HAZIR, BEKLİYORUZ” MESAJI
Bir önceki yazıda (
ABD-İran: İlk düğmeyi yeniden ilikliyorlar
, 17 Nisan) tarafların “Önce ön görüşmelerle mutabakat sağlayalım, sonra masaya oturalım” noktasına geldiğini yazmıştık. Bu kapsamda
Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Münir
Tahran’a gitmiş,
Pakistan Başbakanı Şerif
ise S. Arabistan, Katar, Türkiye’yi kapsayan bölge turuna çıkmıştı. Antalya’da,
4’lü (Türkiye, S. Arabistan, Mısır, Pakistan) koordinasyon toplantısının
üçüncüsü yapılıyordu. Hava pozitifti. İkinci tur müzakerelerin gerçekleşmesi olasıydı. Çünkü, Amerikalılar, “Bavulumuz hazır, Pakistan’dan haber gelmesini bekliyoruz” demişti.
Buna rağmen bazı belirsizlikler vardı. Son tahlilde… Mesajlar Pakistan aracılığıyla taraflara iletiliyor; daha sonra İran tarafı Devrim Muhafızlarıyla, ABD ise İsrail’le yeniden müzakere ediyordu. Yani bu müzakereler sadece masaya oturan taraflar arasında yapılmıyordu. Kırılganlık ve karmaşa (Lübnan ateşkese dahil mi değil mi tartışması mesela) biraz da bundan kaynaklanıyor.
“İSRAİL’İ İPLERİNDEN TUTARAK GETİRDİM”
Belli ki;
ABD Başkanı Trump
“İran’dan onurlu bir çıkışı” çok istiyor. Lübnan’da 10 günlük ateşkesi zorlayarak İsrail’i durdurması ikinci turun önünü açtı (Demiş ki “
Ben İsrail’i ‘iplerinden tutarak’ razı ettim
, bu benim iyi niyetimin zekatı. İran bu yüzden anlaşmalı.”) Ancak yine Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nda blokajı sürdürme kararı (ve bir önceki yazıda vurguladığımız mayın gemisi hareketliliği) Tahran’da güven bunalımına yol açtı.
İran, ikinci tur müzakerelerin başlaması için Hürmüz’ün açılmasını şart koşuyor.
ABD ise Hürmüz’e uyguladığı blokajın Tahran üzerinde baskı yarattığını ve işe yaradığını düşünüyor. Bu yüzden bu baskıyı bir anlaşma sağlanana kadar sürdürme arayışında.
ŞARTLAR MASAYI ZORUNLU KILIYOR
Bu yazı kaleme alındığı sırada tablo şuydu: Trump, doğrudan müzakereler için ekibini Pakistan’a göndereceğini açıkladı. İran’dan ise karışık sinyaller geliyor. Hürmüz açılmadan masaya oturmayacağını söylüyor. Sahada da Hürmüz kaynaklı gerilim yükseliyor. İran, blokajı kırmaya çalışan bazı gemilere ateş açtı, ABD ise bir İran gemisine el koydu.
Kanaat şudur: İlk turda tarafları ön anlaşma yapmadan masaya oturtan şartlar (Ekonomik baskı, uluslararası izolasyon, askeri hedeflere ulaşamama vs), ikinci turu yapmaya ve “
hatta sorunlar çözülmese de tarafları bir barış ilanına
” zorluyor. Dolayısıyla o masa bugün olmazsa da önümüzdeki süreçte muhtemelen kurulacaktır.
ANLAŞMA YÜZDE 80 TAMAM GİBİ
Şimdi gelelim kulislere yansıyan perde arkası bilgilere.
Paket paket bazı konularda belli oranlarda anlaşmış görünüyorlar.
Vekil güçler ve İran’ın füze kapasitesi meselesini ABD’nin ikincil derecede gördüğünü düşünüyorum. En önemli anlaşmazlık konusu İran’ın nükleer programıydı. 460 kg civarında, yüzde 60 zenginleştirilen uranyum ne olacak? İran, nükleer programına ne zaman başlayabilecek? Tartışma konuları buydu.
Hava şu:
Nükleer meselelerde yüzde 80 mutabakat var gibi. Zenginleştirilmiş uranyumun üçüncü bir ülkeye gönderilmesi konusunda anlaştılar.
Bu ülke, nükleer kapasitesi nedeniyle Pakistan olabilir. Ancak
Türkiye dahil başka ülkeler de konuşuluyor.
Bir ara not: Bu yüzde 60 zenginleştirilen uranyumun seyreltilmesi meselesi de vardı. İran’ın geçtiğimiz yıla kadar bu oranı yüzde 20 dolayında tuttuğunu ancak 12 Gün Savaşı’ndan sonra yüzde 60’a yükselttiğini öğrendim. İran bir anlaşma olması halinde yeniden yüzde 20’e inmeye açık kapı bırakıyordu.
YIL KONUSU NETLEŞMEDİ
İran’ın uranyum zenginleştirme programına yeniden, nasıl başlayacağı ikinci tartışma konusuydu. ABD, “20 yıl hiçbir şey yapma, sonra başla” diyor. İran, “5 yıl” önerdi. Gördüğüm kadarıyla,
10-12-15 yıl seçenekleri üzerinde duruluyor.
Burada henüz bir netlik yok. Ama her iki taraf da şunun farkında:
İran’ın nükleer altyapısı bu saldırılarda ciddi zarar gördü.
Yer altındaki tesislerin durumu bilinmiyor bile.
İran bugün istese muhtemelen 10 yıldan önce zenginleştirme faaliyetine başlayamaz.
Bu yüzden, İran’ın “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı onay verene kadar hareket etmeyiz” noktasında olduğunu düşünüyorum.
İRAN HÜRMÜZ’Ü İSTİYOR
Peki, Hürmüz?
ABD ve İran, Hürmüz’ün “bölüşülmesi” konusunda anlaşmıştı.
Körfez ayağa kalkınca bu plan rafa kalktı. İran, Boğaz’ın kendi kıyısına bakan yarısında statüko değişimini koruyacağı mesajını veriyor. ABD buna sessiz kalabilir. Boğaz’da askeri varlığını artırarak, Körfez’in karşı çıktığı
“bölüşme” anlaşmasını de facto (uygulamada) hayata geçirebilir.
Özetlersek… Hava pozitif. (-Mış gibi de olsa) barışa giden rota oluşturuldu. Ama yaşanan zikzaklara bakarsak… Masanın devrilme ihtimali de var. ABD’nin Hürmüz ısrarı süreci tıkıyor. Özellikle İsrail’in (ve bence Devrim Muhafızlarının da) olası hamlelerini hesaba katmak gerekiyor. Umut bu kadar yükselmişken süreç tekrar çatışmaya evrilirse gerçekten yazık olur.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:31
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Nisan 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















