A Milli Takım ın Dünya Kupası na erken vedası sonrasında Montella ve Hacıosmanoğlu na eleştiri: Başarısız tablodan nasip değilmiş, kısmet değilmiş ...
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
A Milli Futbol Takımımız, 24 yıl sonra katıldığı Dünya Kupası'na grup aşamasında veda etti. Turnuvadaki ilk iki maçında Avustralya ve Paraguay'a mağlup olan ve elenmesi kesinleşen Ay-yıldızlılar, prestij için çıktığı üçüncü ve son maçında turnuvanın en sahiplerinden olan grup lideri ABD'yi 3-2 mağlup etti.
GÜNTEKİN ONAY, MEHMET AYAN VE FIRAT AYDINUS'TAN MİLLİ TAKIM DEĞERLENDİRMESİ
A Milli Takım'ın Dünya Kupası'nda yaşadığı hüsranı Hürriyet yazarları Güntekin Onay, Mehmet Ayan ve Fırat Aydınus bugün kaleme aldıkları köşe yazılarında değerlendirdi. İşte o yazılar;
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
GÜNTEKİN ONAY: AY-YILDIZLI FORMANIN DEĞERİNİ BİLEREK MÜCADELE ETTİLER!
Dünya Kupası’na veda ederken bir kez daha içimiz buruldu. ABD’nin rotasyonlu kadrosunu mağlup ederken tüm dünyaya gol atabildiğimizi ve maç kazanabildiğimizi gösterdik. İşe yaradı mı? Hayır.
Avustralya ve Paraguay’a gol atamadan kaybetmek, 24 yıl aradan sonra gittiğimiz Dünya Kupası’ndan böyle kolay bir grupta sonuncu olarak elenmek inanılır gibi değil.
Ne yazık ki Sinyor Montella, kendini başarılı görse de, yaptığı hatalı tercihler eve erken dönmemizi sağladı. Avustralya karşısında Kerem Aktürkoğlu’nu santrfor oynatmak, Paraguay ile yapılan ikinci maçta da aynı hatayı göz göre göre tekrar etmek kabul edilebilir bir futbol yanlışı değil.
Orkun Kökçü gibi teknik, zeki ve oyunu hızlandırma becerisine sahip üst düzey bir oyuncuyu yok saymanın da ne kadar yanlış olduğunu dün ABD karşısında gördük. Ozan Kabak ve Salih Özcan’ı ilk kez oynatmak, formalite maçında sahaya sürmek de Montella’nın daha önceki hatalarının adeta bir belgesi gibi oldu.
ARDA KALİTESİNİ ORTAYA KOYDU
Dün Arda Güler ilk kez kalitesini ortaya koydu. Gol attı, atakları organize etti. Tüm oyuncularımız ay yıldızlı formanın değerini bilerek mücadele ettiler.
ABD karşısında galip gelmek yüzümüzde acı bir tebessüm bıraktı. Lider olarak bir üst tura çıkma potansiyelimiz varken böyle bir grupta sonuncu olmak gerçek anlamda çok büyük bir hayal kırıklığı. “Nasip değilmiş, kısmet değilmiş” edebiyatı ile bu Dünya Kupası’ndaki başarısız tablodan ders çıkaramayız.
Türkiye Futbol Federasyonu ve teknik ekip öncelikle başarısızlığı kabul ederek net ve somut bir durum değerlendirmesi yapmalı. Şu bilinmeli ki Milli Takım herkesin ve her şeyin üzerindedir. Kimsenin keyfi kararlarını bu millet taşımak zorunda değil.
FIRAT AYDINUS: ABD'Yİ YENMEMİZ GERÇEKLERİ GÖZARDI ETMEMİZE NEDEN OLMAMALI!
Dünya Kupası’na veda etmek üzücü. Özellikle de rahat çıkabileceğimiz bir grupta, üstelik ev sahibi ABD’yi yenmiş olmamıza rağmen turnuvaya sadece altı gün sonra veda etmek insanın canını sıkıyor.
Üstelik bu tablo, rakiplerin bizden çok daha nitelikli olmasından kaynaklanmıyor. Tam aksine, kendi seviyemizin çok altında bir performans sergilememiz ve beceriksizliğimiz bu sonucun en büyük nedeni oldu. Yine de son maçta ev sahibi ABD’yi mağlup etmek, en azından itibar açısından küçük de olsa bir teselli verdi. Ancak bu galibiyet, yaşanan gerçekleri gözardı etmemize neden olmamalı.
KAFA YAPISININ DEĞİŞMESİ ŞART
Şimdi önümüzde eylül ayında başlayacak UEFA Uluslar Ligi var. Belçika, İtalya ve Fransa ile aynı gruptayız. Eğer milli takım adına alınacak bir karar varsa, bu maçlar başlamadan önce ivedilikle alınmalı. Eğer “devam” kararı verilecek ve teknik heyet ile bazı oyuncular konusunda aynı çizgi sürdürülecekse, en azından bu turnuvadan çıkarılan dersler doğrultusunda kafa yapısının değişmesi şart.
Yapılan açıklamalar ve verilen demeçler ışığında görünen tablo, Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve Montella’nın “devam” kararı aldığı yönünde. Zaten milli takım döndükten ve Dünya Kupası macerası sona erdikten sonra kamuoyunun odağı yeniden kulüplere, transferlere, hazırlık kamplarına ve Avrupa kupalarındaki ön eleme maçlarına kayacak.
TFF İÇİN SEÇİM İHTİMALİ DÜŞÜK
Bu süreçte kulüplerin federasyonun değişimi için ciddi bir girişimde bulunacağını düşünmüyorum. Kaldı ki federasyon bu yönde bir karar almasa ve kulüpler imza toplayarak olağanüstü seçim sürecini başlatmaya çalışsa bile, seçimin gerçekleşmesi en iyi ihtimalle 3-4 ayı bulacaktır. Böyle bir tabloda da kimsenin, sadece 5-6 aylık bir dönem için federasyon başkanlığına talip olmak isteyeceğini sanmıyorum. Zira bir yıl sonra zaten olağan seçim var.
YENİ KARARLAR ALINABİLİR
Bu aşamada kulüplerin federasyonla en önemli temas noktalarının “10+4” yabancı kuralı ve harcama limitleri hakkında olacağını düşünüyorum. Eğer federasyon bu konularda kulüplerin taleplerini karşılar ve taviz verirse, sezon başlayana kadar herhangi bir değişim yaşanacağını öngörmüyorum. Ancak lig başladıktan sonraki süreç içinde ortaya çıkacak tablo ve oluşacak bazı parametreler doğrultusunda, Türkiye Futbol Federasyonu, gerek kendi yapısı gerekse kurulları hakkında yeni kararlar almak zorunda kalabilir.
MEHMET AYAN: BİRKAÇ SESLENME...
Futbolcusuyla, hocasıyla, başkanıyla herkesin ders alması gereken bir turnuva.
ARDA GÜLER'E...
"Drama yapamayız abi!” 22. yaşından 4 ay almış bir evladın içeriye dışarıya verdiği ders... Teşekkürler Arda Güler... Senden tek beklentim, kökü 96 Avrupa Şampiyonası’na dayanan, izi Hakan Çalhanoğlu’nda sürülen KOMİTACI AĞABEYLERİNE benzeme. Hep böyle kal, hep cana yakın... Samimi ve net!
ORKUN KÖKÇÜ’YE...
Hakan Çalhanoğlu’nun ardından artık bu takımın manevi lideri sensin! Hoca için zor olacak ama senin etrafına bir takım kurulmalı. Futbolculuğuna lafım olamaz, duygusal yönünü biraz daha törpülersen liderliği aldığına, akıl ettiğin takdirde bunun sürdürülebilir olduğuna inanırım. Merih Demiral ve Hakan Çalhanoğlu’nun yolunda gitmezsen, yolun yarısını çoktan geçmiş olursun.
SAYIN HACIOSMANOĞLU’NA...
Başkan 62 şut attığımız iki maçımızı nasip kısmet türü manevi değerlerle tarife kalktı. O zaman en kısa sürede haklı ABD galibiyetimizin de uhrevi kavramlara bağlanmasını bekleriz. İyi saatte olsunlar devreye girmiş ki 9 ŞUTTA 3 İSABET 3 GOL... Kazanırken “takım yaptı!”, kaybederken “nasip kısmet!”... Koşmaz bende...
VINCENZO MONTELLA HOCAYA...
Neredeyse sıfıra inen şefkat kredinizi yükselttiniz sayın Montella... Zaferi 1000 maça denk bulmanız, ABD sürecindeki demeç saçmalamalarına yakışan bir finaldi. Şimdi güzel bir tatil sonrası Uluslar A Ligi hazırlıklarına başlayalım. Eylül-kasım setinde İtalya, Belçika, Fransa ile oynayacağız. Oralara konsantre olup, Türklük gibi bilmediğiniz kavramlarda ders vermeye çalışmazsanız hepimiz için daha hayırlı olur! Oyuncuya dayalı düzenin parçası olmanız ve demeç saçmalıklarınız dışında halen iyi niyetinizle çalıştığınıza inanıyorum. Uluslar A Ligi’ndeki takımların “oynamayı önceleyen takımlar” olması avantajımız... Düşünsenize PARAGUAY falan gelse karşımıza!
FUTBOL FEDERASYONU’NA...
Dünya Kupası organizasyonunda görev alan tüm çalışanlarınızın bu rezilliği raporlamasını sağlayın. Organizasyon sınıfta kaldığı gibi maliyeti ağır oldu. Hocanın ve/ veya milli takım idari birimlerinin de konudan bihaber olduğu açık! Konu paraysa, yani 1-1,5 milyon Euro gibi maliyet nedeniyle doğru organizasyondan vazgeçildiyse REZALET... Böyle değilse DEKLARE LİYAKATSIZLIK... 1996-2000-2002-2008 organizasyonlarında, (ortalama) çeyrek asır evvelki bilgi ve teknolojiyle bu işlerin nasıl yapılabildiğini hiç incelemediniz sanırım. Bedelini hep birlikte ödedik de ondan biliyoruz yetersizliğinizi..
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:54
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Haziran 2026 08:57 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















