Ankara24.com
close
up
80’li yıllarda nüfus planlaması ve doğum kontrolünün amacı neydi İhsan Aktaş

80’li yıllarda nüfus planlaması ve doğum kontrolünün amacı neydi İhsan Aktaş

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Birinci Dünya Savaşı’nda büyük nüfus kayıpları yaşayan ülkemiz, 1970’li yıllara kadar nüfus artışını teşvik etmiştir. Hiç unutmuyorum, ilkokul ikinci sınıfta okulumuza müfettişler gelmişti. “Zenginliklerin kaynağı nedir?” diye bir soru sormuşlardı. Verilen cevaplar arasında nüfus çıkmayınca “Evladım, zenginliğin birinci kaynağı insandır. Bir ülkenin ihtiyacı olan yeteri kadar nüfustur” demişlerdi. 1980’li yıllara gelindiğinde kalabalık nüfus devlet için yük olarak tanımlanmaya başladı. Çoğu zaman

Birinci Dünya Savaşı’nda büyük nüfus kayıpları yaşayan ülkemiz, 1970’li yıllara kadar nüfus artışını teşvik etmiştir. Hiç unutmuyorum, ilkokul ikinci sınıfta okulumuza müfettişler gelmişti. “Zenginliklerin kaynağı nedir?” diye bir soru sormuşlardı. Verilen cevaplar arasında nüfus çıkmayınca “Evladım, zenginliğin birinci kaynağı insandır. Bir ülkenin ihtiyacı olan yeteri kadar nüfustur” demişlerdi.

1980’li yıllara gelindiğinde kalabalık nüfus devlet için yük olarak tanımlanmaya başladı. Çoğu zaman bu girişimin arkasında uluslararası güçlerin dünya nüfusunu azaltma politikalarının olduğu söylendi. Dün komplo teorisi gibi duran olaylar bugün çıplak gerçeklik olarak önümüze geliyor.

1980’li yıllardaki mantık şuydu: Çok çocuk, hane gelirinin bölünmesi, eğitim ve sağlık harcamalarının artması ve işsizlik baskısı gibi başlıklar altında ele alındı. Daha az ve daha “kaliteli” nüfus yapısı oluşturmak hedeflendi.

1980’ler dünya genelinde “nüfus patlaması korkusunun” zirve yaptığı dönemdi. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, Nüfus Fonu gibi kurumlar gelişmekte olan ülkelere “Kalkınmanın önündeki en büyük engel hızlı nüfus artışıdır” anlayışını yayıyordu. Bu bağlamda birtakım planlamamlar yapıldı.

1- Finansal destek, nüfus planlaması programları

2- Sağlık projeleri, doğurganlık düşürme hedefi

3- Teknik yardım, veri toplama ve demografik analiz

Dolayısıyla bu politikalar yerli olmaktan uzak küresel politikaların izdüşümüydü. Nitekim 1980’ler Türkiye’sinde devlet, toplumu dönüştürme işine soyunarak amansız bir kampanya başlattı ve aile yapısına müdahale etti. Buna göre kimin kaç çocuk yapacağına dair yönlendirmede bulundu. Kadın bedenine yönelik birtakım düzenlemeler yaptı: Kürtaj meselesi ve doğum kontrolü vs.

Daha sonra çocuk sahibi olunurken kadının karar süreçlerindeki artan etkisi, kültürel anlamda annelik duygusunun; kadının çalışma hayatına katılmasıyla baskılama çalışmaları. Bir ailede 4-5 çocuk yerine ideal olarak iki çocuklu aile modeli benimsendi.

Daha sonra kentleşme süreçleri ve küreselleşmenin etkisiyle devletin kampanya yapmasına gerek kalmadan Türkiye’de nüfus azalmaya başladı. Bugün birçok Avrupa ülkesine göre nüfus artışında daha gerideyiz.

Geçtiğimiz on yılda Sayın Cumhurbaşkanı’nın her bir önerisine adeta yeminli düşman gibi davranan, kültürel iktidar baskısını kullanarak karşı eleştiriler getiren tek parti zihniyeti, çocuk ve aile konularında da benzer tavırlar sergiledi. Cumhurbaşkanı’nın “her ailede üç çocuk olmalı” şeklindeki yüksek vizyonuna “Kaç çocuk yapacağımıza da mı karışacaksınız?” şeklinde çıkışlar yapıldı.

Bugüne geldik ve sorun kapımıza dayandı. Bu sorunu birçok Avrupa ülkesinden daha yoğun hissediyoruz. Birçok Avrupa ülkesi sistemli göç politikaları ile bu sorunu aşma arayışındayken, bizdeki bazı kesimler bu konuyu da istismar etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın aile ile ilgili vermiş olduğu bilgiler, konunun ne kadar ciddi olduğunu ve milletçe nasıl bir durumla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir:

“Ülkemizde 2014’te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken, 2023’te bu sayı 1 milyonun altına düştü. Bizim kültürümüzde çocuk evin neşesidir. Ancak on yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Şurası da endişe vericidir: Ortalama yaşımız 2025’te 34,9’a çıktı. Yani her iki vatandaşımızdan biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. İlk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’e, kadınlarda 26’ya çıkarken; 20-24 yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı %79, erkeklerde %94’tür. Yani milletçe önümüzde, geleceğimiz adına endişelenmemiz ve çözüm için harekete geçmemiz gereken bir tablo bulunmaktadır.”

Kanaatimce ülkemizdeki nüfus planlaması ve yaygın bir şekilde uygulanan doğum kontrol yöntemleri çok masum sebeplere dayanmıyor. Dünyaya yukarıdan bakan, uzun vadeli planlar yapan güçlerin bir telkiniydi.

Önümüzdeki 30 yılda dünyanın en büyük on ülkesi zikredilirken nüfusu en büyük ülkeler ilk sıralarda yer alıyor. Bu listeye nüfus dışı saiklerle giren tek ülke Türkiye’dir. Ülke olarak doğal kaynaklarımız ve petrolümüz yok; üreterek, ticaret yaparak var olan bir ülkeyiz. Güçlü ve genç nüfus yapısı geleceğimiz için oldukça değer taşımaktadır.

1980’lerdeki devlet politikaları küresel etkilerle nüfusumuzu azaltmayı başardı. Bugün nüfus artışı kampanyalarına şimdiden destek olmalıyız.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:37
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mayıs 2026 04:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bosch’tan aile yılında anneleri hedef alan skandal reklam! Milyonlarca vatandaş ayaklandı

04 Mayıs 2026 01:54see149

Trump tan Hürmüz de Özgürlük Projesi : Mahsur gemiler kurtarılacak Dünya Haberleri

04 Mayıs 2026 00:11see148

Afyonkarahisar da kar trafiği olumsuz etkiledi

04 Mayıs 2026 00:38see147

İran misillemeyi duyurdu: Artık vizeyle girilecek

04 Mayıs 2026 01:36see147

Ankara’da havalimanı yolunda zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı

04 Mayıs 2026 00:01see144

Hane ve esnafta batık alarmı Sözcü Gazetesi

03 Mayıs 2026 05:32see144

Yaptığı işin parasını istedi, darp edildi Bursa Haberleri

04 Mayıs 2026 00:37see143

Kanser alanında geliştirilen koruyucu aşılarla kanser önlenebilir’

03 Mayıs 2026 10:02see142

İran dan Trump ın Korsan gibiyiz açıklamasına tepki

03 Mayıs 2026 06:19see141

Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah uyardı: Akciğerlerde kalıcı hasara neden olabilir

03 Mayıs 2026 16:42see136

Küçükçekmece de durakta beklerken yaşamını yitiren mühendisin amcası konuştu

03 Mayıs 2026 17:25see132

‘Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor’

03 Mayıs 2026 13:42see132

İletişim Başkanı Duran dan okuldaki saldırının ardından yaşamını yitiren Almina için başsağlığı

03 Mayıs 2026 15:47see130

Ekonomide yeni reformlar geliyor Ekonomi Haberleri

03 Mayıs 2026 06:47see130

ABD senatörü Çin otomobilleri için: Kanser gibiler kalıcı olarak yasaklanmalılar

03 Mayıs 2026 19:43see129

BALIKESİR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

04 Mayıs 2026 00:07see129

Pereira dan hakem tepkisi! Maç adil yönetilseydi kazanırdık

04 Mayıs 2026 00:03see129

“Birkaç heyecanlı genç” dedikleri… Ersin Çelik

03 Mayıs 2026 04:49see126

Anna Karenina ya alkış yağdı

03 Mayıs 2026 13:01see123

Brezilya da dehşet anları: Pala ile soygunculara direndiler

03 Mayıs 2026 17:43see122
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları