54 STK’dan ortak açıklama: Ekolojik yaşamı, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplumu savunuyoruz
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
54 ekoloji temelli sivil toplum kuruluşu, Suriye'nin kuzeyine yönelik çatışmalara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, 'Rojava’nın kazanımları, dünyanın herhangi bir yerindeki özgürlük ve ekoloji mücadelesinden “ayrı” okunmayacağı iddia edilirken, "Bugün Rojava’nın sesi kısılırsa, sadece bir coğrafya değil; kadınların özgür yaşam iddiası, demokratik toplum fikri ve ekolojik ortak yaşamın mümkünlüğü de hedef alınmış olur.Aşağıda imzası bulunan bizler, Rojava’daki ekolojik yaşamı, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplum iradesini savunuyor; saldırıların derhal durdurulmasını, sivillerin korunmasını ve barışçıl-siyasi çözüm kanallarının işletilmesini talep ediyoruz" denildi.
Yapılan açıklamada, "Çağrımız nettir. Kuzey ve Doğu Suriye’de sivillerin, kadınların, çocukların ve yerinden edilenlerin güvenliği derhal güvence altına alınmalıdır. Aynı zamanda HTŞ iktidara geldiğinden beri devam eden Dürziler, Hıristiyanlar, Aleviler ve Sünni İslam’ın dışında kalan tüm kesimlere yönelik katliam ve yerinden etmelere acilen son verilmelidir" çağrısında bulunuldu.
54 STK'nın ortak açıklaması şu şekilde:
"Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) sahadan gelen haberler, Şam ile yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalmasıyla birlikte çatışma riskinin büyüdüğünü; Kürt kentleri ve yerleşimlerine dönük baskı ve saldırıların derinleştiğini gösteriyor.
Bu tablo sadece bir 'güvenlik gündemi' değildir. Çünkü saldırıların yoğunlaştığı koşullarda, IŞİD tutuklularının bulunduğu hapishaneler ve al-Hol gibi kamplar etrafında da ciddi bir boşalma ve kaçış riski ortaya çıktı. Bu gelişmeler, dünyanın IŞİD barbarlığına karşı verdiği mücadelenin en ağır bedellerinin ödendiği coğrafyalardan biri olan Rojava’nın istikrarının neden hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Aynı dönemde Türkiye’nin Suriye’de Kürt güçlerine karşı askeri desteğe açık olduğu yönünde açıklamalar da basına yansıdı. Bu tür girişimler, bölgede çatışma dinamiklerini beslediği gibi, Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum arayışını da doğrudan zorlayacak bir iklim yaratmaktadır. Sınırın ötesinde büyüyen savaş dili, sınırın berisinde demokratik siyasetin nefesini daraltır; toplumsal barış ihtimalini zayıflatır.
Bizler için Rojava’yı savunmak, kadın özgürlüğü, birlikte yaşam ve ekolojik yaşam pratikleriyle örülen bir toplumsal deneyimi savunmaktır. Kadınların öncülüğünde kurulan, doğayla uyumlu ve kolektif yaşamı esas alan örnekler, Rojava’nın hayatı yeniden kurarak direndiğinin somut göstergeleridir. Bu deneyim, savaşın ortasında bile toprağın, suyun, müştereklerin ve kadınların öz örgütlülüğünün nasıl savunulabileceğine dair güçlü bir politik-etik iddiadır.
Ekoloji hareketi açısından mesele daha da açıktır. İklim krizi çağında, savaş ve işgal dalgaları yalnızca insanları yerinden etmez; ekosistemleri parçalar, suyu ve toprağı silaha çevirir, tüm türlerin yaşamını hedef haline getirir. Rojava’ya dönük saldırılar, tam da bu nedenle, yalnızca bir bölgesel çatışma başlığı değil; ekolojik yıkımın ve otoriter güvenlik rejimlerinin aynı anda genişlediği bir eşiğe işaret etmektedir.
Çağrımız nettir. Kuzey ve Doğu Suriye’de sivillerin, kadınların, çocukların ve yerinden edilenlerin güvenliği derhal güvence altına alınmalıdır. Aynı zamanda HTŞ iktidara geldiğinden beri devam eden Dürziler, Hıristiyanlar, Aleviler ve Sünni İslam’ın dışında kalan tüm kesimlere yönelik katliam ve yerinden etmelere acilen son verilmelidir. Tüm Suriye’de ateşkesin kalıcı hale gelmesi, siyasi müzakere zeminlerinin yeniden kurulması, etnik ve dinsel grupların yaşam hakkı başta olmak üzere haklarının tanınması ve uluslararası insancıl hukuka uyulması gereklidir.
Rojava’nın kazanımları, dünyanın herhangi bir yerindeki özgürlük ve ekoloji mücadelesinden 'ayrı' değildir. Bugün Rojava’nın sesi kısılırsa, sadece bir coğrafya değil; kadınların özgür yaşam iddiası, demokratik toplum fikri ve ekolojik ortak yaşamın mümkünlüğü de hedef alınmış olur.
Aşağıda imzası bulunan bizler, Rojava’daki ekolojik yaşamı, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplum iradesini savunuyor; saldırıların derhal durdurulmasını, sivillerin korunmasını ve barışçıl-siyasi çözüm kanallarının işletilmesini talep ediyoruz."
İmzacı Kurumlar:
Doğayla Barış Çalışma Grubu
Ekoloji Birliği
Türkiye Çevre Platformu
İklim Adaleti Koalisyonu
Adaların Atları Platformu
Adana Ekoloji Platformu
Avrupa Devrimci Demokrat Komün İnisiyatifi
Bakırköy Kent Savunması
Burhaniye Çevre Platformu
Bursa Su Kolektifi
Datça Kadın Platformu
Dem Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu
Demokrat Çerkes Kongresi Girişimi
Doğanın Çocukları
Ekoloji Politik
Ev - Eksenli Çalışanlar Sendikası
İnsan Hakları Derneği Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu
İstanbul 12. Trans Onur Haftası
Jineps Gazetesi
Kadın Hafıza ve Dayanışma İnisiyatifi
Kadın Savunma Ağı
Kadının İnsan Hakları Derneği
Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi
Kazma Bırak Kampanyası
KESK Haber-Sen
Malatya Çevre Platformu
Meşe Derneği
Mezopotamya Ekoloji Hareketi
Muğla Çevre Platformu -MUÇEP
Özgür Baretliler
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ekoloji Komisyonu
Polen Ekoloji Kolektifi
Sağlamcılığa Karşı Kadın Hareketi Derneği
Samandağ Ekoloji Platformu
Sosyal Adalet Hareketi (SAHİ)
Süphan Dağcılık Çevre ve Ekoloji Derneği
Tarım Orkam Sen
Validebağ Savunması
Van Çevre Derneği
Yeşil Sol Parti Ekoloji Meclisi
Zilan Ekoloji Platformu
78'liler Hareketi
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:62
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ocak 2026 18:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















