5 çocuk gıdasından 4 ü aşırı işlenmiş: Neredeyse yarısı beslenme standartlarını karşılamıyor Haberler
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Los Angeles Çocuk Hastanesi Pediatri Bölümü'nde doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın başyazarı Erin Hudson, "Ebeveynlerin markete gittiklerinde neyle karşılaştıklarını görmek istedik. Ürünlerin yüzde 80'inden fazlası aşırı işlenmiş" dedi.
"EBEVEYNLERİN BUNU ANLAMALARI MÜMKÜN DEĞİL"CNN International'da yer alan habere göre, birçoğunun şeker ve sodyum (tuz) oranının yüksek olduğunu belirterek, "Ancak ebeveynlerin sadece reyonlarda yürüyerek bunu anlamaları gerçekten mümkün değil" dedi.
Dünya Sağlık Örgütü Besin ve Pazarlama Profil Modeli'ne göre, 6 ila 36 aylık çocuklar için pazarlanan ticari gıdalar ilave şeker, yapay tatlandırıcı veya konsantre meyve suyu içermemeli; doymuş yağ ve sodyum miktarı ise sınırlandırılmalı.
Bulguları Amerikan Beslenme Derneği'nin yıllık toplantısında sunan Hudson, "Şeker konusunda WHO standartlarını karşılayamayan çocuk ürünlerinin aşırı işlenmiş olma ihtimalinin dört kat daha fazla olduğunu gördük" ifadelerini kullandı.
ORGANİK GIDALAR DA İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİLHudson, "Gıdaların neredeyse çeyreği önerilenden daha yüksek sodyum içeriyordu, bazıları ise yüksek yağlı ve yüksek kaloriliydi. Bunlara organik gıdalar da dâhil" ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, meyve püresi poşetlerinin ve yulaf barlarının yüksek şekerli; tüketime hazır makarnaların ve hindi sosislerinin yüksek sodyum ve yağlı; fıstık ezmeli atıştırmalıkların ise yüksek sodyum, yağ ve kalorili olduğuna dikkat çekti.
Nörotoksik kimyasallara maruz kalmayı azaltmayı hedefleyen kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, bilim insanları ve hayırseverler ittifakı olan Healthy Babies Bright Futures araştırma direktörü Jane Houlihan, "Sorun sadece bu yüksek şekerli ve tuzlu işlenmiş gıdaların içinde ne olduğu değil, neyin yerini aldıklarıdır" dedi.
Houlihan şunları söyledi: "Meyveli atıştırmalıklar, şekerli yoğurtlar, krakerler ve barlarla karnını doyuran bir çocuk; muhtemelen daha az tam tahıl, sebze, baklagil ve diğer sağlıklı gıdaları tüketecektir."
HAYATIN KRİTİK DERECEDE ÖNEMLİ DÖNEMİAmerikan Pediatri Akademisi'ne göre, bir çocuğun hayatının ilk 1.000 günü; beynin büyümesi, gelişimi ve sonraki sağlık durumu açısından hayati önem taşır. Sağlıklı bir beslenme bu sürecin temel anahtarıdır.
Uzmanlar, erken çocukluk döneminin aynı zamanda damak tadı tercihlerinin ömür boyu şekillendiği dönem olduğunu belirtiyor. Çocuklukta çok fazla aşırı tatlı ve işlenmiş gıda yemek, ilerleyen yıllarda doğal ve besin değeri yüksek gıdalar yerine şekeri ve yapay aromaları tercih etmeye yol açabilir.
"ÇOCUK ÇİĞNEYEBİLDİĞİ ANDAN İTİBAREN REYONLARA BAĞIMLI KALMAYA GEREK YOK"Austin Texas Üniversitesi'nde beslenme bilimleri yardımcı doçenti ve kıdemli çalışma yazarı Marissa Burgermaster, "Çocuk çiğneyebildiği andan itibaren ebeveynlerin bebek ve çocuk reyonuna bağımlı kalmasına gerek yok" dedi.
Burgermaster, "Çocuklar, ailenin yediği sağlıklı yemek ve atıştırmalıkları (sadece doğrayarak veya ezerek) yiyebilirler. Endüstri, bu gıdaların çocukların sağlığı için üretildiğine ebeveynleri inandırmak amacıyla pazarlama yapıyor; fakat bu kesinlikle doğru değil" ifadelerini kullandı.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2025 yılında ambalajlı gıdaların ön yüzünde ilave şeker, sodyum ve doymuş yağ oranlarını "düşük", "orta" veya "yüksek" olarak derecelendiren zorunlu bir etiketleme sistemi kuralı önerdi.
Ancak şu an için 4 yaş altı çocuklara pazarlanan gıdalar bu zorunluluktan muaf tutulacak.
Gıda endüstrisini temsil eden Tüketici Markaları Derneği (Consumer Brands Association) ise yaptığı açıklamada, "Amerika'nın güvenilir ev markaları; farklı beslenme ihtiyaçlarını, tercihlerini ve aile bütçelerini karşılamak için ebeveynlere güvenli, uygun fiyatlı ve pratik seçenekler sunmaktadır" dedi.
Araştırmayı yürütmek için Hudson ve ekibi, Austin, Texas'taki 21 markette 6 ila 36 aylık çocuklara pazarlanan gıdaları fotoğrafladı. Bebek maması, içecekler ve püreler gibi ilk adımlık gıdalar çalışmaya dahil edilmedi.
Araştırmacılar, 2 bin 783 üründeki besin etiketlerini şeker, tuz, doymuş/doymamış yağ, toplam kalori ve katkı maddeleri açısından analiz etti. Daha sonra gıdaları, işlenme düzeyine göre dört kategoriye ayıran NOVA sınıflandırma sistemine göre karşılaştırdılar.
1. Grup: Meyve, sebze, et, süt ve yumurta gibi doğal halindeki işlenmemiş veya en az işlenmiş gıdaları kapsar.
2. Grup: Tuz, otlar ve yağlar gibi mutfak bileşenlerini içerir.
3. Grup: 1. ve 2. grupların birleşimi olan işlenmiş gıdalardan oluşur (konserveler ve dondurulmuş sebzeler gibi).
4. Grup: Aşırı işlenmiş gıdaları içerir. Genellikle doğal gıdalarda bulunmayan yapay içerikler barındırır. Bunlar arasında küf ve bakterilere karşı koruyucular, homojenliği sağlayan emülsatörler, yapay renklendiriciler, tat-koku artırıcılar ve gıdayı daha cazip hale getirmek için eklenmiş şeker, tuz ve yağlar yer alır.
Ocak ayında yayınlanan önceki bir araştırma, 651 bebek ve çocuk gıdasının yüzde 70'inden fazlasının bağırsak mikrobiyomunda bozulmalara ve yangıya (enflamasyon) yol açan katkı maddeleri içerdiğini ortaya koymuştu.
"BU GIDALARIN İLK MADDESİ MEYVE VEYA SEBZE DEĞİL"North Carolina Üniversitesi'nden beslenme uzmanı Elizabeth Dunford, "Beni şaşırtan şey, bu bebek gıdalarının yüzde 71'indeki birinci malzemenin bir meyve veya sebze değil, bir veya birden fazla katkı maddesi olmasıydı" dedi.
Dunford, "Bebek bağırsaklarının bu katkı maddelerini yetişkin midesi gibi tolere edebilecek kadar gelişmediğini biliyoruz. Bu katkı maddelerine hiç gerek yok; tamamen kozmetik amaçlı, gıdanın daha çekici görünmesi için konuluyorlar" diye ekledi.
ÜZERİNDE YÜZDE 100 MEYVE YAZSA DA DİKKAT!Uzmanlar, resmi düzenlemeler netleşene kadar sağlıklı seçimler yapma sorumluluğunun ebeveynlerde olduğunu vurguluyor.
Houlihan, bunun için ebeveynlerin besin değerlerini ve içindekiler listesini mutlaka okuması gerektiğini söyledi: "Çocuklar için pazarlanan gıdaların sağlıklı olduğunu varsayamazsınız. Üzerinde '%100 Meyve' yazan bir poşet gıda, devasa bir şeker yüklemesi yapabilir. 'Küçük parmaklar için ideal' denilen bir atıştırmalık; yapay malzemeler, aşırı tuz veya endüstriyel yağ asitleri ile dolu olabilir."
"BU ÜRÜNLERİ RAFA GERİ BIRAKIN"Hudson ise şu tavsiyelerde bulundu: "Etikette 'ilave şeker' ve 'doymuş yağ' görünce o ürünü rafa geri bırakın. İçindekiler kısmındaki katkı maddelerine bakın; yapay aromalar veya ksantan sakızı, karagenan gibi emülsatörler var mı? Bunların hepsi aşırı işlenmiş gıda göstergesidir."
Meyve suyu konsantresinin gizli ilave şeker için ciddi bir uyarı işareti olduğunu belirten Hudson, "Meyve suyu konsantreleri esasen meyvenin sadece şekeri ve aromasıdır; besleyici değeri olan her şey çekilip alınmıştır. Üreticiler bazen bunu gıdaya ekler ama etiket üzerindeki 'ilave şeker' kısmına yazmazlar" dedi.
"HAZIR GIDA YERİNE TAZE YİYECEKLER HAZIRLAYIN"Houlihan, ebeveynlerin mümkün olduğunca hazır gıda yerine evde taze yiyecekler hazırlamasını öneriyor:
* Meyve sularını sınırlandırın. Püreler yerine bütün veya doğranmış meyve verin.
* Dengeli atıştırmalıklar için meyve ve sebzeleri yoğurt veya fıstık ezmesi gibi sağlıklı yağ ve proteinlerle eşleştirin.
* Çeşitli sebze, baklagil, sağlıklı et ve tam tahıllar sunun.
Houlihan sözlerini şöyle tamamladı: "Ebeveynler sağlıklı gıdayı bulmak için marketteki her paketin şifresini çözmek zorunda kalmamalı. Ancak daha katı standartlar gelene kadar, daha basit ve az işlenmiş gıdaları tercih etmek çocukların sağlığı için atılabilecek en iyi adımdır."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:43
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Ağustos 2026 09:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















