Ankara24.com
close
up
Menu

İtirafçı kürsüde Sistem i anlattı: Sus, kızının masraflarını karşılayalım Yerel Gündem Haberleri

UEFA Konferans Ligi nde son 16 turu ilk maçları yapıldı! İşte tüm sonuçlar...

İran 500 ABD İsrail askeri hedefini vurduğunu açıkladı

Peşmerge Fransız ortak askeri üssü vuruldu: 6 Fransız askeri yaralı Sözcü Gazetesi

Mescid i Aksa 10. günde de kapalı: Filistinliler sokaklarda teravih namazı kıldı VİDEO İZLE

Mahkemeden Ahmet Özer kararı

UEFA ülke puanında son durum

ABD ye ait bir yakıt ikmal uçağı Irak ta düştü

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı dan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek e ziyarat!

Anadolu Otoyolu nda otobüs ile çekicinin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı Ankara Haberleri

İsrail halkı ne düşünüyor? Katliamları destekliyor mu desteklemiyor mu?

Sağlık Bakanı Memişoğlu ndan İlber Ortaylı nın ailesine taziye ziyareti!

Saldırganla nasıl mücadele edilir?

Tedesco yla yollar ayrılıyor mu? Acil toplantı sonrası Fenerbahçe den açıklama

Adana şalgamına AB tescili

AB nin 44 milyar avroluk savunma kredisine veto

Isparta da halk oyunları miniklerin şampiyonu Sevim Örnek İlkokulu Isparta Haberleri

Zafer kazandık derken batıyoruz! Hürmüz Boğazı nı korumak ABD yi iflas mı ettirecek? Sözcü Gazetesi

Muğla’daki yangın cinayetinde 4 şüpheli tutuklandı Son dakika haberleri

Ahmet Özer in Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasına ilişkin davada karar

47 yıldır dinmeyen yürek acısı: Maraş

47 yıldır dinmeyen yürek acısı: Maraş

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

“Acıyı bal eyledik

sıratı yol eyledik

geldik bugüne

ekilir ekin geliriz, ezilir un geliriz

BİR GİDER BİN GELİRİZ

beni vurmak kurtuluş mu?

kahrolasın demiyorum

kahrolma da gör beni”

Hasan Hüseyin Korkmazgil

47 yıl.

Bir insanın ömrünün yarısından fazlası.

Bir toplumun hafızasında ise dinmeyen bir sızı, kapanmayan bir yara.

Oy Maraş Maraş, zalimin elinden kan ağlayan canların toprağı!

Maraş, Çorum, Sivas-Madımak'taki vahşetler o tarihten bu tarihe çığlık dolu bir yaprak, bir yeniden kaçıncı Kerbela.

Bu vahşet Anadolu’nun kadim inancının mensuplarına reva mı?

Bu aydınlık insanlara zulmü hangi vicdansızlık reva gördü?

Maraş’ta insanlığa kıyıldı. İnsanlık o gün utandı arından.

Sokaklar kan içinde.

Evler insanlığa mezar.

Acının feryadı Binboğaları aştı.

Canların Figanı Gavur Dağlarına ulaştı.

Dile kolay 47 yıl oldu. Hala hafızalarda dipdiri.

Bu kaçıncı Kerbela.

Takvimler Aralık 1978’i gösterdiğinde, Kahramanmaraş, Türkiye Cumhuriyeti tarihine utançla kazınacak bir katliamın, inancından dolayı katledilen bir toplumun, eli kanlı cellatların dehşetinin adresi oldu.

Bugün “Maraş” denildiğinde akla sadece coğrafi bir bölge değil, alçaklığın ve vahşetin sonsuzlaştığı, komşunun komşusunu kanıyla boğduğu, masumiyetin ateşe verildiği bir travma geliyorsa, bunun sorumlusu o gün devleti yöneten egemen güçlerdir.

Resmi kayıtlara göre bile yüzün üzerinde can kaybı, yüzlerce yaralı, tecavüzler, yağmalar ve binlerce insanın zorla göç ettirilmesiyle sonuçlanan bu olaylar dizisi, basit bir "sağ-sol çatışması" olarak açıklanamaz. Maraş, sıradan bir cinnet anı değildi; o, Ülkücü (milliyetçi) gençlik, MİT ve Kontr-gerilla işbirliği ile tezgahlanmış, devletin derin dehlizlerinde planlanmış sistemli bir Alevi kıyımıydı.

***

Olaylar, gergin bir siyasi atmosferin ortasında, profesyonelce kurgulanmış provokasyonlarla başladı. Sinemaya atılan bomba, kışkırtıcı cenaze törenleri... Ancak fitili ateşleyen asıl unsur, hafızamızın en acı köşesine kazınan o nefret sözleriydi:

“Hac ile cennete gidemezsiniz, bir Kızılbaş öldüren cenneti garanti eder.”

Bu cümleler, bir halkın vicdanının kana düştüğü anın somutlaşmış halidir.

O günlerde camilerden yayılan bu nefret çağrıları, hedef gösterilen Alevi yurttaşların canlarını hedef alan, evlerini ve işyerlerini yağmalayanlara ön ayak oldu.

O provokatif çağrılar ve eylemler; Alevilerin inançlarını ve en temel insan haklarını ortadan kaldırmaya yönelik dini bir gerekçe üreterek katliamın önünü açtı.

Mahalleler, günler öncesinden üç hilallerle işaretlenmiş, Alevilerin kapılarına çarpılar atılarak hedef açıkça belirlenmişti. Bu, eylemin kendiliğinden değil, planlı bir linç ve imha girişimi olduğunu gösteren en net delillerden biridir.

***

Maraş Katliamı’nın ardındaki güçler, dönemin kaotik siyasi ortamını kullanarak toplumu kutuplaştırmayı, Alevi yurttaşları "tehlikeli bir halk" olarak yaftalamayı ve böylece toplumsal muhalefeti sindirmeyi amaçladı. Ne yazık ki başarılı da oldular. Binlerce Maraşlı Alevi, kendi topraklarından mahrum bırakıldı. Çatlayan ruhlarının sesi, o günün yangınında boğuldu.

Lakin, yani o hain kurşunlara gelen, o yangınlarda yanan, o sızıları hisseden halk, şunu çok iyi biliyor, 47 yıl da geçse Maraş’ta uğradığı vahşeti unutmuyor ve avazı çıktığı kadar haykırıyor: Hafızamız Vicdanımızdır. Unutmadık Unutturmayacağız!

Bugün, katliamların sembolü olan üç hilalleri kapılarımıza çizenlerin evlatları Cemevi yaptırdığını söylüyor. Lakin nafile… Salt Alevi olduğu için Çorum’da fırına atıp yakacaksın, Maraş’ta kadının rahmindeki bebeye süngüyü saplayıp çıkaracaksın, Sivas Madımak Otelini ateşe verip 33 cana kıyacaksın sonra kalkıp Cemevi yapacaksın. Yemezler! Bunların geçmişte yaşattıklarını unutmak vicdansızlıktır. Bunların "yakınlaşma" çabalarının ardındaki siyasi hesaplar biliniyor. Maraş gibi yanan, Çorum gibi sızlayıp Sivas gibi tüten bir halkı hiçbir kuvvet susturamaz.

Evet, Maraş, acının ve alçaklığın sonsuzluğa ulaştığı yerdir. Ancak aynı zamanda, zulmün karşısında birbirine tutunarak, hafızasıyla ve vicdanıyla geleceği kurmaya kararlı bir halkın, dimdik ayakta duruşunun da adıdır.

Unutmadık. Unutmayacağız. Çünkü ancak hatırlayarak, o gün masumların katledildiği yerde, bugün insanlık yeniden inşa edilecektir.

Maraş Katliamı gibi toplumsal hafızada derin yaralar açan olaylarla Türkiye'nin yüzleşme süreci, ne acıdır ki eksik, sancılı ve büyük ölçüde tamamlanmamıştır.

İşte bu sürecin genel durumu ve karşılaşılan temel zorluklar:

Katliamla ilgili açılan davalarda, olayın organize yapısını ve derin devlet bağlantılarını ortaya çıkaracak kapsamlı bir soruşturma yapılmadı. Yargılanan sanık sayısı, katliamın boyutuna göre çok düşüktü. Verilen cezalar ise genellikle yetersiz kaldı ve genel aflarla hafifletildi.

Olayları planlayan ve kışkırtan MİT, Kontr-gerilla ve üst düzey siyasi/bürokratik unsurların sorumluluğu hiçbir zaman tam olarak ortaya konamadı ve yargılanmadılar. Bu durum, adaletin tecelli etmediği ve faillerin korunduğu algısını pekiştirdi.

***

Resmi tarih anlatısında bu gibi soykırım nitelikli katliamlar genellikle "sağ-sol çatışması", "kışkırtma" veya "iç isyan" gibi basitleştirilerek geçiştirilmektedir. Oysa bu katliamın Alevi inancına yönelik sistemli bir kıyım olduğu gerçeği gün gibi aşikardır.

Devlet, Maraş'ı resmi olarak "Katliam" veya "Soykırım Girişimi" olarak tanımamıştır. Bu tanıma eksikliği, mağdurların acısının resmi düzeyde kabul edilmediğini göstermektedir.

Katliamların neden olduğu travmalarla yüzleşme sadece devletin işi değildir; diğer toplumsal yapıların da empati kurması gerekmektedir. Ancak Türkiye'deki siyasi kutuplaşma, Maraş’ta meydana gelen olayların yıldönümlerinde bile nefret söylemlerinin ve kışkırtmaların yeniden canlanmasına neden olabilmektedir. Nitekim Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de gerçekleştirilen Alevi katliamları bu nefretin ürünüdür.

***

Maraş gibi olaylar halının altına süpürülmeye devam etmektedir. Gerçek bir yüzleşme; hukuki sorumlulukların tam olarak yerine getirilmesi, resmi tarih anlatısının mağdurların deneyimlerini içerecek şekilde değiştirilmesi ve toplumsal düzeyde ayrımcılık ve nefret dilinin terk edilmesiyle mümkündür.

Siyaset kurumu sorumluluk alarak günümüze kadar gerçekleşen katliamların ve olayların tüm boyutlarını, faillerini, organizatörlerini ve derin devlet bağlantılarını siyasi baskıdan bağımsız bir şekilde ortaya çıkarmalıdır.

Türkiye, bu karanlık sayfaları dürüstçe açıp okumadıkça, yeni travmaların tohumlarının atılması riskini taşımaya devam edecektir.

***

Alevi toplumunun en büyük travması, yaşadıklarının sürekli inkar edilmesi ve adaletin sağlanmamasıdır. Devletin, mağdurlardan özür dilemesi, kurumsal bir empati yapması, Alevi toplumunun "öteki"leştirilme hissinin azalmasını sağlayabilir.

Gerçek bir yüzleşme, gelecekte benzer olayların yaşanmasını engelleyen bir rol oynar. Katliamların oluşmasında rol oynayan veya görmezden gelen güvenlik ve istihbarat kurumlarındaki aksaklıklar ve yanlış uygulamalar tespit edilerek kamuoyu gerçek bilgilerle aydınlatılmalıdır. Ortaya çıkan hakikat, eğitimde ders kitaplarına gerçekçi verilerle dahil edilerek gelecek nesillerin bu acı olaylardan ders alması ve ayrımcılığın kökünün kazınması sağlanmalıdır.

Türkiye'nin geçmişiyle dürüstçe yüzleşmesi ve toplumsal barışı kalıcı kılabilmesi için, siyaset kurumu, bağımsız ve kapsayıcı mekanizmalar aracılığıyla sadece Alevi toplumuna değil, tüm topluma fayda sağlayacaktır.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:117
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Aralık 2025 09:24 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İtirafçı kürsüde Sistem i anlattı: Sus, kızının masraflarını karşılayalım Yerel Gündem Haberleri

13 Mart 2026 04:02see168

UEFA Konferans Ligi nde son 16 turu ilk maçları yapıldı! İşte tüm sonuçlar...

13 Mart 2026 01:16see165

İran 500 ABD İsrail askeri hedefini vurduğunu açıkladı

14 Mart 2026 05:26see165

Peşmerge Fransız ortak askeri üssü vuruldu: 6 Fransız askeri yaralı Sözcü Gazetesi

13 Mart 2026 00:33see164

Mescid i Aksa 10. günde de kapalı: Filistinliler sokaklarda teravih namazı kıldı VİDEO İZLE

13 Mart 2026 00:38see161

Mahkemeden Ahmet Özer kararı

14 Mart 2026 01:55see161

UEFA ülke puanında son durum

13 Mart 2026 00:26see155

ABD ye ait bir yakıt ikmal uçağı Irak ta düştü

13 Mart 2026 00:58see153

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı dan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek e ziyarat!

13 Mart 2026 18:58see153

Anadolu Otoyolu nda otobüs ile çekicinin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı Ankara Haberleri

14 Mart 2026 02:00see152

İsrail halkı ne düşünüyor? Katliamları destekliyor mu desteklemiyor mu?

13 Mart 2026 05:12see152

Sağlık Bakanı Memişoğlu ndan İlber Ortaylı nın ailesine taziye ziyareti!

13 Mart 2026 18:02see152

Saldırganla nasıl mücadele edilir?

13 Mart 2026 09:16see151

Tedesco yla yollar ayrılıyor mu? Acil toplantı sonrası Fenerbahçe den açıklama

14 Mart 2026 01:56see149

Adana şalgamına AB tescili

13 Mart 2026 07:06see148

AB nin 44 milyar avroluk savunma kredisine veto

13 Mart 2026 00:23see147

Isparta da halk oyunları miniklerin şampiyonu Sevim Örnek İlkokulu Isparta Haberleri

14 Mart 2026 02:01see146

Zafer kazandık derken batıyoruz! Hürmüz Boğazı nı korumak ABD yi iflas mı ettirecek? Sözcü Gazetesi

13 Mart 2026 01:10see146

Muğla’daki yangın cinayetinde 4 şüpheli tutuklandı Son dakika haberleri

14 Mart 2026 02:14see141

Ahmet Özer in Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasına ilişkin davada karar

14 Mart 2026 02:03see140
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları