41 yıl sonra gelen adalet
Hurriyet sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Ali Asker Gönülcan, 8 Temmuz 1984 tarihinde askerlik vazifesini yerine getirmek için Manisa’daki eğitim birliğine katıldı. Acemi eğitimini tamamladıktan sonra Gönülcan, 26 Ekim 1984 tarihinde İstanbul’daki usta birliğine teslim oldu. Burada askerlik hizmetini yaparken rahatsızlanan Gönülcan, sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 23 Aralık 1985 tarihinde hayatını kaybetti.
BELGE YOK GEREKÇESİYLE RET
Gönülcan’ın eşi, 2024 yılında eşinin vazife malulü sayılması için SGK’ya başvurdu ancak bu başvuru zımnen reddedildi. Bunun üzerine Gönülcan’ın eşi, işlemin iptali istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. SGK ise davacının eşinin ölümünün askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğini, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkân bulunmadığını ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini talep etti. Davaya bakan yerel mahkeme, “Gönülcan’ın vefat etmesi şeklinde meydana gelen olayın, askerlik hizmetinin neden ve etkisinden kaynaklandığına ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı” gerekçesiyle açılan davayı reddetti.
İdare mahkemesinin verdiği karara karşı Gönülcan ailesinin avukatı İsmail Kılıç istinaf başvurusunda bulunarak kararın bozulmasını talep etti. Kararın istinaf incelemesi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi tarafından yapıldı. Daire, “Ölüm kaydına ilişkin bilgi ve belgelerin tutulması görevinin askeri birlik, hastane ve dolayısıyla devlete ait olduğu, bu bakımdan da sağlam olarak askerlik görevine başlayan ve bu görevi sırasında vefat eden davacı eşinin askerlik görevi nedeniyle vefat ettiğinin kabulü gerektiğinden aksi yöndeki davalı idare işleminde ve idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle yerel mahkemenin kararının oybirliği ile kaldırılmasına hükmetti.
‘İSPAT YÜKÜ DEVLETE AİTTİR’
Avukat Kılıç, istinaf mahkemesinin kararına ilişkin olarak, “Bu kararın en önemli yönü, devletin tutmakla yükümlü olduğu bilgi ve belgelerin bulunmamasının hak sahipleri aleyhine yorumlanamayacağını ortaya koymasıdır. Askerlik görevine sağlam olarak başlayan ve görevi sırasında rahatsızlanarak askerî hastanede hayatını kaybeden bir erin ölümünün görevden kaynaklanmadığını ispat yükü, aradan uzun yıllar geçmiş olsa dahi ailesine yüklenemez. Bu yük, ilgili kayıtları düzenlemek ve saklamakla görevli olan devlete aittir” dedi.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Ad
Soyadı
E-Posta Adresi
Bülten SeçimleriGün Başlıyor
Gün Sonu
ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.
Abone Ol
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:117
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ekim 2026 07:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















