2026 ve 2027 yılı enflasyon beklentisi belli oldu! Cevdet Yılmaz açıkladı
Haber7 sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
GİRİŞ 16.10.2026 10:17 GÜNCELLEME 16.10.2026 13:56
Bu Habere 27 Yorum Yapılmış
Facebook'ta Paylaş X'te Paylaş
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni'nde yaptığı konuşmada, gelecek yılın bütçe önceliklerini ve ekonomiye ilişkin hedefleri açıkladı.
2027 yılı bütçesinin makroekonomik istikrarı korumak, enflasyonla mücadeleyi desteklemek, yatırımı, istihdamı ve ihracatı güçlendirmek amacıyla hazırlandığını belirten Yılmaz, bütçe teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulmaya hazır olduğunu bildirdi.
Yılmaz, bütçenin 12. Kalkınma Planı ve güncellenen Orta Vadeli Program (OVP) doğrultusunda şekillendirildiğini ifade ederek ekonomik dayanıklılığın artırılması, sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve gelir dağılımının iyileştirilmesinin öncelikler arasında yer aldığını söyledi.
KENTSEL DÖNÜŞÜME 276 MİLYAR TL AYRILACAK
Yılmaz, 2027 yılı bütçesinde kentsel dönüşüm için ayrılan ödeneğin yüzde 176 artırılarak 276 milyar TL'ye yükseltileceğini açıkladı.
Dar gelirli vatandaşlar, engelliler ve yeni evlenecek gençlere yönelik sosyal konut yapımının hızlandırılacağını belirten Yılmaz, barınma maliyetlerini azaltmaya yönelik politikaların sürdürüleceğini ifade etti.
Kira artışlarını sınırlandırmak amacıyla sosyal konut ve kiralık sosyal konut imkânlarının yaygınlaştırılacağını kaydeden Yılmaz, gelecek dönemde bu alana öncelik vermeye devam edeceklerini söyledi.
2027 YILI BÜYÜME HEDEFİ YÜZDE 4,2Türkiye ekonomisinin küresel finansal koşullardaki sıkılaşmaya, dış talepteki zayıflamaya ve maliyet baskılarına rağmen büyümesini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, dış talep ve enerji kaynaklı olumsuz etkilerin sınırlı kaldığını ifade etti.
Yılmaz, 2027 yılında küresel ekonomik görünümde beklenen iyileşmenin ve dış talepteki toparlanmanın katkısıyla Türkiye ekonomisinin yüzde 4,2 büyümesini öngördüklerini açıkladı.
Verimlilik odaklı politikalarla büyümenin kademeli olarak hızlanmasını hedeflediklerini belirten Yılmaz, 2029 yılında büyüme oranının yüzde 5'e ulaşmasının amaçlandığını söyledi.
İSTİHDAMDA 657 BİN KİŞİLİK ARTIŞ BEKLENİYORGelecek yıl ekonomik büyümenin hızlanmasıyla istihdamda da artış öngördüklerini açıklayan Yılmaz, 2027 yılında istihdamın 657 bin kişi artmasının beklendiğini belirtti.
Yılmaz, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının ise yüzde 8'e gerilemesini beklediklerini ifade etti.
ENFLASYONDA 2027 HEDEFİ YÜZDE 21
Enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin devam ettiğini belirten Yılmaz, maliye politikalarının dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde yürütüldüğünü söyledi.
Yılmaz, tüketici enflasyonunun 2026 yılı sonunda yüzde 28,4'e gerilemesini beklediklerini açıklarken, 2027 yılı sonu için enflasyon tahminini yüzde 21 olarak paylaştı.
Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 30'un altına indiğini hatırlatan Yılmaz, sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalarla enflasyondaki düşüşün sürdürülmesinin hedeflendiğini belirtti.
Orta vadede kalıcı tek haneli enflasyona ulaşmayı amaçladıklarını vurgulayan Yılmaz, bütçe açığının kademeli olarak azaltılacağını ve kamu borçluluğunun güçlü görünümünün korunacağını ifade etti.
CARİ AÇIĞIN YÜZDE 2'NİN ALTINA GERİLEMESİ BEKLENİYORDış ticaret ve cari dengeye ilişkin beklentileri de paylaşan Yılmaz, 2026 yılında toplam mal ve hizmet ihracatının 410 milyar dolar seviyesine ulaşmasını beklediklerini açıkladı.
Savaş kaynaklı geçici etkiler nedeniyle cari açığın yüzde 2,6 düzeyinde bulunduğunu belirten Yılmaz, bu seviyenin yönetilebilir olduğunu söyledi.
Yılmaz, 2027 yılında cari açığın yeniden milli gelirin yüzde 2'sinin altına gerilemesini beklediklerini ifade etti.
"BÜTÇE AÇIĞININ GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILAYA ORANINI ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ RAKAMLARIN ALTINA İNDİRMEYİ BAŞARDIK"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz şunları kaydetti:
"2021'den bu yana, ülkemizde yaşanan depremin bütçe açığına etkisinin yüksek olduğu, 2023 hariç bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya oranını bütçede öngördüğümüz rakamların altına indirmeyi başardık. 2024, 2025 ve 2026'da başlangıçta öngördüğümüz bütçe açığından daha iyi sonuçla yılı kapatmış olduk. Bu da mali disipline verdiğimiz önemin çok açık bir göstergesidir. 2024'te hayata geçirilen tasarruf tedbirleri ile izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini güçlü ve kararlı bir şekilde uygulamaktayız. Tasarruf tedbirleri kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının, uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024 yılında yüzde 3,1, 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine düşmesi sağlanmıştır. Bu da tasarruf genelgelerimizin etkinliğini ortaya koyan önemli bir rakamdır. Kamu borcunun milli gelire oranı, son yıllardaki olağanüstü afet harcamalarına rağmen tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunmakta ve uluslararası karşılaştırmalarda güçlü görünümünü korumaktadır. 2002 yılında AB tanımlı genel devlet borç stokunun gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 71'in üzerindeyken, 2026 yılının ilk çeyreğinde bu oran yüzde 23,1'e, ikinci çeyreğinde ise yüzde 22,3'e gerilemiştir."
Cevdet Yılmz, 2002'de faiz giderlerinin bütçe içindeki payının yüzde 43,2 iken 2026 itibarıyla yüzde 14,4 olmasının beklendiğini belirterek, "Dünyamızda risklerin, belirsizliklerin arttığı, dönüşüm ihtiyacının güçlendiği bir dönemde düşük kamu borçluluk oranıyla Türkiye'nin bu sürece girmiş olması, geleceğe dönük en önemli avantajlarımızdan bir tanesidir." değerlendirmesinde bulundu.
"YIL SONUNDA BÜTÇE AÇIĞININ GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILAYA ORANI YÜZDE 3,1 OLARAK ÖNGÖRÜLMEKTEDİR"
2023-2026 döneminde, deprem bölgesinin ihyası için güncel fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığını, bunun 104 milyar dolara karşılık geldiğini bildiren Yılmaz, 6 Şubat depremleri sonrasında vatandaşın ihtiyaçlarının hızla karşılandığını, imar ve ihya çalışmalarına ivedilikle başlandığını anımsattı.
Toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün inşası tamamlanarak tesliminin yapıldığını dile getiren Yılmaz, organize sanayi bölgeleri, şehir altyapıları, okullar, hastaneler ve kamu binalarının yenilendiğini hatırlattı.
Cevdet Yılmaz, 2023'te bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 5,1 olarak gerçekleştiğini, deprem harcamaları hariç bu oranın yüzde 1,6 seviyesinde olduğunu belirterek, 2024'te yüzde 4,7 olarak gerçekleşen bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı, deprem harcamaları hariç tutulduğunda yüzde 3 seviyesinde olduğunu kaydetti.
2025'te yüzde 2,9 olarak gerçekleşen bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının, deprem harcamaları hariç tutulduğunda yüzde 2,1 seviyesinde olduğunu, "2026 yılı sonunda bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 3,1 olarak öngörülmektedir. Deprem harcamaları hariç bu oran yüzde 2,3 seviyesindedir." bilgisini verdi.
"TÜM BU OLUMSUZ GELİŞMELERE RAĞMEN BÜTÇE DİSİPLİNİNDEN TAVİZ VERMEDİK"2026 bütçesinde 18 trilyon 979 milyar lira gider, 16 trilyon 266 milyar lira gelir öngörüldüğünü hatırlatan Yılmaz, bütçe açığının ise gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 3,5 olarak tahmin edildiğini belirtti.
2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da 2026 bütçe giderlerinin 19 trilyon 660 milyar lira, bütçe gelirlerinin 17 trilyon 28 milyar lira, bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı ise yüzde 3,1 olarak revize edildiğini kaydeden Yılmaz, gelirlerin de giderlerin de yukarı doğru revize edildiğini söyledi.
Ancak gelirlerin oransal olarak giderlerden daha fazla artması sonucunda bütçe açığının milli gelire oranında 0,4 puan civarında bir düşüşün söz konusu olduğuna işaret eden Yılmaz, "Başlangıçta öngörülen göre çok daha iyi bir bütçe açığıyla bu yılı kapatacağımızı öngörüyoruz." diye konuştu.
Yakın coğrafyada ve dünyada yaşanan savaş ve gerginlikler sonucunda petrol başta olmak üzere enerji ve emtia fiyatlarında önemli artışlar yaşandığının altını çizen Yılmaz, yaşanan gelişmelerden kaynaklı enflasyon etkisi nedeniyle kamu personel ve sosyal güvenlik giderlerinde ilave harcama yapma gerekliliği doğduğunu belirtti.
Girdi fiyatlarındaki artışa bağlı olarak enerji desteklerinde ilave maliyetler oluştuğunu da belirten Yılmaz, enerji fiyatlarındaki artış etkisinin bu kalemlerle sınırlı kalmadığını, mal ve hizmet alımları başta olmak üzere bütçenin diğer giderlerinde de artışlara sebep olduğunu kaydetti.
Petrol fiyatlarının yükselmesinden vatandaşın sınırlı düzeyde etkilenmesini teminen akaryakıttan alınan özel tüketim vergisinde indirim sağlandığını hatırlatan Yılmaz, "Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen bütçe disiplininden taviz vermedik. Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.
YATIRIM, ÜRETİM VE İHRACAT DESTEKLENECEK
2027 yılı bütçesinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı destekleyen bir anlayışla hazırlandığını belirten Yılmaz, yeşil ve dijital dönüşüm politikalarına da öncelik verileceğini söyledi.
Bu politikalarla verimliliğin ve rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini kaydeden Yılmaz, ekonomik büyümeden elde edilen kazanımların toplumun daha geniş kesimlerine yayılmasının amaçlandığını ifade etti.
Bütçeyi ekonomik dayanıklılığı, toplumsal refahı ve üretim kapasitesini güçlendiren bir dönüşüm bütçesi olarak nitelendiren Yılmaz, küresel ve bölgesel risklere karşı ekonominin direncinin artırılacağını belirtti.
"ORTA-YÜKSEK VE YÜKSEK TEKNOLOJİNİN İHRACATIMIZDAKİ PAYI YÜZDE 44'E YÜKSELMİŞ DURUMDADIR"
Bu süreçte üretim faktörlerinin daha etkin kullanımını sağlayacaklarını, toplam faktör verimliliğini artıracaklarını, teknolojik dönüşümü hızlandıracaklarını ve yenilikçilik kapasitesini güçlendireceklerini belirten Yılmaz, tarımda verimliliği, sanayide teknoloji yoğunluğunu ve hizmetler sektöründe yüksek katma değerli faaliyetleri destekleyerek, ekonominin üretim kapasitesini kalıcı biçimde artıracaklarını ifade etti.
Yılmaz, beşeri sermayenin niteliğini güçlendiren politikaları sürdürürken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı ve harekete geçirici rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizerek şunları kaydetti:
"İş gücü piyasamızın dirençli yapısı korunmaktadır. 2026 yılında istihdamın artış eğilimine girmesini ve işsizlik oranının yüzde 8,1 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. 2027 yılında büyümedeki ivmelenmenin etkisiyle istihdamın 657 bin kişi artacağını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükseleceğini ve işsizlik oranının yüzde 8'e gerileyeceğini öngörüyoruz. Küresel ticarette yaşanan belirsizliklere rağmen ihracatımız güçlü performansını sürdürmektedir. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde, ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaşmış, yıllıklandırılmış bazda ise 283,7 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine çıkmıştır. 125 milyar dolar seviyesine ulaşan hizmet ihracatımızı da dikkate aldığınızda, toplam mal ve hizmet ihracatımızın 410 milyar dolar seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. Yıllıklandırılmış ihracatın yıl sonu tahminimizi aşmış olması, ihracat performansımızın olumlu seyrini ortaya koymaktadır."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ihracattaki artışın yalnızca miktar bakımından değil, nitelik bakımından da önemli bir dönüşüme işaret ettiğini belirterek, "2000'li yılların başında orta-yüksek ve yüksek teknolojinin ihracatımızdaki payı yüzde 28 civarındayken bugün geldiğimiz noktada bu yıl için bu pay yüzde 44'e yükselmiş durumdadır. Bunu yüzde 50'nin üzerine çıkardığımızda ekonomimizin niteliksel dönüşümü çok daha belirgin bir hale gelecektir. Cari açığımızın ise savaş kaynaklı geçici yükselişe rağmen 2026 yılında yüzde 2,6 düzeyinde oldukça yönetilebilir seviyede kalması beklenmektedir." dedi.
"Sağlık hizmetleri için 2 trilyon 134 milyar lira kaynak ayırıyoruz"
Yılmaz, AK Parti hükümetleri döneminde eğitimle birlikte en fazla önem verdikleri konuların başında sağlığın geldiğini belirterek, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla merkezi yönetim bütçesinden sağlık hizmetleri için 2 trilyon 134 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumları ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında sağlık alanına ayrılan toplam kaynak 4 trilyon 532 milyar liraya ulaşmaktadır." dedi.
Sosyal devlet anlayışıyla, ülkenin ürettiği refahı toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırmayı hedeflediklerini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
"Sosyal yardım ve destekler için 2027 yılı bütçemizde 1 trilyon 341 milyar lira kaynak ayırdık. Bu tutar 2027 yılı bütçesinin yüzde 4,9'una denk gelmektedir. 2027 yılında sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla geçen yıla göre yüzde 150 artışla 250 milyar lira, ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 186 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 132 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 109 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 90 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 84 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkan sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 29 milyar lira, engellilerin eğitim taşıma giderleri için 19 milyar lira, koruyucu aile uygulaması kapsamında ise yaklaşık 4 milyar lira kaynak ayırdık."
"Enerji sübvansiyonlarına 605 milyar lira kaynak öngörülüyor"
Yılmaz, vatandaşların refahını artırmak üzere bütçede yer alan diğer sosyal destek kaynaklarına da değindi.
Enerji sübvansiyonlarına 2021'de başlandığını hatırlatan Yılmaz, vatandaşların daha ucuz elektrik ve doğal gaz kullanabilmeleri için 2027 yılı bütçesinde yüzde 62 artışla 605 milyar lira kaynak öngörüldüğünü söyledi.
Yılmaz, 2027'de yüzde 3,5 olması öngörülen bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının 0,5 puanlık kısmının enerji sübvansiyonları desteklerinden kaynaklandığını belirterek, "Ekim ayında mesken aboneleri için düşük kademede doğal gazda yüzde 56, elektrikte düşük kademede yüzde 53 oranında faturalarda devlet desteği uygulandığını ifade etmek istiyorum." diye konuştu.
2022 yılından itibaren asgari ücrete kadar olan tüm ücretlerin vergi dışı bırakıldığına dikkati çeken Yılmaz, "Bu kapsamda vergi istisnası yoluyla 2027 yılında tüm çalışanlarımızın gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlamış oluyoruz. Doğal gaz ve elektrikteki devlet destekleri ile asgari ücret tutarına kadar olan tüm ücretlerin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda sosyal harcamalara ayrılan kaynağın toplamda 3 trilyon 406 milyar liraya ulaştığını görüyoruz. Bu tutarın bütçemize oranı yüzde 12,5 seviyesindedir." ifadesini kullandı.
"Tarım sektörü yatırım ödenekleri için 268 milyar lira imkan sağlıyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, tarımı stratejik bir sektör olarak ele aldıklarını ve bu doğrultuda 2027 yılı bütçesinde toplam 1 trilyon 305 milyar lira imkan sağladıklarını belirterek, "Bu kapsamda, tarım sektörü vergi harcamaları için 342 milyar lira, tarımsal kredi desteği için 325 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 268 milyar lira, tarımsal destek programları için 235 milyar lira, tarımsal KİT'lerin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için 135 milyar lira imkan sağlıyoruz." dedi.
Çiftçinin mazot maliyetinin yüzde 50'sini, gübre maliyetinin ise yüzde 25'ini karşıladıklarını hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi:
"Tarımsal kredilerde faiz giderinin ortalama yüzde 70'i Hazinemiz tarafından karşılanmaktadır. Son 2 yıl içinde önemli ölçüde artırdığımız reel sektör desteklerine 2027 yılında da devam ediyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı ve dengeli büyüme stratejimizi sürdürüyoruz. Reel kesim destekleri için bütçemizde tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ödenek öngörüyoruz. Bu kapsamda, Sosyal Güvenlik Kurumu işveren prim desteği ödemeleri için 351 milyar lira, Halk Bankası esnaf kredileri sübvansiyon desteği için 92 milyar lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik ödemeleri için 73 milyar lira, ihracat destekleri için 65 milyar lira, diğer reel sektör destekleri için 78 milyar lira kaynak ayırdık."
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR DEĞİŞİM DEĞİL, BİR DEVRİM YAŞAMIŞTIR"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027 yılı bütçesinde deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dirençliliğin artırılması için 769 milyar lira tutarında ödenek öngörüldüğünü bildirdi.
Türkiye sanayisinin en önemli ve kritik alanlarından olan savunma sanayi ekosisteminin dışa bağımlılığını asgari seviyeye indirdiklerini belirten Yılmaz, "Bu alanda son çeyrek asırda Türkiye Cumhuriyeti bir değişim değil, bir devrim yaşamıştır. Bugün dünyamızın geldiği şartlar bu tercihi zamanında yapmış olmamızın ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir. Bu da rastgele olmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın güçlü iradesiyle ve öngörüsüyle gerçekleşmiştir." diye konuştu.
Yılmaz, şöyle dedi:
"Milli Savunma Bakanlığı bütçesinde savunma harcamalarının önemli bir kısmını oluşturan silah, mühimmat, silah sistemleri ve diğer savunma araçları alımlarına ilişkin ödeneklerde yüzde 229 artış yapılmıştır. Diğer savunma harcamaları ile birlikte toplam savunma harcamaları için 2 trilyon 206 milyar lira, iç güvenlik harcamaları için ise 1 trilyon 248 milyar lira ödenek öngörüyoruz. Mahalli idarelerimizi de güçlendirmeye devam ediyoruz. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ayırdığımız toplam kaynağı 2 trilyon 384 milyar liraya çıkarıyoruz. 2002 yılında yerel yönetimlere ayrılan kaynağın bütçe içindeki payı yüzde 4 civarındaydı, bugün geldiğimiz noktada bu oran yüzde 8,7'ye çıkmış durumdadır. Sulama projelerinden demir yollarına, iltisak hatlarından deniz yolu yatırımlarına, petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinden madencilik projelerine kadar pek çok alanda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. 2027 yılı bütçemizde yatırımlara ayırdığımız kaynağı 2 trilyon 849 milyar liraya yükseltiyoruz. Bu tutar, 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne denk gelmektedir."
"GÜÇLÜ VE İTİBARLI TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ SÜRDÜRECEĞİZ"2027 yılı bütçesini insan odaklı ve sosyal adaleti gözeten bir anlayışla hazırladıklarını belirten Yılmaz, bütçeyi Anayasa'da öngörülen süresi içinde TBMM'nin takdirlerine sunduklarını dile getirerek, "Bu bütçe, güçlü aile, güçlü ülke, dijital kalkınma, sosyal adalet ve yeşil dönüşüm ilkeleri etrafında şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. 2027 yılı bütçemizle, eğitimi, sağlığı, enerjiyi, tarımı ve sanayiyi kapsayan bütüncül kalkınma vizyonumuz doğrultusunda güçlü ve itibarlı Türkiye yürüyüşümüzü sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.
BÜTÇE TEKLİFİ TBMM'YE SUNULMAYA HAZIR2027 yılı bütçe hazırlıklarının, 6 Eylül 2026'da yayımlanan Orta Vadeli Program doğrultusunda yürütüldüğünü hatırlatan Yılmaz, çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla ilgili bakanlıklar ve kamu kuruluşlarının katılımıyla tamamlandığını söyledi.
Yılmaz, 2027 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 25'inci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 9'uncu ve Türkiye Yüzyılı'nın 4'üncü bütçesi olacağını ifade etti.
Yılmaz, hazırlanan bütçe teklifinin TBMM'ye sunulmaya hazır hale geldiğini duyurdu.
Hakan Erdi Uludağ Haber7.com - Haber Editörü
Editör Hakkında 1998 yılında İstanbul'da doğdu. Maltepe Üniversitesi Gazetecilik bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Gazetecilik kariyerine üniversite yıllarında okurken başladı. 4 yıldır aktif olarak Gazetecilik kariyerini sürdürüyor. Meslek hayatına Kanal 7 Medya Grubu'na bağlı Haber7.com'da 'Editör' olarak devam ediyor.
YORUMLAR 27
Bir Yorum YapınGÖNDER
Mısfr 14 dakika önce Şikayet Et
Esnaflar borç içinde
Beğen Cevapla
Sirri 1 saat önce Şikayet Et
Tekstil ürünleri almış başını gidiyor halen enflasyon düşüyor
Beğen Cevapla Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ekim 2026 15:27 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















