Yüzde 17,5 lik stopaj faizin cazibesini azaltıyor
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Nisan enflasyonunun yüzde 32,4'e çıkmasının ardından Merkez Bankası'nın yüzde 37 olan politika fazini (fiilen yüzde 40) artırıp artırmayacağı konuşulmaya başlandı. Ardından Merkez faize dokunmayıp artırım sinyali de vermeyince normalde haziran veya temmuzda başlaması beklenen faiz indirimlerinin eylül-ekime ertelenmesi beklentisi oluşmaya başladı. Enflasyonla mücadelede vazgeçilmez bir silah olan faizin bu haliyle çok yüksek görünmesi, ekonominin çarklarını durdurmaya başlaması bir gerçek olarak kendini hissettirirken tasarruf (para) sahipleri için durumun göründüğü gibi olmayabileceği de ancak yine rakamlara bakınca ortaya çıkıyor.
ENFLASYON VE VERGİUzaktan bakılınca Merkez Bankası faizine paralel bankaların yüzde 43'lere, hatta daha yükseklere varan mevduat faizleri, bu kadar yüksek getiri mevduat sahiplerini ihya ediyor gibi duruyor. Ancak tasarruf sahipleri tarafında durum hiç de öyle göründüğü gibi olmayabiliyor. Öncelikle enflasyonu gözönüne almalıyız. Enflasyon yukarıda da değindiğimiz gibi yüzde 32,4. Tasarruf sahibi ancak bu oranın üstünde bir gelir elde etmeli ki parası erimesin. İlk bakışta yüzde 32,4 enflasyona karşı yüzde 43 getiri fena gibi durmuyor. Ama eğer vergiyi unutursak. Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli hesaplarda yüzde 17,5 ve 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli hesaplarda yüzde 15 stopaj (vergi kesintisi) bulunuyor.
habericireklam#300x250#130#right#
MEVDUATTA KAZANÇ AYLIK YÜZDE 3Konuyu biraz ete kemiğe büründürelim. Diyelim ki 1 milyon liranız var ve bankalardan birinde hem da hoşgeldin faizinde değerlendirmeye kalktınız. Sonraki aylarda faiz oranı da düşüyor üstelik. Aylık 37 bin 260 lira faiz geliriniz olur ancak bunun 6 bin 520 lirasını vergi olarak ödemek zorundasınız. Geriye size aylık yüzde 3 civarında 30 bin 739 lira kalır. Enflsayon eğer nisanda olduğu gibi yüzde 3'ün üstünde gelirse bilinki o ay kayıptasınız.
Yıllık olarak hesapladığımızda da 1 milyon liranın vergi hariç net geliri 338 bin lira, yaklaşık yüzde 34 yani enflasyon kadar veya biraz üstü olacaktır.
YATIRIM FONLARINDA DA STOPAJ BULUNUYOR Yatırımcıların faiz enstrümanı olarak yönlendiği bir diğer yatırım aracı son günlerde tutarı 1 trilyon 530 milyar liraya ulaşan para piyasası fonları. Bu fonların getirilerine bakıldığında ise bazı fonların sadece risksiz gecelik repo işlemleri değil pay repo gibi riskli enstrümanları da kullanarak getiriyi artırdığını da bilerek yüzde 50'nin üstünde getiriye sahip olduklarını aktaralım. Ancak bu getiri geçmiş döneme ait, gelecek dönemde aynı getirinin sağlanma ihtimali pek yok. Çünkü son 1 yılda Merkez Bankası politika faizini yüzde 46'dan 37'ye düşürdü. Nereden bakılırsa bundan sonra Merkez Bankası faiz oranlarını düşürmese bile 9 puan daha az getiri demek bu.
Diğer yandan para piyasası fonları da eğer Temmuz 2025'ten önce almadıysanız yüzde 17,5 vergi kesintisine tabi. Yani faiz eğer geçen yıl olduğu gibi politika faizi yüzde 46 kalsaydı 1 yılda 1 milyon liranızla elde ettiğiniz 500 bin liranın 87 bin 500 lirasını vergi olarak ödeyip net 412 bin lira kazanacaktınız. Bu yıl ise en iyi ihtimalle 410 bin liralık nominal getiriye karşılık 71 bin lira vergi ödeyip 338 bin lira net gelire sahip olacaksınız. Zaten şu anda aylık nominal yüzde 3 ile 3,3 arasında olan getiriler de bize aynı rakamları doğruluyor.
BORSA 5 AYDA FAİZİN YILLIK GETİRİSİNİ SAĞLADI Bir de dönüp Ortadoğu'daki savaşa, bitmeyen gerilime rağmen son günlerde rekorlar kıran (dün hariç) borsaya bakalım. Borsaya ilgi neden? Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim, borsa 5 ayda dünkü sert yüzde 2,3'lük sert düzeltmeye rağmen yüzde 31,2 getiri ile faizin yıllık getirisini elde etmiş durumda. Bir yandan yabancı yatırımcıların savaşın başındaki satışının ardından 3 hafta arka arkaya yaptıkları alım ama daha çok yerli tercihi ile borsa oldukça dirençli görünüyor. Yüksek faizin garantili getiri nedeniyle normalde borsaya ciddi bir alternatif olarak önünü kesme özelliği bulunuyor. Ancak öyle anlaşılıyor ki vergi nedeniyle bu özelliği çok fazla devreye giremiyor. Diğer yandan faizin borsa şirketlerinin finansman maliyetlerini artırarak bilançolarını bozduğunu ve yüksek kredi maliyetleri nedeniyle kredili hisse alımı yapan yatırımcıların önüne set olarak borsaya eksi yazdırdığını da unatmamak gerekiyor.
.png
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Mayıs 2026 09:32 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















