YÜKSEL AYTUĞ SAHA’da çılgın Türkler var
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Ne zaman biraz keyfe ve morale ihtiyacım olsa, imdadıma TEKNOFEST ve SAHA fuarları yetişiyor. Dün de SAHA Savunma ve Havacılık Teknolojileri Fuarı için Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'ndeydim. Bir kez daha devletim ve milletimle gurur duydum, koltuklarım kabardı.
Kim ne derse desin, yeni dünya düzeninin adı "Gücü gücü yetene..." Durum böyle olunca da sırtı kalın, kuyruğu dik tutmak, kendi kendini savunabilmek gerek. Aksi halde Yunanistan gibi bir ABD'ye, bir İsrail'e, bir Fransa'ya "sığınmak" zorunda kalırsınız.
Fuarda en çok ne hoşuma gitti biliyor musunuz? Yabancıların; müthiş silah, mühimmat ve savaş teknolojilerimizin yer aldığı standlar arasında dolaşırkenki yüz ifadeleri. Araç gereçlerden çok onlara baktım. Uzakdoğu'dan, Avrupa'dan, Ortadoğu'dan, Afrika'dan gelen, omuzlarındaki apoletler yıldızlar ve aylarla dolu subaylar, Türkiye'nin eriştiği muazzam noktaya hayretle, takdirle ve en önemlisi saklayamadıkları bir gıpta ve kıskançlıkla bakıyorlardı.
Malum, bütün dünya, ekonominin kilitlendiği Hürmüz Boğazı'nı konuşuyor. Unutmayın ki, o boğazdan bizde iki tane var. Bugün onların boğazını sıkanlar, yarın bizimkine çökmeye kalkışabilirler. İşte bu nedenle donanmamızın yeni gururu su üstü ve su altı insansız deniz dronları Tufan ile Kılıç'ın tanıtımında bizzat orada bulunup, çıplak gözle o tarihi ana şahit olmayı istedim. Vallahi ne yalan söyleyeyim, çıkışta yürüyüşüm bile değişmişti...
SAHA'yı özellikle Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlara ve Sinop'taki füze denemelerimiz sırasında "Fırlatmayın, balıklar rahatsız oluyor" diyenlere tavsiye ediyorum. Belki görünce rehabilite olurlar...
'Sen benim kim olduğumu biliyor musun?'
Kadın, lüks otomobiliyle servis şoförlüğü yapan adamın evinin kapısının tam önüne park etmiş. Adam, aracından aşağı inmeden olanca nezaketiyle "Hanımefendi orası benim kapımın önü, kayınvalidem ağır kalp hastası, oraya zaman zaman ambulans yanaşıyor. Bakın sokak bomboş, başka bir yere park edebilir misiniz?" diye sormuş. Vay sen misin böyle diyen? Kadın hışımla cebinden üzerinde "Hakim - Savcı" yazan ne idüğü belirsiz bir kart çıkarmış. Sonra da hakaret, tehdit gırla...
Adalet Bakanı Akın Gürlek görüntüler üzerine soruşturma başlatmış. Kadının hakim ya da savcı olmadığı ortaya çıkmış ve hakkında kovuşturma başlatılmış.
Son zamanlarda bu "sahte nüfuz şovları" fena halde arttı. Eline herhangi bir kart geçiren, diğerini fütursuzca tahkir ve taciz ediyor.
Ben Sürekli Basın Kartı sahibi olduğum halde, kolluk tarafından sorulmadığı sürece çıkarıp göstermem. Hakkım olmasına rağmen aracıma da Basın Plakası takmam. Zira gerekli haller dışında "mesleki avantaj kullanarak" sıradan vatandaşın önüne geçmenin haksızlık olduğuna inanırım.
Bu, bana babadan miras kalan bir adalet duygusudur. Ben hiçbir zaman birine "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" demedim. Tam tersine, gençliğimde babamın ağır ceza reisi olduğunu büyük bir dikkat ve özenle saklı tuttum. Zira böyle bir hata yaparsam, evde babam tarafından "ağır cezaya" çarptırılacağımdan, yani onun kurşun gibi ağır sözlerinden nasibimi alacağımdan adım gibi emindim...
Gaf'let kürsüsü
Kocaeli Karamürsel Kayacık Mahallesi'ndeki A101 çalışanı, sevmek istermiş gibi yanına çağırdığı kedinin gözüne yağ çözücü sıktı.
Zap'tiye
Ayakları çirkin olanlar için silikon terlikler çıkmış. Çünkü düşman ayağa bakar!
Ne demiş?
"Güvenmeyi de bıraktık çok şükür, hiçbir kötü alışkanlığımız kalmadı." (Sanal medyadan)
Görüntülenme:57
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 07:10 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















