YÜKSEL AYTUĞ Nasıl bu kadar kötü kalpli olabildik?
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Her gün insanlığımdan biraz daha utanır hale geldim. Gün geçmiyor ki şeytanın ruhları kolayca ele geçirmesine dair haberler önüme çıkmasın. Onlarla birlikte "insan" sınıfına dahil edilmek, onlarla aynı havayı soluyup, aynı kaldırımda yürüdüğümü bilmek artık ruhuma çok ağır gelmeye başladı.
Bir çete, kanser hastalarına verilen son kullanım tarihi geçmiş ilaçların etiketini değiştirip yeniden piyasaya sürmüş. Eminim şeytan bile karşılarında önünü iliklemiştir.
Yahu bu nasıl bir vicdansızlıktır? Bir hastanın tek umudunu elinden çekip almak ne tür bir vahşettir?
Doğrusu, bu canilere verilecek cezayı çok merak ediyorum. Benim adalet terazime göre bu olay asla basit bir sahtekarlık olarak değerlendirilemez. Birincisi, insan hayatına açık bir kasıt var. İkincisi, pek çok kanser hastasının beyninde "Acaba benim kullandığım ilaç da sahte mi?" sorusuna yol açıp, onları ümitsizliğe sevk etme suçu işlenmiş. İkincisi de en az birincisi kadar ağır.
Tam bu yorumu yazarken oyuncu dostum Alper Kul'un sanal medya paylaşımına gözüm ilişti. Kahramanmaraş depremindeki bir enkazda kurtarma faaliyetine katılmışken bir dozer sesi duyup sevinmişler, enkaz altındakileri daha kolay kurtaracağız diye. Meğer o dozerin sahibi, müteahhitle anlaşıp, enkazdaki hurda demirleri almak için gelmiş... Alper'ler aşağıda can kurtarma telaşındayken, müteahhit ile dozerci birlikte demirleri yumak haline getirmekle meşgulmüşler...
Sanırım son zamanlarda hayvanlara duyduğum sevgi ve saygının artmasının nedeni, bu tipler.
Neler çektiyse artık?
Evini bekara, öğrenciye vermeyen ev sahipleri çoğunlukta. Hatta kiracı adaylarından sabıka kaydı, maaş bordrosu, banka hesap dökümü ve eski ev sahibinden referans mektubu isteyenler bile var.
Ancak sanal medyada karşıma öyle bir kiralık ev ilanı çıktı ki, gözlerime inanamadım:
"Emlakçılar aramasın. Serseriler, takılmayı seven öğrenciler ve olaysız günü geçmeyenler arayabilir. Normalde bu muhitte kiralar 50 - 60 bin. Ama komşular yüzünden 20 bine veriyorum. 4 - 5 çocuklu aile de tutabilir. Bol bol ses yapın, ortalığı dağıtın, apartmanda olay çıkarın. Onlarca misafir çağırın. Gece parti verin baba. Bunlar bundan anlıyor. Taviz yok, ben ev sahibi olarak sonuna kadar arkanızdayım. Düzgün tipler aramasın, memurlar falan da aramasın, vermiyorum size. Göreyim aslan yeğenlerimi..."
Komşuları adama neler çektirdiyse artık...
Futbolun gerçeği: Amed
Kimse Amedspor'u konuşmuyor. İşleri sadece tribüne oynamak olan spor yorumcularının tek ilgi odağı 4 büyükler. Oysa Diyarbakır'da bir futbol devrimi yaşanıyor.
İsimleri Diyarbakırspor değil de, Amed Sportif Faaliyetler olduğu için soğuk duranlar var. Oysa ben futbolu, siyasetten ayrı tutanlardanım. Ona bakarsanız, Türkiye'nin en ünlü balık konservesi fabrikasının ismi Dardanel ama yıllardır kimse onlara "Neden Çanakkale'nin eski ismini kullanıyorsunuz?" diye bozuk atmıyor.
Ben Amedspor'un kaliteli, özgüvenli, iştahlı ve son derece pozitif futboluna alkış tutuyor, Türk Futbolu'na kazandırdıkları Orban, Dia Saba ve Ballet'yi büyük bir keyifle izliyorum.
Bana göre şampiyonluk şansları Galatasaray ile eşit.
Zap'tiye
Serenay Sarıkaya'nın yeni saç modeli Şabaniye'ye benzetildi. Allah kimseyi sanal medyanın insafına bırakmasın!..
Gaf kürsüsü
Sevgili Muharrem Akduman'ın notu: Bu sponsorluklar canından bezdirdi vatandaşı... GS: 77 - Nesibe Aydın: 71 ???? Bu nedir yahu?
Ne demiş?
"Acun'un locası kadar, takımın hocasıyla uğraşsaydın, 10 haftada 9 puan fark yemezdik Aziz'im..." (Ben dedim)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:106
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Kasım 2026 13:57 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















