YÜKSEL AYTUĞ Karı koca huzur veriyorlar
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Biri Atv ekranlarında, diğeri emniyet müdürlüğü makamında... Ünlü karı-koca kendilerini adeta ülkenin huzur ve güvenliğine adadı.
Bilmem Müge Anlı'dan söz etmeye gerek var mı? Cinayetleri aydınlatıyor, sahtekarların ipliğini pazara çıkartıyor, kayıpları buluyor, parçalanmış aileleri birleştiriyor, sosyal sorumluluk kampanyalarıyla insanların gönüllerini fethediyor.
Peki ya eşi Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü Şinasi Yüzbaşıoğlu'nun başarılı icraatlarına ne demeli? Göreve getirilmesinden bu yana ilçede operasyonlar hız kesmiyor. Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri son 45 gün içinde yaptığı başarılı çalışmalar sonucu tam 210 kişiyi gözaltına aldı. Bu kişilerden 48'inin hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ortaya çıktı. Ayrıca 5 ayrı hırsızlık suçundan hakkında 26 yıl 22 gün kesinleşmiş hapis cezası olan bir şüpheli de yakalandı. Operasyonlarda 33 silah ve 6 uzun namlulu silah, 2 kilogram 191 gram esrar ile 596 sentetik hap ele geçirildi. Bir Sarıyerli olarak nasıl mutlu ve huzurluyum anlatamam.
Ne demeli? Allah bu çiftin ömrüne bereket versin.
Belediyeden gidiyoruz (!)
Sivas'ta 65 yaş üzeri ücretsiz kart sahibi Mehmet S., 2025 yılında halk otobüslerine 3 bin 365 kez binerek rekor kırmış. Belediye, "Otobüsler tur değil ulaşım içindir" hatırlatması yaparak kendisini nazikçe uyarmış. Ortalama günde 10 kez otobüse binen abimiz bazen günde 25 kez otobüs kullandığını söylemiş.
Sık sık toplu ulaşım kullanan biri olarak ben de 65 yaş üstü ücretsiz kartların ulaşımdan ziyade "barınma" ihtiyacını karşıladığını gözlemliyorum. Eğer yaşlı ve yalnızsan, sabahtan kendine bir güzergah belirle, sabah evden çıkarken kombiyi kapatıp ya da sobayı söndürüp yakıt faturasından kurtul. Camında sürekli değişen bir manzara, etrafta cıvıl cıvıl insanlar, yol muhabbetiyle kurulan yeni dostluklar... E daha ne olsun?
Eski model otomobillerde frenler mekanik olduğu için, yokuş aşağı giderken kontağı kapatarak yakıt tasarrufu yapar, bunun adına da "Belediyeden gitmek" derdik. Şimdi aynı yöntemi yaşlılarımız yaya olarak uyguluyor...
Heimlich manevrası (!)
Bu iki kelimeye artık pek aşinayız. İlk yardım eğitimi almış olanların, nefes borusuna kaçan maddeleri çıkartmak için karın bölgesine uyguladıkları baskı tekniğinin adı.
Heimlich manevrası uygulayan "kahramanların" haberleri, manşetleri ve bültenleri süsledikçe bu konudaki farkındalığımız da arttı. Gün geçmiyor ki, bir restoranda bu manevra sayesinde birinin hayatı kurtulmasın.
Ancak gerçek kahramanlar bir yana, sırf sahibi olduğu ya da işlettiği restoranın adı duyulsun diye düzmece "manevralara" girişenler olduğundan fena halde şüpheleniyorum. "Sen şimdi güvenlik kamerasının net göreceği bir masada boğulur gibi yapacaksın. Ben yetişip Heimlich manevrası uygulayacağım. Önceden ağzında tuttuğun lokmayı tüküreceksin. Ama dikkat arkadaki bizim dükkanın tabelası görünsün..." Olur mu? Vallahi olur... Olsun da... Mizansen bile olsa bu "manevradan" bir kişiyi bile haberdar etmek belki birkaç hayatı kurtarabilir. Ben de buna "reklamın iyisi" derim.
Şeref kürsüsü
Sokak müzisyenliği yapan Mert öğretmen, kazandığı parayla ihtiyaç sahibi 12 çocuğa işitme cihazı aldı.
Zap'tiye
Fenerbahçe'nin hali, Bafta Ödülleri'ne 11 dalda aday gösterilen ama bir tekini bile alamayan Marty Supreme filmine benziyor.
Ne demiş?
"Fenerlileri sahura kaldırmayın, onlar yedi, yattı..." (Sanal medyadan)
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Şubat 2026 07:00 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















