YÜKSEL AYTUĞ Bir yıldız doğdu: Taro
Sabah sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Öncelikle annesi ve babası Şevval Sam ile Metin Tekin'e kocaman bir alkış. Bu çocuk olmuş, hem de çok iyi olmuş!
Taro Emir Tekin'i uzun süredir takip ediyorum. İngiltere'de drama okudu. Bir Peri Masalı ve Kıskanmak adlı dizilerle "stajını" tamamladı ve Atv'nin yeni dizisi Aynı Yağmur Altında ile "gerçek oyunculuk diplomasını" aldı.
Taro sadece oyunculuğuyla gönlümde taht kurmadı. Terbiyeli, ölçülü davranışları ile yeni nesilde görmeyi özlediğimiz bir "tavrın" da temsilcisi oldu. Ayrıca dizideki "flu" karakter Koray'ı "keskinleştirmeden" oynamak için hem yetenek hem eğitim gerekiyordu. Eminim Taro bundan sonraki dizisinde yoluna başrol olarak devam edecek.
Diziye gelince:
Sert başladı. Otobüsteki seküler - muhafazakar tartışması, geldiğimiz noktanın tehlikeli boyutunu gösteren bir kıyı fenerinin çakışı gibiydi. Umarım dizi, "bizimkiler" ve "ötekiler" diye mahallelere böldüğümüz toplumun iki yakasını bir araya getirmeye hizmet eder. Nihayetinde "aynı yağmur altında" ıslanıyoruz, öyle değil mi?
Kim ne derse desin, Hülya Avşar iyi oyuncu. Her sahnesinde bunu gösterdi ve dizinin "kenar süsü" ya da "reklam yüzü" olmadığını kanıtladı.
Erkan Can'a bilge rolü ne fena yapıştı değil mi? Peki şikayetçi miyim? Asla. Ben de olsam bu rolü bir başkasına oynatmazdım.
Dizi, ekrandaki ahlak kirliliğine atıfta bulunmaktan da geri durmadı. Geçen hafta Now'daki Kıskanmak dizisinde şoföründen hamile kalan evli kadının "Aşk varsa zina yoktur" sözünü gündeme taşımıştım. Aynı Yağmur Altında'da Hayati sordu: "Aşk varsa zina yoktur diyorlar, doğru mu?" Ali'nin cevabı, sözde tartışmaya son noktayı koydu: "Allah'ın ayetleri açık. Zina haramdır."
Ekranda "helal dizi" arayan varsa, tavsiyemdir.
Helal sana Yıldız Tilbe!
Neyse ki insani meselelere duyarlı birkaç sanatçımız var da, sayelerinde şov dünyasının yüzü aklanıyor.
Pek çok sanatçı Gazze'de katledilen masum insanlara sırtını dönüp, hiçbir duyarlılık göstermezken, Yıldız Tilbe bölgede zor şartlar altında yaşam savaşı veren insanlar için çadır kent kurulması adına tam 13 milyon lira bağışta bulundu. Bununla da yetinmeyip, yeni kurulacak çadır kentin yiyecek ve su ihtiyacının karşılanması için geliri tamamen Gazze'ye gönderilecek bir konser vermek için de kolları sıvadı.
Bilirsiniz, bizim memlekette herkesi birden memnun etmek asla mümkün olmaz. Yıldız'ın bu hayır işlerine de "Önce bizim ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerini doyursun" diye dudak bükenler, burun kıvıranlar, hadsizce çemkirenler oldu. Oysa Yıldız'ın yüreğinin herkese yeteceğinden habersizdiler. Ne yaptı Yıldız? Pazar günü soluğu İstanbul Sultangazi'deki Gazi Mahallesi'nde aldı. Dert dinledi, sohbet etti, ihtiyaç sahipleri ile tanıştı ve bütçesinin elverdiği kadarıyla maddi yardımda bulundu. Ama hepsinden önemlisi, son derece mütevazı karakteriyle bölgede yaşayanlara verdiği manevi destekti.
Darısı diğerlerinin başına diyeceğim ama ne yazık ki bu konuda fazla umudum yok...
Şeref kürsüsü
Gençlerbirliği oyuncusu Oğulcan, rakibi Mert'in yerde kıvrandığını görünce gole gitmek yerine topu bıraktı. İşte sahalarda görmek istediğimiz hareket.
Zap'tiye
46 yıldır şov dünyasıyla ilgili yazı yazan bir gazeteci olarak uyuşturucudan içeri alınan "ünlülerin" yüzde 90'ını tanımıyorum. Paralel bir evrende mi yaşıyorum acaba?
Ne demiş?
"Yan komşum piyano çalıyor yine. Ben de bu apartmana lâyık olabilmek için kitap okuyayım bari." (İyibiradam adlı kullanıcının sanal medya paylaşımı)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Şubat 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















