Ankara24.com
close
up
Menu

Çorum da çıkan tartışma sonucu 2 genç bıçakla yaralandı Çorum Haberleri

İstanbul’da doğdu Şam’ı dünyaya Türkçe anlatıyor: Suriye’nin yeni nesil kültür elçisi Cihan Salih VİDEO İZLE

Adm Elektrik ten 5 yılda 48,7 milyar TL altyapı yatırımı hedefi

Teknik direktörlük için sürpriz isim! Beşiktaşlı yetkililer Portekiz e uçuyor

Türkiye ekonomisi için ilk çeyrek büyüme tahmini belli oldu

Eskişehir Kültür Yolu Festivali, Sagopa Kajmer konseriyle final yaptı

Dünyanın en değerli 50 varlığı tam liste! İlk sırada ne altın ne de petrol var!

‘Bayramda kontrolsüz et tüketimi kalp krizi riskini artırabilir’

Udinese, Gökhan İnler ile sözleşme uzattı!

Avcılar da zabıtanın motosikletle çarptığı seyyar satıcı yaralandı

Ana Haber Bülteni 25 Mayıs 2026 (Rusya, Ukrayna ya En Büyük Saldırılarından Birini Yaptı)

Bursa da eski eşinin yaşadığı eve benzin dolu şişe atıp yangın çıkardı Bursa Haberleri

İklimle beraber tarım da değişiyor Ekonomi Haberleri

Fenerbahçe ile ismi anılan Conte Napoli den ayrıldı! Basın toplantısı İtalya da gündem oldu

A Milli Futbol Takımı, 10 eksikle çalıştı!

Tahran ve Washington hattında sürpriz gelişme! Kritik maddede anlaşma sağlandı

“Çocuklar Güvende” projesiyle risk grubundaki çocuklara sosyal destek

Tokat’ta alev alan otomobil demir yığınına döndü

Kurban Bayramı namazı saatleri 2026 Diyanet: Ankara, İzmir İstanbul bayram namazı saati kaçta?

MHP li isimden Bahçeli yi eleştiren AKP li gazeteciye yanıt: Ne yapacağını size mi soracaktı? Sözcü Gazetesi

Yaz gazeteci yaz: Pişman değilim!

Yaz gazeteci yaz: Pişman değilim!

Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Şimdilerde Z kuşağı onu yeniden keşfetmiş gibi. Büyük festivallere davet ediliyor, on binlerce kişiye konserler veriyor, şarkıları dünyanın dört bir yanındaki radyolarda çalınıp, ikonik parçaları gece kulüplerinde remiksleniyor.
Anadolu’dan yükselen bir ağıt rengindeki sesinin “Yüzüklerin Efendisi”nden Elijah Wood gibi binlerce genç hayranı var. Bu tanınırlığı dijitalleşmeye borçlu olduğunu söylüyor: “İnternet sayesinde dünya küçüldü...” Son çalışması da tüylerinizi diken diken edecek bir ağıt. Narin için yazılmış.
İnsanlara çok doğal gelen, tuhaf bir aurası var. Yüz yüzeyken de öyle: Sakin ve sevecen. Biraz da kalender. Yanında çok rahat hissediyorsunuz.
Şahane bir ev sahibi. Bir dakika oturmuyor, utanıyorsunuz size ha bire hizmet etmesinden. Tek sevmediği makyaj. Fotoğraf çekimi için bizim hatırımıza iki sürünüveriyor. Söyleşiyi önce Kilyos sahilinde yapalım diye konuşmuştuk. Ama sonra hastalanınca Tarabya’daki evine konuk olduk...

Geçmiş olsun, havalar ısınamadı gitti, üşüdünüz de mi hasta oldunuz?

- Giresun’da 19 Mayıs konserim vardı. Sabahtan başladı program, orada neredeyse bir 90-100 kişiyle öpüştük. Akşam konserde de 50 binden fazla insan var. Hücum ettiler. Nasıl kaçacağım? Öptüler, öptüler, öptüler... Birinden virüsü kaptım. “Öpme” diyorsun, dinlemiyor ki bizim halk. (Gülüyor)

Ama öyle bir şey uyandırıyorsunuz ki “Tanımadan seveceğin insan” diyorlar sizin için. “Komşum olsa keşke” diyen var. Bir keresinde taksici kaçırdı ya sizi Almanya’da...

- Zaten Almanya’da hiç taksi parası ödeyemedim ki ben. Hepsi bedava götürdü. Mümkün değil para veremiyorum. Bu da iyice dişli çıktı. Ucuz bir AVM var, ona gideceğiz. Otele çağırdık, geldi. Hemen tanıdı tabii. Karısı da hayranımmış, sabah evden çıkmadan kavga etmişler. “Abla” dedi, “Sen bizi barıştırırsın”. Çekti sağa, görüntülü konuştuk hanımıyla da. AVM’ye gideceğiz, bırakmıyor: “İlla sizi eve götüreceğim, ağırlayalım...” Zar zor AVM’ye gitmeye ikna ettik. Yine bırakmadı, biz çıkana kadar bekledi, sonra otele geri götürdü. Yine para yok...

Ama siz de boş değilsiniz bu sevgiye: Kediye basmamak için düşüp kolunuzu, örümceğe basmamak için dizinizi sakatladınız, platin takıldı. İnsan-hayvan sevgisi de değil bu; canlı sevgisi. Nereden geliyor?

- Benim babam veteriner hekim. Ondan. Çocukluğumdan beri böyleyim. Lojmanda 50-60 kedi, 10-15 köpeğe bakardık.

O yüzden mi kendinizi pasaklı buluyorsunuz?

- Yok, onu izah edeyim: Takıntı derecesinde titizim. Yazın denizden çıkıp duşa giriyoruz ya. Her gün 1 saat yıkanılır mı? Barajı kuruttum. Çok titizim, fakat dağınığım. Pasaklı dediğim, dağınıklık. 3 metre uzunluğunda bir masam var. Bütün evraklar üstünde. Ben, her bir kâğıdın ne olduğunu biliyorum. Ama biri el attı mı, yandık. Onun için kimseyi sokmam masama.

BİZİMKİ KEDİ TİPİ BESLENME

O gün konser yoksa bir gününüz nasıl geçer?

- Evde ya da ofiste. 1987’den beri İMÇ’de bir müzik şirketimiz var. Albümlerimi kendim basıyorum. Ama pandemiden beri, daha evden çalışıyoruz. Sabah, en sevdiğim saatler. 7’den itibaren uyanığım. Uyku mahmurluğuyla çayımı içiyorum. Televizyon hastasıyım, bütün gece TV açık, mırıl mırıl ses geliyor. Çok ama çok yanlış. Bizi Alzheimer’a götürür. Ama başka türlü de uyuyamıyorum. Ayrıca her sabah şekerime bakılıyor.

Kötü mü?

- Diyabet diyorlar ama kötü değil. Daha çok kontrol amaçlı. O saatlerde kahvaltı yok. Bisküvi-çay... (Bisküviye çocuk gibi ‘bisküvit’ diyor. Hasta olmasa bir tur da ben sarılacağım.) 1’e doğru hem kahvaltı hem öğle yemeği. Sonra akşam yemeği. Yani günde iki kere yemek yiyorum. Üç çok fazla. Bizi nasıl şartlandırmışlarsa üç öğün yemeye.

Mutfakla aranız var mı?

- Var. Her çeşit yemeği yaparım. Süslü yemekler değil ama. Zeytinyağlılar, tencere yemekleri. Yanımdakilere de öğrettim, artık onlar da benim tarzımda yapıyorlar.

Neymiş sizin tarz?

- “Akdeniz tipi beslenme” derler ya, bizimki kedi tipi beslenme. Yediğimiz her şeyin artanlarını kedilere veriyoruz! (Gülüyor)

Belgesel seyrediyorum. Vahşi yaşam. Ne bilmediğimiz hayvanlar varmış, o balıklar çeşit çeşit... Haberler, politika çok ağırlık verince, hemen belgesellere geçiyorum. O bir dinlenme oluyor...

LOS MÜZİK HASTASIYDIK

Müziğe gitarla İspanyolca, İtalyanca şarkılar söyleyerek başlamışsınız. Hatta o dönem Ankara’da, sizi İspanyol büyükelçisinin kızı sanıyorlarmış. Türkülerle tanışmanız, Ankara Üniversitesi’nde fizik mühendisliği okurken olmuş...�

- Evet, o zamanlar “Los” müziği vardı. Los Paraguayos, Los Panchos gibi gruplar Latin pop müziği yapardı. Hepsinin ismi “Los” (Çoğul) ile başladığı için bu isim verilmişti. Onlara hastaydık. Bir de Latin Amerika müziği Akdeniz müziğine çok benziyor tabii. Ben de ilk gençliğimden itibaren onları söylerdim. Julio Iglesias’lar falan daha ortada yok. Tek kelime İspanyolca bilmeden büyükelçinin kızı olmuştum... Türkülerle ohoo çok sonra, 20’li yaşlarımda, üniversitede tanıştım. Ama benim şarkıcı olmama vesile olan kişi, Connie Francis’tir. İtalyan asıllı, Amerikalı. “Mama” diye Napoliten bir şarkısı vardır. Pavarotti de söyledi. (Biraz mırıldanıyor) O kadının sesini duyunca aklım başımdan giderdi. Öldü ama kaydı var internette. Bir otel odasında tecavüze de uğradı o kadıncağız. Çok kırıktı hayata karşı.

Sizi ilk rahmetli Erkan Özerman keşfetmiş.

- Ah sorma, neler çektim rahmetliden. Gencim, “Seni dünyaya tanıtacağım” diyor; “Ama Selda olarak değil, Zelda olarak. Seni Yahudi olarak lanse edeceğiz...” Ticari olarak iyi fikir olabilir. Ama kabul etmedim tabii. “Yapma Erkan Abi, etme Erkan Abi...” Aslında ünlü olmamın sebebi de budur. Televizyona ilk çıkışımda, bu Zelda meselesinden dolayı isim karışıklığı oldu, isimsiz yayınlandım. Ama isimsiz yayınlanınca öyle merak edildim ki istesem böyle tanıtım olmazmış. Müzik dünyasına paraşütle indim resmen.

Akacak su, yolunu bulmuş diyelim ona.

- Bütün plakçılar peşime düştü. Ben her şeye razıydım. İlk gelene imzayı attım. Asıl büyük plakçılar daha sonra geldi ama iş işten geçmişti tabii. O parayla ben Ankara’da bir eve girdim. Ne cesaret, arkası yok... “Arkası gelecek” diyordum hep.

Ama bu şeyden farklı değil mi: Hani döviz kredisiyle bir ev alıyorsunuz da döviz patlıyor, batıyorsunuz...

- Tabii tabii, o çok daha sonra. O da çok komik. Uzun yıllar borç ödedim. El koyulan, olmayan evin borcunu ödedim yıllarca... (Gülüyor)

Sonra ilk plak...

- 15 Temmuz 1971... İki plak aynı anda çıktı. Biri, “Tatlı Dillim”. Diğeri, “Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle”. İki plak 1 milyon sattı. Çünkü çok yeni, çok değişik bir ses. Ama bana kalırsa çok kötü bir ses. Ufacık çocuk sesi. Çok kötüymüş o zamanki. (Gülüyor) “Solcu, daha sonra da komünist” diye görünce kaldırım değiştirenler, dost olmak için çırpınmaya başladılar. Plağın arka yüzü: “Mapushanelere Güneş Doğmuyor”... O sırada Deniz Gezmiş’ler içeride. Hapishanede radyodan dinliyorlar bu parçayı. İşte o zaman beni Deniz Geçmiş’le nişanlı diye yakıştırdılar ama tanışmıyoruz bile.

Metin Akpınar’ın menajerlik teklifini reddetmişsiniz.

- Kardeşlerimin bir orkestrası vardı. Sonunda kendi gece kulüplerini açtılar Ankara’da: Beethoven. Barış Manço, Cem Karaca sahne almıştı. Çok şık bir yer. Metin Akpınar, Zeki Müren müşteri. Hiç unutmam, 12 Mart’ta Fikret Kızılok çıkacak. Ben de kardeşlerimin mekânı diye yerleri siliyorum. Darbe oldu, gelemedi. Metin Akpınar bana orada menajerlik teklif etti. Dedim ki; “Kusura bakmayın. Erkan Özerman beni çok uğraştırdı. Ben menajer falan istemiyorum”.

ERKAN ÖZERMAN EVİME HACİZ GETİRDİ

Sütten ağzı yanan...

- (Gülerek anlatıyor) Yıllarımı aldı ya. Uyduruk bir senet yapmış, benim imzam yok. Evime haciz getirdi. Sonradan Paris’te konserime geldi rahmetli, barıştık. Bana çok kıymetli bir yüzük hediye etti. Kin tutmayan biriydi. Ben de tutmam. Paris ondan sorulurdu. Keşke en başından onunla olabilseydik. Arkadaş olmak bile hoş bir şey olurdu bu adamla. Ne olurdu yani. Keşke...

Cem Karaca da sizin için “Anadolu’da kıçını görmeyen eczacı kalmadı” demiş.

- Dedi, doğrudur zaten. 66 gün turneye çıktık. Matine-suare; günde iki konser. Şimdi asla yapamam öyle bir şey. İğne yiyip konsere çıkıyordum. Bu lafı aslında önce ben söyledim, o benden duydu.

Daha önce Alpay’ın size el verdiği gibi siz de Ahmet Kaya’ya destek çıkmışsınız. Henüz tanınmamışken ona albümünde vokal yapmış, hatta eşi Gülten Kaya ile de siz tanıştırmışsınız.

- Gülten arkadaşımdı, hapishaneden. Çıkıyor bana geliyor, direkt olarak. Ahmet de kendini zorla sevdirenlerdendi. Şeytan tüyü vardı. Bunlar ilk kez asansörde vuruldular birbirlerine. Asansörde üçümüzdük. Sonra evlendiler. Gülten’le hâlâ görüşürüz.

KÖR OLASICA ERKEKLER KANDIRIYORLAR!

“Sperm bankasından çocuk düşündüm” dediniz mi sahiden?

- Yahu o şöyle: Erkek kardeşim uzun yıllar Londra’da yaşadı. Baktı ki benden hayır yok, en sonunda dedi ki “Bak burada var bunlar, sana şöyle bir bilim adamından sperm alalım”... Bilim adamı olacak ki hırlı mı, hırsız mı bilelim. Aile içinde işin esprisi tabii... Bir de pahalıymış: 10 bin sterlin. Bende o para yok! (Gülüyor)

Halkın sizi aseksüel bulduğunu da söylemişsiniz.

- Doğru. Çok doğru. Ben onların bacısıyım. Hiç kimse başka türlü yaklaşmıyor.

Biraz şikâyetçi gibi konuşuyorsunuz. “Arada da yaklaşsalar” der gibi.

- Şimdi bir yemekte arkadaşlarla falan, fotoğraf çektiriyoruz kalabalıkta... Elini atıyor omzuma mesela, “Yanlış anlama” diyor. Eğer hoşlanmışsam hemen “Yanlış anlarım” diyorum. Bir çeşit ilk mesaj. Elini atanlardan biri “Ben Alain Delon değilim, neyimi beğendin?” diye sordu. Dedim ki; “Ben de Brigitte Bardot değilim zaten”!

Bir de yasak aşkınız var. Evli olduğunu bilmeden ilişki yaşamışsınız...

- Bilmeden. Hep öyle yapıyor kör olasıcalar. Kandırıyorlar. Meğer adamın ikiz çocukları varmış. Ben de etrafa “İkiz çocuk istiyorum” diyorum saf saf. Onunla gerçekten çok güzel günlerimiz oldu. Nişanlı gibi diyelim. Fakat çok çabuk öldü adamcağız. Trafik kazasında. 35 yaşında. Ben de 30’dum o zaman.

CHP milletvekiliymiş...

- Evet. Ve biliyor musun, öldükten sonra karısı ve çocukları beni ziyarete geldi. Çok iyi insanlar. Bir kere gördüm. Demek o kadar iyiymiş ailesine karşı.

Z KUŞAĞINI DİJİTALLEŞMEYE BORÇLUYUM

◊ Times dergisi tarafından “Yaşayan Efsaneler” arasına seçildiniz. Bu kadarını bekliyor muydunuz?

- Yok. Yurtdışında çok konserim olmuştu, hiç bilinmiyor değildim ama asıl tanınma, 1986’da Peter Gabriel’in desteklediği, “Womad” adlı çok önemli bir festivale davet edilmemle oldu. Pasaportuma el konulmuştu. Ben gidemedim ama şarkımı yine de festival albümüne koydular. Plak bütün dünya radyolarında çalınınca tanınmaya başladım. 

◊ Barcelona Primavera gibi festivallerde çıkıyorsunuz. Burning Man’de şarkınız çalıyor. “Yüzüklerin Efendisi”ndeki Elijah Wood bile hayranınız. Z kuşağı sizi yeniden keşfediyor...

- Bunu dijitalleşmeye borçluyum. Dünyanın bir ucundan “Şu anda diskoda sizi çalıyorlar” diye mesaj geliyor. Bende en çok etkisi olan ise Polonya-Kraków konseri. 40 bin kişi var ve Türk yok. Elin Polonya’sında “Sel-da Sel-da” diye tezahürat ediyorlar. “Ben de bunlara bir hoşluk yapayım” diye düşünüyorum içimden. Bitirdim ve ne dedim biliyor musun? “Thank you amigos!” (İngilizce “Teşekkürler” ve İspanyolca “Yoldaşlar”).  

◊ İnsan hiç Lehçe bir cümle etmez mi?

- Bilmiyordum ki öyle yapacaklarını. Bilsem ezberlerdim tabii iki-üç kelime. Elijah da öyle. O çocuk DJ aslında. Benimle fotoğraf çektirmek istemiş, beklemiş. O hayran hayran bana bakıyor ben de bilmeden, kolumun altında su şişesiyle poz vermişim!

KÜÇÜK KAPİTALİST SELDA...

Bayramları sever misiniz? En eski ne hatırlıyorsunuz bayrama dair?

- Sevmez miyim? En eski şunu hatırlıyorum: Şeker verene çok kızardık. İlle para istiyorduk. N’apacaksak parayı? Herhalde yine şekerleme alacağız. E ne anladık? Çocuk aklı işte...

Küçük kapitalist Selda! (Kahkaha atıyor) Üç kere hapis yattınız. Hayatınızın en zor dönemi o muydu?

- Olabilir ama çok da önemli değil. Tabii ki zorlukları var ama oralara düştüğüm için pişman değilim. Bunu büyük punto yaz: Pişman değilim.

Yaz gazeteci, yaz diyorsunuz...

- Hapse düşmek hayatın başka bir yüzü. İyi ki görmüşüm. Bana el bebek gül bebek sahip çıktı içerideki kızlar, koğuş arkadaşlarım. Ama hâkimler, savcılar mesleğe başlamadan önce 1 ay tebdili kıyafet staj yapmalı orada. Bilsinler ne oluyor.

NARİN İÇİN AĞIT YAPTIK

Sivas olayları için “Canımı Yakanlar Baktı Dumana”, Uğur Mumcu suikastı için “Uğurlar Olsun” gibi toplumsal travmalarla özdeş şarkılarınız var. Şimdi de Diyarbakır’da ailesi tarafından öldürülen Narin için bir ağıt yaptınız. Dinleyince insanın tüyleri diken diken oluyor. Ne zaman çıkacak?

- Yayınlamak için bazı prosedürleri bekliyoruz. Sedef Aygün isimli arkadaş getirdi şarkıyı bana. Yabancı bir beste. Sözler Ankaralı bir kıza, Leyla Özöksüz’e ait. Ben de çok duygulandım. İnsanlara geçeceğini düşünüyorum. Kim duysa senin gibi şok geçiriyor.   

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:36
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Mayıs 2026 08:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Çorum da çıkan tartışma sonucu 2 genç bıçakla yaralandı Çorum Haberleri

26 Mayıs 2026 00:57see161

İstanbul’da doğdu Şam’ı dünyaya Türkçe anlatıyor: Suriye’nin yeni nesil kültür elçisi Cihan Salih VİDEO İZLE

25 Mayıs 2026 15:23see144

Adm Elektrik ten 5 yılda 48,7 milyar TL altyapı yatırımı hedefi

25 Mayıs 2026 15:34see144

Teknik direktörlük için sürpriz isim! Beşiktaşlı yetkililer Portekiz e uçuyor

26 Mayıs 2026 00:30see142

Türkiye ekonomisi için ilk çeyrek büyüme tahmini belli oldu

25 Mayıs 2026 17:22see141

Eskişehir Kültür Yolu Festivali, Sagopa Kajmer konseriyle final yaptı

25 Mayıs 2026 20:28see139

Dünyanın en değerli 50 varlığı tam liste! İlk sırada ne altın ne de petrol var!

25 Mayıs 2026 16:51see139

‘Bayramda kontrolsüz et tüketimi kalp krizi riskini artırabilir’

25 Mayıs 2026 10:17see136

Udinese, Gökhan İnler ile sözleşme uzattı!

25 Mayıs 2026 18:33see136

Avcılar da zabıtanın motosikletle çarptığı seyyar satıcı yaralandı

26 Mayıs 2026 00:52see135

Ana Haber Bülteni 25 Mayıs 2026 (Rusya, Ukrayna ya En Büyük Saldırılarından Birini Yaptı)

26 Mayıs 2026 00:49see134

Bursa da eski eşinin yaşadığı eve benzin dolu şişe atıp yangın çıkardı Bursa Haberleri

26 Mayıs 2026 02:21see133

İklimle beraber tarım da değişiyor Ekonomi Haberleri

26 Mayıs 2026 04:03see133

Fenerbahçe ile ismi anılan Conte Napoli den ayrıldı! Basın toplantısı İtalya da gündem oldu

25 Mayıs 2026 19:23see132

A Milli Futbol Takımı, 10 eksikle çalıştı!

25 Mayıs 2026 19:29see132

Tahran ve Washington hattında sürpriz gelişme! Kritik maddede anlaşma sağlandı

26 Mayıs 2026 02:39see131

“Çocuklar Güvende” projesiyle risk grubundaki çocuklara sosyal destek

25 Mayıs 2026 13:27see131

Tokat’ta alev alan otomobil demir yığınına döndü

25 Mayıs 2026 16:11see131

Kurban Bayramı namazı saatleri 2026 Diyanet: Ankara, İzmir İstanbul bayram namazı saati kaçta?

26 Mayıs 2026 00:58see130

MHP li isimden Bahçeli yi eleştiren AKP li gazeteciye yanıt: Ne yapacağını size mi soracaktı? Sözcü Gazetesi

27 Mayıs 2026 01:03see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları