Ankara24.com
close
up
Menu

Konuşmasın diye avukat yollamışlar Yerel Gündem Haberleri

MTV borç sorgulama: Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemelerinde son gün ne zaman, MTV ödemesi nasıl yapılır, ne zaman bitiyor?

Rektör Kırışık tan Kültür ve Turizm Bakanlığına iş birliği ziyareti Karabük Haberleri

Ünlü oyuncu kocasıyla ilgili öyle bir gaf yaptı ki! Yoksa bildiğimiz evliliklerden değil mi bu!

AFAD Başkanı Pehlivan: İzmir de 112 ye gelen 577 ihbarın tamamına müdahale ettik

Trump ı suçladı aynısı başına geldi: Elon Musk ın Epstein mailleri paylaşıldı Amerika Haberleri

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı na Hasan Suver atandı

TCMB den yabancı para kredilerine düzenleme

CHP teşkilatları DEM den rahatsız Yerel Gündem Haberleri

Trump ı suçlamıştı! Elon Musk ın Epstein e gönderdiği e posta ortaya çıktı

Halkın arasına karışan(!) AKP’li vekile emekliden tepki: ‘İnek gibi sağın sonra karşımıza çıkın’

Evan Guessand’ın yeni takımı açıklandı!

Lübnan dan İsrail iddialarına yalanlama!

AB den göç rotalarında çok amaçlı merkez: Ortak ülkelerle yakın iş birliği Avrupa Haberleri

Bakan Fidan: İlişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir

Fenomen Mika Raun gözaltına alındı!

Deniz üstünde yeni bir Rize... 662 futbol sahası kadar dolgu yapıldı

İşgalci İsrailliler Batı Şeria’da yüzlerce ağaç kesti, hayvan çaldı

Venezuela da genel af çıkartılacak

CHP den AK Parti ye geçen Çakır dan emeklileri çıldırtacak çıkış

Yaşamı da ölümü de değersizleştirilenler Agos

Yaşamı da ölümü de değersizleştirilenler Agos

Ankara24.com, Agos kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

“Anneannem” kitabımı okuduklarını, Hrant Dink cinayeti davasını takip ettiklerini söylediler. Bir süre ayakta sohbet ettikten sonra kadın elimden tutarak beni daha tenha bir yere sürükledi, “gel ki sana ne anlatayım” dedi. Hep birlikte oturacak bir yer bulduk ve kadın anlatmaya başladı, eksik bıraktığını düşündüğü yerleri de erkek tamamlıyordu. “Ermenileri vurduklarında bizim köyden birisi güzel bir Ermeni gelinini kuma (ikinci eş) olarak almış, bu gelinin bir de oğlu varmış. Kadın oğlunun da hayatını kurtarma sözü alarak kumalığı kabul etmiş. Maryam’mış adı, bütün yakınları öldürülmüş, o oğluyla birlikte bu adamın evine sığınarak hayatta kalabilmiş. Çok geçmeden bir gün Maryam tarlada çalışırken oğlunu öldürüp kuma olarak gittiği evin ahırına gömmüşler, üzerini de kapatmışlar..."

2016 yılının sonbaharıydı ve o gün benim Akhtamar adasına ilk gidişimdi. Kilisenin dış cephe kabartmalarından birinin önünde ne kadar kaldım bilmiyorum ama birden kulağımın dibinde “nasıl da güzel yapmışlar değil mi, bugün bile yapamazlar” diyen bir erkek sesiyle daldığım düşüncelerden sıyrıldım. Orta yaşlı bir çift duruyordu yanımda. O zamanlar televizyonlarda sıkça görüldüğümden beni tanımışlardı. “Anneannem” kitabımı okuduklarını, Hrant Dink cinayeti davasını takip ettiklerini söylediler. Bir süre ayakta sohbet ettikten sonra kadın elimden tutarak beni daha tenha bir yere sürükledi, “gel ki sana ne anlatayım” dedi.

Hep birlikte oturacak bir yer bulduk ve kadın anlatmaya başladı, eksik bıraktığını düşündüğü yerleri de erkek tamamlıyordu.

“Ermenileri vurduklarında bizim köyden birisi güzel bir Ermeni gelinini kuma (ikinci eş) olarak almış, bu gelinin bir de oğlu varmış. Kadın oğlunun da hayatını kurtarma sözü alarak kumalığı kabul etmiş. Maryam’mış adı, bütün yakınları öldürülmüş, o oğluyla birlikte bu adamın evine sığınarak hayatta kalabilmiş. Çok geçmeden bir gün Maryam tarlada çalışırken oğlunu öldürüp kuma olarak gittiği evin ahırına gömmüşler, üzerini de kapatmışlar. Maryam tarladan dönmüş, oğlunu bulamamış deliye dönmüş, bütün köy bu cinayeti ve cinayeti işleyenleri biliyormuş ama hep birlikte susmuşlar.”

Günlerce, aylarca, yıllarca oğlunu aramış Maryam, feryatları yeri göğü inletmiş, ağlamaktan gözlerine kara sular inmiş ama köylü susmuş. Hakikati öğrenemeden, oğlunun ölü bedenine, kemiklerine bile kavuşamadan bu dünyadan göçüp gitmiş Maryam.

Köylü susmuş, Maryam’a kimse söylememiş ama bu hikâye unutulmamış, bir suç ortaklığının sırrı gibi kuşaktan kuşağa aktarılmış. 

Doksanlı yıllarda, bu cinayetin üzerinden yıllar geçtikten sonra bir gün Devlet, Maryam’ın oğlunu öldürenlerden birinin üç kuşak sonraki torunlarından birini gözaltına aldıktan sonra kaybetmiş. Ocaklarına ateş düşen anası, yakınları ve bütün köy, bir yandan kaybedilen gencin acısını yüreklerinde yaşarken öte yandan Maryam’ı ve oğlunu hatırlamışlar. “Oğlanın hayaleti dolaşıyor köyün üzerinde” demiş biri. Acıları katlanmış, Maryam’ın oğlu için de kendi oğulları için de ağlamışlar.

Anlatıp bitirdiğinde ikimizin de gözleri yaşarmıştı, sarıldık birbirimize. Ona sarılırken oğulları kaybedilen anaların acısı çöktü içime.  

Uzun süre bu hikâyenin etkisinden kurtulamadım. Hayatları paramparça edilen anaları düşündüm, çocuklarının hayatta olup olmadığı bilgisinden mahrum kalan, yaşam ile ölüm arasındaki belirsizliğin kendi varlıklarını da belirsiz ve değersiz kılan anaları, içten içe yaşadıkları kavgadan, kaostan kurtulamayanları…

Maryam’ı düşündüm uzun uzun. Kimsesizdi o, yapayalnızdı, acısını duyacak kulaklardan da yoksundu ve yaşamı boyunca kim bilir kaç defa ahıra girdiğini, oğlunun kemiklerine basarak yürüdüğünden habersiz ahırda dolaştığını düşündüm, içim parçalandı.

Kaybedilen çocukları düşündüm sonra. Biri Ermeni’ydi diğeri Kürt.

Varlıkları inkâr edilen, yaşam hakkından mahrum edilen ötekilerdi onlar. Hayatları da ölümleri de değersizleştirilenler, yası tutulamayan, yaslarının tutulmasına izin verilemeyen çocuklardı…

Yas ve bir mezardan mahrum bırakma, bir insanlıktan çıkarma stratejisi, kaybedilenlerin yakınlarının mahkûm edildiği bir insanlık suçu.

Oysa insan yasını tutmak için ölüsünü gömer, mezar taşına onun hikayesini yazar, eşyalarını dağıtır… Birbirinden farklı kültürlerde ölümden sonra birçok tören gerçekleştirildiğini biliyoruz.

Yas üzerine çalışanlar bu tören ve ritüellerin bir bakıma ölenin hayaletini geri tutmak, dönmesini engellemek gibi düşüncelerden kaynaklandığını söylüyorlar. Yapılan adaletsizliklerin, cinayetlerin bize hayalet olarak geri döneceğine dair korku da buradan kaynaklanıyor belki.

Gözaltında kaybetmeler sadece kaybedilenlerin değil, onların yakınlarının da yaşamını paramparça ediyor. Sürekli ve kesintisiz bir belirsizliğe, şüphe ve endişeye, ciddi zihinsel acı ve ıstıraba mahkûm ediyor. Sevdikleri kişinin hayatta olup olmadığı bilgisinden mahrum kaldıkça hiç bitmeyen bir yasın, içlerinde yaşadıkları bir savaşın içine hapsoluyorlar ve bu bitmiyor.

Öte yandan kaybedilenlerin akıbetinin karanlıkta bırakılması, faillerin korunması, yaraların sarılmasını da engelliyor. Hakikatin gizlenmesi ise toplumsal hafızada derin yaralar açıyor, bu yaralar kuşaktan kuşağa aktarılıyor, kuşaklar arası travmayı kalıcı hale getiriyor.

Cumartesi insanlarından İkbal Eren, bitimsiz yas sürecini, travmayı, ruhsallıklarında yaşadıkları kaosu ve onulmaz acıyı şu sözlerle anlatıyor:

“Hayrettin Eren’i hep canlı bekledik. Yıllar geçti, annem bir mezara razı oldu. 2011 yılında Erdoğan anneleri kabul etmişti. O görüşmeden sonra annem gazetecilere ‘Oğlumun bir kemiğine razı olurum’ demişti.”  

Toplumsal barış talebinin konuşulduğu bu günlerde, kabul edelim ki toplumsal barış, bu acılı, kırgın insanların iç barışa kavuşmalarından hiç de bağımsız değil. Bu topraklar, mezarı olmayan ölüler, tutulamayan yaslar diyarı çünkü.

Unutmayalım ki barış ve adalet yaşama olduğu kadar adaletsiz ölümlere de dairdir ve toplumsal yasın konusudur.

Gaye Boralıoğlu’nun sözleriyle;

“Toplumsal yasta iyileşme ancak ve ancak adaletin tecellisiyle mümkün olur ve adaleti tesis etmek vicdanı olan herkes için tarihsel bir sorumluluktur.”

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:105
embedKaynak:https://www.agos.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ekim 2025 10:12 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Konuşmasın diye avukat yollamışlar Yerel Gündem Haberleri

31 Ocak 2026 04:04see164

MTV borç sorgulama: Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemelerinde son gün ne zaman, MTV ödemesi nasıl yapılır, ne zaman bitiyor?

30 Ocak 2026 16:27see157

Rektör Kırışık tan Kültür ve Turizm Bakanlığına iş birliği ziyareti Karabük Haberleri

30 Ocak 2026 16:07see153

Ünlü oyuncu kocasıyla ilgili öyle bir gaf yaptı ki! Yoksa bildiğimiz evliliklerden değil mi bu!

30 Ocak 2026 18:18see153

AFAD Başkanı Pehlivan: İzmir de 112 ye gelen 577 ihbarın tamamına müdahale ettik

30 Ocak 2026 19:37see153

Trump ı suçladı aynısı başına geldi: Elon Musk ın Epstein mailleri paylaşıldı Amerika Haberleri

31 Ocak 2026 00:24see153

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı na Hasan Suver atandı

31 Ocak 2026 00:41see149

TCMB den yabancı para kredilerine düzenleme

31 Ocak 2026 02:45see143

CHP teşkilatları DEM den rahatsız Yerel Gündem Haberleri

31 Ocak 2026 04:04see142

Trump ı suçlamıştı! Elon Musk ın Epstein e gönderdiği e posta ortaya çıktı

31 Ocak 2026 01:05see140

Halkın arasına karışan(!) AKP’li vekile emekliden tepki: ‘İnek gibi sağın sonra karşımıza çıkın’

31 Ocak 2026 05:24see133

Evan Guessand’ın yeni takımı açıklandı!

31 Ocak 2026 01:53see133

Lübnan dan İsrail iddialarına yalanlama!

30 Ocak 2026 21:41see132

AB den göç rotalarında çok amaçlı merkez: Ortak ülkelerle yakın iş birliği Avrupa Haberleri

30 Ocak 2026 19:55see131

Bakan Fidan: İlişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir

30 Ocak 2026 17:00see131

Fenomen Mika Raun gözaltına alındı!

30 Ocak 2026 18:06see131

Deniz üstünde yeni bir Rize... 662 futbol sahası kadar dolgu yapıldı

31 Ocak 2026 07:22see131

İşgalci İsrailliler Batı Şeria’da yüzlerce ağaç kesti, hayvan çaldı

31 Ocak 2026 06:34see130

Venezuela da genel af çıkartılacak

31 Ocak 2026 07:30see130

CHP den AK Parti ye geçen Çakır dan emeklileri çıldırtacak çıkış

01 Şubat 2026 00:46see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları