Yanağında 4 adet tükürük bezi taşı tespit edilen 47 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu
Ankara24.com, Dha kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanları Doç. Dr. Gökhan Altın ve Doç. Dr. Necdet Özçelik modern kapalı cerrahi yöntemlerle bu taşların organ korunarak çıkarılabildiğini ifade etti. Bu yöntemle tedavi edilen 47 yaşındaki Zekeriya Aydın sağlığına kavuştu.
‘4 TAŞ TESPİT ETTİK, KIRARAK ÇIKARDIK’
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Altın, hastanın uzun süredir özellikle yemeklerden sonra artan yanak şişliği şikayetiyle başvurduğunu belirterek, “Hastamızın 4-5 ay boyunca geçmeyen bir şişliği vardı ve yemek sonrası dayanılmaz ağrılar yaşıyordu. Muayenede kanal ağzında iltihaplı akıntı gördük. Yaptığımız ultrason ve tomografi incelemelerinde, arka arkaya dizilmiş dört adet tükürük bezi taşı tespit ettik. Öncelikle enfeksiyonu kontrol altına almak için antibiyotik tedavisi uyguladık. İltihabı toparladıktan sonra sialendoskopi ameliyatını planladık” diye konuştu.
‘DAMAR VE SİNİRE ZARAR VERİLMİYOR’
Doç. Dr. Altın, ameliyatın hastaya özel olarak uzun sürdüğünü vurgulayarak, “Taşlar büyük olduğu için doğrudan çıkarılamadı, bu nedenle kırarak parça parça çıkardık. Operasyon yaklaşık 4,5-5 saat sürdü. Ameliyat sonrası kanal içine silikon stent yerleştirdik ve bir hafta sonra çıkardık. Hastamız şu anda oldukça memnun” ifadelerini kullandı. Hastalığın daha çok orta ve ileri yaş grubunda görüldüğünü belirten Doç. Dr. Altın, “Eskiden bu ameliyatlar boyundan kesiyle yapılırken, artık ağız içinden girilerek, önemli damar ve sinir yapılarına zarar vermeden daha konforlu bir şekilde gerçekleştirilebiliyor” dedi.
‘KAPALI YÖNTEMLE ORGAN KORUNARAK TEDAVİ MÜMKÜN’
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Necdet Özçelik, hastanın yemeklerle birlikte artan yanak şişliği şikayetiyle başvurduğunu belirterek, “Yaptığımız tetkikler ve tomografi sonucunda tükürük bezinde taş tespit ettik. Eskiden bu tür durumlarda bezin tamamen alınması gerekirdi. Ancak günümüzde sialendoskopi yöntemiyle kanal içinden ilerleyerek taşa ulaşıp lazer ya da pnömatik yöntemlerle parçalayarak çıkarabiliyoruz. Böylece organı koruyarak hastayı sağlığına kavuşturuyoruz” dedi. Taş oluşumunun kesin nedeninin net olmadığını ifade eden Doç. Dr. Özçelik, “Ağız hijyeninin etkili olduğu düşünülse de bu durum her zaman belirleyici değil” diye konuştu. Ameliyat sonrası sürece de değinen Doç. Dr. Özçelik, “İşlem sonrası kanal içine yaklaşık 1 mm çapında silikon bir tüp yerleştiriyoruz. Bu tüp 7-10 gün kadar kalıyor ve sonrasında ya kendiliğinden düşüyor ya da biz alıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘YEMEK SONRASI DAYANILMAZ AĞRILAR YAŞIYORDUM’
Zekeriya Aydın, yaşadığı süreci şu şekilde anlattı:
“Tükürük bezlerimde taş vardı ve özellikle yemeklerden sonra yüzüm inanılmaz derecede şişiyordu. Öyle ki kulak mememi göremeyecek hale geliyordum. Ağrılarım çok şiddetliydi, kafamı bile rahatça hareket ettiremiyordum. Sanki o bölgede yumruk gibi bir baskı vardı. Tavsiye üzerine Gökhan Hocam’a geldim. Allah razı olsun, beni büyük bir sıkıntıdan kurtardı. Sayesinde şifa buldum.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 10:12 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















