Ankara24.com
close
up
Yalnızlar kulübünde genç erkek yalnızlığı: Genç kadınlarla eşitlenmenin beklenmedik bir şekli olabilir mi?

Yalnızlar kulübünde genç erkek yalnızlığı: Genç kadınlarla eşitlenmenin beklenmedik bir şekli olabilir mi?

T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Ela Serpil Evliyaoğlu

Birkaç ay önceki Gallup araştırmasından sonra Amerika’daki medya bir haberle çalkalandı: Amerikadaki genç erkekler OECD ülkeleri arasında en yalnızlar arasında 2. sıradaydı. Birinci sırada hangi ülkenin genç erkekleri vardı dersiniz?

Türkiye.

Araştırmaya göre Türkiye’deki 15-34 yaş arası erkeklerin %29’u kendini yalnız hissediyor. Amerika’da bu oran %25. Erkeklerin toplumsal beklentiler nedeniyle yalnızlıklarını kadınlara göre daha az ifade ettiğini düşünürsek belki de bu oranlar daha yüksek.

“Peki ya genç kadınlar?” diye soranlar için; onlar, genç erkekleri yalnızlar kulübünün müdavimi olarak selamlıyorlar ve belki de ilk defa eşitliğe bu kadar yakınlar.

Yalnızlar kulübümüze katılan son üye, genç erkeklere hoş geldiniz diyerek sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, ne düşündüğünüzü ve yalnızlık hikayelerinizi burada bir seri oluşturmamız için benimle üzerinden paylaşabilirsiniz.

Yalnızlık nedir?

Yalnızlık çoğu zaman bireysel ve psikolojik bir mesele gibi ele alınsa da tanımı gereği toplumsal.

Türk Dil Kurumu “yalnız” kişiyi şöyle tanımlıyor:  Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi. Toplumsal ilişkilerden nasıl yoksun kalırız.

Tarihsel yalnızlıklar

Genç erkek yalnızlığını anlamak için, tarih boyunca istikrarla yalnız bırakılmış gruplara bakmak işe yarayabilir. Kadınlar, LGBTİ+’lar, engelliler, göçmenler, azınlıklar, yaşlılar… Bu grupların ortak noktası; eğitimden, istihdamdan, kamusal hayattan ve eşit haklardan sistematik biçimde dışlanmış olmaları. Genç erkekler nelerden dışlanıyor diyorsanız, okumaya devam etmenizi öneririm.

Yalnızlık neden sorun?

Yalnızlığın günde 15 sigara içmek kadar zararlı olduğu, kalp hastalıklarıyla ve intiharla güçlü biçimde ilişkili olduğu artık biliniyor. Covid-19 sonrası artan yalnızlık, gençlerde pandemi öncesi seviyelere dönmedi. Bu yalnızca bir halk sağlığı meselesi değil; politik sonuçları da var ve bu sonuçlar genç erkek yalnızlığının genç kadınlar için de sorun olduğunu gösteriyor.

Hannah Arendt, Totalitarizmin Kökenleri’nde totaliter rejimlerin izolasyonu bilinçli bir strateji olarak kullandığını yazar. İlk adım, insanların fiziksel olarak bir araya gelmesini engellemektir. Başlangıçta bu durum yalnızlık hissi yaratmayabilir; ancak zamanla yan yana gelemeyen insanlar köksüzlük ve bağsızlık duygusunu paylaşmaya başlar.

İnsanlar arası güven, kurumlara güven, dünyanın adaletine güven aşınır. Buna bir de sürekli hayatta kalma mücadelesi eklenince otoriter yapılar güçlenir.

Arendt bunları 1950’de yazdı ve son 10 yıldır trendler:

Artan kutuplaşma (Türkiye burada da bazı göstergelerde dünya birincisi), Kurumlara ve birbirimize duyulan güvenin dramatik biçimde azalması, Aşırı sağ partilerin özellikle genç erkekler arasında artan desteği.

ABD’de , artan kutuplaşmanın temel nedenlerinden birinin sosyal kopukluk olduğunu söyledi ve yalnızlıkla mücadeleyi ulusal öncelik ilan etti.

Trump’ın 2024 zaferini “yalnız insanları, özellikle genç erkekleri mobilize etmesine” bağladı.

2016’da Trump’ın kampanya yöneticisi zaten bunu kabul etmiş ve sosyal bağı olmayan, yalnız ve internette vakit geçiren genç erkeklerin “canavar gücüne” sahip olduklarını ve onları hedef aldıklarını söylemişti.

Araştırmalar, erkek yalnızlığının ırkçılık, otoriter politikaları destekleme ve şiddete onay verme ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Buna karşılık zaten tarihsel olarak dışlanmış gruplarda (kadınlar, göçmenler gibi) yalnızlık daha çok siyasal hayattan çekilmeyle ilişkili.

Erkeklerin kadınlara kıyasla daha yüksek siyasal katılım gösterdiği düşünülürse, yalnızlık öfkeli ve baskıcı politikaların zeminini genişletebiliyor. Sistemin başarızlığını kadın, lgbti+ ve göçmenlere bağlayan söylemlerle (bazı) yalnız hissedenler yeni bir kimlik etrafında birleşerek geçici bir aidiyet buluyor.

Genç erkeklerin yalnızlığını genç kadın yalnızlığı açıklayabilir mi?

Genç kadınlar, yalnızlık ve toplumsal dışlanma konusunda idmanlı.

Neredeyse daha ancak 100 yıl önce oy verme hakkına erişmiş eşit temsile erişememiş, hala eşit iş için eşit ücret alamayan, tacizi-tecavüzü davet edebileceği düşünülen, ev-bakım yükünün çalışsın çalışmasın üzerinde olduğu kadınlar onları geride bırakan topluma ait hissetmiyorlardı, hala da hissetmiyorlar.

Genç erkekler ise ilk kez sistemin kendilerine ayrıcalıklı davranmadığı bir gerçekle karşı karşıya.

1. Ev oğlanı, ev kızı gibi kabul görür mü?

Türkiye, ne eğitimde ne istihdamda olan gençler (NEET) oranında da OECD ülkeleri arasında ilk sırada. 2024 itibarıyla Türkiye’deki 25–34 yaş arası genç kadınların %42’si, genç erkeklerin ise %22’si eğitimde ya da istihdamda değil.  Evet, genç kadınlar erkeklerin iki katı, ancak genç erkeklerin bu denli en oğlanı olması yeni.

Genç erkekler aile evini tarihte hiç olmadığı kadar geç terk ediyor. Kadınlar için daha tanıdık olan aile evinde kalma hali, erkekler için yeni ve kültürel olarak kabul görmüş değil. Üstelik mesele yalnızca iş bulmak değil; bulunan iş bağımsız yaşamı finanse etmiyor. Arkadaşlarla bir kahve içmek fazla maaliyetli.

Milenyum kuşağı, kendinden önceki nesilden daha eğitimli ama daha yoksul olan ilk kuşak. Kadınlar tarihsel olarak zaten dezavantajlıydı; erkeklere ise “iyi eğitim = iyi iş” vaadi daha güçlü verildi. Her şeyi kuralına göre yapsalar da onlara vaadedilen işe ve hayat standartlarına ulaşamadılar. Sonra üzerine bir de iş beğenmiyor oldular.

2. Türkiye’de eğitim ve iş orantılı mı?

Türkiye’de diploma artık, vaat edilen güvenceli işi ve sosyal statüyü getirmiyor. OECD’nin son raporuna göre, ülkelerinde eğitim seviyesi arttıkça işsizlik belirgin biçimde azalırken, Türkiye’de bu bağ neredeyse kopmuş durumda. OECD ortalamasında 25–34 yaş arası yükseköğrenim mezunlarının işsizlik oranı %4,9 iken Türkiye’de bu oran %10,6.

Genç kadınlar da bundan muaf değil, ancak tarihsel olarak zaten fazlaca geride bırakılmış oldukları için erkekler kadar şaşırmıyorlar.

3. Kızlar okuyunca oğlanlar yalnızlaşıyor mu?

2024 OECD verilerine göre (genelde) 25–34 yaş arası gençlerde yükseköğretimi tamamlayan kadın oranı %48–50, erkek oranı %40–42.

Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınlarda istihdama erişim artıyor; bu nedenle kadınlar yükseköğretime daha güçlü tutunuyor. Henüz Türkiye’de değil ancak Avrupa’da bazı ülkelerde genç kadınlar yüksek eğitimleri nedeniyle erkeklerden daha fazla para kazanmaya başlıyor.

Eğitim farkı yalnızca ekonomik değil; kültürel uyumsuzluk da yaratıyor. Üniversite mezunu erkekler cinsiyet eşitliğini daha fazla destekliyor. Eğitimden erken kopan erkekler ise daha geleneksel ilişki beklentilerine sahip. Ancak bu beklentilere karşılık veren kadın sayısı azalıyor.

ABD’de Trump’ın destekçilerinden biri muhafazakâr ve geleneksel ilişki isteyen genç erkekler için Real Stuff adında bir flört uygulaması geliştirmiş, uygulama kadın kullanıcı sayısının azlığının erkekleri baş başa bırakması nedeniyle başarısız olmuştu.

Cinsiyet rollerine yaklaşım sonunda Güney Kore’de de olduğu gibi işsiz de olsa, kadınların evlenmemesine kadar gidiyor. Genç kadınlar artık başımı sokacak evim olsun diye geleneksel kadın rollerini kabul etmiyor, evlenmemeyi seçiyor. Partnerlik erkekler için daha kritik çünkü eğitimden ayrıldıktan sonra temel sosyalleşme kaynakları parterleri ve yeni aileleri oluyor.

Zamanında bir siyasetçinin dediği gibi “kızlar okuyunca oğlanlar evlenemiyor” değil, okumak güvenceli iş getirmediği için oğlanlar okumuyor, genç kadınların iş bulabilmesinin tek yolu okumak. Haliyle genç kadınlarla erkekler arasındaki mesafe açılıyor çünkü genç kadınlar eşitlik talep ediyor ve bunun yolu eşit haklardan, eğitim ve istihdamdan geçiyor, kadınları bunlardan alıkoymaktan değil.

4. Ne kadar kadınlık / erkeklik makbul?

Fakat, kabul edelim ki bu dünya artık kadınları anlamadığı gibi genç erkekleri de anlamıyor. Yüzyıllarca kadınları adaletsiz tartan bozuk terazi şimdi erkekleri tartıyor.

Ne kadar erkeklik makbul erkeklik? Prenses erkekle toksik erkek arasındaki çizgi nerede?

Covid’den sonra terapiye daha sık başvurmaya başlayan genç erkeklerin temel sorularından birisi buydu. Aynı şekilde ve hala genç kadınlar kendileri ile mücadele içerisinde hangi erkeklik tanımlarını kabul edip edemeyeceklerini tartışıyorlar. Gençler arasında farklılaşmaya başlayan cinsiyet kimliği, toplumsal yapının bir sonraki kriz noktası olacak gibi duruyor.

Bariz şekilde genç kadınlar, erkeklerden başka bir erkeklik talep ediyor ancak bu talep görece hala yeni ve sistem tarafından destek görmüyor. Yeni erkeklik tarifini makbul kadınlığın tarifinde olduğu gibi, kimse tam bilmiyor. Temel, haklara, imkanlara, hayatı yaşamaya eşit erişimden çıkıp miktarlarla ölçmeye gelince, hepsi bocalıyor.

Ne Yapabiliriz?

İngiltere 2018’de özellikle gençler arasındaki yalnızlığın yaşlıları geçmesi ve toplumdaki genel bağsızlık artışı nedeniyle, Japonya ise 2020 Ekim ayında intihardan ölümlerin Covid nedeniyle gerçekleşen ölümleri geçmesi sonrası 2021’de ilgili bakanlıklara bağlı yalnızlık birimleri kurdu. Bu iki ofisin çalışmalarının sonuçlarını incelediğimde sonuçlar beni pek heyecanlandırmadı.

Nedeninin temel üç soruna işaret etmemesinden kaynaklanabileceğini düşünüyorum.

Tutulmayan vaatler

Gençlere eğitimle iyi bir iş, güvenli bir gelecek, savaşsız bir dünya; dolayısıyla eşitlik ve özgürlük vaat edildi. Haliyle yalnızlık, uygulanmamış bir toplumsal sözleşmenin sonucu.

Yetişkinlerin yanılgısı

Gençler ilk kez önceki kuşaklardan hazır bir hayat deneyimi devralamıyor. Karşı karşıya oldukları dünya, “teknolojiye uyum sağlama” meselesinden çok daha karmaşık. On yıl sonrasına dair öngörü neredeyse yok. Bugünün gençlerinin baş etmek zorunda olduğu birçok mesele önceki kuşakların gündeminde değildi. Bu nedenle aileler, öğretmenler, yetişkinler çoğu zaman gerçekten bilmiyor. İkiyüzlülüğü bırakıp, yenilikçi çözümlere odaklanmak gerekli.

Sorumluluğu almamak

Yalnızlığı yalnızca dışarıdan müdahale edilmesi gereken teknik bir sorun gibi görmek yanıltıcı. Psikolojinin popüler dilinde sıkça rastladığımız “can sıkan” ilişkiden uzaklaş refleksi, ilişkileri onarmak yerine tüketmeye yönlendiriyor. Oysa yalnızlık, biraz da karşılıklı sorumluluk zeminini kaybetmemizin sonucu. Birbirimizin yalnızlığından, umutsuzluğundan sorumluyuz.

Yaşınızdan bağımsız, ne düşündüğünüzü ve yalnızlık hikayelerinizi burada bir seri oluşturmam için benimle  üzerinden paylaşabilirsiniz.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:79
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Şubat 2026 16:36 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Uşak ta zincirleme kaza! 4 araç birbirine girdi 6 kişi yaralandı

12 Şubat 2026 00:45see173

Dr. Saliha Merve Kaya: Suça sürüklenen çocukların ebeveynlerine dava açılabilir

10 Şubat 2026 22:47see167

Temu dan Türkiye için dikkat çeken 30 euro adımı Sözcü Gazetesi

12 Şubat 2026 01:01see166

Herkes bu parayı konuşuyordu! Madeni 10 TL iddiası! Açıklama geldi

10 Şubat 2026 21:09see163

36 yıl cezası bulunan firari Balıkesir de yakalandı

11 Şubat 2026 04:49see162

Batı Şeria nın ilhakını desteklemiyorum Dış Haberler

11 Şubat 2026 01:42see162

Erzurum un yüreğine dokundu: Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi nin vatandaşla samimi sohbetleri gündemde VİDEO İZLE

11 Şubat 2026 01:06see161

Kabinede bayrak değişimi Yerel Gündem Haberleri

11 Şubat 2026 04:03see159

ANTALYA VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

12 Şubat 2026 00:03see156

Fikret Orman dan adaylık açıklaması

12 Şubat 2026 00:24see155

Ağaç gibi çiçek açan orkidelerin mutfak sırrı

11 Şubat 2026 15:14see147

Bakan Işıkhan, Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması 6’ncı Küresel Konferansı’na katıldı

11 Şubat 2026 18:15see146

İzmir’de suç örgütü çökertildi: 7 gözaltı

12 Şubat 2026 00:14see144

Sevdiğim Sensin dizisi konusu ne, oyuncuları kimler? Star TV Sevdiğim Sensin nerede çekiliyor, gerçek hikaye mi ve ne zaman başlıyor?

11 Şubat 2026 00:09see143

Son dakika... İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı değişti

11 Şubat 2026 00:10see142

Kabinede görev değişimi

11 Şubat 2026 00:05see141

İki yaşında piyanoya başladı sekiz yaşında beste yaptı

11 Şubat 2026 07:03see138

Jordan Stolz ran rekorla altın madalya Sözcü Gazetesi

12 Şubat 2026 00:13see137

Fotoğraftakine benzetip yanlış kişiyi öldürdüler Sözcü Gazetesi

12 Şubat 2026 02:17see129

Küçükbaş hayvan 57 milyonu geçti Ekonomi Haberleri

12 Şubat 2026 04:06see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları