Yalancı altın sandılar ama yanıldılar: Rekor düzeyde gerçek altın tespit ettiler Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Japonya kıyılarında araştırma yapan bilim insanları, adeta macera filmlerini aratmayacak sıra dışı bir keşfe imza attı.
Okyanusun yaklaşık 750 metre derinliğindeki su altı volkanik kraterinde (kaldera), halk arasında sarı rengi sebebiyle "yalancı altın" veya "aptal altını" olarak bilinen pirit mineralinin içinde, rekor düzeyde gerçek altın tespit edildi.
Scientific Reports dergisinde yayımlanan bu heyecan verici keşif, deniz tabanında bugüne kadar ölçülmüş en yüksek altın yoğunluklarından birini ortaya koydu.
Bilim insanları uyardı: Bu muazzam zenginlik şimdilik sadece mikroskop altında görülebiliyor ve okyanusun dibinden çıkarılması mevcut teknolojilerle henüz mümkün değil.
Yalancı altının içine gizlenmiş "gerçek" altınYüzyıllardır madencilerin gerçek altınla karıştırıp hayal kırıklığına uğradığı pirit (aptal altını), bu kez bilim dünyasını şaşırtmayı başardı.
Tokyo'nun yaklaşık 350 kilometre güneyindeki Higashi-Aogashima bölgesinde toplanan örneklerde, pirit tanelerinin içinde yüzde 1,9 oranında altın konsantrasyonu bulundu.
Keşfedilen bu altınlar bildiğimiz büyük külçeler veya parıltılı pullar halinde değil. Pirit mineralinin kristal yapısına atom seviyesinde gömülmüş ya da mikroskobik nano-parçacıklar olarak bulunuyor.
Sıradan mikroskoplarla fark edilmesi imkansız olan bu "görünmez hazineyi" ortaya çıkarmak için araştırmacılar, minerallerin en derin kimyasal yapısını inceleyen SIMS (İkincil İyon Kütle Spektrometrisi) adı verilen ultra hassas bir teknoloji kullandı.
Derin denizlerin "doğal altın fabrikaları" nasıl çalışıyor?Altının bulunduğu 750 metre derinlikteki bu bölge, aslında aktif su altı volkanlarının yer aldığı dev bir jeolojik fabrika gibi çalışıyor.
Süreç nasıl işliyor? Okyanus suyu, yer kabuğundaki derin çatlaklardan içeri sızıyor ve Dünya'nın merkezindeki magmanın sıcaklığıyla ısınıyor. Isınan bu su; çevredeki demir, bakır, çinko ve altın gibi elementleri çözerek bünyesine katıyor.
Mineral zengini bu sıcak sıvı, okyanus tabanındaki "kara duman bacaları" (hidrotermal bacalar) aracılığıyla tekrar dışarı püskürüyor. Buz gibi soğuk deniz suyuyla karşılaşan sıcak mineraller anında katılaşarak çökeliyor ve altın yönünden zengin pirit yataklarını oluşturuyor.
Neden hemen çıkarılamıyor?
Bulunan altının yoğunluğu rekor seviyede olsa da, burayı ticari bir altın madenine dönüştürmenin önünde aşırı zorlu engeller bulunuyor:
750 metre derinlikteki muazzam su basıncı altında çalışabilecek ve bu mikroskobik atomik altınları pirit taşından ekonomik olarak ayırabilecek bir teknoloji henüz icat edilmedi.
Laboratuvarda analiz edilen pirit tanelerindeki yüksek oran, tüm su altı yatağının aynı zenginlikte olduğu anlamına gelmiyor. Rezervin gerçek büyüklüğü hala bilinmiyor.
Bu hidrotermal bacalar, güneş ışığı görmeyen ve kimyasal gazlarla beslenen, tamamen buraya özgü canlıların yaşadığı hassas ekosistemlerdir. Madencilik faaliyetleri, buradaki benzersiz deniz yaşamını tamamen yok edebilir.
Yüzyıllardır karada zenginlik arayan insanlık için bu keşif, okyanusların derinliklerinde hala el değmemiş devasa sırların ve zenginliklerin yattığını bir kez daha kanıtladı. 750 metre derinlikteki bu "görünmez altın", bilim insanları doğaya zarar vermeden çıkarma yöntemini bulana kadar okyanus tabanında korunmaya devam edecek.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:46
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Temmuz 2026 13:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















