Wembley de ezber bozan bir Türk: Acun Ilıcalı!
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
"Sıra dışıyım...’ İngiltere’de onu ziyaret ettiğimizde arabanın içinde böyle söylemişti Acun Ilıcalı. Zaman onu haklı çıkardı; karşımızda gerçekten de İngiliz usullerine meydan okuyan, tabuları yıkan sıra dışı bir adam ve onun yazdığı benzersiz bir hikaye var.
Bilirsiniz, İngiltere’de gelenekler kutsaldır. Wembley’deki bir final maçında protokol tribününde takım elbise giymek, kravat takmak yazılı olmayan bir kuraldır. Bizim sıra dışı adam gitti, o usule itiraz etti, kendi tarzını savundu ve maçı gömlekle, kravatsız izledi.
iMKANSIZLIKTAN PREMiER LiG’E
Sportif olarak bakıldığında bu başarı tam bir mucize. Karşınızda bütçeleriyle devleşen Middlesbrough’lar, Millwall’lar var. Üstelik Hull City’nin üzerinde ciddi bir transfer yasağı kamburu bulunuyordu. Sadece bonservisi elinde olan oyuncuları kadroya katabildikleri o dar hareket alanında, imkan sıkıntılarına ve devasa rakiplere rağmen bu takım Premier Lig’e yükselmeyi başardı.
DÖRT YILLIK EMEĞiN SONUCU
Kolay olmadı elbet. Dört yıllık süreçte harcanan paralar, yanlış hoca tercihleri, kötü transferler ve geçen yıl ligde zor bela kalmanın getirdiği o taraftar kırgınlığı...
Kümede kalan teknik direktörü değiştirip sezona transfer yasağının gölgesinde kötü bir başlangıç yaptıktan sonra, playoff’a kendini güç bela atan bir takımdı Hull City. Ama inanç, bütçelerden büyüktür.
En az şans verilen takım, dünyanın en pahalı maçından zaferle çıktı.
BiR SÜRPRiZi DAHA VAR
Hull City’nin sırrı kötü günde saklı. Acun Ilıcalı, “Kötü zamanda da moralini bozma diyerek bana asıl destek olan onlardı” diyerek taraftar hakkını teslim ediyor. Ilıcalı’nın başarı odaklı ama bir o kadar samimi yaklaşımı, futbolcularla kurduğu aile bağı ve şehre verdiği o güven, kulübün genel enerjisini zirveye taşıdı. Bu değişim, Hull City’yi sadece bir futbol takımı olmaktan çıkardı; bir sosyalleşme aracına, şehrin en büyük gurur kaynağına dönüştürdü.
LAS VEGAS SÖZÜ VERMİŞTİ
Gelelim bizim taraftaki perde arkasına... Yolun başında bize, “Takım şampiyon olursa herkesi Las Vegas’a götüreceğim” demişti ve bu prim açıklaması çok konuşulmuştu. Ama asıl büyük bir sürprizi daha vardı. Sormaya niyetlendik ama final sonrası o kadar yoğun, o kadar heyecanlıydı ki soramadık. O sürpriz şimdilik cebinde kaldı ama Wembley’de yazılan bu tarih, zaten kendi başına İngiliz futbolunun gördüğü en büyük sürprizlerden biri oldu. Ve dünya futbolunun en büyük vitrini Premier Lig’in 20 başkanlık koltuğundan biri bir Türk’e ait. Sıra dışı bir Türk’e...
iNGiLiZLERi TÜRK ENERJiSiYLE COŞTURDU
Wembley'deki tarihi günden önce Hull taraftarının toplandığı devasa mekana girdik. Gözlerime inanamadım; herkesin elinde Türk bayrakları vardı. Başkan orada, ailesi orada... Düşünsenize, bir kulübün başkanı maçtan önce taraftarıyla yan yana şarkılar söylüyor, aynı heyecanı soluyor. Sonra Acun Ilıcalı eline mikrofonu alıyor ve İngilizce bilmeyen birinin bile tüylerini diken diken edecek bir coşkuyla o motivasyon konuşmasını yapıyor. İngilizleri kendi evlerinde Türk enerjisiyle coşturmak... İşte sıra dışılık tam olarak buydu.
Ilıcalı bu süreci bana, “Ben de şöyle bir etki var; ‘feel-good factor’ (kendini iyi hissetme faktörü) denilen o atmosfer oluşumunu sağladım galiba” diyerek özetlemişti. Hakikaten de öyle.
KOMBiNE SATIŞLARI 5 KAT ARTTI
Ilıcalı öncesinde bu şehirde kulüp sahiplerine karşı inanılmaz bir nefret vardı. Şehir ile kulüp arasındaki bağlar tamamen kopmuştu. Dün maçta konuştuğum taraftarlar, “Biz bazen 200 kişiye, en fazla 2 bin kişiye oynuyorduk” dediler. Önceki gün ise Wembley’in yarısı turuncu siyaha boyanmıştı. Kombine satışları 5 binlerden 25 bin seviyesine çıktı.
iNGiLiZLERiN DE ACUN ABiSi
Hull; İngiltere’nin diğer popüler şehirlerinin yanında sönük kalmış, adeta gözden çıkarılmış bir liman kentidir. İşte bu sıra dışı başkan, o şehre umudunu geri verdi. Futbol takımı, toplumun kendini dünyaya ifade edebileceği en güçlü alan haline geldi. İnsanlar evlerini Türk bayraklarıyla donattı, İngiliz gençlerin sokakta bana “Acun Abi” diye seslendiğine gözlerimle tanıklık ettim.
KRiZDEN ÇIKAN ‘RAHAT’ BiR KAHRAMAN: JAKiROViC
Maçtan önce Acun Ilıcalı ile bir araya geldiğimizde, “En büyük gücüm hocanın rahatlığı” demişti. Sergej Jakirovic’den bahsediyordu. O bahsettiği rahatlığı, hoca son bir haftalık kriz sürecinde net bir şekilde gösterdi. Maçtan önce çıkıp, “Middlesbrough’un 40 şut denemesi vardı, Southampton acaba neyimizi dikizledi?” diyerek gösterdiği rahatlığı saha içinde de aynı esneklikle devam ettirdiğini gördük. Rakibin stoper hamlesiyle çift 6’lı sisteme dönüp Hull’un dengesini bozmaya çalıştığı anlarda, kulübeden hamlesini geciktirmedi. Hızlıca cevap verdi ve maçı taktiksel olarak da kazandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:100
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Mayıs 2026 08:40 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















