Ankara24.com
close
up
Washington uzlaşı ararken Tel Aviv neden gerilimi tırmandırıyor?

Washington uzlaşı ararken Tel Aviv neden gerilimi tırmandırıyor?

Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

ABD ve işgalci İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın ardından başlayan müzakerelerde henüz bir sonuca ulaşılmış değil. Washington ile Tahran arasındaki temaslar ve olası bir mutabakat ihtimali, bölgede yeni bir dönemin başlayabileceği yönündeki değerlendirmeleri artırıyor. Ancak tam da bu süreçte işgalci İsrail'in Lübnan'daki saldıurılarını sürdürmesi, Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik saldırılarını artırması ve Hizbullah dosyasını yeniden gündemin merkezine taşıması dikkat çekiyor.

Son günlerde yaşanan gelişmeler, İran dosyası ile Lübnan cephesinin birbirinden ayrı okunamayacağını bir kez daha gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Beyrut'a yönelik yeni bir askeri hamlesini durdurmak için devreye girdiğini açıklarken, İran tarafı da Lübnan'daki saldırıların sürmesi halinde diplomatik sürecin tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu.

“Lübnanlı grup İsrail’e ve askerlerine yönelik ateşkesi kabul etti. Aynı şekilde İsrail de onlara karşı ateşkesi kabul etti. Bunun ne kadar süreceğini göreceğiz. Umarız sonsuza kadar sürer.”

Donald Trump

Trump, Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından "Beyrut'a asker gitmeyecek" açıklamasını yaptı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise İran ile ABD arasındaki ateşkesin "Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını" vurguladı.

İşgalci İsrail ise farklı bir noktada duruyor. Netanyahu yönetimi, Hizbullah tehdidini gerekçe göstererek Lübnan'daki askeri baskıyı sürdürürken, Güney Lübnan'da oluşturduğu güvenlik kuşağını korumakta kararlı olduğunu ortaya koyuyor. Netanyahu'nun "Dahiye dokunulmaz olmayacak" sözleri ve Savunma Bakanı Israel Katz'ın "Kuzeyde sükûnet olmazsa Beyrut'ta da sükûnet olmayacak" açıklaması bu yaklaşımın son örnekleri arasında yer aldı.

Tam da bu noktada kritik soru ortaya çıkıyor: Washington bölgesel gerilimi düşürecek bir uzlaşma ararken, işgalci İsrail neden Lübnan sahasını daha fazla öne çıkarıyor? İran ile olası bir anlaşma Tel Aviv'in hangi hesaplarını zorlaştırabilir? Uzmanlara göre mesele yalnızca İran'ın nükleer programı değil; Ortadoğu'da savaş sonrasında oluşacak yeni güç dengeleri ve İsrail'in bölgedeki hareket alanı.

İsrail'in itirazı nükleer programla sınırlı değil

İşgalci İsrail, İran'a yönelik söylemlerinde uzun yıllardır nükleer programı ön plana çıkarıyor. Ancak son dönemde ABD ile İran arasında konuşulan olası mutabakatlara yönelik tepkiler, Tel Aviv'in kaygılarının bundan daha geniş bir çerçeveye yayıldığını gösteriyor.

Özellikle İran'ın dondurulan mal varlıklarına yeniden erişebilmesi ve yaptırımların kısmen de olsa gevşetilmesi ihtimali, İsrail tarafından dikkatle takip ediliyor. Çünkü Tel Aviv yönetimi, ekonomik olarak rahatlayan bir İran'ın yalnızca kendi iç kapasitesini değil, bölgedeki müttefiklerini de yeniden güçlendirebileceğini düşünüyor.

İran Uzmanı Dr. Bilgehan Alagöz'e göre son dönemde müzakerelerle ilgili ortaya çıkan iddiaların önemli bir bölümü de bu konu etrafında şekilleniyor.

Alagöz, ABD ile İran arasında kapsamlı bir anlaşmadan çok bir ara mutabakat ya da memorandum ihtimalinin konuşulduğunu belirterek, özellikle İran'ın dondurulan mal varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin iddiaların İsrail'de rahatsızlık oluşturduğunu söylüyor.

"İran'ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmadan İran'ın eline para teslim etmek İran'ı bölgede tekrar kısa sürede güç sahibi yapabilir" diyen Alagöz'e göre İsrail'in temel endişelerinden biri, bu kaynakların yeniden bölgesel nüfuz alanlarına aktarılması ihtimali.

[İsrail, Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen İsrail'den Dahiye'deki mahalleler için sürgün emri ve saldırı tehdidinde bulunuyor. Fotoğraf: AA]

Bu noktada Lübnan özel bir önem taşıyor.

İsrail tarafı, İran'ın ekonomik olarak rahatlamasının Hizbullah'ın yeniden toparlanmasını kolaylaştırabileceğini düşünüyor. Bu nedenle Tel Aviv yönetimi hem İran'ın nükleer faaliyetlerini hem de Tahran'ın bölgesel etkisini artırabilecek her türlü düzenlemeyi yakından izliyor.

Nitekim İsrail'in son dönemde Hizbullah'a yönelik söylemlerini sertleştirmesi ve Lübnan sahasını yeniden ön plana çıkarması da bu çerçevede değerlendiriliyor. İran ile olası bir uzlaşmanın konuşulduğu dönemde Dahiye saldırılarının ve Hizbullah vurgusunun artması, Tel Aviv'in dikkatinin yalnızca nükleer dosyada olmadığını gösteriyor.

Alagöz'e göre İsrail'in istemediği senaryo oldukça net:

"Nükleer programı tamamen sona ermemiş, yaptırım baskısı hafiflemiş ve yeniden bölgesel kapasite üretmeye başlamış bir İran."

Bu nedenle İsrail'in mevcut yaklaşımı yalnızca bir güvenlik tartışması olarak değil, savaş sonrasında Ortadoğu'da oluşacak yeni güç dengelerine ilişkin bir mücadele olarak da okunuyor.

Washington ile Tel Aviv aynı hedefe farklı yollardan mı gidiyor?

İran dosyasında son günlerde en çok tartışılan konulardan biri de ABD ile işgalci İsrail arasında bir görüş ayrılığı olup olmadığı. Özellikle Trump yönetiminin diplomatik kanalı açık tutmaya çalışması ve buna karşılık İsrail'in Lübnan cephesinde sert mesajlar vermeyi sürdürmesi, iki müttefikin farklı yönlere savrulduğu yorumlarına neden oluyor.

Ancak uzmanlara göre tablo bundan daha karmaşık.

İran Uzmanı Dr. Bilgehan Alagöz, Washington ile Tel Aviv arasında temel hedefler açısından ciddi bir farklılık bulunmadığını düşünüyor. Alagöz'e göre hem ABD hem de İsrail, nükleer tehdit oluşturmayan ve bölgesel vekil güç ağı üzerinden baskı üretemeyen bir İran görmek istiyor.

Bu nedenle iki taraf arasında stratejik bir kopuştan söz etmek mümkün değil. Farklılaşma daha çok yöntemde ortaya çıkıyor.

ABD açısından Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması, enerji piyasalarının istikrara kavuşması ve bölgesel gerilimin kontrol altında tutulması öncelikler arasında yer alıyor.

Özellikle İran savaşı sırasında yükselen petrol fiyatlarının küresel ekonomi üzerindeki etkileri Washington tarafından yakından takip ediliyor. Trump yönetimi için bir diğer başlık ise iç politika. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Beyaz Saray, İran konusunda askeri bir tırmanıştan çok diplomatik bir başarı hikâyesi üretmek istiyor.

Alagöz'e göre Trump'ın hedeflerinden biri de İran'ı müzakere masasına oturtan ve anlaşmaya zorlayan lider görüntüsü vermek. Bu nedenle Washington açısından sınırlı bir mutabakat dahi önemli bir kazanım olarak görülebilir.

[İsrail, Ateşkese rağmen Litani Nehri'nin kuzeyine geçerek stratejik Şakif Kalesi'ni ele geçirdi. Fotoğraf: AA]

İsrail ise meseleye farklı bir pencereden bakıyor. Tel Aviv yönetimi açısından öncelikli konu enerji piyasaları ya da Hürmüz'deki ticaret akışı değil.

İsrail'in temel odağının, İran'ın bölgesel kapasitesinin yeniden güçlenmesini önlemek olduğu biliniyor. Bu nedenle Washington'ın kısa vadeli diplomatik kazanım olarak görebileceği bazı adımlar, İsrail tarafından uzun vadeli bir risk olarak değerlendiriliyor.

Son günlerde Trump'ın Beyrut'a yönelik daha geniş çaplı saldırı planlarını durdurmak için devreye girmesi ve buna rağmen İsrailli yetkililerin Hizbullah'a yönelik sert açıklamalarını sürdürmesi de bu yaklaşım farkını ortaya koyuyor.

Başka bir ifadeyle Washington bölgesel gerilimi yönetmeye çalışırken, Tel Aviv oluşacak yeni bölgesel dengelerin kendi hareket alanını daraltmamasına odaklanıyor. Dolayısıyla İran dosyasında yaşanan tartışma bir hedef ayrılığına işaret etmiyor. İki başkent arasında hedefe ulaşma yöntemleri üzerinde bir görüş farklılığını gözler önüne seriyor.

Diplomasi mi, yeni bir gerilim mi?

İran Uzmanı Dr. Bilgehan Alagöz'e göre mevcut şartlarda İran ile ABD arasında kapsamlı bir nükleer anlaşmanın kısa vadede ortaya çıkması kolay görünmüyor. Bunun yerine Hürmüz Boğazı'nın işleyişi ve gerilimin kontrol altında tutulması gibi başlıklarda daha sınırlı bir mutabakat ihtimali öne çıkıyor.

Ancak böyle bir uzlaşma sağlansa bile bölgedeki gerilimin sona ermesi beklenmiyor. İran'da Devrim Muhafızları'nın, ABD'de İran'a ekonomik alan açılmasına karşı çıkan çevrelerin ve işgalci İsrail'in sürece yönelik itirazları masanın önündeki başlıca engeller arasında yer alıyor.

Son günlerde Lübnan cephesinde yaşanan gelişmeler de diplomasinin tek başına belirleyici olmayacağını gösteriyor. Trump yönetimi müzakereleri sürdürmeye çalışırken, işgalci İsrail Hizbullah dosyasında askeri baskının devam edeceği mesajını veriyor.

Bu nedenle bugün tartışılan konu yalnızca İran'ın nükleer programı ya da yaptırımlar değil. Asıl mücadele, İran savaşının ardından şekillenmeye başlayan yeni Ortadoğu düzeninin nasıl oluşacağıyla ilgili.

Washington gerilimi kontrol altına alacak bir denge ararken, işgalci İsrail bölgedeki üstünlüğünü korumaya çalışıyor. İran ise savaş sonrasında kaybettiği hareket alanını yeniden genişletmenin yollarını arıyor.

İşte bu nedenle İran ile ABD arasında ortaya çıkabilecek olası bir uzlaşma, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil; Lübnan'dan Körfez'e uzanan geniş bir coğrafyanın geleceğini de etkileme potansiyeli taşıyor.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:99
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Haziran 2026 14:22 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsmail Kartal dan zafer yorumu! Daha fazla atabilirdik

31 Ağustos 2026 00:17see173

Son dakika: Yılmaz dan KKTC de alabora olan gemi ile ilgili açıklama Son dakika haberleri

31 Ağustos 2026 00:43see173

Thorsten Fink: Fenerbahçe doğru dakikalarda gol buldu!

31 Ağustos 2026 00:38see168

Eyüpspor 2 1 Alanyaspor (Süper Lig)

30 Ağustos 2026 21:01see167

AK Parti den akıl dışı iftiraya sert tepki: Söylediklerinin hiçbir önemi yok

30 Ağustos 2026 10:26see153

SON DAKİKA Girne de yolcu gemisi battı! Faciada acı bilanço: Arama kurtarma çalışmaları sürüyor

30 Ağustos 2026 19:29see152

Beşiktaş ta Vaclav Cerny fırtınası!

01 Eylül 2026 00:35see150

Düğün konvoyunda pes dedirten görüntü: Araç üzerinden havai fişek attılar Elazığ Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ağustos 2026 00:41see150

Ürdün: Hava sahasını ihlal eden 8 füze engellendi Dış Haberler

31 Ağustos 2026 03:38see148

Netanyahu, Türkiye ye yönelik küstah tehditlerine yenisini ekledi: Bu işi bitireceğiz

31 Ağustos 2026 01:23see147

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete de

31 Ağustos 2026 02:01see145

Fenerbahçe de transfer operasyonu! Rashford olmadı, 2 genç yıldız gündemde

30 Ağustos 2026 09:49see145

Kongo Demokratik Cumhuriyeti ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 911’e yükseldi

31 Ağustos 2026 19:18see145

Beşiktaş ta beğenilmeyen Cerny, golleriyle sevindirmeye devam ediyor

01 Eylül 2026 00:47see145

Darende 73. Zengibar Karakucak Festivali nde geleneksel sporlar ve lezzet şöleni

30 Ağustos 2026 20:13see145

Selman Coşkun: Taraftarımızın önünde galibiyet almak istiyorduk!

31 Ağustos 2026 01:59see144

İstanbul da bu yolun altında onlarca kişi yaşıyor: İşte yer altındaki apartman Sözcü Gazetesi

31 Ağustos 2026 08:13see143

Orkun Kökçü den Vlahovic e Siftah jesti

01 Eylül 2026 00:05see142

Al Hilal, Ollie Watkins i renklerine bağladı!

30 Ağustos 2026 20:08see139

Amed Sportif Faaliyetler Trabzonspor: 2 1

01 Eylül 2026 00:07see137
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları