Washington ‘Kimse Güvende Değil’ dedi: İran’a 60 Hedefli Ekonomik Kuşatma
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’la ticaret yapmaya devam eden ülke ve şirketlerin dolar merkezli uluslararası finans sisteminden dışlanma riskiyle karşılaşacağını duyurdu. Ancak Washington’ın “kimsenin yaptırımların dışında olmadığı” mesajına rağmen, İran petrol ticaretinin en kritik ayağını oluşturan Çin finans kuruluşlarının açıklanan listede yer almaması dikkat çekti.
Bessent pazartesi günü açıkladığı yeni tedbirlerin İran’ın “ekonomik yaşam damarlarını” hedef aldığını belirtirken, yaptırımlara uymayan ülkelerin dolar bazlı finans sistemine erişimlerini kaybedebileceği uyarısında bulundu. Buna karşın ABD Hazine Bakanı, hangi ülkelerin doğrudan hedef alınacağını ve yeni uygulamaların tam olarak ne zaman yürürlüğe gireceğini açıklamadı. Washington’ın ilgili ülke ve şirketlere İran’la ticari ve mali ilişkilerini sonlandırmaları için belirli bir süre tanıyacağını söylemekle yetindi.
60 hedef var, Çin bankaları yokABD Hazine Bakanlığı yeni paket kapsamında 60 kişi, kuruluş ve gemiyi yaptırım listesine aldı. Ancak İran’ın petrol satışlarını kolaylaştırdığı düşünülen Çinli finans kuruluşlarından hiçbirinin listede bulunmaması paketin en dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu. Çin uzun süredir İran petrolünün en büyük müşterisi konumunda bulunuyor ve Tahran açısından Çin pazarı, Amerikan yaptırımları altında petrol gelirlerini sürdürebilmenin en önemli kanallarından biri olmayı sürdürüyor.
Bessent’e, İran’a karşı neden daha ağır ve doğrudan yaptırımlar uygulanmadığı ve hangi ülkelerin hedef alınacağının neden açıklanmadığı sorulduğunda verdiği yanıt Washington’ın içinde bulunduğu denge arayışını da ortaya koydu: “Neden küresel finans sistemini yok etmek isteyeyim?” ABD Hazine Bakanı, Washington’ın ülke ve şirketlere İran’la ilişkilerini kesebilmeleri için yeterli zaman vermek istediğini söyledi.
Ancak Bessent, Çin bankalarının özellikle sorulması üzerine daha sert bir mesaj verdi ve “Bugün burada açıkça belirtmek istiyoruz; hiç kimse Amerikan yaptırımlarının kapsamı dışında değildir” dedi.
Tahran: Savunmada kalmayacağızİran ise yaptırım kararından önce Washington’ın yeni ekonomik tedbirlerine askeri karşılık verilebileceği ve Körfez’den petrol ihracatının daha da azaltılabileceği uyarısında bulunmuştu. Yaptırımların açıklanmasının ardından İran Ekonomi Bakanı Ali Madanizade, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada Tahran’ın hazırlıklı olduğunu söyledi.
Madanizade, “Amerikan yaptırımlarına tamamen hazırız” derken Washington’ın girişimini “ekonomik terör saldırısı” olarak nitelendirdi. İranlı Bakan, Tahran’ın yalnızca kendisini savunmakla yetinmeyeceğini belirterek, “Bizim de kendi araçlarımız var ve bu oyunun nasıl oynandığını biliyoruz. Yaklaşımımızın sadece savunmaya dayandığını düşünmesinler. Bizden bir saldırı da beklemeliler” ifadelerini kullandı.
İran yönetimi ayrıca Washington’ın yeni yaptırım mimarisinin uluslararası düzeyde tam destek bulmayacağı görüşünde. Madanizade, Çin ve Rusya’nın Amerikan tedbirlerini “kabul etmediğini” belirterek başka ülkelerin de Washington’ın baskısına karşı çıkmasını beklediklerini söyledi.
Devrim Muhafızları’ndan enerji koridorları tehdidiEkonomik restleşmeye İran Devrim Muhafızları da doğrudan dahil oldu. İran medyasına konuşan Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Mohebbi, İran’ın altyapısının tehdit edilmesi halinde ABD’nin hayati çıkarlarına ve enerji koridorlarına ağır darbeler indirileceğini söyledi.
Bu açıklama, ekonomik yaptırımlar ile bölgedeki enerji güvenliği arasındaki bağlantının Tahran tarafından açık biçimde kurulması açısından önem taşıyor. İran, sahip olduğu füze ve insansız hava aracı kapasitesinin yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik konumuyla Körfez’den dünya piyasalarına yapılan petrol sevkiyatını tehdit edebilecek kapasitesini önemli bir caydırıcılık aracı olarak kullanıyor.
İslamabad mutabakatı masada kaldıABD ile İran haziran ayında “İslamabad Mutabakatı” adı verilen geçici bir anlaşmaya imza atmıştı. Ancak iki taraf arasındaki gerilimi azaltması beklenen düzenleme kısa sürede çıkmaza girdi. Arabuluculuk rolünü sürdüren Pakistan ise diplomatik kanalın tamamen kapanmadığı mesajını veriyor.
Pakistan ordusu salı günü yaptığı açıklamada, Tahran ile gerçekleştirilen son temaslarda “önemli ilerleme” sağlandığını bildirdi. Görüşmelerde çatışmanın daha fazla tırmanmasının önlenmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi başlıkların ele alındığı belirtildi.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’e Tahran ziyaretinde eşlik eden İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi de İran Cumhurbaşkanı’nın hükümetinin yaklaşımını açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, ilgili konularda “son derece yapıcı görüşmeler” gerçekleştirildiğini söyledi.
Savaş sürüyor, diplomatik çıkış görünmüyorWashington açısından tablo yalnızca İran’ı ekonomik olarak sıkıştırmaktan ibaret değil. ABD yönetimi, enerji fiyatlarının yükselmesine neden olan ve Amerikan kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açan savaşı sona erdirecek bir formül bulmakta zorlanırken, Trump yönetiminin askeri baskının yanına daha ağır ekonomik baskıyı yerleştirmeye çalıştığı görülüyor.
Ancak bu stratejinin sonuç verip vermeyeceği belirsiz. İran onlarca yıldır Amerikan ve uluslararası yaptırımlar altında bulunuyor. Bu yaptırımlar ülke ekonomisini ciddi biçimde zayıflatmasına rağmen İran yönetiminin bölgesel ve güvenlik politikalarını tamamen değiştirmesini sağlayamadı.
Taraflardan hiçbiri haftalardır büyük çaplı saldırılar gerçekleştirmese de yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirecek diplomatik bir çözüm konusunda henüz somut bir işaret bulunmuyor. Washington aynı zamanda İran’ın Körfez’deki gemilere yönelik saldırılarını ve Tahran’ın müttefikleri üzerinden Kızıldeniz’de gerçekleştirilen son saldırıları durdurmanın yeni yollarını arıyor.
Altı aylık savaşın ağır bilançosuABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını başlatmasının üzerinden yaklaşık altı ay geçti. Çatışmalarda çoğunluğu İran ve Lübnan’da olmak üzere binlerce kişi yaşamını yitirdi. Savaş İran’ın geleneksel askeri kapasitesinin önemli bölümünü zayıflatırken, ekonomiye ciddi zarar verdi ve eski İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesiyle ülkenin siyasi yapısında da büyük bir kırılmaya yol açtı.
Buna rağmen İran’ın komşu Körfez ülkelerini vurabilecek ve Hürmüz Boğazı’ndaki petrol tankerlerini tehdit edebilecek ölçüde füze ve insansız hava aracı kapasitesini koruduğu değerlendiriliyor.
ABD ve İsrail’in ortadan kaldırmayı hedeflediği İran’ın nükleer programının mevcut durumu ise savaşın en büyük bilinmezlerinden biri olmaya devam ediyor. Aylar süren saldırılara rağmen programın hangi unsurlarının ayakta kaldığı ve Tahran’ın nükleer kapasitesini ne ölçüde koruduğu konusunda kesin bir tablo bulunmuyor.
Washington’ın Çin ikilemiYeni yaptırım paketinin belki de en hassas noktası Çin. Bessent daha önce Pekin’i ABD ile işbirliği yapmaya çağırmıştı. Çin yıllardır İran petrolünün en büyük alıcısı olurken, Washington’ın temmuz ortasında İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden devreye sokmasının ardından İran’dan Çin’e petrol akışında zaten düşüş yaşandı.
Ancak Washington’ın doğrudan Çin bankalarını hedef alması çok daha büyük bir ekonomik ve diplomatik hesaplaşmanın kapısını açabilir. Uzmanlara göre Trump yönetimi, gelecek ay ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılması beklenen görüşme öncesinde Çin finans kuruluşlarına yaptırım uygulanmasının Pekin’de yaratacağı karşılıktan endişe ediyor.
Özellikle Çin’in kritik mineral ihracatına yönelik olası kısıtlamalar Washington açısından son derece hassas bir başlık oluşturuyor. Bu nedenle ABD yönetimi bir taraftan İran’la ticaret yapan hiç kimsenin yaptırımlardan muaf olmadığını ilan ederken, diğer taraftan Tahran’ın en büyük petrol müşterisinin bankalarını şimdilik doğrudan ateş hattına sokmamayı tercih ediyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı ise Washington’ın kararına tepki göstererek yaptırımların ve baskı politikalarının sorunların çözümüne yardımcı olmadığını açıkladı. Pekin ayrıca Çin’in çıkarlarını korumak için gerekli tedbirleri alacağını bildirdi.
Petrol piyasası tehdide şimdilik inanmadıWashington’ın kapsamlı yaptırım açıklaması, İran’ın askeri karşılık ve enerji koridorlarını hedef alma tehdidi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki belirsizliğe rağmen petrol piyasalarının ilk tepkisi şaşırtıcı oldu. Petrol fiyatları pazartesi günkü açıklamanın ardından varil başına iki dolardan fazla geriledi.
Yatırımcılar Ortadoğu’daki petrol arzında yeni kesintiler yaşanması ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürürken, fiyatlardaki düşüş piyasaların en azından şimdilik Washington-Tahran restleşmesinin doğrudan yeni bir enerji krizine dönüşeceğine kesin gözüyle bakmadığını gösterdi.
Ortaya çıkan tablo ise Washington’ın yeni stratejisindeki temel çelişkiyi görünür hale getiriyor: ABD, İran’ın ekonomik can damarını kesmek istiyor ancak bunu yaparken küresel dolar sistemini sarsmak, Çin’le ekonomik hesaplaşmayı kontrolden çıkarmak ve Hürmüz üzerinden yeni bir enerji krizini tetiklemek istemiyor. Tahran ise ekonomik kuşatmaya ekonomik cevap vermekten çok, gerektiğinde Körfez’in enerji damarlarını oyunun parçası haline getirebileceğini hatırlatıyor.
Böylece ABD’nin “kimse yaptırımlardan kaçamaz” diye duyurduğu yeni ekonomik savaşın ilk gününde en dikkat çekici soru da ortada duruyor: Kimse kaçamayacaksa, İran petrolünün en büyük müşterisi Çin’in bankaları neden listenin dışında?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:24
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Ağustos 2026 12:44 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















