Üst üste küstah açıklamalardan sonra İsrail geri vites yaptı Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
İsrail, 18 Ağustos tarihinde Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye sınırına 70 kilometre yakındaki Ebu Zuhur hava üssünü vurmasının ardından gerilim had safaya yükseldi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı İsrail Katz ile birlikte Türkiye ve Suriye'yi hedef alan küstah açıklamaları art arda yaptı.
İsrail bir de üzerine Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'a, saldırıyı kınaması üzerine cephe aldı. Barrack ile istihbarat paylaşımını durdurdu.
Tüm bu gelişmelerden sonra İsrailli bir yetkilinin Al-Monitor'a verdiği röportaj, garip bir çelişki oluşturdu. İsrailli yetkili, Türkiye ve Suriye'yle gerilimi düşürme yönünde açıklamalar yaptı.
Bu açıklamalara göre İsrail, Suriye ile bir karşılıklı güvenlik anlaşması imzalamak istiyor, Barrack ile teması sürdürmek ve Türkiye'ye karşı diplomatik bir tutum sergilemek istiyor.
KÜSTAHLIK DÜNDEN BERİ SÜRÜYORİsrailli bir siyasi kaynağın Al-Monitor'a aktardığı bilgilere göre, söz konusu diplomasi sürecini yönetme görevi Mossad Başkanı Roman Gofman'a verildi.
Tel Aviv'in sert tutumundaki bu olası değişimin, Suriye ile bir anlaşma sağlanması yönünde baskı yapan ABD Başkanı Donald Trump'ın taleplerini karşılamayı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan seçimlerde Trump'ın desteğini alma amacını taşıyor.
Girişimlere rağmen İsrail yönetiminin resmi açıklamalarında sert tutum korunuyor. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, salı günü yaptığı açıklamada, "İsrail cihatçı tehditlerle karşı karşıya olduğu sürece" ordunun, Suriye'nin işgal altındaki bölgesi olan Hermon Dağı'ndan veya Esad rejiminin düşmesinin ardından ele geçirdiği diğer mevzilerden çekilmeyeceğini vurguladı.
Güney Suriye'deki İsrail birliklerini ziyareti sırasında konuşan Katz, "Türkiye'nin Suriye'de varlık gösterme ve İsrail'in güvenlik çıkarlarını tehlikeye atma girişimine karşı hareket ettik. Pozisyonumuzu net bir şekilde ortaya koyduk ve gelecekte de arkasında durmaya devam edeceğiz" dedi.
ANCAK GERİ VİTES GECİKMEDİBakan Katz'ın açıklamalarına karşın, Suriye resmi haber ajansı SANA, Mossad Başkanı Gofman'ın pazar günü Ürdün'de ABD himayesinde Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan el-Şeybani ile bir araya geldiğini bildirdi.
İsrailli siyasi kaynak iki ismin son haftalarda temas halinde olduğunu teyit ederken, Reuters haber ajansı 19 Ağustos tarihli haberinde ikilinin hava saldırısından dört gün önce, 14 Ağustos'ta telefonda görüşerek Türk askeri birliklerinin Suriye toprağına konuşlanma ihtimalini ele aldığını aktardı.
Ürdün'deki görüşmelerde, İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasının ardından duran sınır güvenlik müzakerelerinin yeniden başlatılması ve gerilimin Suriye topraklarına sıçramaması için İsrail ile Türkiye arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konuları değerlendirildi.
İsrailli üst düzey bir güvenlik yetkilisi, bu temasların İsrail'in Türkiye-Suriye ittifakını önleme odaklı önceki agresif politikalarından bir geri adım anlamına geldiğini kaydetti.
SURİYE İLE GÜVENLİK ANLAŞMASI ÖNERİSİİsrailli üst düzey bir güvenlik yetkilisi de güvenlik bürokrasisinin Suriye konusunda bölündüğünü doğruladı.
Kapsamlı bir anlaşmanın Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara'nın işgal altındaki Golan Tepeleri'nden İsrail ordusunun çekilmesi talebi nedeniyle şu aşamada mümkün olmadığını belirten yetkili, "Bunun yerine, İsrail'in güvenliğini artıracak ve şu anda ağır silah ve kaynak konuşlandırması gerektiren en az bir cepheyi kapatacak, Amerikan ve uluslararası garantilere sahip bir ara anlaşmaya odaklanmalıyız. Böyle bir anlaşmadan her iki tarafın da kaybedeceği bir şey yok — sadece kazanacağı şeyler var" dedi.
Güvenlik yetkilisi, Suriye tarafında ele geçirilen beş noktaya ve Hermon Dağı zirvesine geçmişte olduğu gibi ihtiyaç duyulmadığını vurgulayarak, "Şara, Şam ile İsrail sınırı arasındaki bölgeden ağır silahları çıkarmaya hazır, dolayısıyla İsrail için böyle bir ara anlaşmanın faydaları oldukça belirgindir. Ayrıca tüm Orta Doğu üzerinde, Türklerle ilişkilerde ve genel atmosferde geniş ve derin bir etki yaratacaktır. Buraya gitmemek için hiçbir neden yok" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'NİN NATO ÜYESİ OLDUĞUNU UNUTMAMALIYIZİsrail, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaşanan gerilimi de yumuşatmayı hedefliyor.
Barrack'ın geçen cuma katıldığı bir podcast yayında İsrail'i saldırı öncesinde Washington veya Şam'ı bilgilendirmemekle suçlaması ve operasyonu "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelemesi üzerine Savunma Bakanı Katz cumartesi günü bu açıklamaları eleştirmişti.
Ancak üst düzey bir İsrailli diplomatik kaynak, "Barrack bizim için mükemmel olmayabilir ama Trump'ın adamı ve onunla uzun süreli bir ilişkisi var. Görevden alınmayacak. Bununla savaşmak yerine durumu kendi lehimize çevirmeliyiz. Barrack sorun değil, çözüm olmalı" değerlendirmesinde bulundu.
Aynı kaynak, "Türkiye'nin bir NATO üyesi olduğunu unutmamalıyız. Türkiye ile bir savaş ihtimali yok denecek kadar azdır. Taktiklere odaklanmak yerine İsrail, böyle bir anlaşmanın bölgesel istikrar, sınır boyunca büyük birlik konuşlandırma ihtiyacını azaltma ve İsrail'in uluslararası konumunu güçlendirme açısından ne başarabileceğini stratejik olarak düşünmelidir" dedi.
SEBEBİ SEÇİM DÖNEMİBaşbakan Netanyahu'ya yakın bir kaynak ise 27 Ekim seçimleri öncesinde siyasi dengelere işaret ederek, "7 Ekim'den sonra kamuoyu algısının sağa kayması ve İsrail'in seçimlere yaklaşması nedeniyle Netanyahu hiçbir taviz veremez" dedi.
Yetkili, Netanyahu'nun Trump'ın desteğini alabilmek adına Suriye konusunda dengeleyici bir rol üstlenebileceğini belirterek, "Netanyahu Suriye konusunu ele alır, Sharaa ile bir anlaşmaya varma çabalarıyla iş birliği yapar ve savaş kışkırtıcısı yerine dengeleyici ve sakinleştirici bir unsur olarak tasvir edilirse, bu durum Trump'ı da etkileyebilir" değerlendirmesini yaptı.
Mind Israel Institute araştırmacısı ve 25 yıllık eski istihbarat subayı Udi Evental, perşembe günü X platformunda yayımladığı analizde Türkiye'nin İsrail'in düşmanı olmadığını savundu.
Evental, İsrail'de yürütülen Türkiye karşıtı kampanyanın, 27 Ekim seçimleri öncesinde hükümetin sert tutumunu sergilemek ve sağ seçmenin desteğini almak amacıyla kurgulandığını belirtti.
Türkiye'nin İsrail için bir rakip olduğunu ancak düşman olarak görülmesinin siyasi bir hata olacağını ifade etti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Ağustos 2026 11:30 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















