Ankara24.com
close
up
Urfa Siverek okul saldırısı ve alışıldık günü kurtarmalık tedbirler: Çorap değiştirmekle ayak kokusu giderilmez!

Urfa Siverek okul saldırısı ve alışıldık günü kurtarmalık tedbirler: Çorap değiştirmekle ayak kokusu giderilmez!

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Dün Urfa Siverek’te Ahmet Kuyucu Meslek ve Teknik Anadolu Lisesinde çok büyük ve çok üzücü bir olay yaşandı. Okulun eski öğrencisi, 19 yaşındaki bir genç, nasıl girebildiyse pompalı tüfekle okula girerek rastgele ateş açtı ve toplam 16 kişiyi yaraladı. Maalesef saldırgan olay yerinde intihar etti. Olayın hemen ardından ilçe emniyet müdürlüğü ve ilçe milli eğitim müdürlüğünden 4 yönetici görevden uzaklaştırıldı. Açıkçası bu durum beni çok üzdü ama hiç şaşırtmadı. Çünkü bana göre bu olay sürpriz ve beklenmedik değildi. Yıllardır sokakta artan tahammülsüzlük, trafikteki öfke, sosyal medyadaki linç kültürü ve gençlerin gözlerindeki umutsuzluk, bugün yaşananların sinyalini zaten veriyordu. Bu acı olay münferit bir olay değil, ve asıl sorun o olayı hazırlayan iklim.

Olaydan hemen sonra dört yöneticinin görevden alınması, kötü kokan ayak kokusunu gidermek için çorap değiştirmeye benziyor. Ayak kokusunun asıl nedeni dururken sadece çorabı değiştirmek nasıl kalıcı çözüm değilse, burada da idari görevden almalarla yetinmek aynı şekilde günü kurtarmakla kalıyor.

Önleyici tedbir yani atalarımızın da dediği gibi “testi kırılmadan” önlem almaktır aslolan.

Bizler, eğitimciler olarak, yıllardır bu olayları hazırlayan iklim hakkında yazıp çiziyoruz.

Her gün, her fırsatta toplumda şiddetin arttığını, okulların da bundan bağımsız olmadığını her seferinde söylüyoruz. Ama maalesef yetkililer bu konuda kulağının üstüne yattığı için hep çağrılarımız karşılıksız kalıyor.

OKULLARDA ŞİDDET EĞİLİMİ VE VİJİLANTİZM TEHLİKESİ

Şiddet eğilimi okullarda giderek daha görünür ve tehlikeli bir hal alıyor. MEB verileri ve bağımsız araştırmalar gösteriyor ki, her dört öğrenciden biri akran zorbalığına maruz kalıyor; fiziksel, sözel, psikolojik ve özellikle dijital şiddet sıradanlaştı.

Okullarda elbette hem demir kapıları yükseltmek, turnikeler koymakla fiziksel güvenlik önlemleri artırılmalı hem de yüksek adalet bilinci, insan haklarına saygı, farklı durum kişi ve görüşlere hoşgörü gibi evrensel değerlerle de koruma ve korunma zırhı giydirilmelidir.

Aksi durumda ortaya vijilantizm çıkar.

NEDİR VİJİLANTİZM?

Vijilantizm, adaleti kendi eliyle sağlama inancıdır. Toplumda mahkemelerin yavaş işlemesi, torpiller, suçluların yeterince ceza almaması gibi nedenlerle devlete ve hukuka olan güven sarsıldıkça, “Madem adalet yerini bulmuyor, o zaman ben sağlarım” düşüncesi hızla yayılıyor. Bu anlayış, yetişkinlerde linç kültürü, sosyal medya kampanyaları veya bireysel intikam olarak kendini gösterirken, okullarda “racon kesme”, “abi” kültürü ve küçük mafyavari yapılar olarak karşımıza çıkıyor.

Lise öğrencileri arasında, özellikle meslek liselerinde, okul kurallarını ve yöneticileri değil, “gücü elinde bulunduran abileri” veya sosyal medya ve dizilerden etkilenerek kendini “reis”, “lider” gören kişileri tanıyan bir nesil yetişiyor. Kurallara riayet etmek yerine, bu güçlü figürlerin yanında durarak kendilerini korumaya alıyorlar. Okul idaresinin otoritesi zayıfladıkça, yerini “koruyucu gruplar” alıyor. Okul önlerinde “seni korurum” diyerek yaklaşan bu gruplar, karşılığında itaat, saygı ve bazen para talep ediyor. Genç, meşru otoriteye (okul, öğretmen, hukuk) güvenini kaybedince, yerine “alternatif otorite” koyuyor.

SOSYAL MEDYA, DİZİLER VE KÜLTÜREL ETKİLER

Bu zihniyetin beslenmesinde sosyal medyanın rolü çok büyük. Gençler günün büyük kısmını algoritmaların sunduğu kavga görüntüleri, linç kampanyaları ve şiddet “challenge”larıyla geçiriyor. Sürekli şiddet maruziyeti empatiyi köreltiyor, şiddeti normalleştiriyor ve duyarsızlaşmaya yol açıyor. Bir kavga videosu milyonlarca kez izleniyor, beğeni alıyor; “güç” en büyük yeti oluyor.

Bu ortamda büyüyen çocuk, en küçük anlaşmazlığı “kavga” ile çözmeye şartlanıyor.

Bir diğer önemli etken diziler, özellikle mafya temalı olanlar. Ekranlarda “racon kesen”, sorunları silahla veya güç gösterisiyle çözen, kısa yoldan saygı ve itibar kazanan karakterler romantize ediliyor. Emek, eğitim, sabır yerine “birinin adamı ol, beline silah tak” mesajı veriliyor. Gençler bu sahneleri izlerken şiddeti problem çözme aracı olarak içselleştiriyor; “delikanlılık” adı altında kaba kuvveti meşrulaştırıyor.

Her okulun kendi “Polat Alemdar”ı veya “Tatar Ramazan”ı çıkıyor. Yanlışa göz yummuyorum diye başkalarına müdahale ediyorlar; mazlumun yanında duruyor gibi yaparak aslında kendi güçlerini sergiliyor, itibarlarını parlatıyor ve arkalarına adam topluyorlar. Ama mesele adalet değil, görünürlük ve güç gösterisi.

EĞİTİMİN NİTELİKSİZLİĞİ VE BİRİKEN ÖFKE

Eğitimin niteliği de bu tabloyu ağırlaştırıyor. Çocuklar okulda gerçek bir sosyal ortam bulamıyor. Arkadaşlık, oyun, spor, sanat gibi enerjilerini sağlıklı şekilde atabilecekleri alanlar kısıtlı. Okul birçok genç için sadece “dershane”ye dönüştü. Bu durumda biriken enerji ya içe kapanmaya ya da patlamaya dönüşüyor. Sosyalleşemeyen gençler kendilerini anlaşılmamış, değersiz hissediyor. Ekonomik kaygılar, aile içi baskılar veya parçalanmış aileler, gelecek belirsizliği, parlatılan mafya…

Okullardaki rehber öğretmen sayısı yetersiz; psikolojik destek, erken uyarı sistemi, riskli öğrencilerin takibi yeterince güçlü değil. Ailelerin sosyal ve ekonomik baskıları da gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. Gençlerin içinde biriken öfke, bir gün bir yerde –maalesef bazen de okulda– patlıyor.

Yıllardır söylüyorum:

Okullarda sadece fiziki güvenlik önlemleri yetmez!

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri acilen güçlendirilmeli; her okulda yeterli sayıda uzman olmalı!

Erken uyarı sistemleri kurulmalı, risk haritaları gerçekten işlevsel hale getirilmeli!

Sosyal medya ve medya içeriklerindeki şiddet normalleştirilmesine karşı bilinçlendirme ve düzenleme şart!

Gençlerin enerjisini atabileceği spor, sanat, kulüp faaliyetleri artırılmalı! Ailelere yönelik farkındalık ve destek programları yaygınlaştırılmalı!

En önemlisi: Hukuk ve adalet duygusunu güçlendirecek adımlar atılmalı; vijilantizmin zemini kurutulmalı!

Ama kime diyorum?

Elbette dün yaşanan elim olaydan sonra yine her zamanki refleksle

Müdürlere Soruşturma açıldı, müfettiş gönderildi, birkaç yönetici görevden uzaklaştırıldı.

Tamam çözdük tüm sorunları.

Şimdi birkaç gün konuşulur ve unutulur.

Oysa çözülmedi gereken bu olayları doğuran bozuk iklim.

İnsanlardaki tahammülsüzlük, bencillik öfke birikimi, hukuka güvensizlik ve şiddetin sıradanlaşması. Aslında tüm sorunlar herkes tarafından görülüyorken,

Neden hâlâ önleyici adımlar atılmıyor?

Neden gençlerin ruh sağlığı, okullardaki sosyal ve psikolojik destek sistemleri, ailelerin içindeki sosyal-ekonomik baskılar, hukukun erozyonu yeterince ciddiye alınmıyor?

Neden testi kırıldıktan sonra konuşuyor, testi kırılmadan önce önlem almıyoruz? Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:104
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Nisan 2026 05:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

28 Ağustos 2026 00:51see178

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

28 Ağustos 2026 04:16see166

Tek bir açıklamayla her şey değişebilir: Altında gözler Jackson Hole’da

27 Ağustos 2026 17:28see164

İletişim Başkanı Duran: Bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyenler Türkiye nin yürüyüşüne engel olamayacak

27 Ağustos 2026 12:49see154

Gaziantep’ten İtalya’ya uzanan gurur! Kaan Efe Kaya tarih yazdı

27 Ağustos 2026 17:42see152

Yerli ve milli MMT 76 dan büyük başarı: Helikopter kullanımına hazır!

27 Ağustos 2026 17:22see151

Leon Goretzka, Aston Villa ya transfer oldu!

27 Ağustos 2026 19:20see150

Emre Altuğ’un gözlerden uzak aşkı davette ortaya çıktı: Sevgilisiyle yan yana Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 15:53see150

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see150

Karadeniz’de savaş gerilimi etkili oluyor: Buğday fiyatları 3 yılın zirvesinde

27 Ağustos 2026 16:36see150

Türk dizileri zirvede: ABD ve Hindistan ı geride bıraktı

27 Ağustos 2026 17:56see148

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see148

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see148

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oluyor! Kura çekimi canlı yayın Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 19:02see147

Sevdan Bir Ateş in yayın tarihi belli oldu

27 Ağustos 2026 21:15see145

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

28 Ağustos 2026 01:21see144

Dursun Özbek ten Şampiyonlar Ligi yorumu: Galatasaray alışık!

27 Ağustos 2026 20:39see144

Adana da Gelinlikçi Mağazası Yangını

27 Ağustos 2026 19:41see143

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see142

Komşu duyurdu: 4 gün kaldı, tüm askerler çekilecek!

27 Ağustos 2026 16:08see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları