Ankara24.com
close
up
Türkiye’nin sokakta çöp toplayan zorunlu kinikleri ile lüks mekânlardaki uslanmaz hedonistleri

Türkiye’nin sokakta çöp toplayan zorunlu kinikleri ile lüks mekânlardaki uslanmaz hedonistleri

Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Türkiye’de eğitimci gözüyle de baksam, felsefeci gözüyle de baksam, konuşulacak, yazılacak, dert edilecek öyle çok mesele var ki, son zamanlarda özellikle asgari ücretin belirlenmesinden sonra felsefeci olarak Sokrates’in öğrencilerinden ve öğretilerinden türeyen iki farklı yaşam biçimi, iki farklı akım aklıma geldi. Kinizm ve hedonizm. Bunları Türkiye sosyolojisi çerçevesinde düşünmeden edemedim.

Bu iki düşünce ülkemizde yalnızca felsefi kavramlar değil. Türkiye’nin sokaklarında, sofralarında, okullarında ve mekânlarında karşılığı olan yaşam biçimleri. Biri yoksulluğun içine itilmiş bir zorunluluk, diğeri parayla satın alınmış bir ayrıcalık…

YOKSULLUĞUN YARATTIĞI ZORUNLU DİYOJENLER

Kinizm, Antik Yunan’da bilinçli bir vazgeçişti. Toplumsal değerlerin, yaşamsal olmayan ihtiyaçların, mülkiyetin ve özellikle statünün bütünüyle reddedilmesine dayanıyordu. Bu düşüncenin en bilinen temsilcisi Diyojen’di. Diyojen’e göre felsefe anlatılmaz, yaşanırdı. Bu yüzden öğretisini kitaplarla değil, hayatıyla ortaya koydu.

Atina’da sokakta, bir fıçı içinde yaşadı. Gösterişi, mülkü, iktidarın sunduğu her türlü ihsanı bilinçli olarak reddetti. Büyük İskender’in karşısına çıktığında “Dile benden ne dilersen” sözüne verdiği, “Gölge etme, başka ihsan istemem” cevabı günümüzde atasözü gibi sürekli kullanılmaktadır.

Diyojen, mülkiyet kavramına o kadar karşıydı ki sokakta bir fıçı içinde yaşarken tek mal varlığı olan, çorba ya da suyunu içmek için kullandığı tasını bile bir gün bir çocuğun çeşmeden elleriyle su içtiğini gördüğünde atmıştır. “Demek ki benim bu tasa da ihtiyacım yok” diyerek fırlatıp atmıştır. Çünkü Diyojen’e göre özgürlük, yaşamsal olmayan tüm mallardan, statüden ve dünya nimetlerinden vazgeçmekle mümkündür. Antik Yunan’da kinikler için bu bir vazgeçiştir; yani bilinçli bir seçimdir. Oysa bugünün Türkiye’sinde sokaklarda bir tas çorbaya muhtaç yaşayan insanlar için aynı durum bir felsefe ya da tercih değil, yaşam mücadelesi, hayatta kalma zorunluluğudur. Seçim değil dayatmadır.

Asgari ücretle geçinemeyenler, ay sonunu getiremeyenler, kiralarını ödeyemediği için evinden çıkarılanlar, hacizlerle eşyalarına el konulanlar, borç batağında ezilenler, bu yükü taşıyamayıp hayatına son verenler… Okula aç giden çocuklar, çöpten yiyecek toplayan insanlar bu ülkenin gerçeği. Burada kinizm bir reddediş değil, tam tersi toplum tarafından reddediliştir.

FAKİRLERLE ZENGİNLER ARASINDAKİ UÇURUMDA HEDONİZM (HAZCILIK) KONTROLSÜZCE ARTIYOR

Bu uçurumun diğer tarafında bambaşka bir yaşam biçimi duruyor: Hazcılık.

Felsefede hazcılık ya da hedonizm, hazzın mutlak anlamda iyi olduğunu, insan eylemlerinin nihai olarak haz sağlayacak biçimde planlanması gerektiğini savunan bir görüştür. Antik Yunan’da bu düşüncenin önemli temsilcilerinden Aristippos’a göre hazdan kaçmak değil, onu yönetmek gerekiyordu. Haz insanın elinde olmalıydı; insan hazların elinde değil. Ölçü, hazzın denetimindeydi.

Maalesef ülkemizde ise hazcılık bu ölçüsünü kaybetmiş durumda ve zenginler sınırsız haz peşindeler.

Lüks mekânlarda bir kahveye 300–400 lira ödeyenler, aynı yemeği sıradan bir lokantanın 10 katına yiyenler...

Özel okullara yıllık milyona varan ücret ödeyenler… Tüm bunlar aslında yalnızca için aldıkları mal veya hizmet için değil, fakirlerle aynı ortamda olmamak için tercih ediliyor. Yüksek faturalar bir hizmet bedeli değil; sınıfsal mesafenin bedeli hâline geliyor.

Paranın sağladığı imkânlarla kurulan bu dünya, hazzı bir ayrıcalık göstergesine dönüştürüyor. Eğlence kültürü, tüketim, sürekli uyarılma ihtiyacı derinleştikçe haz arayışı daha karanlık alanlara kayıyor. Son zamanlarda gündeme gelen uyuşturucu operasyonları da bu yaşam tarzının görünür hâle gelen yanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

TÜRKİYE’DE ORTA SINIFIN YOK OLUŞU

Türkiye’de yoksulluğun derinleşmesi ya da zenginliğin ölçüsüzleşmesiyle, bu iki uç arasında bir zamanlar denge sağlayan orta sınıf yok oldu. Oysa orta sınıf, ülkede yalnızca ekonomik bir kategori değildi. Ortak toplumsal dilin, ortak değerlerin, birlikte yaşama kültürünün ve toplum vicdanının taşıyıcısıydı. Fakirle zengin arasında köprü kuran, uçurumları yumuşatan, aynı okulda, aynı sokakta, aynı sofrada buluşmayı mümkün kılan kesim ülkenin orta sınıfıydı. Bugün sosyal adaletsizlik derinleştikçe bu ayrışma daha da belirginleşiyor; bir yanda yoksulluğun yarattığı aç ve evsiz zorunlu Diyojenler çoğalıyor, diğer yanda ise bencil hazcılar ihtiyaçları olmadan, ölçüsüzce tüm kaynakları tüketmeye çalışıyor.

Ancak hem sosyoloji hem din hem de tüm evrensel değerler bir arada eşit ve insana yakışır bir hayatı öğütlüyor.

Aslında Nazım Hikmet’in dizeleri toplum yaşamına şairane bir ölçü koymuş:

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine…”

Bu dizeler, insanların birbirine yabancılaşmadığı, fakirle zenginin aynı dili konuşabildiği bir ülke özlemini dile getiriyor. Herkesin tek ve hür olabildiği, ama aynı zamanda yan yana durabildiği bir hayat ihtimalini. Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak bu: ortak bir zemin, ortak bir vicdani dil, ortak bir gelecek hayali… Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:70
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Aralık 2025 05:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

BENZİNE ZAM MI GELİYOR? 10 Ağustos 2026 Akaryakıt zammı sonrası güncel LPG, motorin ve benzin ne kadar olacak?

10 Ağustos 2026 06:25see231

Selçuk Bayraktar, Şırnak ta TEKNOFEST Dron Şampiyonası na katıldı

10 Ağustos 2026 00:42see172

Ünlü oyuncu Duygu Sarışın

11 Ağustos 2026 00:11see169

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Terörsüz Türkiye hedefinde tarihi adım

11 Ağustos 2026 00:17see169

Kötü koku ihbarından vahşet çıktı: Cani komşunun planı ekiplere takıldı!

11 Ağustos 2026 00:18see168

Otomobilde sır ölüm: Savcılık harekete geçti

11 Ağustos 2026 00:11see164

Çerçeve yasa oylamasına 31 vekil katılmadı : İşte dikkat çeken isimler... Sözcü Gazetesi

11 Ağustos 2026 01:10see163

Muş Spor, Galatasaray altyapısından transfer yaptı!

11 Ağustos 2026 00:20see163

Çerçeve yasaya bağımsız milletvekillerinden tek ret Koray Aydın dan

11 Ağustos 2026 01:13see163

Amedspor da 5 yeni transfere imza töreni düzenlendi!

11 Ağustos 2026 00:19see162

1. Lig de ilk hafta tamamlandı! 3 0 kazanarak lider oldular

11 Ağustos 2026 00:23see161

Eyüpspor maçlarını Necmi Kadıoğlu Stadyumu nda oynayacak!

11 Ağustos 2026 00:18see160

İsrail den Mekke Anlaşmasına Tepki

10 Ağustos 2026 01:07see160

DEM Parti cephesinden çerçeve yasa için ilk değerlendirmeler: İşimiz uzun, yolumuz uzun

11 Ağustos 2026 00:28see157

Samsun da vahşi cinayet: Katilin suç kaydı kabarık

11 Ağustos 2026 00:12see156

Bodrum da kontrolden çıkan otomobil AVM nin otoparkına yuvarlandı Muğla Haberleri Habertürk Yerel Haberler

10 Ağustos 2026 01:15see155

15 kişi hastanelik oldu! Havuz bakımında gaz sızıntısı Son dakika haberleri

10 Ağustos 2026 03:21see155

Kılıçdaroğlu “tereddütsüz destek” dedi, CHP’de 2 vekil “hayır” dedi: Herkes o ismin peşinde

11 Ağustos 2026 01:09see155

Bakan Çiftçi, Güvenlik Toplantısı’nda terörle mücadelede kararlılık mesajı verdi

11 Ağustos 2026 00:09see149

Galatasaray dan Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen e vize yok!

11 Ağustos 2026 00:09see145
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları