Ankara24.com
close
up
Türkiye’nin dış politikasında yeni denge: ŞİÖ Zirvesi ve Erdoğan Putin görüşmesi ne anlatıyor?

Türkiye’nin dış politikasında yeni denge: ŞİÖ Zirvesi ve Erdoğan Putin görüşmesi ne anlatıyor?

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Soğuk Savaş sonrasında uluslararası sistemde güç merkezlerinin çeşitlenmesiyle çok kutupluluk giderek daha belirgin hale gelirken, Şanghay İş Birliği Teşkilatı (ŞİÖ) da bu dönüşümün önemli platformlarından biri olarak öne çıkıyor. ŞİÖ’nün temellerinin 1996’da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın sınır güvenliği ve silahsızlanma amacıyla oluşturduğu ‘Şanghay Beşlisi’ne dayandığını belirten Rusya konusunda çalışmaları bulunan ve St. Petersburg Devlet Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler üzerine doktora yapan Buğra Bekir Işılak, yapının 2001’de Özbekistan’ın katılımıyla bugünkü adını aldığını ve terörizm, ayrılıkçılık ve köktencilikle mücadeleyi temel hedefleri arasına koyduğunu ifade etti.
Hindistan ve Pakistan’ın 2017’de, İran’ın 2023’te, Belarus’un ise 2024’te katılmasıyla ŞİÖ’nün bugün 10 üyeli geniş bir Avrasya platformuna dönüştüğünü belirten Işılak, Afganistan ve Moğolistan’ın gözlemci statüsünde bulunduğunu, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’ın da aralarında bulunduğu 15 ülkenin ise diyalog ortağı konumunda olduğunu aktardı.
‘ÇOK KUTUPLU DÜZENİN VAZGEÇİLMEZLERİNDEN BİRİ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bişkek’te düzenlenen ve ‘ŞİÖ’nün 25 Yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refaha Doğru Hep Birlikte’ sloganıyla gerçekleştirilen zirvede teşkilatı “çok kutuplu düzenin vazgeçilmezlerinden biri” olarak nitelendirmesine dikkat çeken Buğra Işılak, bu yaklaşımın Ankara’nın değişen uluslararası sisteme bakışını ortaya koyduğunu ifade etti.
Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden ŞİÖ’nün, Rusya ve Çin başta olmak üzere Avrasya’nın önemli güçlerini aynı platformda buluşturduğunu belirten Işılak, Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkilerinin de tarihi açıdan eskiye dayandığını vurguladı.
Özellikle 2000’li yıllarda Ankara-Moskova ilişkilerinin güçlenmesiyle teşkilata yönelik ilginin arttığını ifade eden Işılak, Türkiye’nin 2012 Pekin Zirvesi’nde ‘diyalog ortağı’ statüsü kazanarak ilişkilerini kurumsal bir zemine taşıdığını söyledi. Diyalog ortaklığından 10 yıl sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022 Semerkant Zirvesi’ne özel konuk olarak katılmasıyla başlayan lider düzeyindeki temasların, 2024 Kazakistan ve 2025 Çin zirveleriyle devam ettiğini belirten Işılak, Türkiye’nin ŞİÖ’deki konumunu dikkat çekici hale getiren unsurun ise NATO içerisindeki kurumsal konumunu korurken Rusya ve Çin’in ağırlığının bulunduğu bu platformla da en üst düzeyde temas kurabilmesi olduğunu dile getirdi.


‘TÜRKİYE’NİN ÇOK YÖNLÜ DIŞ POLİTİKA ANLAYIŞI GÖRÜNÜR HALE GELİYOR’

Ankara’nın NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptıktan kısa süre sonra ŞİÖ Zirvesi’ne davet edilen bir NATO ülkesi olarak ortaya koyduğu görüntünün Türkiye’nin dış politika yaklaşımı açısından önemli bir mesaj taşıdığını belirten Buğra Bekir Işılak, bunun Türkiye’nin farklı güç merkezleriyle ilişkilerini aynı anda geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti. Işılak, Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’nın NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptıktan kısa süre sonra, ŞİÖ Zirvesi’ne davet edilen bir NATO ülkesi olarak ortaya koyduğu görüntü, Türkiye’nin ‘Doğu mu, Batı mı?’ tercihinden ziyade farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki geliştirmeye dayanan dış politika anlayışını görünür kılmaktadır. Türkiye böylece NATO merkezli güvenlik politikasını sürdürürken Asya’daki yükselen güçlerle ilişkilerini çok yönlü dış politikası kapsamında çeşitlendirmeye devam etmektedir.”

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ DİKKAT ÇEKTİ
Bişkek Zirvesi’nin Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden birini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen yaklaşık bir buçuk saatlik görüşmenin oluşturduğunu belirten Buğra Bekir Işılak, görüşmenin başlangıcında Erdoğan’ın Türkiye-Rusya ilişkilerinin “her döneme göre bugün çok daha ileri bir düzeyde” olduğunu vurgulamasının özellikle dikkat çektiğini kaydetti.
Ukrayna krizi, Batı-Rusya ilişkilerindeki gerilim ve Karadeniz’de artan güvenlik riskleri gibi son yılların zorlu jeopolitik koşullarına rağmen Ankara ve Moskova arasındaki ilişkilerin geldiği noktaya yapılan vurgunun, iki ülkenin iş birliği kanallarını koruma iradesini göstermesi bakımından önem taşıdığını ifade eden Işılak, Putin’in Türkiye’yi Rusya’nın ekonomi alanındaki “öncelikli ve imtiyazlı ortaklarından biri” olarak tanımlamasına da dikkat çekti.
Işılak, iki liderin açıklamalarında ortaya çıkan tabloyu da şöyle değerlendirdi:
“Ukrayna krizi, Batı-Rusya ilişkilerindeki gerilim ve Karadeniz’de artan güvenlik riskleri gibi son yılların zorlu jeopolitik koşullarına rağmen Ankara ve Moskova arasındaki ilişkilerin geldiği noktaya yapılan bu vurgu, iki ülkenin iş birliği kanallarını koruma iradesini göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Putin ise Türkiye’yi Rusya’nın ekonomi alanındaki ‘öncelikli ve imtiyazlı ortaklarından biri’ olarak tanımlarken ekonomik iş birliğinin yüksek seviyede kaldığını ve ortak projelerin devam ettiğini belirtti. Böylece iki liderin açıklamalarında da küresel ve bölgesel zorluklara rağmen, Türkiye-Rusya ilişkilerinin yalnızca dönemsel diplomatik temaslara değil, enerji, ticaret, turizm ve tarım gibi alanlarda oluşmuş daha geniş bir iş birliği zeminine dayandığı mesajı öne çıkmaktadır.”
‘AKKUYU VE YENİ NÜKLEER SANTRAL PROJELERİ’

Türkiye-Rusya ilişkilerinin ekonomik ve stratejik boyutunda Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Buğra Bekir Işılak, Erdoğan’ın santralin artık tamamlanma dönemine girdiğini açıklamasının yanı sıra Akkuyu’nun ardından Rusya ile yeni nükleer santral projelerinde de birlikte adım atılacağını belirtmesinin görüşmenin geleceğe dönük en önemli mesajlarından biri olduğunu ifade etti.
Işılak, Akkuyu ile başlayan nükleer enerji iş birliğinin Türkiye açısından enerji arz güvenliği ve enerji üretiminin çeşitlendirilmesi bakımından da önem taşıdığını belirterek değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu zeminin en önemli unsurlarından biri hiç şüphesiz Akkuyu Nükleer Güç Santralidir. Erdoğan’ın santralin artık tamamlanma dönemine girdiğini açıklamasının yanı sıra Akkuyu’nun ardından Rusya ile yeni nükleer santral projelerinde de birlikte adım atılacağını belirtmesi, görüşmenin geleceğe dönük en önemli mesajlarından biriydi. Putin de Akkuyu’nun ilk ünitesinin devreye alınması hedefini vurgulamıştır. Akkuyu ile başlayan nükleer enerji iş birliğinin yeni projelerle genişletilmesi, Ankara-Moskova arasındaki ekonomik ve teknolojik bağların gelecek yıllara taşınması anlamına gelirken, Türkiye açısından nükleer kapasitenin artırılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve enerji üretiminin çeşitlendirilmesi hedefleriyle doğrudan bağlantılı.”
Işılak, nükleer enerji alanındaki iş birliğinin aynı zamanda Türkiye’nin farklı ittifak ve güç merkezleriyle yürüttüğü ilişkiler açısından da dikkat çekici bir örnek oluşturduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum aynı zamanda Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunu korurken Rusya ile stratejik öneme sahip uzun vadeli enerji projeleri geliştirebilme kapasitesini de ortaya koyuyor. İki ülkeyi birbirine bağlayan bir diğer önemli alan ise turizm.”

‘TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ ÇOK KATMANLI BİR ZEMİNE SAHİP’

Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin enerji alanındaki projelerle sınırlı olmadığını, turizm, tarım ve ticaret gibi alanlarda da güçlü bir zeminin bulunduğunu belirten Buğra Bekir Işılak, Putin’in verdiği rakamlara göre 2025 yılında 7 milyona yakın Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini aktardı.
Erdoğan’ın da özellikle Antalya açısından Rus turistlerin taşıdığı öneme dikkat çektiğini belirten Işılak, iki ülke arasındaki ekonomik ve toplumsal bağların boyutuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“İki ülkeyi birbirine bağlayan bir diğer önemli alan ise turizm. Putin’in verdiği rakamlara göre 2025 yılında 7 milyona yakın Rus turist Türkiye’yi ziyaret etti. Erdoğan da özellikle Antalya açısından Rus turistlerin taşıdığı öneme dikkat çekti. Enerji alanındaki uzun vadeli yatırımların yanında milyonlarca insanı kapsayan turizm hareketliliği ile tarım ve ticaretteki ilişkiler, Ankara-Moskova hattının yalnızca liderler arasındaki siyasi diyaloğa bağlı olmadığını, iki ülkeyi birbirine bağlayan çok katmanlı bir ekonomik ve toplumsal zeminin oluştuğunu gösteriyor.”
‘GÖRÜŞMENİN GÜNDEMİNDE KARADENİZ VE UKRAYNA DA VARDI’
Yaklaşık bir buçuk saat süren Erdoğan-Putin görüşmesinin gündeminin ikili ilişkilerle sınırlı kalmadığını belirten Işılak, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov’un görüşmenin ana konusunun Karadeniz’deki yaşananlar olduğunu açıkladığını, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un ise Ukrayna krizinin çözümüne yönelik müzakerelerin Türkiye’de gerçekleştirilmesi ihtimalinin de ele alındığını belirttiğini aktardı.
Son dönemde Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve seyrüsefer güvenliğine ilişkin artan risklerin de bu başlıkların önemini artırdığını ifade eden Işılak, Türkiye’nin Karadeniz’deki gelişmeler karşısındaki konumuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Son dönemde Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve seyrüsefer güvenliğine ilişkin artan risklerle birlikte değerlendirildiğinde bu başlıklar, Türkiye-Rusya diyaloğunun bölgesel krizlerin yönetimi açısından taşıdığı önemi yeniden ortaya koyuyor. Türkiye açısından Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği doğrudan ulusal güvenlik ve ekonomik çıkarlarla bağlantılı haldedir. Ankara bir taraftan NATO üyesi olarak ittifakta yer alırken, diğer taraftan Moskova ve Kiev ile doğrudan temas kurabilen tek aktör konumundadır. Savaş boyunca tahıl koridoru, esir takasları ve müzakere süreçlerinde üstlendiği rol de Türkiye’nin bu konumunu daha önce somutlaştırmıştı. Erdoğan-Putin görüşmesinde Karadeniz ve Ukrayna krizinin yeniden gündeme gelmesi, Ankara’nın taraflar arasındaki diplomatik kanalların açık tutulmasındaki rolünün devam ettiğini gösteriyor.”
‘İLİŞKİLER YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARIYLA GENİŞLETİLMEYE ÇALIŞILIYOR’

ŞİÖ Zirvesi ile Erdoğan-Putin görüşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Işılak, Ankara-Moskova ilişkilerinin mevcut küresel gerilimlere rağmen yalnızca korunmadığını, yeni iş birliği alanlarıyla genişletilmeye çalışıldığını ifade etti. Akkuyu’nun ardından yeni nükleer santral projelerinin gündeme gelmesi, 2025’te 7 milyona yaklaşan Rus turist sayısı ve Karadeniz ile Ukrayna gibi kritik meselelerde siyasi diyaloğun sürdürülmesinin iki ülke arasındaki ilişkilerin kapsamını ortaya koyduğunu belirten Işılak, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“ŞİÖ Zirvesi ile Erdoğan-Putin görüşmesi birlikte değerlendirildiğinde Ankara-Moskova ilişkilerinin, mevcut küresel gerilimlere rağmen yalnızca korunmadığı, yeni iş birliği alanlarıyla genişletilmeye çalışıldığı görülmektedir. Akkuyu’nun ardından yeni nükleer santral projelerinin gündeme gelmesi, 2025’te 7 milyona yaklaşan Rus turist sayısı ve Karadeniz ile Ukrayna gibi kritik meselelerde siyasi diyaloğun sürdürülmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin enerji ve ekonomiden bölgesel güvenliğe uzanan çok katmanlı bir nitelik kazandığını göstermektedir. Erdoğan’ın ilişkilerin geçmiş dönemlere kıyasla daha ileri bir seviyede bulunduğuna yönelik vurgusu ile Putin’in Türkiye’yi öncelikli ve imtiyazlı ortaklardan biri olarak tanımlaması da bu tabloyu tamamlıyor.”
Işılak, Türkiye’nin farklı güç merkezleriyle kurduğu ilişkilerin yalnızca ekonomik kazanımlar açısından değil, diplomatik hareket alanı bakımından da önem taşıdığını belirterek değerlendirmesini şöyle tamamladı:
“Şanghay’dan Erdoğan-Putin görüşmesine uzanan gelişmelerin asıl önemi ise Türkiye’nin farklı güç merkezleriyle kurduğu ilişkileri somut kazanımlara ve diplomatik hareket alanına dönüştürebilmesinde yatıyor. Ankara açısından Rusya ile derinleşen ekonomik ve enerji ilişkileri, Batı ile kurumsal bağların alternatifi olmaktan ziyade çok kutuplu sistem içerisinde izlenen çok yönlü dış politikanın bir parçasını oluşturuyor. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunu korurken Rusya ve ŞİÖ coğrafyasıyla ilişkilerini geliştirmesi; enerji, ticaret ve bölgesel krizlerde sahip olduğu diplomatik hareket alanını genişletmesine ve farklı güç merkezleri arasında etkin bir aktör olarak konumunu güçlendirmesine imkân sağlamaktadır.”
Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:57
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Eylül 2026 18:27 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Beşiktaş ta Vaclav Cerny fırtınası!

01 Eylül 2026 00:35see206

Beşiktaş ta beğenilmeyen Cerny, golleriyle sevindirmeye devam ediyor

01 Eylül 2026 00:47see202

Amed Sportif Faaliyetler Trabzonspor: 2 1

01 Eylül 2026 00:07see199

Havai Fişek Fabrikasında Patlama: 11 Ölü

01 Eylül 2026 00:16see197

Orkun Kökçü den Vlahovic e Siftah jesti

01 Eylül 2026 00:05see196

YENİ Parti’ye günde 33 bin kişi üye oldu Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 04:34see194

Eşini robot süpürgeyle yakaladı, tazminat kazandı; hapse giren kendisi oldu!

01 Eylül 2026 01:03see191

Balık avı sezonu açıldı: İstanbul da balıkçılar törenle uğurlandı

01 Eylül 2026 04:29see188

Zorlu kazı için özel olarak tasarlandı: 145 metrelik dev makine nehrin altını oyacak Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 01:05see187

Türkiye Azerbaycan voleybol maçı ne zaman, saat kaçta? CEV Filenin Sultanları maçı hangi kanalda?

01 Eylül 2026 00:46see185

CHP Kurultay davasında son dakika kararı: Tahliye edildiler! Sadece o isim kaldı

01 Eylül 2026 00:40see181

Fatih Tekke: Üzücü bir akşam

01 Eylül 2026 00:48see180

Beşiktaş tan Fenerbahçe derbisi öncesi gövde gösterisi!

01 Eylül 2026 00:43see180

Salah tan maç sonunda dikkat çeken hareket! Beğeni yağıyor

01 Eylül 2026 00:06see176

Barcelona: 5 Rayo Vallecano: 2 MAÇ SONUCU

01 Eylül 2026 01:09see174

Katil İsrail, Suriye nin güneyindeki bir köye baskın düzenledi

01 Eylül 2026 05:06see173

6 gol attıkları maçtan sonra Italiano dan ilginç sözler: Bugün beğenmediğim bir şey var...

01 Eylül 2026 00:56see173

Fatih Tekke: Konuşmanın anlamı yok!

01 Eylül 2026 00:18see173

Hedef “Ömür boyu” Başkanlık! Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 05:01see170

Vlahovic ten Orkun Kökçü ye övgü yağmuru! Bana golü hediye etti

01 Eylül 2026 00:12see169
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları