Türkiye’de telifsiz kitaba hücum var: Küçük Prens’i 150 yayınevi basıyor Kültür Sanat Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Her yeni yıl geldiğinde, vefatının üzerinden 70 yıl geçen ve telif hakları biten yazarların eserleri konuşulmaya başlar ve serbest olan eserler yıl içerisinde farklı yayınevlerinde boy gösterir. Buna göre, 1956 yılında hayatını kaybeden yazarların eserleri artık isteyen her yayınevi tarafından basılabilecek. Bunların içinde yılın sonuna doğru telif süresi dolacak iki önemli yazarımız var. Reşat Nuri Güntekin ve Cahit Sıtkı Tarancı’nın eserlerinin telif hakları 2026’nın son aylarında bitecek. Çalı Kuşu, Yaprak Dökümü, Otuz Beş Yaş gibi çok okunan eserler, isteyen yayınevi tarafından basılabilecek. 2031’de Peyami Safa, 2032’de Ahmet Hamdi Tanpınar, 2033’te ise Nazım Hikmet telifi kalkacak isimler arasında.
2015 yılında Türkiye’de ve dünyada satış rekorları kıran Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin üzerindeki telifin kalkmasıyla birlikte kısa sürede yüzlerce Küçük Prens kitabı piyasaya çıkmıştı. 2019’da Sabahattin Ali’nin telifi kalkarken, 2021 Orhan Veli ve George Orwell’ın yılı oldu. 2025’te ise Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerinin telif hakkı doldu. Sevilen eserlerin her yerde bulunması ve rekabet şansının olması okuyucu açısından olumlu gibi gözükse de kontrolsüz çalışmalar sorun oluşturabiliyor. Konuyu yayın dünyasından önemli isimlerle konuştuğumuzda, ülkemizdeki uygulamanın sıkıntılar barındırdığını vurguladılar.
İLK YAYINCI HER ZAMAN ÇOK SATIYOR
Ülkemizdeki durumun utanç verici olduğunu belirten Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, yurt dışındaki örneklerle kıyaslayarak şu yorumda bulundu: “Almanya’da Stefan Zweig’ın hâlâ bir tane yayıncısı var. Türkiye’de bir sürü yayıncı basıyor. Farklılaştırmayı anlarım; sesli kitap veya özel baskı yapılır veya kitabın içine ülkenin önde gelen eleştirmenleri yazı yazabilir. Bu farklılıktır, yapılabilir. Ama sadece kapak tasarımını farklılaştırarak yapılmaz. Bu ülkede Sait Faik’in eski yayıncısı, ‘Evine Hoş Geldin Sait Faik’ diye slogan koyarak kitabını yayımladı. Yine de eserin ilk yayınevi hangisiyse en çok o satıyor. Diğerleri o kadar satamıyor. Ama bunun etik bir sorun olduğunu düşünüyorum. Öte yandan 70 yıl meselesi miras hukukuyla da çelişiyor. Çünkü babamdan kalan bir evin tapusu 70 yıl sonra kamulaşmıyor, eserler niye kamulaşsın?”
KOMİK DURUMA DÜŞÜYORUZ
Telifi kalkan bir eseri ülkemizde 100-150 yayınevinin basarak komik duruma düştüğümüzü söyleyen Basın Yayın Birliği Başkanı Mustafa Karagüllüoğlu, düşüncelerini şu ifadelerle anlattı: “Yayıncılarımız ve yazarlarımız sanki üretken değil de süresi bitmiş telif eserini yüz elli farklı yayıncı basıyor. Yayıncımızın kendine güvenmediğini hissettiriyor bize. Telifi biten eseri kaç yayınevi basarsa bassın, ilk yayıncısı yine de çok satmaya devam ediyor. Mesela Yapı Kredi Yayınları Sabahattin Ali’yi basıyordu, başka yayınevleri basmaya başlayınca da satışları düşmedi. Hayvan Çiftliği’ni basan Can Yayınları için de durum böyle. Bildiğim kadarıyla Fransa’da ‘Küçük Prens’i sadece ilk ve tek yayıncısı basıyor hâlâ. Fransa’daki yayıncılar etik olarak kendi aralarında bir anlaşma yapmışlar. Arada küçük küçük basanlar olsa da büyük oranda ilk yayıncısı basıyor. Bizde ise 150 yayıncı aynı anda basıyor.”
TELİFİ BİTMİŞ ESERİN DEĞERİ AZALMAZ
Telifin kalkmış olmasının metnin kontrolsüz biçimde yayımlanmasını meşru kılmayacağını dile getiren YAYFED Başkanı Münir Üstün ise, şunları aktardı: “Türkiye’de özellikle çok satan ve güçlü bir okur hafızası olan eserlerde, telif süresi sona erdiğinde birçok yayınevinin aynı anda basıma yönelmesi doğal bir piyasa refleksidir. Bu durum okur açısından daha erişilebilir fiyatlar ve seçenekler yaratırken, yayıncılık mesleği açısından da çeviri kalitesi, editöryal özen ve tasarım standartlarını daha görünür hâle getirir. Telifi bitmiş olması, eserin değerini azaltmaz; aksine bu eserler ortak kültürel mirasın bir parçası hâline gelir ve daha fazla sorumluluk gerektirir. Telifin kalkmış olması, metnin kontrolsüz biçimde kısaltılmasını, sadeleştirilmesini ya da hatalı biçimde çoğaltılmasını meşru kılmaz. YAYFED perspektifinden bakıldığında, halka mal olmuş eserler serbesttir; ancak yayıncının itibarı, bu eserleri hangi nitelikte sunduğuyla doğrudan ilişkilidir.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:85
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ocak 2026 04:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















