Türkiye tarihinde ikinci oldu: Hükümet kendi eski bakanını tutukladı Son Haberler
Sonhaberler sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Türkiye siyasi tarihinde eski bakanların yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılandığı çok sayıda dava bulunurken, görev yaptıkları siyasi iktidar devam ettiği sırada cezaevine gönderilmeleri bakımından 1986 yılındaki İsmail Özdağlar davası ile 2026 yılındaki Fatma Betül Sayan Kaya soruşturması aynı tarihsel çerçevede buluştu. Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde Devlet Bakanlığı yapan Özdağlar, ANAP iktidarı devam ederken hapis cezasını çekmek üzere cezaevine girmişti. Aradan geçen 40 yılın ardından benzer bir gelişme, AK Parti hükümetlerinde bakanlık yapan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasıyla yaşandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya, 5 Kasım 2026'da şüpheli sıfatıyla ikinci kez ifade verdi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilen Kaya hakkında, 6 Kasım'ın ilk saatlerinde tutuklama kararı verildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ve daha sonra parti üyeliğinden ayrılan eski bakanın tutuklanması, Türkiye siyasi tarihindeki eski bakan yargılamalarını yeniden gündeme taşıdı.
ÖZAL HÜKÜMETİNDE İSMAİL ÖZDAĞLAR CEZAEVİNE GİRMİŞTİTurgut Özal'ın başbakanlığındaki Anavatan Partisi hükümetinde Devlet Bakanı olarak görev yapan İsmail Özdağlar, hakkındaki rüşvet ve görevi kötüye kullanma iddiaları nedeniyle 4 Ocak 1985'te istifa etti. TBMM tarafından hakkında soruşturma açılan Özdağlar, 15 Mayıs 1985'te Yüce Divan'a sevk edildi. Dava sürecinde dönemin Başbakanı Turgut Özal da tanık olarak dinlendi.
Yüce Divan, 14 Şubat 1986 tarihinde açıkladığı kararda Özdağlar'ın rüşvet aldığı iddiasını kanıtlamak için yeterli delil bulunmadığına hükmetti. Eski bakan, görevi kötüye kullanma suçundan iki yıl hapis ve 30 bin lira ağır para cezasına mahkûm edildi. Özdağlar, mahkûmiyetinin ardından ANAP'tan ve milletvekilliğinden ayrıldı. 12 Mart 1986'da ise cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'ne girdi. Dönemin siyasi iktidarı ANAP hükümeti tarafından yürütülmeye devam ediyordu.
40 YIL SONRA FATMA BETÜL SAYAN KAYA TUTUKLANDIÖzdağlar'ın cezaevine girdiği 1986 yılından 40 yıl sonra, AK Parti hükümetlerinde 2016-2018 yılları arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevini yürüten Fatma Betül Sayan Kaya hakkında tutuklama kararı verildi. Kaya'nın bakanlık sonrası siyasi kariyerinde AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı da bulunuyordu. Fon soruşturmasıyla ilgili iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından 26 Eylül 2026'da partideki görevlerinden ayrılan Kaya'nın parti üyeliğinin de sona erdiği, 7 Ekim'de AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan tarafından açıklandı.
Kaya hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamaları yöneltildi. Sulh ceza hâkimliği, savcılığın tutuklama talebini kabul ederek eski bakanın cezaevine gönderilmesine karar verdi. Kaya hakkındaki karar soruşturma aşamasında verilen bir tutuklama tedbiri niteliği taşırken, Özdağlar hakkındaki karar kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne dayanıyordu.
SAVCILIĞIN SEVK YAZISINDA ÖRGÜT VE BORSA İŞLEMLERİ SUÇLAMASIFatma Betül Sayan Kaya hakkındaki tutuklama talebinde, Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ hisselerinde gerçekleştirilen işlemlerle ilgili Sermaye Piyasası Kurulunun tespitlerine yer verildi. Savcılığın sevk yazısında, Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve sermaye piyasası araçlarının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikte bilgilere sahip olduğuna ilişkin SPK raporu bulunduğu belirtildi.
Savcılık, Kaya'nın Nisan 2026'da satın aldığı Özata Denizcilik hisselerini 16 Eylül'de Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yoluyla devrettiğini ve satış bedelinin aynı gün hesabına yatırıldığını kaydetti. Normal şartlarda iki iş günlük takas süresine tabi olan hisseler için T+0 işlemi gerçekleştirilmesi ve fonlara ilişkin tasfiye kararının 17 Eylül'de alınması, tutuklama sevkinde yer verilen tespitler arasında gösterildi.
Sevk yazısında ayrıca Kaya'nın Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile önceden tanıştığı, yatırım sürecinde görüşmelerinin devam ettiği ve Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile de temas kurduğu bilgileri yer aldı. Savcılık, hisse işlemlerinin zamanlamasını ve söz konusu temasları birlikte değerlendirerek kuvvetli suç şüphesi bulunduğunu ileri sürdü.
163 MİLYON LİRALIK YATIRIM VE 2,17 MİLYAR LİRALIK SATIŞ İDDİASIFatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkındaki borsa işlemleri, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Eylül 2026'da açıkladığı iddialarla gündeme geldi. Emre, çiftin yaklaşık 163 milyon liralık yatırımla bağlantılı hisse işlemlerinden 2 milyar 170 milyon lira tutarında satış geliri elde ettiğini öne sürdü. İddiaların merkezinde, Nisan ayında yaklaşık 220 liradan işlem gören ve 15 Eylül'de 4 bin 980 liraya kadar yükselen Özata Denizcilik hisseleri bulunuyordu.
Kaya çifti, 7 Ekim'de savcılığa verdikleri ilk ifadelerde yatırım işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savundu. Fatma Betül Sayan Kaya, yatırım kararlarını kendisinin aldığını ve herhangi bir özel bilgiye dayanarak işlem yapmadığını belirtti. Çift, yatırımlarından elde ettikleri kazançları TMSF tarafından bildirilen hesaba aktardıklarını da ifade etti.
İLYAS KAYA VE ESKİ SPK BAŞKANI HAKKINDA ADLİ KONTROLSoruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül de 5 Kasım'da yeniden ifade verdi. Savcılık, her iki isim hakkında adli kontrol uygulanmasını talep etti. Nöbetçi sulh ceza hâkimliği, İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül'ün belirli aralıklarla imza vermelerine ve yurt dışına çıkmalarının yasaklanmasına karar verdi.
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ise tutuklama kararı uygulanarak cezaevine gönderilmesi sağlandı. Üç isim hakkındaki farklı adli tedbirler, aynı soruşturma dosyası içerisinde değerlendirildi.
ERDOĞAN'IN AÇIKLAMASI VE AKIN GÜRLEK'İN ÖRGÜT VURGUSUCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Eylül 2026 tarihinde New York'taki Türkevi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, 455 bin yatırımcıyı ilgilendiren fon krizine ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini belirterek soruşturmanın devam ettiğini ve bazı gözaltı ile tutuklama kararlarının uygulandığını ifade etti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de 3 Kasım'da yaptığı açıklamada, fon soruşturmasının yalnızca hisse senedi işlemleriyle sınırlı olmadığını, finans bürokrasisi ve sermaye piyasalarındaki bağlantıları kapsayan bir suç yapılanmasının araştırıldığını bildirdi. Gürlek, soruşturma kapsamında 433 şüpheli bulunduğunu, 112 kişinin tutuklandığını, 186 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ve 38 şüphelinin firari olduğunu açıkladı. Ayrıca 359 gerçek ve 111 tüzel kişinin mal varlıkları hakkında tedbir uygulandığını, gönüllü iade hesabına yaklaşık 30 milyar lira değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi aktarıldığını belirtti.
Gürlek'in hiçbir makam, unvan veya nüfuzun kişileri hukuki sorumluluktan korumayacağı yönündeki açıklamasının ardından Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki tutuklama kararı verildi.
TUNCAY MATARACI VE HİLMİ İŞGÜZAR ASKERİ YÖNETİMDE YARGILANDITürkiye siyasi tarihinde bakanların yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla cezaevine girdiği örnekler arasında Tuncay Mataracı ve Hilmi İşgüzar da bulunuyor. Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı, 25 ayrı suç iddiasıyla 12 Eylül askeri darbesinden sonra Milli Güvenlik Konseyi tarafından Yüce Divan'a sevk edildi. Mataracı, 16 Mart 1982'de 36 yıl ağır hapis ve 787 milyon 386 bin 166 lira para cezasına mahkûm edildi.
Eski Sosyal Güvenlik Bakanı Hilmi İşgüzar ise SSK ve Bağ-Kur'da kayırma, yolsuzluk, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma ve rüşvet suçlamalarıyla yargılandı. İşgüzar hakkında 1982 yılında hapis ve para cezası verildi. Her iki eski bakanın yargılanması ve mahkûmiyet süreçleri, görev yaptıkları hükümetlerin sona ermesinin ardından askeri yönetim döneminde gerçekleşti.
CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA DA ESKİ BAKAN CEZAEVİNE GİRMİŞTİCumhuriyet'in erken döneminde de görev yaptığı siyasi yönetim devam ederken cezaevine giren eski bakan bulunuyor. İsmet İnönü hükümetlerinde Bahriye Bakanı olarak görev yapan İhsan Eryavuz, Yavuz Zırhlısı'nın onarımıyla ilgili yolsuzluk iddiaları üzerine 1928'de Yüce Divan'da yargılandı. İki yıl hapis cezasına mahkûm edilen Eryavuz'un milletvekilliği düşürüldü ve 2 Şubat 1930'da cezasının sona ermesi üzerine serbest bırakıldı.
Aynı dönemde Ticaret eski Bakanı Ali Cenani hakkında da kamu kaynaklarının kullanılmasıyla ilgili dava açıldı. Cenani bir ay hapis cezasına mahkûm edilirken cezası ertelendi. İhsan Eryavuz'un cezaevine girmesi, İsmail Özdağlar ve Fatma Betül Sayan Kaya'dan önceki tarihsel örnekler arasında yer alıyor.
İKİ AYRI DÖNEMDE İKTİDARIN ESKİ BAKANI CEZAEVİNE GİRDİ1986 yılında İsmail Özdağlar'ın ANAP iktidarı sürerken cezaevine girmesi ile 2026 yılında Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti iktidarı döneminde tutuklanması arasında yaklaşık 40 yıl bulunuyor. Her iki isim de cezaevine girdikleri tarihte bakanlık görevinden ayrılmış ve daha önce görev yaptıkları siyasi partilerle üyelik ilişkilerini sonlandırmıştı.
İki dosya arasındaki hukuki ayrım ise yargılama aşamalarından kaynaklanıyor. İsmail Özdağlar, Yüce Divan tarafından verilen mahkûmiyet kararının infazı için cezaevine girerken, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki süreç henüz soruşturma aşamasında bulunuyor. Kaya'nın hakkındaki suçlamalara ilişkin yargılama ve delillerin değerlendirilmesi devam edecek. Eski bakanın tutuklanmasına karar veren merci ise İstanbul'daki sulh ceza hâkimliği oldu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Kasım 2026 14:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















