Türkiye de her yıl 20 bin erkeğe prostat kanseri tanısı konuyor Son Haberler
Ankara24.com, Sonhaberler kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyon erkeğe prostat kanseri tanısı konulurken, Türkiye'de yıllık tanı sayısı yaklaşık 20 bine ulaşıyor. Hastalığın herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebilmesi ise düzenli kontrollerin önemini artırıyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, erken tanının prostat kanserinde hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, “Erken tanı, tüm kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinde de hayati önem taşıyor. Bu nedenle düzenli muayene ve taramaların ihmal edilmemesi gerekiyor. Ayrıca geçmişte karşılaşılan çaresizlikler, son 20 yılda yürütülen yoğun araştırmalar sayesinde bugün büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. Hastaların önemli bir kısmı, aynı yaştaki sağlıklı bireyler kadar uzun yaşayabiliyor” dedi.
PROSTAT NEDİR, VÜCUTTA NEREDE BULUNUR?Prostatın erkeklerde mesanenin hemen altında bulunan, kestane büyüklüğünde bir bez olduğunu belirten Prof. Dr. İlker Tinay, organın spermlerin hareketi ve canlılığı için gerekli sıvının üretilmesinde görev aldığını anlattı. Prostat kanseri açısından genetik faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini belirten Tinay, özellikle aile öyküsü bulunan kişilerin kontroller konusunda daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Kadınlarda meme kanseriyle ilişkilendirilen BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki değişikliklerin erkeklerde prostat kanseri açısından da risk oluşturduğunu belirten Tinay, “Bu nedenle ailesinde meme veya prostat kanseri öyküsü bulunanların 40'lı yaşlardan itibaren düzenli kontrole başlaması önemli. Prostat sağlığında henüz sorun yaşanmadan kontrolleri yaptırmak ve belirtileri erken dönemde ciddiye almak gerekiyor” diye konuştu.
PROSTAT KANSERİ BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİYORGeçmiş yıllarda toplumdaki farkındalığın daha düşük olması ve tarama programlarının yeterince gündeme gelmemesi nedeniyle prostat kanserinin çoğunlukla şikâyetlerin ortaya çıkmasının ardından teşhis edilebildiğini aktaran Tinay, hastalığın hiçbir belirti göstermeden de gelişebildiğinin altını çizdi.
İdrar yaparken kanama, işeme güçlüğü ile bel veya böğür ağrısı gibi belirtilerin görülmesinin genellikle hastalığın ilerlediğine işaret ettiğini belirten Tinay, “Prostat kanseri hiçbir belirti vermeden de gelişebildiği için bilinçli olmak, düzenli kontrol ve taramaları ihmal etmemek kıymetli. Günümüzde internet ve sosyal medyanın da etkisiyle artan farkındalık sayesinde taramalar daha sık yapılıyor ve hastalık çoğunlukla henüz herhangi bir belirti ortaya çıkmadan saptanabiliyor” dedi.
Tıp ve teknolojide yaşanan gelişmelerin prostat kanserinin tedavisinde önemli sonuçlar sağladığını ifade eden Tinay, ileri evrede dahi tedaviden olumlu sonuçlar alınabildiğini, ancak erken dönemde tanı konulan kişilerde başarının daha yüksek olduğunu belirtti.
Son 20 yılda gerçekleştirilen yoğun araştırmaların tedavi seçeneklerini geliştirdiğini kaydeden Tinay'ın verdiği bilgilere göre prostat kanseri tanısı alan hastaların önemli bir bölümü, aynı yaştaki sağlıklı bireylerle benzer yaşam sürelerine ulaşabiliyor. Erken tanı sürecinde ise herhangi bir şikâyetin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli kontrol ve taramaların yapılması önem taşıyor.
AİLESİNDE MEME VEYA PROSTAT KANSERİ OLANLAR DİKKATProstat kanserinde aile öyküsü ve genetik değişiklikler risk faktörleri arasında bulunuyor. BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki değişikliklerin kadınlarda meme kanserinin yanı sıra erkeklerde prostat kanseri açısından da risk oluşturabildiğini aktaran Tinay, ailesinde meme veya prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin 40'lı yaşlarından itibaren düzenli kontrole başlamalarının önemli olduğunu söyledi.
Prostat sağlığıyla ilgili herhangi bir sorun veya belirti ortaya çıkmadan kontrollerin gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Tinay, olası belirtilerin de erken dönemde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
SADECE KAN TAHLİLİ YETERLİ OLMAYABİLİYORErkeklerin parmakla rektal muayeneden rahatsızlık duyabildiğini veya çekinebildiğini belirten Prof. Dr. İlker Tinay, söz konusu durumun bazı kişilerin kontrollerden uzak durmasına yol açabildiğini söyledi. Hastaların zaman zaman muayene yerine yalnızca kan tahlili yaptırmak istediğini aktaran Tinay, kan tahlilinin elle yapılan muayenenin yerini alamayacağını vurguladı.
Tinay, “Parmakla rektal muayene, ürolojiye başvuran hastalarda uzun yıllardır kullanılan temel yöntemlerden biri. Kan tahlilinin ise elle muayenenin yerini alamayacağını vurgulamak gerekiyor. Çünkü görüntüleme yöntemleriyle bile ortaya çıkmayan pek çok sorun yalnızca elle muayene sırasında tespit edilebiliyor” ifadelerini kullandı.
PROSTAT KANSERİ TARAMASINDA PSA TESTİ VE MUAYENE ÖNE ÇIKIYORProstat hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan yöntemlere ilişkin bilgi veren Tinay, polikliniğe başvuran her hastaya MR çekilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Günümüzde parmakla rektal muayene ve PSA testinin prostat hastalıklarının tanısında değerli yöntemler arasında bulunduğunu ifade etti.
Tinay, “Polikliniğe başvuran her hastaya MR çekilemeyeceği için, prostat hastalıklarının tanısında en değerli yöntemler günümüzde hâlâ parmakla rektal muayene ve PSA testi” dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:92
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Eylül 2026 10:56 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















