Türkiye de çocukların çevrim içi güvenliği için yeni yol haritası aranıyor
Trthaber sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
TBMM'de görüşülen ve 15 yaş altındaki çocuklara sosyal ağ sağlayıcılar tarafından verilen hizmette sınırlamalar getirilmesini öngören kanun teklifi, Türkiye'yi çocukların sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirmeyi tartışan ülkeler arasına taşıdı.
Teklif, erişim kısıtlamasının yanı sıra yaş doğrulama, çocuklara özgü hizmet tasarımı ve ebeveyn denetimi gibi başlıklarda platformlara yeni yükümlülükler getiren daha geniş bir çerçeve sunuyor.
TBMM Başkanlığına 4 Mart'ta sunulan düzenlemeye göre, sosyal ağ sağlayıcılar 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Platformların, bu yasağın uygulanması için yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alması gerekecek.
Teklifte ayrıca 15 yaşını doldurmuş çocuklar için yetişkin kullanıcı deneyiminden ayrıştırılmış hizmet sunulması ve ebeveyn ya da vasilerin çocukların çevrim içi hareketlerini izleyebilmesine, kullanım süresini yönetebilmesine ve hesap ayarlarını kontrol edebilmesine imkan verecek araçların sağlanması öngörülüyor.
Teklifin gerekçesinde, çocukların dijital mecralarda zararlı içerik, siber zorbalık ve dijital bağımlılık gibi risklerle karşı karşıya kaldığına işaret edilerek, düzenlemeyle çocukların fiziksel, zihinsel, psikolojik ve sosyal gelişiminin korunmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesinde 1,5 yıldır süren çalışmaların son aşamaya geldiğini, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumayı amaçlayan tedbirlerin Türkiye dışında pek çok ülkede uygulandığını belirtmişti.
Sosyal medyada yaş sınırı uygulamaları dünyada yaygınlaşıyorTürkiye'deki tartışma, çocukların çevrim içi güvenliğini devlet, aile ve platform sorumluluğu ekseninde yeniden tanımlamaya çalışan uluslararası dalganın bir parçası olarak gelişti.
Avustralya'da 2024'te kabul edilen yasal değişiklikler, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına sınırlama getirdi. Bu kapsamda, 10 Aralık 2025'ten itibaren bazı sosyal medya platformlarına bu yaş grubundaki kullanıcıların yeni hesap açmasını ve mevcut hesaplarını kullanmayı sürdürmesini engelleme yükümlülüğü getirildi.
Avustralya hükümeti bu modeli, çocukları gelişimlerinin kritik döneminde korumaya yönelik "dünya çapında ilk" düzenleme olarak tanımlıyor.
ABD'de ise eyalet bazlı farklı modeller uygulanıyor. Florida yasasına göre, sosyal medya platformları 14 yaşın altındaki çocukların hesap açmasını engelliyor, 14 ve 15 yaşındakiler için ise ebeveyn izni aranıyor.
Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin hukuki tartışmalar sürse de Florida örneği, ABD'de çocukların sosyal medya kullanımına doğrudan yaş eşiği getiren en dikkat çekici örneklerden biri olarak gösteriliyor.
Konu, Avrupa'da da hükümetlerin gündeminde yer alırken, bu ülkelerden Norveç, geçen yıl sosyal medya platformlarına erişim için mutlak yaş sınırının 15'e çıkarılmasına yönelik bir yasal danışma süreci başlatacağını açıklamıştı.
Fransa'da da 15 yaş altına yönelik kısıtlama seçeneği gündemde bulunurken, Avrupa Komisyonu ocakta üye devletlerin çocuklar için dijital yaş sınırı belirleyebileceğini ve çok büyük platformların buna uyması gerektiğini bildirdi.
Buna karşılık Avrupa Birliği düzeyinde yaklaşım, doğrudan tüm sosyal medya hizmetleri için tek bir yaş yasağından çok, çocukların korunmasına yönelik güvenlik ve doğrulama tedbirlerinin güçlendirilmesi yönünde şekilleniyor.
Avrupa Komisyonu, yaş doğrulamanın özellikle çocukların yetişkinlere yönelik içeriklere erişimini önlemede etkili ve orantılı bir araç olduğuna dikkati çekerken, 26 Mart'ta sosyal medya platformlarından Snapchat hakkında çocukların korunmasına ilişkin yükümlülükleri yeterince yerine getirip getirmediğine dair resmi inceleme başlattı.
Öte yandan Endonezya da çocukların dijital platformlara erişimini sınırlayan yeni düzenlemeyi uygulamaya aldı. Yeni kurallar, 16 yaş altındaki çocukların YouTube, TikTok, Instagram, Facebook, X ve Roblox gibi platformlara erişimini kısıtlıyor.
Konuya ilişkin soruları yanıtlayan Yeditepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serdar Körük, söz konusu düzenlemenin yalnızca yaş sınırı getirmekten ibaret olmadığını, çocukların korunması, platformların sorumluluğu ve algoritmaların şeffaflığı olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulduğunu belirtti.
Taslakta 13 yaş altı çocuklara doğrudan erişim kısıtlaması, 13-15 yaş arası için ise ebeveyn gözetiminde sınırlı kullanım öngörüldüğünü ifade eden Körük, yasanın içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi:
"Çocukların korunması birinci ayak. İkinci ayak da bu platformların daha çok sorumlu tutulması. Şu ana kadar bu sosyal medya platformları çoğunlukla aracı ve pasif konumda bulunurken, bu yeni yasayla beraber bunlara hukuki olarak daha çok sorumluluk yüklenmesi planlanıyor. Üçüncü olarak da algoritmaların şeffaf olması. Özellikle sosyal medyada hem 'reels kaydırma' dediğimiz hem de keşfet dediğimiz yerlerde çıkan videolar belirli algoritmalara göre çalışıyor. Yeni yasaya göre, bu algoritmalar karşıdaki kişinin yaşına ve gelişimsel dönemine uygun olarak planlanmak zorunda. Mesela daha genç yaşlardaki bireylere, özellikle 13-15 yaş ve 15 yaş altındaki bireylere cinsellik, saldırganlık, şiddet, öfke ve benzeri konularda algoritmaların çıkmaması gerekiyor. Yani yeni yasa hem geçirilen vakti biraz sınırlandırıyor hem de içeriği de daha sağlıklı hale getirmeyi hedefliyor."
Gençlerin onaylanma isteği olumsuz şekilde pekiştiriliyorDoç. Dr. Körük, ergenliğin, kimlik gelişiminin yoğun yaşandığı bir dönem olduğuna işaret ederek, sosyal medyada alınan aşırı geri bildirimlerinse gençlerin psikolojik dengesini olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.
Çocukların dijital ortamda şiddet, zorbalık ve zararlı içeriklere maruz kalmasının davranışlarını etkileyebileceğini belirten Körük, "Çocuk sosyal medya yoluyla özellikle şiddet ve savaş eylemleriyle cinsel içerikli yayınları ne kadar çok görürse ve ne kadar çok modellerse, günlük hayatta da aynı davranışları aynı şekilde uygulayabilir. Ama gerçek hayatta uyguladığı zaman sosyal medyadaki gibi bir senaryo ile karşılaşmıyor çünkü sosyal medya daha kurgusal. Öte yandan, gerçek hayatta bunu göremediği zaman bir uyumsuzluk oluşabilir." diye konuştu.
Körük, ergenlik dönemindeki "ben merkezci" düşünce yapısının sosyal medyayla daha da güçlenebileceğini kaydederek, söz konusu yaş dönemindeki gençlerin onaylanma ihtiyacının dijital ortamlardaki yoğun etkileşimle beslendiğini ancak bunun sağlıksız ve tehlikeli bir psikolojik duruma yol açabileceğini söyledi.
"Eğitim sisteminde bilinçli teknoloji kullanımına yönelik dersler yer almalı"Yaş sınırının önemli bir adım olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Körük, eğitim sisteminde bilinçli teknoloji kullanımına yönelik derslerin yer alması gerektiğini vurguladı.
Körük, söz konusu sürecin doğru yönetilebilmesi için ebeveynlerin de çok önemli rolü olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çocuğun teknolojiyle ilişkisi yoktur. Ailenin teknolojiyle ilişkisi vardır. Çocuk bunun bir parçasıdır. Yani evdeki tüm kurallar sadece çocuk için geçerli değildir, aile için de geçerlidir. Ailenin teknolojiyle sağlıklı bir ilişkisi varsa çocuğun da sağlıklı bir ilişkisi olur. Çocuk büyürken, annesinin, babasının telefonla teknolojiyle olan ilişkisini de gözlemliyor. Bilgisayarla, filmle, televizyonla olan ilişkisini de gözlemliyor. Onların oradan aldıkları hazzı da gözlemliyor. Kendi de oraya meylediyor. Aileler çocuklarının teknolojiyi bırakıp daha entelektüel faaliyetlerle meşgul olmalarını istiyorlarsa kendileri de teknolojiyi bırakıp model olmaları gerekiyor."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:67
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Nisan 2026 11:11 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















