‘Türkçe popun eski neşesinin geri geldiğini düşünüyoruz’
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Dört genç üyeden oluşan AURA’yla ilk söyleşileri için bir araya geliyoruz. Buluşma yerine adım attıkları anda enerjileriyle ortamın havasını değiştiriyorlar. Su, ateş, toprak, hava; her biri bir elementi temsil ettiklerini söyleyen müzisyenlerle nasıl bir araya geldiklerini, gelecek projelerini konuşuyoruz. Sohbet ilerledikçe konu sosyal medyanın görünmeyen yüzüne, linç kültürüne, yeni nesil kız ve erkek gruplarını karşı karşıya getiren rekabet algısına da geliyor.
◊ Sizinle ilgili merak edilen çok şey var. Önce sizi biraz daha yakından tanıyalım...
Aslı Göztaşı: 23 yaşındayım. Beslenme ve diyetetik bölümünden mezunum. 5-6 yaşlarında baleye başladım ve yaklaşık 8 yıl yaptım. 2-3 yıl keman çaldım, solfej dersleri de aldım. Yaklaşık 10 yıldır hip-hop, urban türlerinde dans ediyor, son 4 yıldır dans eğitmenliği de yapıyorum. Grubun su elementini temsil ediyorum.
Esra Mutlu: 19 yaşındayım, geçen yıl liseyi bitirdim. 6-7 yıldır dans ediyorum, 3-4 yıldır da profesyonel eğitim alıyorum. Genç yaşta çocuklara hip-hop dans eğitmenliği yapmaya başladım ve bu sayede işin içinde kalmak istediğimi anladım. Ateş elementiyim.
MERİ: 18 yaşındayım, bu yıl üniversite sınavına girdim. Dansa ortaokulda başladım. Ancak Almanya’ya taşınınca ara vermek zorunda kaldım. Şarkı söylemeye kendimi bildim bileli âşığım... Toprak elementini temsil ediyorum.
Suzy Roumenov: 24 yaşındayım, fizyoterapi mezunuyum. Yaklaşık 10 yıldır dans ediyorum, şarkı söylemekse daha çok evde, hobi olarak yaptığım bir şeydi. Sesimi ve şarkı söyleme tarafımı grupla birlikte keşfettim. Hava elementiyim.
◊ Birçok yeni nesil erkek ve kız grubu üyeleri gibi siz de aynı evde mi yaşıyorsunuz?�
Suzy Roumenov: Yaklaşık iki haftadır birlikte yaşıyoruz. Aslı’yla ben, Esra’yla MERİ oda arkadaşı. Yemeklerle daha çok ben ilgileniyorum. Temizlik konusunda da Esra bizi çok şaşırttı; sürekli temizlik yapıyor (gülüyor). Aynı eve çıkmak hem arkadaşlık ilişkimizi, hem sosyal hayatımızı hem de işimizi kolaylaştırdı.
‘Uğurlu sayımız dört’
◊ AURA’nın hikâyesi nasıl başladı?
Aslı Göztaşı: Yapım ekibi projeye uygun olduğunu düşündükleri kişileri araştırarak buldu. İlk olarak MERİ’yle görüşmüşler. Daha sonra beni buldular. Esra’yla daha önceden tanışıyorduk; onu da gruba önerdim. En son da Suzy’yle birlikte tamamlandık.
◊ İsminizin bir hikâyesi var mı?
Suzy Roumenov: AURA gibi hepimizin ismi dört harften oluşuyor. Bir de daha önce hiçbir yerde söylemedik ama grubumuzun uğurlu sayısı var. O da dört.
◊ Şarkılarınızın her biri farklı bir tema üzerine kurulu. ‘YUH!’ta şehrin içinde, kaotik bir evren vardı. ‘Tuzak’taysa çöldeyiz...
Aslı Göztaşı: Yeni bir grup olmamıza rağmen kendimizi tekrar etmek istemiyoruz. Dinleyicilerin neyi sevdiğini, bizim kendimizi en iyi nasıl ifade ettiğimizi keşfediyoruz. Tek tarza bağlı kalmak hem bizi hem de dinleyiciyi sıkabilir.
Esra Mutlu: Her stüdyoya girişimizde yeni şeyler öğreniyor ve kendimize bir şeyler katıyoruz. Elbette zorlandığımız, dans provalarında çok yorulduğumuz oluyor. Ama hayalini kurduğumuz bir şeyin içinde olduğumuz için bunu işten çok keyif aldığımız bir süreç olarak görüyoruz.
◊ Albüm ne zaman gelecek?
Esra Mutlu: Albüm için henüz net bir tarih veremiyoruz çünkü hazırlıklarımız sürüyor. Albümdeki şarkıların da her biri farklı tema ve evrenlere sahip.
◊ Tanıtım konserinizde küçük çocuklar “Ben Suzy’yim”, “Ben Aslı’yım” diye bağırıyordu...
Aslı Göztaşı: Ben de ergenlik yıllarımda çok fazla K-Pop dinledim. Sevdiğimiz gruplarda “Ben şu üyeyim” diye kendimizi biriyle özdeşleştirirdik. Lansmandaki tanışmada bir hayranımız bana “Sana göstermek için dün saçımın bir kısmını maviye boyadım” dedi. Böyle bir şey karşısında duygulanmamak mümkün değil.
Esra Mutlu: Daha profillerimiz paylaşılmadan önce grubun Instagram hesabı için içerik çekiyorduk. O dönemde yüzlerce paylaşım vardı hakkımızda ama kimse AURA’nın kimlerden oluştuğunu bilmiyordu. Buna rağmen insanlar bizi destekledi. Bize inandılar ve bu bizi çok gururlandırdı.
Suzy Roumenov: Daha önce sahneye çıktığımızda kimse bizi tanımıyor ve şarkılarımıza eşlik edemiyordu. Lansmandaysa sahnedeydik; ışıklar, çığlıklar ve sürekli isimlerimizi söyleyen insanlar vardı. Bunları yeniden anlatırken bile çok heyecanlanıyorum.
◊ Geçen günlerde Manifest’in konserine gittiniz. Ne düşünüyorsunuz onların başarısıyla ilgili?
Aslı Göztaşı: Manifest’in sürecini bildiğim ve kızları tanıdığım için onlarla gurur duyuyorum. Türkçe popun geldiği noktayı çok seviyoruz. Sektör değişiyor ve gençleşiyor. Birbirinden farklı, enerjik gruplar ortaya çıkıyor. Yanımızda diğer kız ve erkek grupları da vardı. Hep birlikte aynı ortamda olmak, bu yeni dönemin başladığını görmek gerçekten çok heyecan vericiydi. Türkçe popun eski neşesinin geri geldiğini düşünüyoruz.
Esra Mutlu: Bu grupların birbirleriyle etkileşim içinde olması da çok güzel. Konserde çok eğlendik. İnsanların o salonu doldurduğunu görmek ve “Belki bir gün biz de burada olacağız” diye hayal kurmak bizim için çok özeldi.
MERİ: Bugüne kadar hiçbir grup hakkında kötü bir düşüncemiz ya da rekabetten kaynaklanan olumsuz bir bakış açımız olmadı. Bir ara sanki birbirimizi desteklemiyormuşuz ya da aramızda bir sorun varmış gibi bir algı oluştu. Manifest’i sahnede izlerken onlar adına gerçekten çok mutlu oldum.
Suzy Roumenov: Kızların hepsi çok tatlıydı. Diğer gruplardan isimlerle ve oradaki hayranlarımızla da bir araya geldik. Çok samimi bir ortam vardı.
◊ Sosyal medyadaki olumsuz yorumlardan etkileniyor musunuz?
Aslı Göztaşı: Başlarda ‘Ben sana ne yaptım da benden bu kadar nefret ediyorsun’ diye düşünüyordum. Sonra hiçbir şey yapmanız gerekmediğini anladım. Bu yüzden kendi inandığınız yolda ilerlemek çok önemli. Hâlâ kötü hissettiğim anlar oluyor ama kendime ‘Onlar seni tanımıyor’ diyorum.
Esra Mutlu: Başlangıçta çok etkileniyordum. Sonra linç kültürünün biz ne yaparsak yapalım ortadan kalkmayacağını fark ettim. Bir süre yorumları okumayı bıraktım çünkü bana iyi gelmiyordu. Artık yorumları okusam da eskisi kadar önemsememeye çalışıyorum.
MERİ: Yapıcı eleştirilere çok açığım. Kırıcı yorumlardan da etkilenmiyorum. Kendimi, yeteneğimi ve ne yapabildiğimi biliyorum. Kendimi herkese beğendirmek gibi bir çabam da yok.
Suzy Roumenov: Başta ‘Bu hep böyle mi devam edecek’ diye endişelendim. Yorumları hâlâ okuyorum ama artık üzülmüyorum. Kendimi nasıl ifade etmek istediğimi biliyorum ve işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.
‘Umarım bunlar bizi globale taşır’
◊ Bir sonraki şarkınızda uluslararası bir işbirliğiniz olacağını açıkladınız...
AURA: Yeni şarkımızın kostümlerini BLACKPINK’le de çalışan tasarımcılar hazırladı. Beyoncé’nin sahne kostümlerinin yanı sıra Sabrina Carpenter ve Amerika’daki birçok önemli ismin kıyafetlerini de hazırlıyorlar.
◊ AURA’yı gelecekte nerede görmek istiyorsunuz?
AURA: Öncelikle ülkemizde kendimizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Bizim için bu yolculuk; sürekli çalışmak, gelişmek ve her projede bir adım daha ileri gitmek anlamına geliyor. Umarım bütün bunlar bizi zamanla globale taşır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:58
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Temmuz 2026 08:28 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















