Ankara24.com
close
up
Menu

Mutlu Aile için önce iyi bir çift gerekir! Bu 4 özellik sizde var mı?

İsmail Kartal dan N Golo Kante ve Mason Greenwood sözleri!

Bu kadarına pes: Üsküdar seçimlerinde kameraya yansıyan şaibe ve gasp anları

Tekirdağ da yeni aldığı motoru mezarı oldu: Feci kaza anları kamerada

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria’daki saldırılarını sürdürdü

Sivaslılar Günü nde Ebru Yaşar rüzgarı Kayseri de Sivaslılar Günü programında konser alanı doldu taştı Kayseri Haberleri Habertürk Yerel Haberler

FETÖ hükümlüsü ihraç edilen kıdemli albay yakalandı

Seferleri durdurulan nostalji tramvayına yanıcı madde atıldı: O anlar kamerada

MIX Festival 10. edisyonuyla sahnede

‘Yaz sıcakları tansiyon hastalarında risk oluşturuyor’

Saklı Bahar da Anamika nın acımasız planı! Kimler zarar görecek?

Altına rakip çıktı: Adeta yarışıyor! Kilosu servet değerinde...

Bakan Kacır: Terörsüz Türkiye ile yatırımın, üretimin ve kalkınmanın önü açılacak

Sosyal medyayı küçük yaşta kullanan çocuklar bazı derslerde daha başarısız olabiliyor Haberler

Dünyanın en temiz 10 şehri açıklandı: Sokaklarında çöp görmek neredeyse imkansız Sözcü Gazetesi

28 Şubat ta DGM de yargılanıp görevden alınan Kürt siyasetçiden Bahçeli açıklaması

Trump’tan tüm dünyayı umutlandıran açıklama… İran ile anlaşma sağlanacak mı?

Wanda Nara dan eleştirilere pozlu yanıt

Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

İran istihbaratından İsrail’e sosyal medya kancası: Sahte iş ilanlarıyla tuzağa çektiler

Tuncer Bakırhan: Sayın Öcalan’ın tutumu Rojava’da işgalin durmasını sağladı

Tuncer Bakırhan: Sayın Öcalan’ın tutumu Rojava’da işgalin durmasını sağladı

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Türkiye'nin bir Kürt sorunu var. Türkiye'de bir Kürt sorunu olduğu için İmralı'da masa kuruldu, müzakere ve diyalog yürüyor. Şimdi görevimiz o kurulan masada Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerine kavuşacağı, Türkiye'nin demokratikleşeceği, emekçinin alın terinin hakkını alacağı demokratik bir Türkiye'yi örme zamanıdır" dedi.

Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ve İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Gaziantep'te düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Bakırhan, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Bugün önemli bir toplantı yapacağız. Biz kendimizi anlatacağız. Çünkü bizi doğru anlatmıyorlar. Yalan yanlış algılar oluşturuyorlar. Pervin Başkan ile birlikte hem Türkiye’deki süreci hem Suriye’de ne olup bittiğini tartışacağız. Sizi bilgilendireceğiz. En başından söyleyelim; durumumuz kudretlidir, kuvvetlidir. Kimse merak etmesin. Konuşmama başlarken Abdülsamet Sakık, Vakkas Dalkılıç, Burhanettin Bolu ve Sait Ulu’yu saygı ve minnetle anıyorum. Mücadelemize emek veren ama artık aramızda olmayan bütün arkadaşlarımızı da rahmet ve minnetle anıyorum. Merak etmesinler, fikirleri inşallah başarıya ulaşacaktır.

Öncelikle çelişkilerle dolu bir yaklaşımdan bahsetmek istiyorum. Birkaç gün önce bileşen partimiz ESP’ye bir operasyon düzenlendi. Haklı olarak insanlar bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyor. Sadece Türkiye’de değil bölgede barışı kurmaya çalışırken, yargının bu yaptığı nedir? Bileşenlerimizden olan ESP’nin Eş Genel Başkanı Murat Çepni ve 77 arkadaşımızı tutuklamak neyin nesidir? Bunu kınıyoruz, reddediyoruz, kabul etmiyoruz. Geçmişte Antep’te de 70 arkadaşımızı tutukladılar. Tek işleri demokratik siyaset yapmak olan arkadaşlarımıza onlarca yıl ceza verdiler. Ne oldu Antep bitti mi? Bakın bu salona sığmıyoruz. Bir an önce bu haksız hukuksuz uygulamanın sona erdirilmesini, ESP’li yoldaşlarımızın tekrar partilerine dönmelerini bekliyoruz. Kafa karıştırmaya artık gerek yok ya! Tutuklamadan, dava açmadan duramıyorlar. Biz olmasak cezaevleri kapanacak. Biz olmasak yargı kimi yargılayacak? Daha dün 6 Şubat’ta İskenderun’da, Hatay’daydık. ESP'li arkadaşlarımızı, demokratik siyaset yapanları tutuklayacağına, deprem suçu işleyenleri niye tutuklamıyorsun? O dere yataklarına imar izni verenleri niye tutuklamıyorsun? Kumdan, çimentodan, demirden çalarak on binlerce insanın katline sebebiyet verenleri niye tutuklamıyorsun? İktidarı bu uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.

"30 Ocak mutabakatının oluşmasında emeği geçen Kürt şahsiyetlere teşekkür ediyoruz"

Bir aydır gözümüz, kulağımız, yüreğimiz Rojava'daydı. Bu bir aylık süreç içerisinde resmen diken üstündeydik. Hepimiz merak ediyorduk. Çünkü Rojava; hakkını hukukunu arayan, yaşamını güvence altına almaya çalışan Kürt halkının, orada yaşayan bütün halkların ve inançların eşit yurttaş olmaya çalıştığı bir zemindir. Halep’ten başlayarak topla tüfekle Kürtlerin yaşadığı kentlerin kapısına dayanan bu yaklaşımı kabul etmiyoruz.

Sadece biz değil; Nusaybin kabul etmedi, Suruç kabul etmedi, Zaxo kabul etmedi, Duhok kabul etmedi, Hewler kabul etmedi, Süleymaniye kabul etmedi. İzmir'deki ve İstanbul'daki emekçiler, sosyalistler, devrimciler kabul etmedi. Kanada'dan Rusya'ya kadar dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürtler ve dostları bu soykırıma hayır dedi. Hepsinin emeğine, mücadelesine sağlık. Onlar olmasaydı belki şimdi Rojava olmayacaktı. Rojava için sokağa dökülen, demokratik tepkisini ortaya koyan, Rojava'daki bu katliamın durmasını sağlayan sizlere binlerce kez teşekkürler. Rojava'nın yalnız olmadığını hep birlikte yeniden bir kez daha gösterdik. Emeğinize sağlık. Öyle kolay değil, Rojava'da Kürtler yalnız değil. Herkes topu oraya dayarken biraz durup düşünsün. Rojava Süleymaniye'dir. Rojava Amed'dir, Siirt'tir, Kars'tır, İstanbul'dur. Rojava Kürt'tür, Türk’tür; emekçilerdir, ezilenlerdir, kadınlardır. Onun için herkes adımını daha titiz ve dikkatli atsın. Emeğinize sağlık. Rojava'da 30 Ocak Mutabakatının oluşması için girişimde bulunan bütün Kürt şahsiyetlerinin emeğine sağlık. Teşekkürlerimizi iletiyoruz Antep'ten.

"Sayın Öcalan’ın tutumu Rojava’da işgalin durmasını sağladı"

Yine en büyük teşekkür Sayın Öcalan'adır. Yalan yanlış algılara bakmayın, partinize bakın. Biz sizi aldatmayız, yalan söylemeyiz. Bir sorun olsa sizinle paylaşırız. Bir kazanım olsa ilk siz duyarsınız. Pervin Başkan oradaydı. İlk günden şu ana kadar Sayın Öcalan SDG'ye, 'Şam'la demokratik diyalog sürecini başlat' dedi. Şam'a dedi ki: 'Kürtlerin varlığını tanı, katliam planlarını kafandan geçirme'. Ankara'ya dedi ki: 'Kürtleri tasfiye etmeye çalışan bir planın içinde yer alma'. Bize ve dostlarımıza da dedi ki: 'Rojava'ya sahip çıkın'. Biz de sahip çıktık. İşte Sayın Öcalan'ın o dört duvar arasındaki bu tutumu, bu duruşu bugün Rojava'da işgalin durmasını sağladı. Kürtler ile Arapların 100 yıllık bir çatışma ve savaş içerisinde olmasının önüne geçti. 30 Ocak sözleşmesinin olmasını sağladı. 30 Ocak bir teslimiyet değildir; Kürt'ün güvenliğini de statüsünü de garanti altına alan bir anlaşmadır.

Kürt'ün iç asayişi olacak, demokratik bir Suriye'nin savunmasını yapacak. Kürt sadece Rojava'da, Kürt illerinde olmayacak; Suriye yönetiminin ortağı olacak, bakan olacak, savunma bakanlığında yer alacak. Kendi kentlerini yönetirken Suriye'nin de demokratik bir ülke olması için çabalayacak, emek verecek. Kürt kadını, o seküler yaşayan Kürt toplumu Suriye'de seküler yaşayacak.

Kürtler Alevilerin ve Dürzilerin garantisi olacak. O katledilen Hristiyanların garantisi olacak. Kim demiş Kürtler teslim oldu? Yalan söylüyorlar. Sahtekarlık yapıyorlar. Tam tersine Rojava'da hepimizin emeğine, mücadelesine, değerine, bedeline uygun bir sonuç ortaya çıktı. Şimdi o sonucu sahiplenmeliyiz ve Şam hükümetinin o anlaşmaya uygun olarak adımlar atmasını hep birlikte sağlamalıyız. Emek veren, çaba harcayan, başta Sayın Öcalan ve İmralı Heyetimiz olmak üzere herkesin emeğine sağlık. Herkes var olsun, sağ olsun.

"Şimdi Kürt sorununun çözüldüğü demokratik Türkiye’yi örme zamanıdır"

Televizyonlarda o yalan söyleyen, yazan, çizenler vardı ya; Rojava'da, Suriye'de Kürtlerin kazanımlarını ve statüsünü hep Türkiye'deki sürecin önüne koyanlar, onlara sesleniyorum. Orada müzakereye gidildi ve bir anlaşma sağlandı. Rojava'da, Suriye'de Kürtler ve Araplar masaya oturdular. O paspas saplarıyla haritalar üzerinde konuşanlar artık Rojava'yı, Suriye'yi bir kenara bıraksın. Orası kendi çözümünü arıyor. Tabii ki biz izleyeceğiz, yanlışa karşı da duracağız. Artık gözleri Ankara'ya çevirelim. Burada 27 Şubat'ta başlayan 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne bakalım. Suriye kendi çözümünü kendisi bulacak, biz de katkı sunacağız. Onun için hiç kimse Türkiye'de yürüyen sürecin önüne artık Rojava'yı engel olarak koymasın. Artık Ankara'ya, kendi çözümüze odaklanalım. Artık Türkiye'de başlayan bu süreci nasıl başarıyla sonuçlandıracağımızı tartışalım, konuşalım. Artık televizyon yorumcuları, köşe yazarları buna kafa yorsun. Çünkü Türkiye'nin bir Kürt sorunu var. Türkiye'de bir Kürt sorunu olduğu için İmralı'da masa kuruldu, müzakere ve diyalog yürüyor. Şimdi görevimiz o kurulan masada Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerine kavuşacağı, Türkiye'nin demokratikleşeceği, emekçinin alın terinin hakkını alacağı demokratik bir Türkiye'yi örme zamanıdır.

"Bu süreci başarıya ulaştırarak herkesin yakınlarına kavuşacağı bir zemini birlikte öreceğiz"

Bize siz neredesiniz diyorlar? Biz barışın ta içindeyiz. Barışın en önemli savunucularındanız. Antep'ten, Kürt illerinden Türkiye'nin dört bir yanına kadar biz barışın tarafıyız, barışın tarafındayız. Ama biz hakaretin de Kürtlerin ve demokrasinin aleyhine yapılan girişimlerin de karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Şimdi Türkiye'deki çözüme de odaklanma süreci içerisindeyiz. Herkes bu çözüme katkı sunmalı. 100 yıllık bir mesele, 40 yıldır acılara yol açmış bir mesele.

Buraya gelmeden önce, 33 yıl sonra cezaevinde çıkan arkadaşların evlerini ziyaret ettik. Bir tane genç kadın arkadaş yanıma geldi. 'Başkan, babam da dönecek mi?' dedi. Babanız cezaevindeyse bir yasal düzenleme yapılacak, inşallah yakınız. 'Yok, babam Rojava'da. Ben bir yaşındayken gitti. 36 yıldır görmemişim' dedi. O çocuklarımızın kardeşleriyle, babalarıyla, anneleriyle buluşmasını sağlamak hepimizin boynunun borcudur. Bu mesele çözülsün ki kimse babasız, çocuksuz kalmasın. Bir şeyini kaybetmemiş, kan görmemiş, barut kokusunu bile çekmemiş insanlar savaş çığırtkanlığı yapıyor. Ama biz barışın ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak öğrendik. İnşallah bu süreci başarıya ulaştırarak herkesin çocuğuyla, babasıyla, kardeşiyle, sürgündeki akrabasıyla buluşacağı bir zemini hep birlikte öreceğiz.

"Hiçbir dil, hiçbir kimlik, hiçbir inanç bu demokrasi çerçevesinin dışında kalmamalıdır"

Meclis’te bir komisyon kuruldu. Komisyonumuz kıymetli çalışmalar da yaptı ama ne hikmetse biraz kendisini rölantiye aldı. Suriye'yi bekliyordu, Suriye'deki gelişmeleri bekliyordu. Şimdi Suriye'deki gelişmeler bir safhaya geldi. Artık Meclis’te kurulan komisyon da yüzünü demokrasiye dönmeli ve somut adımlar konusunda Meclis’e öneriler sunmalı. Bir an önce, özel bir yasayla Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı sunacak bir rol oynamalı Meclis’teki komisyonumuz. Meclis de pergelin ucunu barışa koymalı, pergelin döndüğü zemini çok geniş ayarlamalıdır. Çok geniş bir çerçeve oluşturmalıdır. Kürt'ün dışında kalmadığı, Alevi'nin dışında kalmadığı; kadının, gencin, ezilenin, emekçinin dışında kalmadığı bir çember çizmelidir. Türkiye böyle demokratikleşir. Hiçbir dil, hiçbir kimlik, hiçbir inanç bu demokrasi çerçevesinin dışında kalmamalıdır. Partiler de zehirli bir dil değil konsensüsü sağlamalı, diyaloğa ve müzakereye zemini açan bir dil kullanmalıdır. Partiler ayrılığı değil birlikte onurluca yaşamı savunmalıdır. Hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız.

"Hiç kimse Kürt ile Türk'ün kardeşliğine zeval getiremez"

Antep'teyiz. 100 yıl önce Şahin Bey ile Karayılan omuz omuza mücadele etmedi mi? Siz bilirsiniz. Şahin Bey Türk’tü, Karayılan Kürt. Antep'in, bu ülkenin kuruluşunda, kurtuluşunda birlikte mücadele etmediler mi? Ettiler. Bunu en iyi Antep bilir. Şimdi bu tarihe layık olmak, bu tarihe sahip çıkmak gerekiyor. Kürt'ü ötekileştiren ve yok sayan akla Antep'teki bu kurtuluş mücadelesini hatırlatırım. O zaman kimse Karayılan’a, 'Sen Kürt’sün, Şahin Bey'le omuz omuza mücadele edemezsin' demedi. Peki, bu toprakların kurtuluşunda mücadele eden Karayılanların torunları niye eşit yurttaş olmasın? Niye birlikte yaşamasın? Onların akrabaları, soydaşları olan Rojava'daki Kürtler niye bir statüye kavuşmasın? Niye Kürtlerin elde edeceği her hakkı o siyaset baronları, o gazete köşelerini tutan paralı kalemşorlar kabul etmiyor? Hiç kimse Kürt ile Türk'ün kardeşliğine zeval getiremez. Birlikte yaşayacağız. Ama kimliğimizle, onurumuzla, dilimizle birlikte yaşayacağız. 100 yıldır bu dilimizi söküp alamadılar, alamazlar. Dilimizle niye eğitim yapmayalım? Bu kimi niye rahatsız ediyor? Bu toprağın evlatlarıyız. Bu topraklarda ortak mücadele edenlerin torunlarıyız. Birlikte eşit ve demokratik bir zeminde de yaşayacağız inşallah.

"Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne sahip çıkacağız"

En büyük sigorta örgütlülüğümüzdür. Bu zor süreçte örgütlü olmasaydık; Rojava diye bir yer olmayacaktı, İmralı'da kurulan masa olmayacaktı. Onun için emeğinize sağlık. Bizi ayakta tutan, diyalog ve müzakere masasını kurduran, Rojava'da 30 Ocak Antlaşmasını sağlayan sizin örgütlü mücadelenizdir. O emeğinizdir. Biz varız. Bunun için sahadayız ve mücadele ediyoruz. Size layık olmaya çalışıyoruz. Eksiklerimiz yok değil. Yetmezliklerimiz yok değil. Ama siz her hatırlattığınızda, biz o eksikleri ve yetmezliklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Biz sizin içinizden çıktık, sizinle var oluyoruz. Bu toplantıları da onun için yapıyoruz. Biraz sonra eleştirilerinizi, önerilerinizi ve sorularınızı alacağız. Ama buradan çıkınca partimize, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine, Rojava'daki kardeşlerimizin gelecekte elde edecekleri demokratik haklara da hep birlikte sahip çıkacağız. Yeri geldiği zaman oturup toplantılarda birbirimizi kıran kırana eleştireceğiz. Ama bizi ezen ve yok sayan sistem karşısında iç sorunlarımızı tartışmayacağız.

"Bugünden tezi yok örgütlenme çalışmalarımız için seferber olmalıyız"

Biz böyle bir gelenekten geldik. Biz Antep'ten çıktık, Antep'teki fabrikalardan çıktık, Düztepe'den çıktık. Bugünlere geldik. Tekrar Antep'in o sokaklarına, o fabrikalarına gitme gibi sorumluluğumuz var. Bugünden tezi yok, bu salonu dolduran başta yöneticilerimiz olmak üzere her bir halkımız örgütlenme çalışmaları için seferber olmalıdır. Bu kent Kürtlerin, Alevilerin, emekçilerin ve ezilenlerin kentidir. Bu kentte daha fazla arkadaşlarımızla temsil edileceğiz. Bu kentin gelecekte yönetimine ortak olacağız. Var mısınız?

Hiç kimse 'Hadi bu sizin alın terinizin karşılığıdır, alın' demez. Hiç kimse ama hiç kimse 'Sen Kürt’sün, al dilin; sen Alevi’sin, al cemevin demez'. Bunları örgütlenerek alacağız, örgütlenerek kazanacağız. Başaracağımıza olan inançla hepinizi selamlıyorum." (ANKA)

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:78
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Şubat 2026 22:30 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Mutlu Aile için önce iyi bir çift gerekir! Bu 4 özellik sizde var mı?

06 Ağustos 2026 00:30see203

İsmail Kartal dan N Golo Kante ve Mason Greenwood sözleri!

06 Ağustos 2026 00:26see201

Bu kadarına pes: Üsküdar seçimlerinde kameraya yansıyan şaibe ve gasp anları

06 Ağustos 2026 02:06see195

Tekirdağ da yeni aldığı motoru mezarı oldu: Feci kaza anları kamerada

07 Ağustos 2026 00:23see176

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria’daki saldırılarını sürdürdü

06 Ağustos 2026 00:23see170

Sivaslılar Günü nde Ebru Yaşar rüzgarı Kayseri de Sivaslılar Günü programında konser alanı doldu taştı Kayseri Haberleri Habertürk Yerel Haberler

06 Ağustos 2026 02:36see170

FETÖ hükümlüsü ihraç edilen kıdemli albay yakalandı

07 Ağustos 2026 00:49see169

Seferleri durdurulan nostalji tramvayına yanıcı madde atıldı: O anlar kamerada

06 Ağustos 2026 09:29see155

MIX Festival 10. edisyonuyla sahnede

06 Ağustos 2026 21:51see155

‘Yaz sıcakları tansiyon hastalarında risk oluşturuyor’

06 Ağustos 2026 09:19see152

Saklı Bahar da Anamika nın acımasız planı! Kimler zarar görecek?

06 Ağustos 2026 13:41see151

Altına rakip çıktı: Adeta yarışıyor! Kilosu servet değerinde...

06 Ağustos 2026 10:46see151

Bakan Kacır: Terörsüz Türkiye ile yatırımın, üretimin ve kalkınmanın önü açılacak

06 Ağustos 2026 17:19see150

Sosyal medyayı küçük yaşta kullanan çocuklar bazı derslerde daha başarısız olabiliyor Haberler

06 Ağustos 2026 14:36see148

Dünyanın en temiz 10 şehri açıklandı: Sokaklarında çöp görmek neredeyse imkansız Sözcü Gazetesi

06 Ağustos 2026 20:11see146

28 Şubat ta DGM de yargılanıp görevden alınan Kürt siyasetçiden Bahçeli açıklaması

06 Ağustos 2026 18:13see142

Trump’tan tüm dünyayı umutlandıran açıklama… İran ile anlaşma sağlanacak mı?

07 Ağustos 2026 00:20see141

Wanda Nara dan eleştirilere pozlu yanıt

06 Ağustos 2026 14:50see140

Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

06 Ağustos 2026 15:51see140

İran istihbaratından İsrail’e sosyal medya kancası: Sahte iş ilanlarıyla tuzağa çektiler

07 Ağustos 2026 18:07see139
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları