Tüm Eczacı İşverenler Sendikası ndan depremzede eczacılar çağrısı: Orantısız cezalar kesiliyor, muhatap bulunamıyor!
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS)Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, 6 Şubat depremlerinde 44 eczacı, 21 eczacılık fakültesi öğrencisi ve eczane teknisyeninin hayatını kaybettiğini, bin 200 eczanenin enkaz altında kaldığını söyledi. Saydan, "kalıcı altyapı sorunları, ekonomik sıkıntılar ve nakil hakları"nın hâlâ çözüm beklediğini, göçük altında kaybolan ve yağmalanan ilaçlar için "orantısız cezalar" kesildiğini ve "hiçbir muhatap yetkili" bulunamadığını ifade etti.
"5 bin eczane etkilendi"Saydan, depremin ülke genelindeki eczanelerin yaklaşık altıda birini etkilediğini belirterek, "5 bin eczanenin etkilendiğini" söyledi. Depremin ilk anından itibaren sahra eczaneleri kurulduğunu, ilaç ve tıbbi malzemeden bebek bezine kadar pek çok ihtiyacın bölgeye ulaştırıldığını anlatan Saydan, buna karşın depremde mağdur olan eczanelerin sorunlarla "yalnız başına" uğraştığını dile getirdi.
Konteynerde hizmet, teslim edilmeyen iş yerleriAmida Haber'in göre, deprem bölgesinde birçok eczanenin hâlâ konteynerde hizmet verdiğini söyleyen Saydan, iş yerleri teslim edilmediği için eczacıların çok sayıda sorunla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bölgedeki hırsızlık ve gasp sorunlarına ek olarak, göçmenlerin reçete bedeli ödemelerinde 4-5 aylık gecikmelerin ciddi ekonomik problemlere yol açtığını belirtti.
Saydan, depremde göçük altında kaldığı için kaybolan ya da yağmalanan ilaçlar nedeniyle "orantısız cezalar" kesildiğini ve "hiçbir muhatap yetkili" bulunamadığını söyleyerek, "Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olabilir ama yaşanan sorunlar ortadan kalkmış değil. Yetkililerden eczacıların yanında olmasını bekliyoruz" dedi. Saydan, deprem bölgesinde eczacılık hizmetinin normalleşmesi için gerekli önlemlerin hızla hayata geçmesini istedi.
Diyarbakır Eczacılar Odası: "Rant değil bilimsel yaklaşım"Diyarbakır Eczacılar Odası Başkanı Turgay Yaşar da Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, 1999 Gölcük Depremi'nden yıllar sonra daha büyük bir felaket yaşanmasının "deprem gerçeğinin yeterince dikkate alınmadığını" gösterdiğini söyledi. Yaşar, "insan hayatını değil rantı önceleyen yapılaşma anlayışı" eleştirisini dile getirerek, depreme dirençli şehirlerin bilimsel, planlı ve bütüncül yaklaşımla mümkün olacağını vurguladı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:23
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Şubat 2026 11:31 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















