Tuba Büyüküstün: Hayatımın en zor dönemiydi
Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Ünlü oyuncu Tuba Büyüküstün, yönetmen ve oyuncu Onur Saylak ile 28 Temmuz 2011 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te dünyaevine girmişti. Çiftin bu evlilikten Maya ve Toprak adını verdikleri ikiz kızları olmuştu. 6 yıl süren evliliklerini 2017 yılında sonlandıran Büyüküstün ve Saylak, yollarını ayırmıştı.
Tuba Büyüküstün, katıldığı bir programda özel hayatı, annelik süreci, boşanma dönemi, toplumsal cinsiyet rolleri, kariyer tercihleri ve fiziksel görünümü hakkında samimi açıklamalarda bulundu.
2015 yılında saçlarını kestirdiği dönemden bahseden Büyüküstün, "Saçlar, insanlık tarihi boyunca çok önemli bir yerde duruyor. Araştırdım ve saçların anı biriktirdiğini öğrendim. Saçların sinir sistemimizin uzantısı olduğu söyleniyor. Saç kapatmak dışarıdan alacağımız kötü enerjiyi koruyor. Bir anlamda saçı kesmek, bazı fazlalıkları atmaktır. Artık oralarda biriken bilgilerin biraz gitmesi gerektiğini hissettiğim bir dönemdi" diye konuştu.
"HAYATTA ANLAM ARAYAN BİR İNSANIM"
Ünlü oyuncu, programına katıldığı Emel Özuğur'un, "Saçını kestirirken bir imgeleme yaptın mı?" sorusuna, "Aslında imgeleme yapmadım. Her şeye fazla anlam yüklemeyi seven biri değilim. Ben hayatta anlam arayan bir insanım. Dolayısıyla 'İşte şimdi bu, o zamanlar ne yaşamıştım, şimdi onlardan kurtuluyorum' gibi ritüeller bana işlemiyor" yanıtını verdi.
"BOŞANDIĞIMDAN BERİ BİR YARDIMCIM YOK"
Ünlülerin hayatlarının masal gibi algılanmasına karşı çıkan 44 yaşındaki oyuncu, "Hiç öyle bir hayat yaşamıyoruz. Kendi adıma şunu söyleyebilirim; boşandığımdan beri bir yardımcım yok. Çocuklarıma kendim bakıyorum. Aldığım bütün işleri, onlarla olan takvimime göre organize ediyorum. Çünkü eğer bu çocuklara birebir vakit ayırmayacaksam neden doğurdum diye düşünüyorum. Çocuklarımın yanında olmak şu an hayatımın önceliği" dedi.
"ANNELİK HAYATIMIN VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASI"
Annelik ve oyunculuk arasında seçim yapıp yapmadığı sorusuna Büyüküstün şu yanıtı verdi: Anneliğimle işim arasında seçim yapmak zorunda kaldım demeyeceğim çünkü annelik hayatımın vazgeçilmez bir parçası. İşim ise hayatımın bir partneri. Dolayısıyla anneliğimle değil, hayatımla işim arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığım bir dönem oldu ve ben hayatımı tercih ettim. 2017'de televizyona ara verdikten sonra bir daha televizyon projesinde yer almadım.
"HAYATIMIN EN ZOR DÖNEMİYDİ"
2017'deki Onur Saylak ile yaşadığı boşanma sürecine de değinen Büyüküstün, "Kızlarımın yanında olmam gerekiyordu. O dönemde 3-4 yıl boyunca hiç çalışmadım. Herkes 'Nasıl yani, sen 4 sene çalışmadın mı?' diyor. Çalışmadım; o zaman hayatımın en zor dönemiydi. Bir evliliği bitirmek ve bu kararı vermek hiç kolay değil. Hele çocuklarınız varken... Bunu milyonlarca insanın gözü önünde yaşamak, olur olmaz fikirlere maruz kalmak çok yıpratıcı. Bir noktada ise bunları kapatmanız gerekiyor çünkü korumam gereken başka şeyler vardı" açıklamasını yaptı.
Kadınların toplumsal hayatta maruz kaldığı yargılamalara dikkat çeken Büyüküstün, özellikle erkeklerin kadınlara yönelik "Canın sıkıldı galiba", "Canın kavga istiyor galiba" ya da "Regl dönemindesin galiba" gibi söylemlerine tepki gösterdi. Oyuncu, "Sadece erkekler tarafından değil, işin kötüsü ve en acı tarafı bunu kadınlar da kadınlara yapıyor. Ataerkil sistem kadına bunu yapıyor" dedi.
"DÜNYAYI ANLAMAKTA ÇOK ZORLANDIM"
İçine kapanık bir çocukluk dönemi geçirdiğini belirten oyuncu, o yılları şöyle anlattı: Annesi de babası da çalışan bir çocuktum, tek başıma büyüdüm. İletişim kurma gereği duymazdım. Çok düşünen ve gözlem yapan bir çocuktum. Dünyayı anlamakta çok zorlandım; nasıl iletişim kuracağımdan emin değildim. Hislerim genelde yüzümden, gözümden ve tavrımdan belli olurdu.
"AYNAYA BAKTIĞIMDA GÜZEL BİR KADIN GÖRMÜYORUM"
İltifat almakta zorlandığını da dile getiren Büyüküstün, "Çocukluğumdan beri 'Güzelsin' lafı bana çok kötü şeyleri anımsatıyordu. Anaokulu öğretmenimin 'Ne güzel, kâğıt bebek gibi' sözleri bana gazetelerden yapılan kâğıt bebekleri hatırlattı. İnsanlar sizi tanımadan, sadece fiziksel olarak görüp bir fikir ediniyor. 'Çok güzel kız, kesin aptaldır', 'Çok güzel, kesin çok kibirlidir' gibi önyargılar, bende fiziksel varoluşuma dair bir düşmanlık oluşturdu. Ben güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum. Aynaya baktığımda güzel bir kadın görmüyorum, sadece gözlerimin içine baktığımda tanıdık bir şey görüyorum" şeklinde konuştu.
"PARANIN ÖNÜNDE TUTTUĞUM ŞEY HUZURDUR"
İş hayatındaki prensiplerini de paylaşan Tuba Büyüküstün, "Bir markada eğer huzurlu değilsem ve Tuba olarak oraya ait hissetmiyorsam yapamıyorum. Benim için paranın önünde tuttuğum şey huzurdur. Daha az kazanıyorum belki ama benim için en önemlisi; orada ben, Tuba olarak var olabiliyor muyum?" değerlendirmesinde bulundu.
Oyuncu, kendisiyle ilgili bilinmeyen bir detayı ise şu sözlerle paylaştı: Bir etkinliğe gideceğimiz zaman kıyafetle ilgili bir sorun çıkarsa hemen otelden iğne iplik isteyip, gitmeden 20 dakika önce onu dikerim. Ya paçasını kısaltırım ya kolunu oturturum ya da başka bir yerini düzeltirim; öyle çok anım var.
Fotoğraflar: Instagram, DepoPhoto
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:27
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Temmuz 2026 13:11 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















