Trump’ın planı tutmadı: İran savaşında ‘stratejik çıkmaza’ mı girdi? Savaş mesajından sonra petrol fiyatları fırladı
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
New York Times’ın kıdemli Beyaz Saray muhabirlerinden David E. Sanger, geçtiğimiz günlerde İran savaşıyla ilgili bir analiz kaleme aldı. Yazıda, ne kadar somut oldukları tartışılsa da İran’la çatışmaların bitirilmesine yönelik bir anlaşma için yürütülen görüşmelerin şu ana kadar hiçbir umut kırıntısı göstermediği belirtildi. Sanger, Trump’ın İran’ın nükleer silah yapacak yakıta sahip olmasının önüne geçmek, İran hükümetini devirmek, İran halkına yardım etmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak şeklinde belirlediği başarı kriterlerinin hala çok uzak hedefler olduğu kanaatinde.
İran’ın acı eşiği, Trump’ın öngördüğünden daha yüksek çıktı ve İran cephaneliğindeki büyük kayıplara rağmen İsrail’e füze saldırısı düzenleme yeteneğini de muhafaza ediyor. Hatta Trump, Çarşamba günü savaş hakkında Ulusa Sesleniş konuşması yaparken bile İsrail’i vurmaya devam ettiler.
Çarşamba akşamı prime time’da ekrana gelen konuşma, Amerikalılara savaşın maliyetinin geçici olduğu, çatışmaların biteceği ve normal ekonomik hayata dönüşün an meselesi olduğu konusunda güvence vermeyi amaçlıyordu. Ancak piyasalar konuşmaya derin bir şüphe ile yaklaştı. Trump’ın konuşmasından sonraki saatlerde petrol fiyatları yüzde 8 yükseldi. Bunun en büyük nedeni ise, Trump’ın küresel ekonomiyi sarsan Hürmüz Boğazı'ndaki "tanker rehine krizini" sona erdirmek için bir çözüm sunmaması. Trump konuşmasında, çatışmalar sona erdiğinde boğazın “kendiliğinden açılacağını” iddia etti.
David Sange yazısında, gelinen noktada bazen birbirleriyle de çelişen bir sürü yol öneren Trump’ın, kendi belirlediği 2-3 haftalık aralıkta pek de bir şeyin değişmediği ihtimali ile karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Ayrıca şartlarını kabul etmemesi halinde İran’ı Taş Devri’ne gönderme taahhüdü (ki konuşmasında bu şartları belirtmedi), savaşı bitirmekten ziyade büyütebilir.
Yazıda, Trump’ın bu çelişkilerden hiç rahatsız olmadığı ve başkanın mevut argümanları “ana uydurma ve sonra unutma” ustası olduğu kaydedildi. Mesela Trump, savaşın ilk günlerinde İranlılara hükümeti ele geçirme çağrısı yaparken o zamandan beri bu yaklaşımını hiç dile getirmedi. Ulusa Sesleniş’te ise bu sözlerinin aksini dile getirerek, “Bizim amacımız rejim değişikliği değil” dedi. Halbuki 28 Şubat’ta İsrail ile başlattığı saldırılardan hemen sonra tam da bunun çağrısını yapmıştı. Konuşmada ise, kişilerin değişimini rejimin değişimi olarak kabul edip, İran’da rejimin değiştiğini, çünkü liderlerin öldürüldüğünü söyledi.
Trump’ın bu çelişkili açıklamaları, New York gayrimenkul dünyasında geliştirdiği kendi gerçeklerini oluşturma tekniğine dayanıyor. Ama savaş farklı bir konu. Görünen o ki İran, Trump’ın gitmesini bekleyebileceğini düşünüyor. İranlı liderler, çatışmanın sonlanması için borsadaki düşüşe ve petrol fiyatlarındaki yükselişe güveniyor gibi görünüyor.
New York Times’taki analizde, Trump’ın öngördüğü gibi Amerikan güçleri 2-3 hafta içinde çekilse de Washington çatışmaları arttırıp İran’da sıkışıp kalsa da zorlukların yakın bir zamanda çözülemeyeceği kaydedildi.
“KISA SÜREDE, HEM DE ÇOK KISA SÜREDE”
Trump, Çarşamba akşamı yaptığı konuşmada, “Amerikan ordusunun hedeflerine ulaşması” için gereken zamanın çok kısa olduğunu dile getirdi. Aynı gün daha önce yaptığı başka bir değerlendirmede ise, çekilmeye başlamadan önce iki hafta ya da az biraz fazla bir süre gerektiğini aktarmıştı.
Deneyimli gazeteci Sanger, Donald Trump’ın daha önce Afganistan’dan çekilirken net bir tarih belirlediği için eski başkan Joe Biden’ı sürekli eleştirdiğini, böyle bilgileri paylaşmanın bir tek düşmanın işine yaradığını söylediğini hatırlatıyor. Donald Trump da İran’dan çekilme meselesinde tarih veriyor. Hatta İran meselesinde Trump’ın amacı, çok yakında piyasaların normalleşeceği ve Hürmüz Boğazı’nın açılacağı konusunda bir güvence vermek.
Üstelik ABD Başkanı, aylar hatta yıllar sürebilecek askeri görevlerden de bahsetti. İran’ın ihraç edeceği petrolünün yüzde 90’ını yüklediği Hark Adası’nı “almayı” açıkça dile getirdi. Financial Times’a “Bir savunmaları olduğunu düşünmüyorum, kolayca alabiliriz” dedi.
Fakat Hark Adası’nı almak ve elinde tutmak iki ayrı mesele. Ada, İran kıyılarına 16 mil uzaklıkta. Limanı besleyen petrol boru hatları bir sabotaj için kolay bir hedef olabilir. Trump’ın sadece Hürmüz Boğazı’nı açması değil, boğazı bir de açık tutması gerekiyor.
Problemin kendi kendini az çok çözeceğini söylediği konuşmada, petrollerini boğazdan geçirmek isteyen müttefiklerine “cesaretlerini geç de olsa toplamaları” çağrısı yaptı. Fakat Avrupalılar Trump’a çok kızgın. Bu öfkelerinin nedeni de ekonomik krizi ve enerji krizini tetikleyecek böylesi bir çatışmayı başlatmadan önce Avrupalılara danışmaması ve pek çok kesimin yasadışı olarak gördüğü bir savaşa girişmesi… Avrupalı liderler, Hürmüz Boğazı krizi meselesini görüşmek üzere geçtiğimiz günlerde bir araya geldi. Ayrıca İngiltere Başbakanı Keir Starmer kısa süre önce verdiği demeçte, “Bu bizim savaşımız değil ve bu savaşa sürüklenmeyeceğiz” dedi.
Trump, kendisini NATO’dan ayrılma tehdidinde bulunmaya kadar iten böylesi açıklamalara karşı öfkesini güçlükle dizginleyebiliyor. Yine Çarşamba günü Beyaz Saray’da düzenlenen ve basına kapalı gerçekleştirilen Paskalya etkinliğinde kaydedilen bir görüntü, yanlışlıkla Beyaz Saray’ın Youtube hesabından paylaşıldı. Görüntüde Trump, ABD’nin bir miktar yardıma ihtiyaç duyduğunu kabul ediyor gibi görünüyor. Fakat Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinden alaycı bir dille bahsetmesi yine gündem oldu. Trump videoda, “Hayır, hayır, savaş kazanıldıktan sonra yardıma ihtiyacım yok Emmanuel’ dedim” şeklinde konuşuyor. Oysa danışmanları, Hürmüz Boğazı’ndaki herhangi bir devriye görevinin yıllarca sürebileceği kanaatinde.
TAŞ DEVRİ GÖNDERMESİ
Trump, “Taş Devri” göndermesini seviyor fakat ağzından İran için yeni bir vizyon ya da İran halkının demokrasiyi benimseyebileceği veya İran’ın ABD ile eski ortaklığı yeniden canlandırabileceği gibi bir ihtimal duymadık. Hatta Trump, İran’ın nükleer programından vazgeçmesi, füze cephaneliğinin boyutunu ve menzilini kısıtlaması için yaptırımların hafifletilmesi veya petrol sektörüne Batılı yatırımlar yapılması gibi diplomatik ve ekonomik teşviklerden de hiç bahsetmedi.
Yönetimin bir haftadan uzun süredir bu ihtimal üzerinde çalışmasına rağmen, Başkan Yardımcısı JD Vance'in doğrudan İranlılarla müzakere için gönderilmesi fikrine de konuşmasında hiç değinmedi. Konuşma tamamen “indirilecek darbelerden” ibaretti ve teşviklerden hiç eser yoktu.
Kaynak: New York Times
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Nisan 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















