Ankara24.com
close
up
Trump’ın barışı, Netanyahu’nun savaşı Kadir Üstün

Trump’ın barışı, Netanyahu’nun savaşı Kadir Üstün

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

İran müzakere sürecinin anlaşmayla sonuçlanması, İsrail ile Amerika’nın savaş stratejileri arasındaki ayrışmanın kırılma noktasına geldiğini gösteriyor. Trump’ın üzerindeki ekonomik ve siyasi baskı, askeri müdahaleden elde edeceğini düşündüğü ve bir türlü gelmeyen zaferi anlamsız kıldı. Savaşa İsrail’in de telkinleriyle hızlı bir zafer elde edeceği varsayımıyla onay veren Trump, İran’ı da Hürmüz’ün kontrolü üzerinden küresel ekonomik dinamikler konusunda söz sahibi bir konuma getirmiş oldu. Kasım’daki

İran müzakere sürecinin anlaşmayla sonuçlanması, İsrail ile Amerika’nın savaş stratejileri arasındaki ayrışmanın kırılma noktasına geldiğini gösteriyor. Trump’ın üzerindeki ekonomik ve siyasi baskı, askeri müdahaleden elde edeceğini düşündüğü ve bir türlü gelmeyen zaferi anlamsız kıldı. Savaşa İsrail’in de telkinleriyle hızlı bir zafer elde edeceği varsayımıyla onay veren Trump, İran’ı da Hürmüz’ün kontrolü üzerinden küresel ekonomik dinamikler konusunda söz sahibi bir konuma getirmiş oldu. Kasım’daki Kongre seçimlerine doğru iç siyasette de hayat pahalılığı ve enflasyon baskısını hisseden Trump, İsrail’in bölgesel hegemon olma çabasının siyasi maliyetini üstlenmek istemiyor. Savaşın başında Amerika ile İsrail aynı askeri hedeflerle savaşa girdiklerini ilan etseler de son dört aylık süre iki ülke arasındaki strateji farkının keskinliğini ortaya koydu. Netanyahu İran’la sürekli bir savaş halini İsrail’in bölgede kurmak istediği hegemonya ve mutlak hareket özgürlüğünün temeli görürken, Trump savaşın küresel ekonomik sonuçlarının ve iç siyasi maliyetinin gereksiz şekilde yüksek olduğuna karar vermiş görünüyor.

ORTAK SAVAŞTAN SİYASİ HEDEFLERİN FARKLILAŞMASINA

Amerika’nın İsrail’in yoğun lobisine dayanamayarak İran’la savaşa girmesi Amerikan dış politikası açısından yeni bir dönemin habercisi olmuştu. Daha önce askeri müdahale tehdidini nükleer anlaşma sağlamak için tehdit olarak kullanan Washington, bu sefer İran’ın nükleer, balistik füze ve bölgesel vekil kapasitesini yok etmek ve mümkünse rejimini değiştirmek üzere savaşa giriyordu. Elbette bu hedeflerin gerçekçi olmadığı biliniyordu ve Amerika’nın işgal senaryosu içermeyen askeri hazırlığı da savaşın sınırlı kalacağına işaret ediyordu. Buna rağmen tırmanma senaryoları Amerika’nın işgale gidebileceğini de gösteriyordu. İsrail de barış müzakerelerini sabote etmek için elinden geleni yaparak Amerika’nın İran’la savaşını sürekli hale getirmeye çalışıyordu.

ABD ve İsrail’in ilan ettiği savaş hedefleri büyük oranda aynı olsa da siyasi hedeflerin farklılaşması uzun sürmedi. İran’ın Hürmüz’ü bloke etmesi ve ABD’nin de abluka uygulaması, meseleyi hızlı biçimde küresel petrol tedariki krizine dönüştürdü. Trump Avrupa ve Körfez’deki Arap ülkelerinden destek bulamazken savaşı bir an önce sona erdirme baskısıyla karşı karşıya kaldı. Savaşı destekleyen tek ülke İsrail’di ve onun da çatışmanın küresel ekonomik etkileriyle ilgili tek çözümü savaşın devamını salık vermekti. Trump’ın siyasi hedefi savaşı bitirmek, Hürmüz’ü açmak, ekonomik baskıyı azaltmak ve nükleer müzakere süreci başlatmak haline geldi. Buna karşılık İsrail’in hedefi İran’ın bölgedeki unsurlarını vurmaya devam etmek, Hizbullah’ı bitirmek adına Lübnan’ın güneyine doğru genişlemek ve İran’a zaman, para ve bölgesel avantaj kazandıracak herhangi bir anlaşmayı imkânsız kılmak olarak öne çıktı.

LÜBNAN MESELESİ ANLAŞMAYI BOZAR MI?

İran’ın İsrail’in Lübnan operasyonlarını müzakere masasında tutması ve Trump’ın Netanyahu’ya baskı yapmasını sağlaması başarı sayılabilir. Washington’a ‘anlaşmaya hazırız ama İsrail’i kontrol et’ mesajı vererek Trump’ın diplomatik zafer arayışını etkin bir kaldıraca döndüren İran, Hizbullah’a yönelik saldırıların durmasını anlaşmanın parçası haline getirdi. Bu şekilde bölgesel vekillerini yalnız bırakmayacağı mesajını vermeye çalışan İran, Lübnan’ın tamamen çökmesini istemeyen Amerikan stratejistlerinin de üstü örtülü desteğini alıyor. İsrail Trump’a rağmen Lübnan’daki saldırılarına devam ederse İran için asıl test o zaman başlayacaktır zira Amerika’yla anlaşması uğruna Hizbullah’ı kaderine terk etmiş görünmek istemeyecektir.

İran’ın bu kadar zor koşullarda Amerika’yla anlaşırken bölgesel vekillerini de korumaya çalışması hem Trump’la Netanyahu arasını açıyor hem de İsrail’in hareket alanını sınırlamasını sağlıyor. Bu hamle bir an önce anlaşmak isteyen Trump için büyük bir sorun değil ancak İsrail’den anlaşmaya karşı yükselen sert sesler bu senaryonun kâbus olduğunu ortaya koyuyor. Diğer bir deyişle, İsrail bölgede mutlak hareket özgürlüğü sağlamaya çalışırken İran’ın diplomatik hamlesinin bir sonucu olarak görülebilecek Amerikan vetosuyla karşı karşıya kalıyor. Buna karşın İsrail Lübnan’ı düşük şiddette vurmaya devam eder ve kuzeye doğru alanını sessizce genişletmeye çalışırsa Amerika’yla İran müzakere masasından kalkmayabilir.

TRUMP VE NETANYAHU’NUN SİYASAL TAKVİMLERİ

Trump kasım seçimlerine savaşı bitiren ve petrol fiyatlarını düşüren başkan olarak gitmek istiyor. Anlaşma sayesinde yaz aylarında enerji fiyatlarının düşmesiyle sonbaharda savaşın enflasyonist baskısının hafifleyeceğini hesap eden Trump, seçimlere savaş dışında bir gündemle girmek isteyecektir. Kongre’nin alt kanadını kaybetme ihtimali görece yüksek olan Cumhuriyetçilerin savaşla ilgili eleştirilere muhatap olmamasını sağlamak isteyecektir. Bu şekilde Trump Temsilciler Meclisi kaybedilse bile bunun sorumluluğunu üzerine almayarak başka faktörlerin etkili olduğunu savunabilir. Trump, savaşa son vermenin siyasi avantajını kullanmak ve iç siyasette İsrail’e karşı oluşan tepkinin kendisine maliyet azaltmak isteyecektir. İran’la savaşın popülaritesinin düşüklüğünün ve ekonomik zorlukların nasıl bir maliyete dönüştüğünün farkında olan Trump, Kasım’a kadar barış senaryosunda ısrar edecektir.

Netanyahu cephesinde ise neredeyse tam tersi bir denklem söz konusu zira İsrail siyasetinde Amerika’yla bir olarak İran’la savaşmanın destekçisi gayet fazla. Ancak bunun Amerika’yla ilişkileri bozmasına duyarlı bir kitle de var. Amerika’nın barış istediği yerde İsrail’in Washington’a rağmen savaşta ısrar etmesi siyaseten sürdürülebilir görünmüyor. Amerikan seçimlerinden hemen öncesinde Ekim ayına kadar yapılması beklenen İsrail seçimlerine Netanyahu savaş lideri olarak girmek isteyecektir. İran’la varoluşsal bir mücadele veren ve Amerika’yı da net biçimde yanında tutan bir lider imajı vermek isteyen Netanyahu, Trump’ın siyasi ihtiyaçlarının farklılaşması dolayısıyla yeni bir strateji oluşturmak zorunda kalacak. İran’la savaşın İsrail için zafer olduğunu söyleyerek Trump’la arasındaki ayrışmanın şiddetini hafif yansıtmaya çalışması da muhtemel. Amerika’nın İran’la anlaşmasını dinamitleyecek bir yol izlerse de Ekim seçimlerinde kendini zora sokabilir. İki liderin farklılaşan siyasi takvimlerinin İran’la savaş veya barışın kaderini belirleyeceğini söylemek mümkün.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:95
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Haziran 2026 04:28 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kılıçdaroğlu ile aday öğrenci arasında çarpıcı diyalog: Siyaset tehlikeli bir şey Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 00:33see198

Carlos Espi, Real Madrid ile anlaştı!

31 Temmuz 2026 00:02see194

Borsa İstanbul’da gong Masfen Enerji için çaldı

31 Temmuz 2026 01:01see191

Trump ilan etti! Resmen silah bıraktılar, İsrail geri çekilecek! Sürpriz Türkiye detayı

31 Temmuz 2026 01:58see187

Miraçıların yıllardır beklediği kanun çıktı Son Haberler

31 Temmuz 2026 02:15see187

UEFA Avrupa Ligi nde ikinci eleme turu maçları tamamlandı!

31 Temmuz 2026 00:22see183

John Stones, Inter’e transfer oldu!

31 Temmuz 2026 00:02see182

Kastamonu da ormanlık alana düşen yabancı cismin patlaması sonucu yangın çıktı Kastamonu Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Temmuz 2026 01:26see177

Kur endişesi hesapları dövizle doldurdu Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 04:53see177

Resmi Gazete de yayımlandı: En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira oldu

31 Temmuz 2026 01:01see172

Gerçek Fikri Ne? 30 Temmuz 2026 (Yeni Parti CHP den Farklı Mı?)

31 Temmuz 2026 04:03see168

CHP’li eski vekil hayatını kaybetti!

31 Temmuz 2026 04:22see167

BETİMAR anket sonuçlarını ilk kez ÜLKE TV canlı yayınında açıkladı! Yeni Parti ye anket şoku

31 Temmuz 2026 02:40see161

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail cezaevlerindeki Filistinlilere yönelik tıbbi ihlaller tüm şiddetiyle sürüyor

31 Temmuz 2026 00:03see161

Fatih Terim’in suçu ne? Sözcü Gazetesi

31 Temmuz 2026 00:05see158

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğimiz sürecek

30 Temmuz 2026 18:20see158

Bursa da Soruşturma: Bozbey ve 62 Sanık Yargılanıyor

31 Temmuz 2026 01:47see155

Bakan Çiftçi: Türkiye Yüzyılı, eserlerin yükseldiği kadar şahsiyetlerin de yetiştiği asır olacak

30 Temmuz 2026 15:20see154

Donald Trump: Hamas silahsızlandırılacak Dış Haberler

31 Temmuz 2026 01:41see154

AK Parti 25’inci kuruluş yıl dönümünü etkinliklerle kutlayacak

30 Temmuz 2026 13:24see146
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları